|
|
|
|
Saya
Oyunu
Anadolu’nun dramatik halk oyunları arasında Saya en yaygın oyunlardan sayılır. Saya’ya Çoban Oyunu derler. Çoğunlukla ‘Koç katımı mevsimi’ demek olan kasım ayında veya şubat ayının ilk haftalarında oynanır. Kasım
ayında çobanlar, yıllık ödeneklerinden başka, koyun sahiplerinden armağan
almak için düzenler. Şubat ayında yılın bereketli ve yağmurlu geçmesi için
düzenlendiği de olur. Saya
oyununun kişileri üç, dördü geçmez. Bunlar yüzlerini boyar, sırtlarına
kepenek giyer. Koyunların boynuna takılan çan ve zillerle donanır. Oyun böylece
düzenlendikten sonra, Sayacılar toplu halde mahalle aralarına girer, çan
sesleri, bağrışmalar ve gürültülerle bir kapının önünde durur, koro
halinde şu tekerlemeyi söyler: Saya,
saya sallı baya Dört
ayağı nallı baya, Saya
geldi duydunuz mu Selam
verdi aldınız mı Bay
bayadan bayadan Sular
akar kayadan Bööö
dedim meledi Önüne
koydum yaladı Göğül
göğül göğüldesin Güğümlerin
çağıldasın Bir
iki de bir iki Ver
ver diyen ablanın Tas
perçemli oğlu olsun Verme
diyen ablanın Kel
başlı kızı olsun... Bu
sırada kapının önünde durulan ev sahibi, bir bakraç suyu başında sini taşıyan
sayacının sinisine dökerken, sayacı
da fırıl fırıl döner, sular
etrafa saçılır. Daha sonra o
evden un, bulgur, yağ gibi armağanlar verilir. Bundan sonra sayacılar bir başka
kapının önünde oyunlarını tekrar eder. (Mehmet
Önder, Köy Seyirlik Oyunlarının Kaynaklarına
Doğru, s.440) |