Zamanda geriye doğru yolculuk yapmanın en kısa yolu tarih okumaktır

 

 

önceki   sonraki 

Yasa 3

Faşl-ı salis der beyan-i siyaset

“Ve eger bir kişi hamr içüb tutulsa kazı ta’zır idüb tamam hakkından gelüb iki agaca bir akçe cürm alına ve eger bir kimesne kaz veya tavuk ve ördek ugrulasa kazı ta’zır idüb iki agaca bir akçe cürm alına ve eger kovan ve eger koyun veya kuzu ugrulasa sirkat nisabına yetmiş olmasa kazı ta’zır idüb agaç başına  bir akçe cürm alına ve eger at veya katır veya eşek veya sıgır ugrulasa elin keseler ve yahud iki yüz akçe cürm alına ve eger bir kişinin kuyusundan veya anbarından bugday ve arpa sirkat itseler şer‘an elin kesmek lazım olmasa ganıden kırk akçe ve mutavassıtdan yirmi akçe fakirden on akçe cürm alına eger tarladan deste ugrulasa ki az ola ve yahud kök kök ikin (ekin) biçüb alsa kazı ta‘zır idüb alınmaya zıman lazım olursa tazmin itdüreler eger balta ve bıçak veya destmal ugrulasa kat ı lazım olmasa ta‘zır idüb agaç başına bir akçe cürm alına ve eger ogul atasından ve yahud ata ve ana ogulından veya avret erinden veya er avretinden veya kardeş kardeşinden nesne ugrulasa kazı muhkem ta‘zır idüb agaç başına bir akçe cürm alına eger bir kişi dülbend kapsa veya gazeb ile bir kişinin esbabın alsa muhkem ta‘zır idüb agaç başına  bir akçe alına ve dahı esir ugrulayanı ve kul ve cariye ayardanı ve oglan ayardub gideni ve dükkan açanı ve eve gireni ve birkaç kez hırsuzlık ideni  şalb ideler ve eger mahalle ve köy içinde adam ölse veya karban basılub hasaret olsa veya köy arasında ugrulık ve haramilik olsa elbette bulduralar müttehem kimesne var ise teftiş itdüreler ve dahı tazmın itdüreler ve eger bir köy kurbında konan kişinin gice ile mali ugrulansa hırsuzı köylüye elbette bulduralar ve illa bulunmazsa köy ehline tazmın itdüreler ve eger bir kişi yoldan geçerken yogurt ve etmek alsa zülm ile ta‘zır idüb agac başına bir akçe  cürm alına  ve eger bir kişinin elinde veya evinde ugrulık nesne bulunsa satun aldı ise satanı bulduralar bulunmaz ise müttehem ise şikence ideler amma ihtiyat ideler ki kabl-üs-subut telef-i nefs olmaya ve eger şikencede ölürse dahı hederdir ve eger yabanda buldu ise isbat idüb halas ola.

Ve eger karban-saray içinde nesne ugurılınsa karban-saray içinde olanlara bulduralar amma karban-saraycılar emin ve mu‘temed kimesne olalar her sabah yoklıya kimesnenin esbabı sirka olundumu göre dahı kapusın açıb destür vire eger bu vechle itdikten sonra bir kimesne benim esbabım gitdi dirse ‘amel olunmaya ve eger karban-saraycı yoklamadan destür virse giden esbabın kıymetin vire ve eger karban-saray taşradan delinüb esbab alındı ise taşradan mazinna ve müttehem olanı tutub teftiş ideler eger izeride olanın dahı mazinna olanı var ise tutub hırsızu bulduralar bulunmaz ise mahalle içinde ise içinde olana ugrulıkta hükm ne ise bunda dahı icra ideler ve eger hırsuz sipahi tayifesinden olursa habs idüb dergah-i mu‘allaya arz ideler ve eger hırsuz şikencede ikrar  itse anın ikrarı alaimi dahı delalet itse anın ikrarı mu‘teber ola suçuna göre siyaset ola ve eger hırsuz bir kimesne benim şerikimdir dise eger ol kimesne müttehim kimesne ise şikence ideler ve illa hırsuzın sözüne itibar yoktur amel olunmaya ve eger bir kimesne aharın evine veya dükkanına ot kolsa salb eyleyeler eger bir kimesne yabanda tavar bulsa veya kıymetlüce nesne bulsa çagırmasa ganı olursa kırk mutavassıt olursa yigirmi fakir olursa on akçe alına ve eger çağırdsa sahibi bulunmasa kazıya vire ve eger çagırdsa dahı sonra elinde yetürse cürm alınmaya ve dahı yalan şehadet idenin ve tezvir hüccet virenin ve dahı anun ile amel eyledenin muhkem hakkından gelüb şahid zoru ta‘zir idüb ve teşhir ideler ve telbıs ve tezviri zahir olan kimesnenin muhkem hakkından gelüb alnına tamga vuralar ve tezvir hükm ve hüccet yazan kimesnenin elin keseler ve eger âdeti degil ise muhkem hakkından geleler ve bir kimesnenin elinde kalp esbab bulunsa muhkem hakkından gelüb ve eger kullablık üstüne sabit olursa dergah-i mu‘allaya arz ideler.

Ve dahı ıddet tamam olmadın nikah iden kimesnenin muhkem hakkından geline ve dahı bı-namazı köy ve köy mahalle be mahalle teftış ideler muhkem hakkından gelüb iki agaca bir akçe cürm alalar ve mu‘amele-i şe‘riye idenler onu on birden ziyade itdürmeyeler ve dahı gammazlık idüb ve bir kimesnenin malın zayi‘itmek sebeb olana muhkem hakkından gelüb tazmın itdüreler ve bir kimesne bagçeye veya bostana girüb nesnesin alsa ta‘zır idüb iki agaca bir akçe cürm alına ve eger bir kimesne bir gayrı kimesneyi bulmaga teklif olsa kanun budur ki yedi kazılık yer araya, eger sahıh arayub bulımadım diyü ‘acz izhar iderse gezüb ihmali olmaya berı-üs-saha olub halas olur.

Ve dahı her kişinin atı veya katırı veya öküzü ekine girse tavar başına beş agacurub beş akçe cürm alına ve eger inek girse dört agac (urub) dört akçe cürm alına ve tana ve buzagu girse bir agac ve bir akçe cürm alına ve koyun girse iki koyuna bir akçe cürm alalar amma mukaddema esvakta nida ve tenbih oluna ba‘dehu ekine tavar girüb öldürmek ve kuyrugun kesmek yoktur heman vech-i meşruh üzerine amel oluna ve dahı olan ziyanı tavar sahibine tazmin itdüreler eger tenbih itdim tavarını zabt itmedi diyü öldürse veya urub sakat itse veya bir yerin kat‘itse şer‘an ne lazım olursa eger kıymet ve eger noksan tazmın itdüreler ve ana dahı ekinine olan ziyanı tavar sahibine tazmın itdüreler ve eger köy kurbında ve köy arasında ve yahud tavar suvadı yolunda iken olsa sahibine avlagu itdüreler eger itmezse zararı kendüyi müretteb olur tavar sahibine günah olmaz meger ki gice gire veya kasd ile irsal iyleye.

Ve dahı köy halkı birbirinin suvadlarına ve meralarına dahl idüb tecavüz itmeyeler idenlerün hakklarından gelüb men‘ideler öyle kanun budur ki şehrin ve kasabanın örüsü bir buçuk mildir ve sa’ir köylerin bir mildir tavarları ve buzaguları yürüye ve harman yerleri idinüb isti‘mal ideler korutmayalar ve zira‘at olunmaya ve mil dahı er ile avret fark olmıyan yere dirler bu mikdardan gayrı her kim ki sipahi ma‘rifetile zira‘at eyleye kendünin olur elinden alınmaya ve eger bir kimesne aharun tavugın veya kelbin veya gayrı tavarın öldürse tezmın itdürüb ta‘zır ideler cürm alınmaya.

Ve dahı avret ve oglan varub su aldugu diyardan yudugu yerde levend tayifesinden kimse varmaga men ideler mennu olmayanı ta‘zır idüb iki agaca bir akçe cümr alalar ve hammam önünde ve hammamda cem’iyyet idüb oturmayalar ve makbere içinde veya yol üstünde tebevvül itmeyeler ba‘d-üt-tenbih memnu olmayanı muhkem hakkından geleler ve dahı ‘ummal tayifesinin şer‘an bir nesne subut bulmadan mücerred ve mütevellisi olmasıyle kimesneye dahı itdürmeyeler cürm almayalar alurlar ise kazı hükm idüb yine sahibine alıvire ve her birinin sucuna göre cürm alub ziyadesin hükm idüb yine alıvire.”

(1.Selim Kanunnameleri, Tirana ve Leningrad nüshaları, 1512-1520, TTK yayınları, 1995)