Zamanda geriye doğru yolculuk yapmanın en kısa yolu tarih okumaktır

 

 

Hindistan niçin bu kadar hızla Asya’ya çarptı?

“Bir karışlık uzaklığı bir yılda kat eden bir cisim size hızlıymış gibi gelmeyebilir. Ama levha tektoniği alanında bu, bir Formula 1 yarış arabasınınkiyle karşılaştırılabilecek bir hız. Öyle anlaşılıyor ki Hint yarımadası’nı içeren kıtasal levha da, işte böyle bir hızla hareket ediyordu. Bundan elli milyon yıl kadar önce, günümüzde Hindistan’ı barındıran bölge, korkunç bir ‘kaza’ ile karşı karşıya kaldı.  Sözcüğün tam anlamıyla kontrolden çıkmış olan kıta parçası, Avrasya kıtasına çarparak, şimdi Himalaya Dağları ve Tibet Platosu olarak bildiğimiz kara bölgesini yukarı doğru itti. Hindistan’ı, böylesine bir güçle çarpacak hıza kavuşturan etken neydi? Bilim insanlarını uzun süredir meşgul eden bu soru, yanıtını bulmuş görünüyor.

Yerkabuğu, yarı ergimiş magma üzerinde yüzen ve ana kara kütleleriyle okyanus havzalarını oluşturan 14 büyük levhadan oluşmuş. Bunlardan beş tanesi, bir zamanlar, Gondwana adı verilen dev bir kara kitlesinin parçalanmasıyla oluşmuştu. Parçalanmanın nedeni, tahminlere göre alt tabakalardan kaynaklanan dev bir volkanik püskürtüye bağlı ısınma. Sonuçta Afrika, Antarktika, Hindistan, Avustralya ve Güney Amerika kıtaları, aslında 140 milyon yıl kadar önce parçalanmaya başlayan Gondwana’nın yavruları. Ancak parçaların çoğu birbirinden yılda beş santimetre hızla uzaklaşırken, Hindistan levhası yılda yirmi santimetrelik hızıyla yoldan çıkmıştı. Bu, Berlin’deki Freie Üniversitesi’nden jeolog Rainer Kind’e göre ‘bir kıta için şu ana kadar kaydedilmiş en büyük hız’.

Güney Amerika dışında kalan dört kıta ve Büyük Okyanus’taki toplam 35 sismik istasyondan aldıkları verileri Kind ve ekibi, Hindistan’ın bu hızlı geçmişinin kaynağını araştırmışlar. Yerkabuğunun hemen altında yer alan kayalık litosfer tabakasıyla, litosferin üzerinde yüzdüğü astenosfer tabakası arasındaki sınırdan kaynaklı bir sismik dalgayı, tüm istasyonlardan aldıkları dalgalarla karşılaştıran araştırmacılar, Hindistan levhasının yüzeyden ancak yüz kilometre derine uzandığını belirlemiş. Güney Afrika, Avustralya ve Antarktika’yı oluşturan levhaların kalınlığıysa 180-300 kilometre arasında değişiyor. ‘Bu her şeyi açıklıyor’ diyor Kind. ‘Hindistan’ın merkezden bu hızla savrulmasının nedeni, bu kadar ince olmasıydı.’ Buna göre söz konusu levha manto üzerinde, bir dal parçasının su üstünde sürüklendiği gibi sürüklenmişti.

Bu yanıt, bilmeceyi çözmüş gibi görünüyor. Ancak bir bilmece daha var. Hindistan levhası neden diğerlerinden bu kadar inceydi? Kind ve ekibi, Gondwana’yı parçalayan sıcak püskürtünün Hindistan litosferinin bir kısmını da eritmiş olabileceğini söylüyorlar. Ancak, kendilerinin de ifade ettiği gibi, bu yalnızca bir tahmin.”

(Bilim ve Teknik Dergisi, TÜBİTAK, Kasım 2007)