Zamanda geriye doğru yolculuk yapmanın en kısa yolu tarih okumaktır

 

 

Yeni Dünya’ya ait en eski yazı ortaya çıkarıldı

1990 yılında Meksika’da yol dolgu malzemesi olarak kullanılacak taş toprak yığınının arasına karışmış halde yol işçileri tarafından bulunan taştan bir tabletin, Yeni Dünya’nın bilinen en eski yazısını barındırdığı ortaya çıktı. Yazıda kullanılan sistemin de şu ana kadar bilinen türden olmaması, tableti arkeoloji dünyası için daha da şaşırtıcı ve ilginç kılıyor.

Bulunduğundan bu yana tablet ve üzerindeki yazılar üzerinde çalışan uluslararası ekip “Cascajal tableti” adını verdikleri taş bloğun yaklaşık 3000 yıl öncesine dayandığını, taşın yapısı ve üzerindeki yazının Orta Amerika’da yaşamış Olmek Uygarlığını bir anda okur yazar hale getirdiğini, daha önce bilinmeyen bir yazı sisteminin örneği olduğunu ve bu uygarlığa, ona daha önce atfedilmemiş özellikler kazandırdığını söylüyorlar. “Bu keşif, gözleri Olmek Uygarlığına çevirmekle kalmayıp, ona yeni bir açıdan bakmayı gerektirecek yeni bir dönemin de başlangıcı” diyor araştırmacılar.

Tablet çevresinde bulunan seramik çömlek parçaları, kilden figürler ve değişik taş parçalarını inceleyen ekip, taş ve üzerindeki yazıları, uygarlığın M.Ö. 900’lü yıllarda sonlanan San Lorenzo Dönemi’ne bağlıyor. Bu, Batı Yarımkürede yazının ilk ortaya çıktığı düşünülen

dönemden 400 yıl öncesi demek. Tablete, bir serpentin mineral bloğu oyularak biçim verilmiş. 12 kilo ağırlığında; boyutlarıysa 36 cm (uzunluk) x 21 cm (genişlik) x 13 cm (kalınlık)ş Yazılar, kimi dört keze kadar tekrarlanan 62 sembolden oluşuyor. Açıkça seçilen yazı unsurları, dizim örüntüleri ve kullanılan tutarlı sıralama, ekibe göre bunun bir “yazı” olduğunu doğrular nitelikte.

Bloğun beş yüzeyinin dışbükey, yazı içeren yüzeyininse içbükey olması, üzerindeki yazıların defalarca oyulup silindiğini gösteriyor. Bu da örneği daha önce görülmemiş özelliklerinden biri. Bazı dizi çiftlerinin tekrarlamalı kullanımı, yazının “şiirsel” özellikler de taşıyor olabileceğini düşündürüyor. Eğer bu doğruysa, yazı bu konuda da bölgede bilinen ilk örnek konumuna gelecek.

“Elimizdeki tek örnekten yola çıkarak yazıların ne söylediğini anlamak, bizi çok uğraştıracak” diye anlatıyor ekipten Stephen Houston (ABD, Brown Üniversitesi); “çünkü dilleri hakkında henüz hiçbir şey bilmiyoruz.”

(Science, 15 Eylül 2006)