|
|
|
|
İlk
“Türk” kağanlığı ne zaman kuruldu?
“Juan
Juanlar’ın 551-552 yılındaki mağlubiyeti ile Orta Asya’da, Türk Hakanlığı
adlı yeni bir devlet doğuyordu. Bu devletin adı ilk kağanının adı Çin
kaynaklarında T’u-men abidelerinde
ise Bumın şeklinde geçmektedir. Türk
hakanlığı’nın merkezi doğudadır. İlk kağan Bumın’ın devrin Çin
kaynaklarındaki ünvanı İ-li k’o-han (Türkçesi İl veya İlig ya da İl(l)ig
Kağan) şeklinde geçmektedir. Aynı
Çin kaynaklarında Schi-tien-mi Köl Tigin ile Bilge Kağan abidelerinde ise İs-te-mi
şeklinde geçen Bumın Kağan’ın kardeşi ise, imparatorluğun batısında,
merkez olan doğuya, bağlı bir yabgu (sonra kağan?) idi. 552
yılında Bumın’ın ölümü üzerine Bumın’ın
oğulları sırayla kağan oldular. 552-553
yılları arasında Çin kaynaklarında K’o-lo K’o-han (Kara Kağan) şeklinde
geçen oğlu, 553-572 yılları arasında Çin kaynaklarına Mu-han K’o-han
Sogd kaynaklarında ise Mugan Gagan şeklinde geçen
diğer oğlu, 572-581 yılları arasında ise Çin kaynaklarında Er-fu
K’o-han ‘Küçük Kağan’ ünvanı ile zikredilen Nie-t’u K’o-han veya
Sche-t’u K’o-han, kağan olmuştur. Bu
kağanın adı Sogd kaynaklarında Nuaar Gagan (belki Nivar Kağan) şeklinde geçmektedir. 581-587
yılları arasında da, Çin kaynaklarında Scha-polüe K’o-han (belki Şapolyu
Kağan) adı ile geçen kağan tahtta idi. Hakanlığın
batı kanadında ise, İstemi’nin 576 yılındaki ölümü üzerine, adı Çin
kaynaklarında Tien-küe ve Ta-t’au şeklinde geçen ve Türkçesi Tardu
olarak kabul edilen yabgu rütbesindeki Tardu, babası İstemi’nin yerine,
tahta geçti ve bir müddet sonra da bağımsızlığını ilan etti. Böylece
Türk Hakanlığı, Doğu Türk Hakanlığı ve Batı Türk Hakanlığı olmak
üzere ikiye ayrıldı. Doğu
Türk Hakanlığı 630 yılında Çin hakimiyeti altına girmiştir. Birçok
defa Çin hakimiyetinden kurtulmaya teşebbüs edilmiş, nihayet 682 yılındaki
bir ayaklanma ile bu hakimiyetten kurtulunmuştur. 630-682
yılları arasında bu devreyi, fetret devri olarak tavsif edebiliriz. Bu fetret
devrinden sonraki 682’den 745’e kadar olan ve Köl Tigin, Bilge Kağan ve
Tonyukuk kitabelerinde anlatılan ikinci devreye ise Göktürk Hakanlığı
devresi adını vereceğiz.” (O.Fikri
Sertkaya, Göktürk Tarihinin Meseleleri, S.79-80) |