Zamanda geriye doğru yolculuk yapmanın en kısa yolu tarih okumaktır

 

 

Eski Bulgar şehrinde putperest mabet vardı...

“Pliska, Şumnu yanında Bulgar Türkleri’nin eski merkezidir. Bu merkez 23,3 km2. lik ve toprak istihkamlarla çevrili bir yer olup ortasında muhteşem bir kale (0,5 km2) harabesi bulunmaktadır. 1,5x0,6 metre ebadında yontma taştan yapılan 2,6 metre kalınlığındaki surun köşelerinde silindir şeklinde burçlar, yanlarında da köşeli burçlar ve kapılarında fevkalade güzel burçlar bulunmaktadır.

Kalenin ortasındaki harabe halinde bulunan taş yapılar, 48,5x27 metre ebadında bir saraya ait olup, bunun resmi kabullere tahsis edilmiş 32 metre uzunluğunda ve 23 metre genişliğindeki bir salonu ile 28x38 metre ebadında bir putperest mabedi vardır. Bu mabet daha sonra saray kilisesine çevrilmiştir.

Bu resmi yapıların biraz ötesinde 128x84 metre ebadında duvarla çevrilmiş yapı sistemi gelmektedir.

Doğu kısmında daha sağlam ve renkli taşlardan yapılan hanın odaları, batı kısmında da nispeten daha zayıf ve içeriden mermer kaplamalı olarak yapılan ve sütunlarla süslenen, han ailesinin ve çocuklarının ikametgahı bulunuyordu.

Bunların yanı başında mutfaklar ve diğer küçük odalardan müteşekkil ilave yapılar yer alıyordu.

Han’ın ikametgahı tamamıyla dış alemden tecrit edilmiş bir durumda idi. Dışarıdan içerisini görmek mümkün değildi. Tıpkı Attila’nın sarayı gibi yüksek bir  duvarla kuşatılmış idi.

Pliska’yı Kurum Han inşa ettirmiş, Bizanslılar başkenti tahrip ettikten sonra Omurtag onu yeniden yaptırmıştır. Bugünkü yapılar da Omurtag’ın eserleridir.”

(Geza Feher, Bulgar Türkleri Tarihi, S.71-72)