|
|
|
|
Türkler Müslüman olduktan sonra dahi Şamanizmi bırakmadı...“Bilindiği
gibi Anadolu Türkmen dervişlerinden, Orhan Gazi’nin çağdaşı Geyikli
Baba’nın geyiklerle beraber yürüdüğü ve geyiklere bindiği ‘Bektaş
Veli’nin şahin kıyafetine girerek, uçup gitmesi, Karaca Ahmat Oğlu Hacı
Doğrul’un doğan kuşu suretine girmesi, güvercin suretine giren Sultan
Hacimi yakalamak istemesi’ gibi efsanelerin hepsi ‘evrak’ ve ‘ijö lül’
menşeli Şamanizm unsurlarıdır. Halen Geyikli Baba’nın geyiğine binerek
gezmesi hakkındaki hikaye Altaylı Şamanların (kamların) okudukları
dualarda, ‘bindiğim hayvan geyik’ sözlerini hatırlatmaktadır. Görüldüğü
gibi Anadolu; erenleriyle, evliyalarıyla, Türkmen dervişleriyle, kahramanlarıyla,
efsaneleriyle, Türkçe diliyle, destanlarıyla, kendine özgü felsefesiyle,
Mevleviler’in, diğer tarikat mensuplarının ve Aleviler’in kutsal sayılan
sema samah ayinleriyle Anadolu Türk Kültürü’nün özünü oluşturmuştur. Böylece,
Türkler’in anayurdu Orta Asya’nın ve Şamanlığın, Anadolu Türkleri’nin
yaşamında oluşturduğu kültür izlerini birçok açıdan sürebiliyoruz.” (Sabiha Tansuğ, Anadolu Yaşamında ve Giyiminde Şaman İzleri, 5.Milletlerarası Türk Halk Kültürü Kongresi Maddi Kültür Seksiyon Bildirileri 1997) |