|
|
|
|
Sayfa 6 Bu toplantı, Aralık ayının on yedisinde yapıldı. Zuan Diusnaifi’nin Venedik’e gitmesine karar verildikten sonra, o toplantıyı, Aralık ayının on dokuzunda bir toplantı daha izledi ve olabilir her yolu kullanarak karadan ve Chios (Sakız Adası) adası yoluyla denizden, Senyörlüğe mektup gönderilmesi kararlaştırıldı. Ayrıca, aynı ayın yirmi ikisinde bir Onikiler Meclisi toplantısı daha yaptık ve Venedik’e Türkiye yoluyla da bir mektup göndermeye ve burada alıkonduğumuzu bildirmeye karar verdik. Bu haber, Venedik Senyörlüğümüze gönderilen üç postada bulunuyordu; böylece burada alıkonduğumuz haberini olabilen en kısa sürede öğreneceklerdi; ayrıca bu üç postanın, onları taşıyanlar üzerinde bulunmamasını sağlayacak önlemleri de aldık; çünkü, eğer Türkler o mektupları bulurlarsa, yaptığımız tüm planları öğreneceklerdi. Mektuplardan birini Bailo, diğerini Tana kadırgalarının Kaptanı Aluvixe Diedo ve üçüncüsünü de iki hafif kadırganın kaptanı Cabriel Trivixan yazmıştı. Ocak ayının yirmi altıncı günü Bailo kadırgaların iki kaptanı ve tüm tacirlerle birlikte Haşmetmeap İmparatorun huzuruna çıktı. Bailo İmparatordan şu ricada bulundu: “Mallarımızı kadırgalara yüklememize izin verilmeli ve sizin kentinizin kapılarında, sanki Faslıların ülkesindeymişiz gibi aranmamalıyız; malları kadırgalarımıza taşırsak, bunu, sonradan size geri verdiğimiz Konstantinopl’a sahip olduğumuz atmış yıllık süre boyunca imparatorluğun verdiği yetkiye dayanarak yaptığımız gibi serbestçe yapabilmeliyiz.Ama tüm bunları bir yana koyalım; sizin dürüst çocuklarınız olarak Majestelerinden mallamırızı ve eşyalarımızı kadırgalarımıza yüklememize izin vermeniz lütufkarlığını göstermeniz ricasında bulunuyoruz. Eğer majesteleri mallarımızı almamıza izin vermeyi arzu etmiyorlarsa, bu gece,, kadırgalarımızda bulunan mallarla birlikte ben Tanrıya sığınarak yoluma gideceğim; sizin de bizi ülkenizde sanki köleymişiz gibi tutmayı arzu ettiğine inanmıyorum.” İmparator, her ne pahasına olursa olsun, mallarını kadırgalara yüklemek isteyen kaptanları ve Bailo’yu dinledikten sonra, baronlarıyla bir araya gelerek onların düşüncelerini öğrendi; aralarında epey bir süre konuştuktan sonra, İmparator Bailo ile iki kaptana, çok üzüntülü bir hava içinde şöyle dedi: “Sayın Bailo ve siz sayın kaptanlar, çok iyi anlıyorum ki mallarınızı yükledikten sonra, karanlık basar basmaz, Tanrıya sığınarak denize açılacaksınız ve İmparatorluğuma karadan beklediğim hain düşmanın Mehmet Beye karşı beni yalnız bırakacaksınız.” Kadırga kaptanları şu yanıtı verdiler: “Haşmetmeap İmparator Hazretleri, Venedik halkının şerefi ve kendi başımız için yemin ederiz ki, Venedik Senyörlüğümüzden burayı terk etme talimatı almadığımız sürece, sizin Konstantinopl limanınızdan asla ayrılmayacağız.” Bu noktada İmparator şunları söyledi: “Siz, büyük kadırgaların kaptanı, mallarınız, benim kentimde, sizin geminizde olduğundan daha az mı güven içinde? Gerçekte ne tasarladığınızı anlıyorum, bir gece sıvışıvermek ve beni, can düşmanım imansız Türk’e karşı tek başıma ve çaresiz bırakmayı tasarlıyorsunuz.” Sözün sonunda imparator, kendisinden izin almaksızın kentten ayrılmayacağına dair ilkin büyük kadırgaların kaptanı yemin etmedikçe, malların gemilere yüklenmesine izin vermeyi reddetti. Ve kaptan, Majestelerinin izni olmaksızın gitmeyeceğine yemin etti. Bunun üzerine İmparator bütün tacirlere, sanki kendi ülkelerindelermiş gibi, malları diledikleri gibi yükleme ve boşaltma izni verdi. Böylece, aşağıdaki listede bulunan ve kent zaptedildiği zaman Venedik’e ulaştırılan malları bütün gün boyunca gemilere yükledik: İpek 82 balya Balmumu 438 balya Bakır 614 balya Kırmızı boya 31 balya Çivit 4 balya Vernik 6 balya Gingiv 11 balya Kazayağa Yaprağı 1 balya Altın eşya 3 balya Sakız 7 balya Toplam 1197 balya Dipnotlar : 1 Padişah 2.Murat (1404-1451) 2 Fetihten dolayı Fatih unvanını alan Sultan 2.Mehmet (1432-1481) 3 Rumeli Hisarı 4 Fuste (fustae) : Çift sıra kürekli eski kadırgalardan daha hafif ve daha hızlı olan ve teknenin her iki yanında, yelken direğinin önünde tek kürekçilerin, kıç tarafında ise çifte kürekçilerin bulunduğu çektiri türünde gemi; Parandairae: Yük taşımakta kullanılan ağır mavna. 5 Barbaro’nun kastettiği şey; Yıldırım Bayezit’le birlikte Osmanlı Sarayının bir geleneği haline gelen devşirme içoğlanı yetiştirme düzeni olmalı. 6 Bailo sözcüğü aslında, Konstantinopl’da oturma hakkına ve ayrıcalığına sahip olan Venedikli ya da Cenevizli kişiler için kullanılan bir sözcük. Ancak kentteki Venediklilerle Cenevizliler kendi fiili devletlerini kurma olanağını elde ettikten sonra, Venedikli ya da Cenevizli koloni insanlarının yönetiminden sorumlu olan üst düzey yönetici için de kullanılmaya başlandı. Bailo’ya, vali anlamında, Podesta da deniyordu. * Kenar notu : Sultan, Karadeniz’den Bogaza gelen tüm gemilerin yelkenlerini indirmelerini ve geçiş izni almak üzere görevli subaya bir tekne göndermeleri kuralını koymuştu; aksi halde batırılabilirlerdi. Ek not: Her geminin bir geçiş vergisi ödemesi zorunluydu. *2 Kenar notu: Çünkü yelken indirmemişti. *3 Kenar notu: Denizcilerin bazılarını ise kestirdi. 7 O çağlarda İtalyan cumhuriyetlerinin, özellikle Venedik’in yönetim organı, Senyörlük. 8 O dönemde Akdenize kıyısı olan ülkelerde kullanılan ve kapsadığı yükün yaklaşık ağırlığı ülkeden ülkeye 35 kilo ile 230 kilo arasında değişen bir hacim/ağırlık ölçüsü, kantar. Osmanlı’daki 250 kiloluk çeki karşılığı. 9 O tarihlerde Girit, Venedik cumhuriyetinin kolonisiydi. 1669’da Osmanlı İmparatorluğuna geçti. 10 Kırım’ın Karadeniz kıyısında bulunan liman kenti Kaffa. Bir süre Osmanlı yönetimi altında kaldıktan sonra 1783’te Rus Çarlığı’nın egemenliğine girdi. *4 Kenar notu: Ya da böyle yapmayı planlamıştı. 11 Cermen kabilelerinin bir kolu; Frank adını, ulusal silahları olan franca’dan (cirit) aldıkları söylenir. Sanırız yazar burada genel olarak Batı Avrupalı ulusları kastediyor. 12 Venedik ve Ceneviz cumhuriyetlerindeki baş majistra, lider. *5 Kenar notu: Perşembe, 14 Aralık 1452. *6 Kenar notu: Toplam 21. 13 Venedik Hukuk İşleri Dairesi. 14 Venedik Belediyesi. 15 Bu uzun bildiri çok çapraşık bir dille yazılmış, aşırı uzun cümlelerden oluşuyor. Anlaşılır olmasını sağlamak amacıyla, bildiriyi anlamı bozmaksızın kısa cümlelere ayırdık ve gerektikçe köşeli ayraç içinde birkaç sözcük ekleyerek daha açık hale getirdik. (çevirenin notu) 16 Bir tür tonilato ölçüsü, teknenin yük kapasitesi. 17 Yazar Pars Tuğlacı, “Osmanlı Şehirleri” başlıklı kitabında kaptanın adını Giovanni Giustiniani olarak, geliş tarihini de 26 Ocak olarak veriyor (Milliyet yayınları, 1985, s.153) 18 Bir ayak 30,5 santim. 19 Surların Haliç’e bakan yöresinde, bugün artık var olmayan Blakernai (Blachernae) Sarayı ile onun uzantısı olan ve kalıntıları günümüze kadar ulaşan Tekfur Sarayının Fener/Eyüp dolaylarında Haliç’teki kıyısı. 20 Gemilerin hareketine engel olmak amacıyla, set biçiminde yapılmış, birbirine zincirle bağlanmış tomruk dizisi. 21 İtalya’nın Adriyatik kıyısında bir liman kenti. 22 Seren yelkenleri dört köşe olan tekne. 23 Bu cümlenin İngilizcesi şöyle: “also many ships were disarmed and sunk, in case of fire or being hit by cannon fire.” Buradaki “in case of” terimini, sözlükteki anlamıyla alırsak, cümleyi “ayrıca, yangın çıkarsa ya da top ateşiyle vurulursa diye, birçok gemi silahları sökülerek batırıldı” şeklinde çevirmek gerekiyor ki, böyle bir çevirinin herhangi bir anlamı olabileceğini sanmıyoruz. İngilizce çevirideki “in case of” teriminin yanlışlıkla kullanıldığı inancındayız. (çevirenin notu.) 24 Yaklaşık 500 kiloluk. 25 Çeyreklik. 26 Bregantini (brigantino): Kadırga sınıfından, kürekli ve yelkenli çok hızlı küçük gemi, Birgende. 27 Gerçekte üç Ceneviz ve bir Bizans gemisi. 28 Pars Tuğlacı, andığımız kitabında Türk Donanmasının 18 gemiden oluştuğunu söylüyor. 29 Gerçekte çarpışma önce Yeşilköy açıklarında, sonra Yedikule önlerinde olmuştu. 30 Günce’nin yazarı Nicolò Barbaro, yaşadığı çağa yakın olan geçmişi yanlış anımsıyor. Gerçi Venedikli Loredàn Ailesi, ünlü birçok komutan yetiştirmişti ve Piero (Pietro) Loredàn Gelibolu Savaşı’nda 1416’da Çavlı Bey komutasındaki Türk Donanmasını yenmişti ama, bu olay Fatih Sultan Mehmet II.’nin babası Padişah 2.Murat zamanında değil, dedesi Çelebi 1.Mehmet’in saltanatı sırasında (1413-1421) olmuştu. 31 Azap askeri. 32 Külah biçiminde olan, genelde hayvan postundan yapılan başlık. Kırmızı kadife ya da çuhadan yapılan ve üzerine sarık sarılan türü de vardı. *7 Kenar notu: Ne yapacağını ona bir Hıristiyan gösterdi. 33 Pera’da yerleşmiş Cenevizliler’in yönetiminden sorumlu vali. 34 Tılsım olarak okunan Rabbin Duası. 35 Yaklaşık doksan kiloluk. 36 Günce’nin yazarı Barbaro topların Pera tepelerinden kaldırıldığını daha önce söylemişti. 37 Bugün var olmayan İmparator Sarayı (Blachernae Sarayı) da Edirnekapı’nın güneydoğusunda, Eyüp/Fener dolayında, Haliç’e bakan sırtlardaydı. Lağımların çoğu sarayın bulunduğu bu semtte kazılmıştı. 38 4.yüzyılda Grek Kilisesi ikiye bölünmüştü: Hıristiyanların bir kısmı, İsa’nın Tanrı olduğuna, evreni onun yarattığına inanırdı. Karşıt görüştekiler de rahip Arius’un çevresinde toplanmıştı. Bizans İmparatoru Constantine, sorunu Nicaea (İznik) Piskoposlar Konseyi’ne havale etmiş, Konsey de İsa’nın tanrılığına karar vermişti. Bu farklılaşma uzun yüzyıllar, Hıristiyan Grekler arasında kanlı kavgalara, bir grup Hıristiyanın imansız suçlamalarına hedef olmasına yol açmıştı. Anlaşılan Günce yazarı Venedikli Barbaro da İsa’nın tanrı olduğuna inananlardandı. 39 Günce’deki özgün cümleyi olduğu gibi muhafaza ettik. *8 Kenar notu: Çünkü okla yaralanmıştı. *9 Kenar notu: İmparator önce, saray görevlilerinden, kendini öldürmelerini rica etti; sonra kılıcını kaparak öfkeyle çarpışmaya koştu; bir kez düştü, tekrar kalktı, sonra bir kez daha düştü ve böylece öldü. 40 Teknenin biraz uzağına atılan bir çapaya bağlı halatı (yomayı) sarmak suretiyle teknenin yönünü ve konumunu değiştirerek hareketini sağlamak. 41 Güncenin yazarı Barbaro, kendisinin de içinde bulunduğu bu olayı anlatırken bazen üçüncü çoğul kişi adılını kullanarak onlar diyor, bazen birinci çoğul kişi adılını kullanarak biz diyor, aynen bıraktık. (çevirenin notu.) *10 Kenar notu: Altmış bin kişi tutsak alındı; ayrıca Türkler muhteşem bir zenginlik ele geçirdi. Hıristiyanların toplam kaybı 200 000 ducat’yı buldu; bunun 100 bin ducatsı, listede adı geçenlere aitti. *11 Kenar Notu: Bailo’nun oğlu. |