|
|
|
|
Göktürkler
“boğa”yı kutsal sayardı...
“Boğa
ve onun yüksek coğrafi bölgelerde yaşayan tüylü cinsi olan kotuz, kuvvet
ve kudret timsali olduğundan aynı zamanda hükümdar veya hükümdarlık
sembolü ya da ongunu da sayılmıştır. Göktürk
devrinde hükümdarın yağlı, semiz bir boğa ile mukayese edilmesi bu konuyu
desteklemektedir. Göktürkler yeni Türk devletini kurmak için hareket
ettikleri sırada bu harekete katılıp katılmama hususunda Tonyukuk’un
tereddüt ettiğini görüyoruz. ‘(İnsan) Zayıf boğalarla semiz boğaları
uzaktan bilmek istese semiz boğa, zayıf boğa (hangisidir) diye bilemez’ şeklinde
düşünen Tonyukuk İlteriş’in gerçek bir hükümdar (semiz boğa) vasfına
sahip olup olmadığının dışarıdan anlaşılamayacağını, bunu anlamak için
uzun müddet onunla beraber olmak gerekeceğini ifade etmiş oluyor. Göktürk
devrine ait bir freskoda boğanın hükümdarlarla veya ilahlarla ilgili bir
sembol olduğu görülebilmektedir. Resimde bir hükümdar alayında hükümdarın
bindiği arabayı insan vücutlu ve boğa başlı bir yaratık çekmektedir. Böylece
bir güç sembolü olan boğa aynı zamanda hükümdarın siyasi gücünü
belirten bir unsur olmaktadır.” (Yaşar
Çoruhlu, Türk Sanatı’nda Görülen Boğa (öküz, inek) Figürleri’nin
Sembolizmi, Türk Dünyası Tarih dergisi Mayıs 1995) |