Kentleşen Alevilik 5

Sosyolog
Kamil Fırat'ın araştırması Kentli Alevilerin Diyanet İşleri Başkanlığı'na
bakışlarını da büyüteç altına yatırıyor. Araştırma, etnik köken, eğitim ve yaş
faktörlerinin Diyanet'e bakışta etkili olduğunu ortaya koyuyor.
Fırat'a göre, Alevilerin Diyanet İşleri Başkanlığı'na gösterdiği tepkilerin
başında, Diyanet İşleri Başkanlığı'nı sadece Sünnilerin temsil edildiği bir
devlet kurumu olarak görmeleri geliyor.
Araştırma sonuçları, kentli Aleviler arasında Diyanet İşleri Başkanlığı'na dönük
2 temel bakışın olduğunu gösteriyor:
A) 1. grupta olanlar, Diyanet İşleri Başkanlığı'nda Alevilerin de temsil
edilmesine olanak sağlanması ve Aleviler'e sağlanacak dinsel hizmetler için
hazineden kaynak ayrılmasını talep ediyorlar.
B) 2. grupta olanlar ise laiklik ilkesi çerçevesinde Diyanet İşleri
Başkanlığı'nın bir devlet kurumu olarak var olmasına kategorik bir şekilde karşı
çıkarak, bu kurumun kaldırılmasını ve Aleviliğin de Sünnilik gibi resmen
tanınmasını istiyorlar.
Benzer görüşler, okullardaki zorunlu din dersleri uygulaması için de
belirtiliyor. Bir kesim, Sünnilik açısından düzenlenmiş müfredatın Aleviliği de
içermesini isterken, bir başka kesim, okullarda din dersleri okutulmasının
laikliğe aykırı olduğunu ileri sürüyor.
Aleviler arasında durumun bugün olduğu gibi sürdürülmesini isteyenlerin sayısı
ise son derece az.
Eğitim, etnik köken ve yaş faktörleri
Araştırma, Alevilerin Diyanet İşleri Başkanlığı'na ilişkin değerlendirmelerinde
"eğitim", "etnik köken" ve "yaş" unsurlarının da etkili olduğunu gösteriyor.
Eğitim düzeyi yüksek olanlar Diyanet İşleri Başkanlığı'nın kaldırılmasını ve
işlevlerinin yerel kurullara aktarılmasını istiyorlar. Eğitim düzeyi daha düşük
olanlar ise Diyanet İşleri Başkanlığı'nın korunmasından yanalar.
Türk kökenli olanların çoğunluğu, Diyanet İşleri Başkanlığı'nın yeniden
yapılanarak da olsa korunmasını isterken, Kürt kökenli olanların çoğunluğu bu
kurumun kaldırılması yolunda görüş belirtiyor.
Yaş da önemli bir faktör. Yaşlı Aleviler, Diyanet İşleri Başkanlığı'nın yeniden
yapılanarak da olsa korunması isterken, gençlerde kaldırılması yönündeki
görüşler daha kuvvetli bir şekilde ifade ediliyor.
Katolik kilisesinde Protestan bölümü kurulmaz
Prof. Dr Yavuz Sabuncu: (Ankara Üniversitesi Siyasal Bilgiler Fakültesi)
Diyanet İşleri Başkanlığı'nın giderek büyüyen bütçesine, örgütsel yapısına,
vakıflarına, fetva niteliğindeki açıklamalarına bakarak "dini denetim altında
tutmak" olan kuruluş amacının ötesine geçtiğine kuşku yok.
Bu örgütün Sünni inancı temsil etmesi nedeniyle devletin dini inançlar karşında
takınması gereken tarafsızlığına ters düştüğünü herkes görüyor. Ayrıca,
Diyanet'in 1970'li yıllardan başlayarak "devletçe" belirlenen "dinsel bakımdan
homojen" bir Türkiye yaratma amacına yönlendirildiği de bir sır değil.
Talepleri tutarlı değil
Bazı Alevi kuruluşların Diyanet içinde Alevilere yer ve bütçe ayrılması
biçimindeki talepleri ise bana tutarlı gözükmüyor. Benzetme yapmak gerekirse,
Katolik Kilisesi içinde Protestan bölümü kurmak gibi bir talep bu. Devlet dışı
örgütlenmiş bir Aleviliğin "devletleştirilmesini" istemekten başka bir şey
değil. Bu politikadan vazgeçmek ilk adım olmalı.
Hep devlette iç içe olması nedeniyle ayrı bir örgütsel yapısı oluşmamış olan
Sünni Müslümanlığı temsil eden bu örgütü hemen kaldırmak mümkün olmasa bile,
kurulduğu zamanda olduğu gibi "çekirdek" bir örgüt, bir üst kurul haline
dönüştürmek ve dini hizmetleri -geçmişte kısmen olduğu gibi- topluluklara
devretmek doğru olur.
CHP'den yaşlılar vazgeçmiyor gençler ise gittikçe uzaklaşıyor
Kamil Fırat'a göre, Cumhuriyetin ilânından sonra, tek parti döneminde Alevilerin
hep Cumhuriyet Halk Partisi'ne oy vermesinin başlıca nedeni, dinsel baskılardan
kurtulma yolunda Cumhuriyeti, Cumhuriyet ilkelerini bir kalkan olarak görmeleri
olarak değerlendiriliyor.
Ancak araştırma sonuçları, son dönemde kentli Alevilerin özellikle genç
kuşaklarında bu çizgiden uzaklaşma yönelişinin başladığını gösteriyor.
Araştırmaya göre, son genel seçimde kentli Alevilerin oylarının yüzde 64.4'ü
yine CHP'ye gitmiş, geri kalanların oyları ise diğer sol partiler arasında
dağılmış. Yerel seçimlerde ise durum biraz değişik. Genel seçimlerde oylarını
başka partilere verenler bile, yerel seçimlerde genellikle tek bir partiyi,
CHP'yi tercih ediyorlar.
Kentli Alevilere "oylarını neyi kıstas alarak kullandıkları" sorulduğunda, yüzde
85.6'sı partinin sol eğilimli olup olmadığını dikkate aldıklarını belirtiyor.
Çoğunluk, partinin laiklik ilkesini savunmasının yeterli olmadığı görüşünde, ama
sol eğilimli bir partinin doğal olarak bu ilkeyi savunduğuna da inanıyor.
Sağ-sol ayrımlarını önemsemeyen, sadece laiklik karşısındaki tutumuna bakarak oy
kullananların oranı ise yüzde 5.8.
Yaşlılar Atatürk nedeniyle CHP'ye yöneliyor
Alevilerin CHP'ye oy vermelerinin bir nedeni de Atatürk. Araştırmaya göre,
Alevilerin çoğunluğu Atatürk'ü bir kurtarıcı olarak değerlendiriyor. CHP de
"Atatürk'ün partisi" olarak nitelendiriliyor. Özellikle yaşlıların CHP'ye oy
vermelerinin temelinde bu değerlendirmenin yattığı görülüyor. Araştırma,
özellikle yaşlı Alevilerde, Atatürk'ü Hazreti Ali gibi görme eğiliminin olduğuna
da değiniyor.
Araştırmaya göre, yaşlıların, siyasal tercihlerinde Atatürk unsurunun öne
çıkmasına karşılık, "Atatürk sevgisi"nin genç kuşaklara aktarımında sıkıntılar
yaşanıyor. Gençlerin büyük bölümü, oy verirken Atatürk faktörüne değil, daha çok
partinin soldaki konumunu dikkate alıyor.
Ama gençlerde durum farklı
Alevilerin siyasal tercihlerini, yaş, eğitim ve etnik kimlik olmak üzere üç
faktör etkiliyor:
YAŞ FAKTÖRÜ: Araştırmaya göre, son genel seçimlerde 1944 öncesi
doğanların yüzde 91,5'i, 1945-1964 arası doğanların yüzde 82,6'sı 1965-1984
arası doğanların yüzde 38,1'i, 1985 sonrası doğanların ise yüzde 25'i oyunu CHP
için kullanmış. Geri kalanların ise sol görüşü savunan başka partileri seçtiği
anlaşılıyor.
EĞİTİM FAKTÖRÜ: Siyasal tercihleri belirleyen 2. unsur, eğitim düzeyi.
Okuryazar olmayanların yüzde 93,3'ü son genel seçimlerde oyunu CHP için
kullanırken, eğitim düzeyi yükseldikçe bu oranın düştüğü ve sol kanatta yer alan
başka partilerin tercih edildiği anlaşılıyor.
ETNİK FAKTÖR: Son genel seçimlerde Türk kökenli Alevilerin yüzde
78,5'inin oyunu CHP'ye verdiği, Kürt kökenlilerde bu oranın yüzde 31,7'ye
düştüğü görülüyor. Hem Türk, hem Kürt kökenlilerde CHP için oy kullananların
büyük çoğunluğunu yaşlılar oluşturuyor. Her iki kümenin gençleri ve eğitim
düzeyi yüksek olanları ise sol kanattaki başka partileri tercih ediyorlar
Atatürkçülüğe bağlı olanlar yüzde 73,5
Araştırmaya göre, "Kendinizi hangi kavramla özdeşleştiriyorsunuz" sorusuna
Alevilerin yüzde 77,9'u "Alevi" kavramıyla yanıt veriyor. Bunu yüzde 69,7 ile
"Laik", yüzde 58,2 ile "Türkiyeli" yüzde 48 ile "sosyal demokrat" yanıtları
izliyor.
Araştırmada kendilerini "Atatürkçü" ve "Milliyetçi" kavramlarıyla
tanımlayanların oranının Milliyetçiliğin yükselmesi nedeniyle yükseldiğine
dikkat çekiliyor.
Alevilerin yüzde 73,5'i ise kendisini bir şekilde "Atatürkçü" kavramıyla
özdeşleştiriyor. Bu soruya tarafsız kalanlar yüzde 2,9, hayır diyenler yüzde
11,1, kesinlikle hayır diyenler ise yüzde 12,5'te kalıyor.
(Kentleşen
Alevilik – 5, Sosyolog Kamil Fırat'ın araştırması, Yayına hazırlayan Belma
Akçura, Milliyet gazetesi, 8.7.2005)