|
|
Moğolistan’da bulunan çakmaktaşlarının özelliği ne
idi? “Buradaki çakmaktaşları, özel bir yontma işleminden
geçirilmeden, özgün, doğal durumlarıyla kullanılmıştır. Sık sık güçlü
bir vuruşla düzgün yüzü boyunca ikiye bölünüp, öylece bırakılmışlardır.
Böylece elde edilen taşın, tek bir yanında, büyükçe,
keskin bir kenara sahip olması, alet yapıcısına yetmiştir. Arada sırada bu
ağız, birkaç vuruş ile tek yanından yeniden işlenecekti; böylece satır
ya da (sapsız) ‘el baltası’ benzeri bir alet elde edilmiş olacaktı; çakmaktaşının
işlenmemiş düzgün yüzeyi ise, elle tutulacak
yer olarak kullanılacaktı.
İlkel çakmaktaşı aletler işte böyle üretilmiştir. Kesici türden
bir grup aletin de, aynı çakmaktaşından, ama her iki yanından vurularak yapıldığını, yüzeyinin geri kalan bölümünün
ise olduğu gibi bırakıldığını belirtmeden geçmeyelim. Bu çakmaktaşı aletlerin, ‘kesici aletler’ ya da
çakmaktaşı satırlar denen, enlemesine kesici bir kenar yerine , ucu
kesici özel çeşitleri de vardır. Bunlar artık yalnızca
kesici aletler olmaktan öte şeyler, ‘el keseri atası’
nesnelerdir.” (A.P.Okladnikov, Tarihin Şafağında İç Asya, s.66) |