Zamanda geriye doğru yolculuk yapmanın en kısa yolu tarih okumaktır

 

 

Sayfa 10

önceki       sonraki

Aynı biçimde, ayın altısında, bizim Venedikli Konstantinopl Bailomuz Jeruolemo Minoto da sarayından ayrıldı ve Haşmetmeap İmparatorun, karadaki surlara yakın olan sarayına gitti.

Surlar boyunca yapılagelen düzenlemeleri görmeye ve saraya hiç kimsenin girmemesini güvenceye almaya geldi. Sarayda Bailo’ya eşlik eden, onu ve kenti destekleyen, eşraftan birçok tacirimiz de vardı.

Arşidük, Konstantinopl’da İmparator’dan sonraki en önemli kişi, liman tarafında kıyıları savunuyordu; kentin herhangi bir kesiminde gerek duyulması halinde kullanabileceği yüz süvariyi yedek tutmaktaydı.

Keşişler, deniz tarafındaki surların bir millik bir kesimini savunuyordu.

İmparatorun aylıklı hizmetlisi olan Türk Dorgano, daha önce kendi süvarilerine isyan etmiş olan emrindeki Türklerle birlikte, kentin deniz tarafındaki mahallelerinden birini savunuyordu; ve böylece Konstantinopl’un önde gelen tüm kişileri, kentin belli başlı noktalarını korumaktaydı; Chinigo’da, özellikle güçlü bir koruma vardı.

Yine aynı gün, Nisanın altısında Haşmetmeap İmparatorun buyruğu üzerine, Tana’dan gelme üç kadırga ile iki uzun kadırgayı savaş düzenine soktuk; demir attıkları limandan ayrıldılar ve hep birlikte, Chinigo’ya geldiler. Bu beş kadırgadaki toplam bin asker, tepeden tırnağa silahlanarak, herkesin gibi çok düzenli biçimde karaya çıktı; her kadırganın süvarisi kendi mürettebatıyla birlikteydi; önlerinde flamaları dalgalanıyordu ve kadırgaların kaptanları da gemi süvarilerinin önünde yürüyordu.

Kaptanlar, askerleriyle birlikte Haşmetmeap İmparatorun huzuruna geldi ve emre amade olduklarını söylediler. İmparator, surların dışında bir yürüyüş yapmalarını ve düşmanımız imansız Türrklere, nasıl iyi bir düzende olduklarını ve kentte birçok asker olduğunu göstermelerini emretti. Askerler altı millik surların ya da düşman ordusunun bulunduğu kesimin önünde bir kez yürüdükten sonra, hepsi kadırgalarına geri döndü, zırhlarını çıkardılar ve kadırgalar Pera yakınındaki demirleme yerlerine geri döndü. Bu askerler kenttekilerin yüreğine su serpti, düşmanı ise şaşırttı.

Yine de biçare Konstantinopl kentini tamamen yıkmak gibi meşum emellerine ulaşmak üzere, imansız Türklerin orduları ve donanmalarıyla gelecek oldukları (açıkça) görüldüğü için, nisanın dokuzunda, buna karşı liman tarafında yapılabilecek şeylerin hazırlıklarına girişildi; bu amaçla, en büyük dokuz geminin de bulunduğu limana (Haliç’in ağzına) bir baştan öteki uca bumba gerildi; bu gemiler, bumba boyunca Konstantinonpl’dan Pera’ya kadar sıralandı, hepsi iyi bir durumdaydı, çok iyi silahlanmışlardı; hepsi savaşa hazırdı, hepsi birbirinden iyiydi. Bu gemiler ve kaptanları şunlardı:

Cenevizli Zorzi Doria, 2500 botte

Cenevizli Zuan Zustignan, 1200 botte

Ancona’dan21 bir gemi, 1000 botte,

Konstantinopl (Bizans) İmparatorunun gemisi, 1000 botte,

Candia’dan Zuan Vernier, 800 botte,

Candia’dan Filamati, 800 botte,

Candia’dan Guro, 700 botte,

Cenova’dan Gataloxa, 800 botte,

Cenova’dan bir başka gemi, 600 botte,

Cenova’dan bir belinger, 700 botte.

önceki       sonraki

Dipnotlar :

1 Padişah 2.Murat (1404-1451)

2 Fetihten dolayı Fatih unvanını alan Sultan 2.Mehmet (1432-1481)

3 Rumeli Hisarı

4 Fuste (fustae) : Çift sıra kürekli eski kadırgalardan daha hafif ve daha hızlı olan ve teknenin her iki yanında, yelken direğinin önünde tek kürekçilerin, kıç tarafında ise çifte kürekçilerin bulunduğu çektiri türünde gemi;

Parandairae: Yük taşımakta kullanılan ağır mavna.

5 Barbaro’nun kastettiği şey; Yıldırım Bayezit’le birlikte Osmanlı Sarayının bir geleneği haline gelen devşirme içoğlanı yetiştirme düzeni olmalı.

6 Bailo sözcüğü aslında, Konstantinopl’da oturma hakkına ve ayrıcalığına sahip olan Venedikli ya da Cenevizli kişiler için kullanılan bir sözcük. Ancak kentteki Venediklilerle Cenevizliler kendi fiili devletlerini kurma olanağını elde ettikten sonra, Venedikli ya da Cenevizli koloni insanlarının yönetiminden sorumlu olan üst düzey yönetici için de kullanılmaya başlandı. Bailo’ya, vali anlamında, Podesta da deniyordu.

* Kenar notu : Sultan, Karadeniz’den Bogaza gelen tüm gemilerin yelkenlerini indirmelerini ve geçiş izni almak üzere görevli subaya bir tekne göndermeleri kuralını koymuştu; aksi halde batırılabilirlerdi.

Ek not: Her geminin bir geçiş vergisi ödemesi zorunluydu.

*2  Kenar notu: Çünkü yelken indirmemişti.

*3 Kenar notu: Denizcilerin bazılarını ise kestirdi.

7 O çağlarda İtalyan cumhuriyetlerinin, özellikle Venedik’in yönetim organı, Senyörlük.

8 O dönemde Akdenize kıyısı olan ülkelerde kullanılan ve kapsadığı yükün yaklaşık ağırlığı ülkeden ülkeye 35 kilo ile 230 kilo arasında değişen bir hacim/ağırlık ölçüsü, kantar. Osmanlı’daki 250 kiloluk çeki karşılığı.

9 O tarihlerde Girit, Venedik cumhuriyetinin kolonisiydi. 1669’da Osmanlı İmparatorluğuna geçti.

10 Kırım’ın Karadeniz kıyısında bulunan liman kenti Kaffa. Bir süre Osmanlı yönetimi altında kaldıktan sonra 1783’te Rus Çarlığı’nın egemenliğine girdi.

*4 Kenar notu: Ya da böyle yapmayı planlamıştı.

11 Cermen kabilelerinin bir kolu; Frank adını, ulusal silahları olan franca’dan (cirit) aldıkları söylenir. Sanırız yazar burada genel olarak Batı Avrupalı ulusları kastediyor.

12 Venedik ve Ceneviz cumhuriyetlerindeki baş majistra, lider.

*5 Kenar notu: Perşembe, 14 Aralık 1452.

*6 Kenar notu: Toplam 21.

13 Venedik Hukuk İşleri Dairesi.

14 Venedik Belediyesi.

15 Bu uzun bildiri çok çapraşık bir dille yazılmış, aşırı uzun cümlelerden oluşuyor. Anlaşılır olmasını sağlamak amacıyla, bildiriyi anlamı bozmaksızın kısa cümlelere ayırdık ve gerektikçe köşeli ayraç içinde birkaç sözcük ekleyerek daha açık hale getirdik. (çevirenin notu)

16 Bir tür tonilato ölçüsü, teknenin yük kapasitesi.

17 Yazar Pars Tuğlacı, “Osmanlı Şehirleri” başlıklı kitabında kaptanın adını Giovanni Giustiniani olarak, geliş tarihini de 26 Ocak olarak veriyor (Milliyet yayınları, 1985, s.153)

18 Bir ayak 30,5 santim.

19 Surların Haliç’e bakan yöresinde, bugün artık var olmayan Blakernai (Blachernae) Sarayı ile onun uzantısı olan ve kalıntıları günümüze kadar ulaşan Tekfur Sarayının Fener/Eyüp dolaylarında Haliç’teki kıyısı.

20 Gemilerin hareketine engel olmak amacıyla, set biçiminde yapılmış, birbirine zincirle bağlanmış tomruk dizisi.

21 İtalya’nın Adriyatik kıyısında bir liman kenti.

22 Seren yelkenleri dört köşe olan tekne.

23 Bu cümlenin İngilizcesi şöyle: “also many ships were disarmed and sunk, in case of fire or being hit by cannon fire.” Buradaki “in case of” terimini, sözlükteki anlamıyla alırsak, cümleyi “ayrıca, yangın çıkarsa ya da top ateşiyle vurulursa diye, birçok gemi silahları sökülerek batırıldı” şeklinde çevirmek gerekiyor ki, böyle bir çevirinin herhangi bir anlamı olabileceğini sanmıyoruz. İngilizce çevirideki “in case of” teriminin yanlışlıkla kullanıldığı inancındayız. (çevirenin notu.)

24 Yaklaşık 500 kiloluk.

25 Çeyreklik.

26 Bregantini (brigantino): Kadırga sınıfından, kürekli ve yelkenli çok hızlı küçük gemi, Birgende.

27 Gerçekte üç Ceneviz ve bir Bizans gemisi.

28 Pars Tuğlacı, andığımız kitabında Türk Donanmasının 18 gemiden oluştuğunu söylüyor.

29 Gerçekte çarpışma önce Yeşilköy açıklarında, sonra Yedikule önlerinde olmuştu.

30 Günce’nin yazarı Nicolò Barbaro, yaşadığı çağa yakın olan geçmişi yanlış anımsıyor. Gerçi Venedikli Loredàn Ailesi, ünlü birçok komutan yetiştirmişti ve Piero (Pietro) Loredàn Gelibolu Savaşı’nda 1416’da Çavlı Bey komutasındaki Türk Donanmasını yenmişti ama, bu olay Fatih Sultan Mehmet II.’nin babası Padişah 2.Murat zamanında değil, dedesi Çelebi 1.Mehmet’in saltanatı sırasında (1413-1421) olmuştu.

31 Azap askeri.

32  Külah biçiminde olan, genelde hayvan postundan yapılan başlık. Kırmızı kadife ya da çuhadan yapılan ve üzerine sarık sarılan türü de vardı.

*7 Kenar notu: Ne yapacağını ona bir Hıristiyan gösterdi.

33 Pera’da yerleşmiş Cenevizliler’in yönetiminden sorumlu vali.

34 Tılsım olarak okunan Rabbin Duası.

35 Yaklaşık doksan kiloluk.

36 Günce’nin yazarı Barbaro topların Pera tepelerinden kaldırıldığını daha önce söylemişti.

37 Bugün var olmayan İmparator Sarayı (Blachernae Sarayı) da Edirnekapı’nın güneydoğusunda, Eyüp/Fener dolayında, Haliç’e bakan sırtlardaydı. Lağımların çoğu sarayın bulunduğu bu semtte kazılmıştı.

38 4.yüzyılda Grek Kilisesi ikiye bölünmüştü: Hıristiyanların bir kısmı, İsa’nın Tanrı olduğuna, evreni onun yarattığına inanırdı. Karşıt görüştekiler de rahip Arius’un çevresinde toplanmıştı. Bizans İmparatoru Constantine, sorunu Nicaea (İznik) Piskoposlar Konseyi’ne havale etmiş, Konsey de İsa’nın tanrılığına karar vermişti. Bu farklılaşma uzun yüzyıllar, Hıristiyan Grekler arasında kanlı kavgalara, bir grup Hıristiyanın imansız suçlamalarına hedef olmasına yol açmıştı. Anlaşılan Günce yazarı Venedikli Barbaro da İsa’nın tanrı olduğuna inananlardandı.

39 Günce’deki özgün cümleyi olduğu gibi muhafaza ettik.

*8 Kenar notu: Çünkü okla yaralanmıştı.

*9 Kenar notu: İmparator önce, saray görevlilerinden, kendini öldürmelerini rica etti; sonra kılıcını kaparak öfkeyle çarpışmaya koştu; bir kez düştü, tekrar kalktı, sonra bir kez daha düştü ve böylece öldü.

40 Teknenin biraz uzağına atılan bir çapaya bağlı halatı (yomayı) sarmak suretiyle teknenin yönünü ve konumunu değiştirerek hareketini sağlamak.

41 Güncenin yazarı Barbaro, kendisinin de içinde bulunduğu bu olayı anlatırken bazen üçüncü çoğul kişi adılını kullanarak onlar diyor, bazen birinci çoğul kişi adılını kullanarak biz diyor, aynen bıraktık. (çevirenin notu.)

*10 Kenar notu: Altmış bin kişi tutsak alındı; ayrıca Türkler muhteşem bir zenginlik ele geçirdi. Hıristiyanların toplam kaybı 200 000 ducat’yı buldu; bunun 100 bin ducatsı, listede adı geçenlere aitti.

*11 Kenar Notu: Bailo’nun oğlu.