Zamanda geriye doğru yolculuk yapmanın en kısa yolu tarih okumaktır

 

 

“Ölüm günümde fırtınalar eserse geri dönmeyeceğim”

“Matrena adlı kadın Şaman (Udağan) şöyle vasiyet etmişti:

‘Benim ölüm günümde güçlü rüzgârlar eserse, fırtınalar koparsa, ben geri dönmeyeceğim. Akrabalarım rahat edecekler.’

Ve dediği gibi olmuş. Öldüğü gün güçlü rüzgârlar esmiş, fırtınalar kopmuş, ağaçlar devrilmiş, evlerin camları kırılmış, aynı gece bir inek ölmüş, cenaze gömülürken bir de at ölmüş, mezarın yerini de vasiyet etmiş, akrabaları da o yeri kazmışlar, fakat yer sahipleri gömülmesine izin vermemişler bunun üzerine mezar çukuruna bir köpek gömmüşler, kendisini de başka bir yere gömmüşler.

Matrena’nın ölümünden sonra, ikametgâhı olan Köyügüye adlı yerdeki gölün buzunda üç ayının yattığını görmüşler. Bu ayıların o Şaman’ın ruhları olduğuna inanıyorlar. Adamlar o Şaman kadının ruhunun Tunguz milletinden geldiğini söylüyorlar.

Ulu Şamanlar’ın ruhlarının üç defa dirildiği söylenir, küçük Şamanlar’ın ise ancak bir defa dirildiği söylenir.

Tarkaayı adlı yerde (Nyurba rayonunda) Alaca-Oyuun adlı şaman oturmuştur. O bir zamanlar şöyle anlatmıştır:

‘Ben önce Tunguz milletinin şamanı idim. Bir gün kayıp olan geyiklerimi ararken tuzağa takılıp öldüm’ (tuzak mızrak idi).

Sonra Sakalar’ın ortasında ikinci defa doğdum. Bu sırtımdaki delik ilk ölümüme sebep olan mızrağın deliğidir. Gelecekte de böyle olacak ve ben köpeği çok olan bir milletin ortasında doğacağım.”

(Doç.Dr. Yuriy Vasiliev, Saha Halk Edebiyatı Örnekleri S.146)