Zamanda geriye doğru yolculuk yapmanın en kısa yolu tarih okumaktır

 

 

Tu-kiuler Budist miydi?

“İlk bakışta Budist bir metin sanılabilir. Okunabildiği kadarıyla buradaki anlatı, Budizm inancının kabul edilmesiyle ilgili olarak tanrıların yaptığı bir sorgulamadan ibarettir, burada Budist Bumin Kağan’ın ruhunun çağrılışı, bu hükümdarın verdiği emirle yeni bir büyük samga kurulması, Tu-kiuler’in bu dine sağladığı ‘yararlar’ anlatılır.

6.yüzyılda Türkler’in Budist olduklarını çok önceden biliyorduk; bu şaşırtıcı bir bilgi değil, çünkü Çinliler 556 ve 572 arasında Şang’an’da (Xian) Türkler için bir tapınak inşa ettirmişlerdir.

Ama ölümünden sonra bir anda Bumin Kağan’ı Budist yapmak başka bir konudur. ‘Yararlar’a gelince kuşkusuz Türk ve Moğol prenslerinin daha sonraki zamanlarda da örneklerini gösterecekleri,her zamanki ‘hoşgörülerinden’, ‘vergi ve angaryalardan Budistler’i muaf tutmalarından söz edilmektedir.

Türkler’in Budistliği Bugut yazıtlarının doğrulamak istediği bir söylencedir. Fakat bu yazıtlar ne kompozisyonlarıyla ne üsluplarıyla ne de cümle kuruluşlarıyla Budist bir metnin özelliklerini taşımaktadır; ne de sonraki yüzyıllarda Uygur Türkleri’nin yazacağı anıtların üslubuna yaklaşmaktadır.

Söz dağarcığı çok açık biçimde Mazdeist söz dağarcığıdır; bu da, boş gürültü koparan çeşitli bildirgelerden ve kanıt metinlerinden çok daha açık biçimde, eğer Tu-kiuler bir dinin etkisi altında kaldıysa bunun Mazdeizm olması gerektiğini ortaya koyar. Fakat bu son sav yine de kuşku götürür.”

(Roux, Orta Asya, S.133)