Zamanda geriye doğru yolculuk yapmanın en kısa yolu tarih okumaktır

 

 

Altaylar’da bir “yurt”ta gecelemek zor mudur?

“(21 Mayıs) (1860 yılı b.n.) Yurtta kaldığımız gece pek hoş olmadı. Ateş yandığı müddetçe yurtun içerisi, etrafımızı göremeyecek şekilde dumanla dolmuştu, fakat ateş söndükten sonra da  şiddetli bir soğuk bastırdı.

Üzerimdeki keçe örtüye rağmen bütün vücudumla titreyerek uzun müddet uyuyamadım, bundan başka is ve dumandan başım ağrıyor ve yattığımız zeminin sertliği de buna ekleniyordu.

Aşyaktu’ya bir gezinti yaparak, ağaç kabuklarından yapılmış birçok yurtla kurban yerlerini (uzun değnekler üzerine gerilmiş at postları) gördük. Birçok yurtu ziyaret ettik, her tarafta korkunç bir fakirlik hüküm sürüyordu; bir yurtta, ancak 10-12 yaşlarında iki erkek çocuğu tarafından bakılmakta olan yaşlı bir adama rastladım.

O hemen hemen çıplak bir vaziyette bir ot yığını üzerine yatmış ve kürkü olmadığı için de üzerine ot örtünmüştü. Onun bütün mülkü, bütün aileyi beslemesi lazım gelen tek inekten ibaretti.”

(W.Radloff, Sibirya’dan 1.Cilt, S.43)