Zamanda geriye doğru yolculuk yapmanın en kısa yolu tarih okumaktır

 

 

Turkana Gölü'nün kıyısında 20 milyon önce insanımsılar vardı!

"Gölün kıyısındaki yaratıklar hakkında bir şeyler öğrenebilmek için 20 milyon yıl geriye gitmemiz gerekiyor. 20 milyon yıl önce, Rift Vadisi henüz oluşmamışken Afrika ormanları insansı maymunların(1) vatanıydı. Miyosen Çağı da insansı maymunların çağıydı. Afrika insansı maymunlarının (şempanze ve goriller) artık giderek daha çok yok olma tehlikesiyle karşı karşıya bulunan bir avuç doğal çevreye sıkıştığı bugüne kıyasla, Miyosen Çağı'ndaki ataları kıtanın neredeyse tek sahibiydi. Yalnızca sayıları değil, değişik türleri de çoktu ve ormanın kendilerine sunduğu her köşeden yararlanıyorlardı. Bazıları gorillere benzer bir yaşam tarzı sürdürüyor, bir kısmı jibonlar(2) gibi yaşıyordu.

Diğerlerinin ise günümüzde benzeri olmayan bir yaşam biçimleri vardı. İçlerinden birinin zaman içinde hominid ailesinin gelişimine yol açacağı bu insansı maymunlar o çağda primatların evriminde son aşamayı oluşturuyordu. Primatlar, insansı maymunlar ve maymunların yanı sıra, uzun bacaklı sifaka(3), iri gözlü galago(4), minik potto(5) ve zarif lemur(6) gibi küçük ve çevik yarımaymunlar ile birlikte bizim de ait olduğumuz zoolojik takımdır.

Primatlar takımı, yaklaşık 70 milyon yıl önce, şaşırtıcı yaratıklar olan dinozorların yeryüzünden silinmeleriyle hemen hemen aynı zamanda ortaya çıkmıştır. Bu, dünyanın hayvanlar sahnesinde, çarpıcı değişikliklerin meydana geldiği bir zamandı. Bir dönem baş rolleri dinozorlar oynamış, geri plandaki önemsiz rollerde de küçük, ilkel memeliler görülmüştü. Sonra, genelde ağır ilerleyen evrim sürecine uymayan bir aceleyle, dinozorlar birkaç milyon yıl içinde sahneden çekilerek yerlerini memelilere bıraktı.

Dinozorlar yok oluş sürecine girerken, küçük, ağaç faresine benzer bir yaratık ormanın sık bitkilerle kaplı tabanından yukarı tırmanarak ağaçlarda yaşamaya başladı ve böylece zaman içinde, ilk primat oldu. Sonraki 30 milyon yıl içinde primat takımı genişleyerek ağaçlarda yaşayan, böcekle beslenen, geceleri dolaşan birçok hayvan ortaya çıkardı.

Bu hayvanlarda, on binlerce yıl ağaçlarda incecik dallara asılı biçimde böcekle beslenmeleri sonucu, doğal seçilim yoluyla, hantal pençeli ayaklar yerine uçları tırnaklı kavrayıcı parmaklar ve yanlara bakan gözler yerine öne bakan gözler gelişti. Aynı dönem boyunca yeni primat türlerinin boyları da giderek uzuyordu ki bu olguya evrime imkan sağlayan canlı bir ortamda gelişen bir ailede sıkça rastlanmaktadır.

Türlerin çoğu faaliyet zamanını geceden gündüze çevirdi. 'Gececi' değil 'gündüzcü' oldular. Ayrıca dünyayı tek renk değil de çok renkli görmenin çok büyük, pratik avantajları vardı. Bu yüzden bazı 'gündüzcü' yarımaymunların, çevrelerindeki renkli dünyayı daha iyi değerlendirebilmelerini sağlayacak sinir sistemi mekanizmasını geliştirmeleri de kaçınılmaz olacaktı.

Böylece 40 milyon yıl önce, tarihimizin o aşamasında bile, insan olarak şimdi bizim için büyük önem taşıyan donanımımız yani kavrayıcı eller, üç boyutlu görüş ve renkli görebilme yeteneği ortaya çıkmıştı. İnsanın evrim konusundaki asıl sırrı, her zaman, donanımını basit ve uyarlanabilir tutmak, biyolojik olarak çıkmaz sokağa sıkışmakla sonuçlanacak bir uzmanlaşmaya girmemek olmuştur.

Tam da yarımaymunlar, oldukça başarılı, ağaçta yaşayan bir tür olarak sahnede yerlerini almışken, kendi içlerinden maymunu türettiler. Maymunlar kısa sürede atalarını devre dışı bırakarak ağaçlardaki yaşamda egemenliklerini kurdu. Maymunların sahneye çıkmasıyla birlikte primatların yemek listesi, ağırlığı böceklerden bitkilere (yaprak ve meyve) kayacak biçimde değişti. Maymunların boyutları da yarımaymunlardan daha büyüktü. Ama maymunların yükselişi de uzun sürmeyecekti. Çünkü 30 milyon yıl önce, maymun türünden gelen insansı maymunlar ortaya çıktı.

(1) İnsansı maymun: Primat takımında yer alan, günümüzde yaşayan türleri arasında şempanze, goril, oragutan ve jibon bulunan vanlı grubuna verilen ad (İngilizcesi ape.) İnsansı maymunların diğer yaygın Türkçe karşılıkları ahthropoid maymun, kuyruksuz büyük maymun ve gerçek maymundur. İnsansı maymunlar kuyruklarının olmayışı ve görece büyük beyin hacimleri ile diğer maymu ve yarı maymunlardan (prosimii) ayrılmaktadır.

(2) Jibon: Hylobatidae ailesine mensup, uzun kolları olan ve Günaydoğu Asya'nın tropikal bölgelerinde yaşayan bir primat türü.

(3) Sifaka: Madagaskar Adası'nda yaşayan prosimii (yarımaymunlar) makimsiler (lemuroidea) üst ailesinde yer alan küçük başlı, iri gözlü, uzun kuyruklu bir primat türü.

(4) Galago: Yarımaymunlar (prosimii) alt takımının Lorisoidea üst ailesinde yer alan, geceleri dolaşan, ufak bir primat türü.

(5) Potto: Batı Afrika'da ağaçlarda yaşayan, işaret parmağı ve kuyruğu körelmiş olan,  geceleri dolaşan ve prosimii alt takımında yer alan bir primat.

(6) Lemur: Maki maymunu; iri gözlere, uzun kuyruğa sahip, gece yaşamını benimsemiş olan ve yarımaymunlar (prosimii) alt takımında yer alan primat.

(Göl İnsanları, Evrim Sürecinden Bir Kesit, Richard Leakey, Roger Lewin, TÜBİTAK yayınları)