
Günlük
Yaşamda Aleviler 8
Hasan Bayram, dört telli
"bozuk"u ile çağlar ötesinden bir "nefes" taşırken, "cemdeki canlar" 'Hüüü'
diyorlar birlikte. Taliplerinin "Muharrem Babası" Muharrem Tezol, yanaklarında
"L" biçimini alan favorileri ve sinekkaydı yüzü ile emekli öğretmeni andırıyor.
Oysa, 1995 yılından beri Çeşmeli Köyü'ndeki Alevilerin "babalığını" yapıyor.
Tekirdağ'da, Yeniçiftlik beldesinin bitiminden itibaren, orta yerinde
traktörlerin birer oyuncak araba gibi gezindiği bereketli tarlaları görünüyor
Çeşmeli'nin. Yamalı asfalt, beyaz minaresi ile göze çarpan köye girip Muharrem
Tezol'un evinin önünden geçiyor.
İki Alevi köyünden biri
Köy camisinin minaresi, Tezol'un evinin alt katındaki, Hz. Ali'nin, Hacı Bektaşi
Veli'nin, '12 imamların' ve Atatürk'ün fotoğrafları ile bezenmiş cemevi,
Tekirdağ'a bağlı bu köydeki çelişkiye de işaret ediyor. Çeşmeli, nüfusu
Alevilerden oluşan iki köyden biri. Çeşmeli'yi, Aşağı Mahallesi'nde Alevilerin
bulunduğu Türközü Köyü, Alevilerin göç ederek toplandığı Yeniçiftlik beldesi ve
nüfuslarının artık bir- iki haneye düştüğü Türkmenli Köyü çevreliyor.
Çeşmeliler, 1927'de Bulgaristan'ın Varna kentinden göçerek gelmiş. Toprak
sahipleri ayçiçeği ve buğday ekiyor, topraksızlar Yeniçiftlik, Çorlu ve
Ereğli'deki yağ fabrikalarında çalışıyor. Zaten çok önce kimileri Almanya'ya
göçmüş ya da İstanbul'a... Çeşmeli, merkezi Eskişehir'in Sarıgazi ilçesinde
bulunan, 'Babailik' koluna bağlı 'Sücaettin Veli Ocağı'na mensup. Eski baba
köylüyü 'başsız' bırakıp köyden göçünce Muharrem Baba'nın kapısı çalınmış:
"İstediler ki, baba olayım. Biz de olduk, taliplere hizmete başladık. Her şey
temokrasi ilen, seçim ilen oldu. O gün bu gün devam ederim."
Aynada reform yok
Muharrem Baba, göreve geldiği günün ertesinde 'dinde reform' başlatmış. İlk
olarak, cem yapıldığı sırada cemevinin dışında durarak, çevreyi denetleyen 'dış
gözcülüğe' son vermiş:
"Eskiden korkarmış bizimkiler, gizlenirler, 'Aleviyim' diyemezmiş. Ne vakit
kasabaya inseler 'Bunlar, Kızılbaş' deyip taşa tutulurlarmış. O sebeple dış
gözcülük konmuş."
'Muharrem Baba Reformu' bununla sınırlı değil. Cenazelerin 1., 7. ve 40. günleri
ile 6. ayı ve yıldönümünde kesilen beş ayrı kurbanı da üçe indirmiş: "Önce
birinci gün kesilen kurbanı kaldırdım. Dedim ki, 'Kurban kesme telaşı ile
cenazeyi defnedemiyoruz, gelin son verelim.' Sağ olsun, taliplerim de kabul
etti. Biz böyle yapınca altıncı ay kurbanı da kendiliğinden kalktı. Demek ki,
böyle bir niyet varmış. Fakat üçten de aşağısı olmaz."
Çeşmelililer, hasat sonrası, Hz. Ali'nin doğum günü kabul edilen 21 Mart'a, yani
Nevruz Bayramı'na değin perşembe ve pazar geceleri toplanarak, cem yaparlarmış.
Bu gelenek de Muharrem Baba'nın kararı ile değiştirilmiş. Çeşmelililer, tüm
köylünün katılabilmesi için cemleri cumartesi günü yapmaya karar vermiş. Ayrıca
insan sağlığı açısından, 'muharrem orucu' sırasında 'sıvı' alınmasına izin
çıkmış: "Biz 10 gün boyunca sıvı tüketmiyorduk. Böbrekler bozuluyor. Alevilik,
insanı önemser. Bir de oruç sırasında 'yıkanmama' ve tıraş olmama' uygulamasını
kaldırdık. Toplu karar ilen aldık bunu. Sanırsın, genel kurul!"
Tezol'un 25 çift, üç dul ve 15 çocuktan oluşan talipleri, büyük matem orucu
süresince aynaya bakmama geleneğini sürdürüyor ama, ayrıca 'baba nikâhını' da
eksik etmiyor.
Cemde Rumeli türküsü
Muharrem Baba, cemevinde baş köşede otururken, çevresine halkalanmış canlar
babanın 'desturunu' alıp 'muhabbete' başlıyor. Hasan Bayram, "Biz bunu ta
Ortaasya'dan getirdik" dediği 'bozuk' adlı, dört telli, yedi perdeli sazını
kucaklıyor. Bayram, cemdeki 12 dini hizmetten biri olan 'zakirliği' yıllardır
sürdürüyor.
Bayram, 'Hüüü' diye başladığı, o Rumeli nefesi ile tüm cem susuyor, başını
usulca öne eğiyor, arada Hz. Ali'nin adı geçtikce eline kalbine, sonra dudağına
götürüyor. Bayram, 'Şükür eyle ey sen fakir/Bugün nevruzu sultandır' dedikçe
gözler yaşarıyor. Bayram, bozuğun şimdilik son üstadı. Gençler köyden ayrıldıkça
ve bağlama da yayıldıkça bozuğun sesi kısılıyor.
Bozuk sesi, ikindi ezanı ile karışıyor. Çeşmeli Camisi, 12 Eylül darbesinden
sonra 1983 yılında inşa edilmiş ve 1987 yılında açılmış. Muharrem Baba, "Nereye
gitsek, köyümüzün adını anamazdık. 'Çeşmeli' dediğimizde, 'Şu camisiz köy mü?'
derlerdi. Sonra Evren paşa iktidara geldi, bize camiyi mecbur etti. Kendi
paramızla yaptırdık bunu" diyor. Tezol, cami yapılınca, imam atanana değin cuma,
bayram ve cenaze namazlarında da imamlık yapmış.
Bu arada, köy imamının ikindi namazı çağrısına bir kişi uyuyor. Alevi köyüne
inşa edilen caminin bayram ve cenaze namazları dışında cemaat yok. Bayram,
"Bazen cemaat olmuyor, imam da namazı evde kılıyor" diyor.
Birlikte yağmur duası
Alevilerle Sünnilerin kahvehanede sağladığı konsensüs, her yıl mayıs ayında, su
kıtlığı çekildiğinde, 'Sabırlık Baba Yatırı'nda 'yağmur duasına' çıkılırken
kuruluyor.
Sabırlı Baba Yatırı, yalnızca Alevi kökenli Çeşmelililer için değil, Alevi ve
Sünnilerin karışık halde bulunduğu Türközü ve Türkmenli ile sadece Sünnilerin
yaşadığı Yeniçiftlik beldesi ve Ereğlililer için de kutsal kabul ediliyor. Her
yıl yatırın bulunduğu meydanda toplanılıyor, adaklar adanıp dilekler dileniyor,
kurbanlar kesiliyor, duaya gidiliyor.
Kahveci Yeniçiftlik'ten
İkindi ezanı ile birlikte cem dağılıyor ve cemaat, caminin hemen yanındaki
kahvehanede toplanıyor. Burası, köyün iki kahvehanesinden biri. Köy meydanında,
cami ile girdiği cemaat yarışını yalnızca bayram sabahlarında kaybediyor.
İki Atatürk posterinin asılı olduğu kahvehane, pek uğramasalar da bakan ve
milletvekili ziyaretlerinde, vali ve kaymakamın yolu düştüğünde, aşı
kampanyaları yapıldığında, ürünlerle ilgili toplantılar düzenlendiğinde 'hükümet
konağına' dönüşüyor.
Kahvehanenin bir kenarında berber koltuğu, ayna ve tıraş takımları var. Berber
köye haftada bir uğruyor, sıraya giren köylüleri tıraş ediyormuş.
Tüm köylü 22.30'a dek burada vakit geçiriyor. İmam da namaz bitimlerinde
kahvehaneye uğruyor.
Kahveci Mustafa Kenar, aslında Yeniçiftlikli. Sünni kökenli Kenar, altı aydır
kahvehaneyi işletiyor. Kenar, "Ben Çeşmelileri 40 yıldır tanırım" diyor ve devam
ediyor: "Ne bir kötülüklerini gördüm, ne de dışlandım. İbadetlerini, inançlarını
ben bilemem ama insanlıkları konusunda kefilim."
Köy imamı, 'memur' olduğu için konuşmuyor. Sohbet içerisinde, "Ben de yanlış
tanımıştım, bizim Samsun'da yanlış öğrendik.
Şimdi görüşlerim değişti" diyor.
Demet Bilge Ergün, İsmail Saymaz
(Radikal gazetesi, 5.2.2006)