Zamanda geriye doğru yolculuk yapmanın en kısa yolu tarih okumaktır

 

 

Ateşperestlik döneminde yas töreni nasıldı?

“Azerbaycan halkının tarihinde yas merasimi ateşperestlik devirlerinde daha yaygındır. Ata baba günü merasimi adıyla Azeri kültür hayatında kendine has özel bir yere sahiptir. Yas merasiminde öleni büyük bir gösterişle uğurlamak için güzel sesi olan ağı söylemek kabiliyetine sahip şahıslar davet edilirdi.

Kadınlar tesirli, şiiriyatçı güçlü ağıları önceden ezberler, onları belirli bir ahenkle okurlardı. Yas merasimi esnasında söylenen ağılar ölenin aile hayatına, yaşına özgün olarak seçilirdi.

Ağı söyleyen kadınların çoğu güzel sese ve geniş ezbere dayalı bilgiye sahip oldukları gibi, yeni yeni ağıtlar da söyleyebiliyorlardı. Bu ağıtlar dilden dile dolaştıkça işlenir, cilalanır ve halkın malı olurdu.

Ağıt söyleyenlere müşate adı verilmektedir. Ağıtlara yalnız yas nağmeleri gibi bakmak doğru değildir. Müşateler ağıya başlamadan önce giriş olarak Hz. Hüseyin’i yad eder ve ona bir mersiye veya okşama söyler.

Bunlar Türkiye Azerileri arasında maktel adıyla bilinmektedir.

Şiin inançları içinde muharrem ayının ilk on gününde bağlı inançların sadece Şiiler arasında değil hemen bütün eski toplumlarda benzeri hadiseleri kaplayan kutsal yas törenleriyle ilgisi vardır.

Bu şiir parçalarında, bayatılarda olduğu gibi, halkın hayat tarzı, ekonomik yapısı, sosyal teşkilatları ve onlarla olan ilgisi sanatkârane bir üslupta kendisini gösterir.”

(Erdoğan Altınkaynak, Azerbaycan Türkleri Kayseri Avşarları ve Araplarda Ağıt Söyleme Gelenekleri İle Bunların Mukayesesi, Türk Dünyası dergisi, Sayı 21, Yıl 2001)