Zamanda geriye doğru yolculuk yapmanın en kısa yolu tarih okumaktır

 

 

Hovarda eşeğimiz

İlk zamanlar babamın bir eşeği vardı. Ekmek taşımak için, bağa gitmek için, bağdan mahsul getirmek, bağa gübre götürmek için kullanırdık. Arpayı, samanı bolca verirdik, satılmayıp bayatlayan ekmekler de onun hakkı olduğundan, eşek ata dönüşür, yükle beraber bizi de taşırdı. Bazan babam fırında kalır, bizi bağa iş yapmak için gönderirdi. Yalnız gittiğimiz de çok olurdu. Gidince otlasın diye eşeğin semerini çıkarır, ayağına zincirli urganı bağlar, ipin ucundaki demir kazığı da yere çakardık. Hayvan arada bir kazığı söker ve Edirne’nin kenar mahallesi olan Çingene Mahallesi’ne, hovardalık etmek için kaçardı. Çok defa semeri sırtıma alıp 4-5 km eve kadar taşıdım. Semeri bırakıp gidemezdim, zira çalarlar. Babamdan bir araba sopa yemem kaçınılmaz olur. Mecburen, kızarak ve halime gülerek, eşeğin semerini eşek gibi sırtlayıp eve götürür, sonra da eşeği aramaya çıkar ve ekseriya hovardalıkta yakalar, eve getirirdim. Tabii günlük mesaimin yarısı heba olurdu. Bu işten Çingeneler kârlı çıkar, dişi eşeklerinin aşılanmasına sevinirlerdi.