|
|
|
|
İşte bir ağıt: Oğul vay! “Garabağ hakimi İbrahim Han’ın Oğlu Cevad’ın ölümü
üzerine anasının dilinden söylenen bir ağıttır: Oğul Vay!.. Növreste Cavadım Güldeste Cavadım Heyif ola ki gettin sen Ey heste Cavadım! Galdı bedovun cerge düzülmüş başı bağlı, Üstü bezenen heletin esbablış, yaraglı Her dem yolunu gözler atın ohlu, sedahlı Peykanlı Cavadım Saf ganlı Cavadım Ad sanlı Cavadım Divanhanada bahubanı gulların ağlar, Gapında eli bağlı durup ellerin ağlar Bülbülün ohur bağda gızıl güllerin ağlar. Hörmetli Cavadım Mürvetli Cavadım Hesretle yumdun gösünü Hesretli Cavadım Gülzarına, aranına, yaylalığına gurban, Kaşanesi virane, boş otağına gurban, Gettin, ay oğul, nece dözün dağına gurban. Himmetli Cavadım, Geyretli Cavadım! Gayıt geriye, gayıt amandır, Şövketli Cavadım Yayınma gözümden dinim, imanım, oğlu vay! Fikrim, heyalim, tende şirin canım, oğul vay! Derdini çeken eller ilen yanım, oğul vay! Heybetli Cavadım Güdretli Cavadım! Gel etme feramuş meni, İzzeti Cavadım! Meni gözü yaşlı goyup, o taya gedirsen Yeni bu fenadan köçüp ükbaya gedirsen Kamalli Cavadım! Zavallı Cavadım! Toyu yasa dönen, Gara ikballi Cavadım! Oğul vay, oğul vay, oğul!..” (Erdoğan Altınkaynak, Azerbaycan Türkleri Kayseri Avşarları
ve Araplarda Ağıt Söyleme Gelenekleri İle Bunların Mukayesesi, Türk Dünyası
dergisi, Sayı 21, Yıl 2001) |