|
|
|
|
Eski Edirne’de kış hazırlıklarıArkadaşlarım Turgut, Zeki, Ahmet ve diğerleri arasında Roman çocukları da vardı. Bizler 6,5 yaşında okula başladık. Bizden 3-4 yaş daha büyük Ziya adlı bir Roman çocuğu, bizi sıra ile sırtında taşırdı. O çocuk, ilkokuldan sonra tahsile devam edemedi. Hayata atıldı, boyacılık ve baltacılık gibi işlerde çalıştı. Evvelce kışın evlerimizde odun sobaları vardı. Yazdan manda veya öküz arabaları ile köylüler odun getirirler, herkes yazdan odununu alır, baltacılara da istedikleri boyda kestirirlerdi. Odun kesenlere de “Baltacı” denirdi. Kış hazırlıkları yazdan yapılırdı. Köylüler öküz arabaları ile odun getirirlerken sepet dolusu yumurta, tereyağı ve canlı tavuk da getirirler, satarlardı. Fırınımız ve evimiz, Mimar Sinan Caddesi’nde karşı karşıya idi. Babam köylülerle pazarlık yapar, üç-dört araba odun alırdı. Baltacılar arabaları takip ederler, odunu kesmek için pazarlık yapılır, vur aşağı-çık yukarı, anlaşma sağlanırdı. Kesilen odunları da eve taşıyıp dizmek, bize düşerdi. Bu arada kışlık nevale için yumurta pazarlanır, köylü yumurtaya 30 para ister, babam 20 para verir, anlaşma 25 paraya bağlanırdı. Babam, hemen kâğıdı kalemi alır, yumurtalar sayılır, hesabı yapardı: 225 x 25 = 5265 para. Yani 140 kuruş, 25 para. Yani 1 lira, 40 kuruş, 25 para... Babam, 1 lira 41 kuruş öder (yani 15 para fazla), köylü teşekkür eder, “Allah razı olsun” derdi. Komşular toplanıp bu yumurtalarla imece usulü kesme (erişte), kuskus yaparlardı. Ayrıca tarhana, reçel, turşu, salça gibi kışlık nevale de birlikte kotarılır, kış için hazırlanırdı. |