Zamanda geriye doğru yolculuk yapmanın en kısa yolu tarih okumaktır

 

 

İkrar

Veli Asan

Tahtacı Alevilerinde en önemli konu ikrardır. Bu nedenle ikrar olmayan kişi Alevi sayılmaz. Anlamı; söz verme, and içme, yemin etmedir.

Yeni yetmelik çağını atlatan her erkek ve her evli kadın, törenle ikrar verir. Hazır bulunan topluluk da bu söz verişi onaylar. "İkrar olsun'' dendiği zaman, bu yemin bozulmaz. Kesinlikle verilen söz yeri­ne getirilir. Bozulursa, karşılığı (cezası) çok ağırdır. Her kişi kaldıramaz.

Eski Türklerdeki and içme de bir tür ikrardır. Türkmenlerin Hakanlarını seçer­ken yaptıkları and içme törenleri, Tahtacı Türkmenlerin ikrar törenleri ile büyük benzerlik gösterirler. Örneğin: Türkmenlerde Kaan seçilecek kişi, bir post üzerine oturur. Diğer boy beyleri, bu postun kenarlarından tutarak, onu dokuz defa kaldırır indi­rirler. Sonra, boynuna ipekten yapılmış bir bağ bağlarlar. Devlet işlerini doğru yapacağına dair yemin ettirirler, tören de biterdi.

Alevilikteki ikrar töreni de ufak bir nüans farkı ile buna çok yakındır. Sadece, postta oturan yöneticidir. İkrar verenlerse, post­tan tutan taliplerdir. Bu törene, sonradan sulu bir nesnenin de içilmesi eklenmiştir. Belki de eskiden beri Türklerin bazı törenlerde içtikle­ri kımız, Tahtacı-Alevilerde yerini "dem" ile "dolu" denilen içkiye bırakmış olabilir.

Dede Korkud'da geçen and içmeler, ikrardan başka bir şey değildir, İslamiyetin kabulünden sonra Kuranıkerim üzerine yapılan yeminler, çok yerde geçerliliğini koru­maktadır.

Tüm Anadolu Alevilerinde olduğu gibi Tahtacı Türkmenlerde de ikrar töreni 900 yıldan beri yapıla gelmektedir. Topluluk huzurunda namus ve şeref sözü vermek için yapılan törene "ikrar töreni" bunun için yapılan toplanmaya da "ikrar cemi" denir. İkrarı alınan kişi cemde kendisini Tanrı huzurunda sayar. Yani, yemini Tanrı huzurunda vermiş olur ki, Alevi­liğe ilk adımını atmış olur. Bu yemini de bozamaz. Aksi halde yükünün ağır olduğunu, yukarıda konu etmiştik.

İkrarı alınan kişiye ilk öğüt "Dinğ dinleme"dir. Sizin veya bir başkasının aleyhine söylenen sözü dinle­mek, hele onu ifşa etmek ikrarın bozulmaşı demektir. Hz. Ali, "Birinin aley­hine söylenen sözü dinleyen, o sözü söyle­yen gibidir" diyor. Bu suçu işleyen kişinin ceza çekerek yükten kurtulabileceği düşünü­lemez bile.

İkrarı Alınacak Kişide Aranacak Nitelikler

1.     Müslüman olmak.

2.     15 yaşını bitirmis, yeni yetmelik çağına girmiş olmak.

3.     Kendi isteği ile gelmiş olmak.

4.     Aklı başında olmak.

5.     Vücudu (kendi kendisini yönetecek kadar) kusursuz olmak.

6.     Ahlaklı olmak.

7.     Alevilik yolundan ayrılmayacak yapıda ve bilinçte olmak.

8.     İkrarı alınmadan önce yaptığı hata ve kötülüklerden arınmış olmak.

9.     Kadın evli ise kocasının, bekârsa velisinin iznini almış olmak.

10. Verdiği sözü tutacak, yaptığı yemini bozmayacak kadar inançlı olmak.

11. Sevecen olmak. (Dil, din, ırk gözetmeksizin tüm insanları sevmek)

12. Merhametli olmak.

İkrar töreni, Hz. Muhammed'e (İslamı kabul edenlerin) biat etmeleri töreni ile benzerlik taşımaktadır. Sadece şu fark vardır. Biatta kadın erkek ayrı ayrı işlem görürken, Alevilikte evli olanlara, birlikte ikrar alma kolaylığı getirilmiştir.

İkrar alma üç şekilde yapılır:

·        Erkek ikrarı alma.

·        Erkek kadın birlikte ikrar alma.

·        Erkeğin eşliğinde yalnız kadının ikrarını alma.

Erkek İkrarı

Önce ikrar töreni yapılacak Cemevinin salonu düzenlenir. Bu konuda 12 hizmet görevlisi olan herkes üzerine düşeni yapar.

İkrar törenini dede veya baba yö­netir. Mürebbi ikrar alamaz. Töreni, musahipli olanlarla, en azından ikrarı olanlar izle­yebilirler. Musahipli olma koşulu ile dul kadın ve erkekler de sadece izleyici olabilir. Törene katılan herkes, temiz ve güzel giyinmek zorundadır. Örneğin, erkekler yöreye, iklime ve mevsime göre giyinirlerken, kadınlar içlerine uzun (yere kadar uzanan) köynek onun üzerine de işlemeli Üçetek giyerler. Eski devirlerde koku sürünme olmadığı için, herkes boynuna dizilmiş karanfil takar. Bu âdet bugün (kokuların en güzeli olduğundan) gene sürmektedir. Zira karanfil hiçbir zaman kokusunu kaybetmez.

Odanın düzeni tamamlanıp cemaat yerini aldıktan sonra erkân kurulur. Meydanın gö­rünüşü şöyledir:

Kapıdan girildiği zaman, karşıda ortaya gelecek yerde post üzerinde dede, sağı­nda mürebbi, solunda da gözcü oturur. Erkân bu üç kişiden oluşur. İkrar ceminde önemli görevlerden birisi de delilciliktir. Zira delil uyanmadan tören başlamaz. Delil, sıvı yağ üzerinde yüzen ve genellikle pamuktan yapılan bir nevi kandildir. Bugün elektrik olduğu halde töreyi bozmamak için, delil gene aynı şekilde yapılmakta ve delilci gene başında koruyuculuk görevini yap­maktadır. Elbette bir yanda da yanan elektrik huzmeleri cemevini pırıl pırıl aydınlatmak­tadır.

Delilci, göreve başlarken şu hayırlıyı alır:

"Bismi Şah Allah Allah. Delilimiz kadim ola. Muratlar hasıl ola. Tuttuğumuz iler gide. Evimiz ocağımız şen, kısmetimiz gür ola. Şah'ı Merdan Ali yardımcımız ola. Oniki imam, Ondört Masum Pak, Onyedi Kemerbestlerin himmeti üzerimizde hazır ve nazır ola. Şavkımız (ışığımız) Şah-ı Merdan şavkı ola. Gerçekler demine hü.."

Hayırlıdan sonra delilci, dedeye yakın kuytu bir yere konan (yanmakta olan) delili beklemeye koyulur.

Cem erenleri belli kurallarla içeriye alı­nır. İçeri geçme bittikten sonra, ayakta topluca eşik hayırlısı alınır. Meydanın düzenlenişinde son iş döşek'in gelmesidir. Ana-bacı (baba veya mürebbi karısıdır) katlayarak sol koltuğuna sıkıştırdığı döşeği getirir. Herkes gibi o da eşiğe niyaz ederek geçer ve önce, "Hü erenler, döşek geliyor" sonra, "Hü pirim, erenler, döşek geliyor" daha sonra da, "Hü Şah'ım erenler döşek geldi" "Destur iman destur Şah" diyerek döşeği dedenin önüne yayar. Dede döşekten niyaz aldıktan sonra, döşek üzerinde darda duran Ana-bacı'ya şu hayırlıyı verir:

"Bismi Şah Allah Allah... Hizmetin kabul ola. Mu­radın hasıl ola. Tuttuğun ileri gide. Evin ocağın şen, kısmetin gün ola. Şah-ı Merdan yardımcın ola. Fatma Ana şefaatçın ola. Döşeğimiz Şah-ı Merdan döşeği ola. Gerçekler demine hü..."

Hayırlıyı alan Ana-bacı, dardan iner, yerine oturur.

İkrarı alınacak erkekler, yaşlılık sırasına göre arka arkaya dizilir. Boğazlarında birer yağlık (kement) bağlanmıştır. Mürebbi öndekinin kemendinden tutar. Diğerleri de herkes bir öndekinin kemendini arkadan sol elleri ile tutarak dedenin huzuruna gelirler.

Dede uyulması gereken buyrukları gençle­rin her birine teker teker söyler. Eline-diline-beline sahip olmak esası ile bütünleşen öğütler şunlardır:

1.     Dinğ dinle­me.

2.     Kov kovlama.

3.     Gaybet etme.

4.     Elinle koymadığını alma.

5.     Gözünle gördüğünü eteğinle ört.

6.     Mürşidini hak bil.

7.     Teberra anma.

8.     Tevella kıl.

9.     Küfür etme.

10. Edepsiz söz söyleme.

11. Yalan söyleme.

12. Hırsızlık etme.

Her öğütten sonra genç "Allah eyvallah'' diyerek kabul­lendiğini ifade eder. Verilen hayırlıdan sonra, boyundaki kementler bele bağlanır.

Dede gençlere topluca (yer yer karşılıklı diyaloğa girerek) geri kalan tarikat öğütlerini verir. Cemaate dönerek: "Yüzler yerde, özler darda, gözler erenler gözü. Nicesiniz bu yeni sofu­lardan?" diye sorar. Onlar da "Katarları uzun olsun. Evliya muratlarım versin" der. Dede son olarak, "Evvel özünüzü arayın. Sonra Hakk'a yaranın" der. Genç­ler darda durmaktadırlar. Dede "Dar Hayırlısını" vererek yeni sofuları dardan indirir. Posta niyaz eden geçler, dedenin ve mürebbinin ellerini öptükten sonra birbirileriyle niyazlaşarak, yerlerine oturur. Erkekle­rin ikrar töreni bitmiştir.

Kadınların İkrarı

Meydan açılıp erkân tutulduğu zaman ikrarı alınacak erkeklerden sonra, sırada kadınlar varsa, erkeklerle ilgili tören bitince (erkân bozulmadan) kadınların ikrarı alınacaksa, Cebraillerin yenmesiyle tören sona erer. Biz kadınların da sırada olduğunu var sayarak devam edelim.

İkrar töreninin işleyişi bakımından, erkekle kadın arasında pek büyük farklılıklar yoktur. Biz ayrılan yönleri belirtirsek, kadı­nların da ikrar törenini anlatmış olacağımız için, bu konuyu kısa kesiyoruz. Örneğin: İkrarı alınacak kadınlar (veya eşli kadınlar) meydana katar oluşturarak girer. Bu kez başlarında mürebbi değil, mürebbinin karısı yani Ana-bacı bulunur. Ancak, bu törende salt kadınların ikrarı alınacaksa, meydandaki idareyi Ana-bacı yapar. Erkek de karısı ile birlikte ikrar aldıracaksa, o zaman kadı­nların dışındaki idareyi mürebbi yerine koca­lar yapar. Örneğin, erkâna kapanı­rken kadınlar tek başlarına değil, kocaları ile birlikte kapanır. Sonuçta eğer ikrarlı değil­se kocalar da ikrar aldırmış sayılır. Ko­calar ikrarlı ise, tören salt kadınlar için yapılır. Kocaları yardım etmiş olur.

Bu bölümde şunu da vurgulamak gere­kir ki, gebe kadın erkâna kapanır; ama ona şaplak (Pençe-i Ali) vurulmaz. Âdet dönemindeki kadı­nın ikrarı alınmaz.

Dede son olarak eşleri birlikte karşısına alır. "Evvela özünüzü arayın. Sonra Hakk'a varın. Kendi özünüzle nicesiniz?" diyerek hem öğüt verir, hem soru yöneltir. Karı-koca "Allah eyvallah" dedikten sonra niyazlaşır. Dedenin vereceği Dar Hayırlısı ile törenin sonuna gelinmiş olur.

Sofralar atılır. Pişen Cebrailler ve alınan dolular usul ve erkânına göre içilir ve yenir. İkrar töreninin tümü de böylece bitmiş olur.

Yazarın bu makalesi daha önce aynı adla Cem Dergisi 4 (1995) 48: 42-44'te yayınlanan yazısının yeniden gözden geçirilmiş şeklidir.

tahtacılar.com