|
|
|
|
Azeri kadınlar ölenin ağı meclisinde ağlar da ağlar! “Bir meclis halinde yapılan yas törenlerinde söylenen
ağlamalı deyişlere ağı adı verildiğini söylemiştik. Caferoğlu (Ahmet
Caferoğlu, Azeri Türk hayatında Batıl İtikatlar, Türklük III, 1939,
dipnot, b.n.) bunu ‘Erkekler tarafından yapılan merasim esnasında ve sonra
ölünün ailesi ve akrabaları tarafından büyük bir ağı meclisi kurulur. Bu meclise diğer birçok tanıdık ve tanımadık kadınlar
da iştirak eder. Ölünün eşyalarından bazıları, kadınların toplandığı
odanın ortasına konur. Eşyanın etrafında toplanırlar. Kadınlardan biri,
ekseriya yaşlı bir akrabası, hazin bir sesle inşad ederek, yahut muhtelif
bayatılar söyleyerek ölüye ağlamaya başlar. ... Mevzuu itibariyle de ölünün mevkiine, yaşına ve haline
göre vasıflarını tarif eder. İlk ağlayan yahut ağı meclisini idare eden
kadını, diğer birisi takip eder. Meclise iştirak eden diğer kadınlar da,
asıl ağıcı kadına tempo tutarlar’ diye tarif etmektedir.” (Erdoğan Altınkaynak, Azerbaycan Türkleri Kayseri Avşarları
ve Araplarda Ağıt Söyleme Gelenekleri İle Bunların Mukayesesi, Türk Dünyası
dergisi, Sayı 21, Yıl 2001) |