|
|
Moğolistan’da bulunan çakmaktaşlarını diğerlerinden
ayıran ne idi? “Moğolistan’daki bu çakmaktaşı işlerinin
karakteristik özelliklerinden biri, yonga çıkarma işlemiyle hiç karşılaşılmaması
ve yongataş aletlerin neredeyse hiç bulunmamasıdır; bu, onların Avrupa ve
Afrika Paleolitik aletlerinden farklı olduklarını gösterir; yani, çoğu örnekte iri çakmaktaşları ya da kaya parçaları
yanında yontulmuş taşların ve çıkarılan yongalardan yapılan aletlerin
bulunduğu; yonga çıkarılan çakmaktaşının değil de, ondan çıkarılmış
yongaların alet olarak kullanıldığı ve alet yapıcısının amacının
(alet olarak kullanılacak) böyle yongalar elde etmek olduğu Afrika ve Avrupa
Paleolitik çağından kesin bir çizgiyle ayıran özelliğini oluşturur. Batı Moğolistan’da, özellikle Kobdo ve Manhan-Somon
yakınlarında olmak üzere birçok bölgede, benzeri bir durumla karşılaşırız;
dağ çayları ve akarsu yatakları boyunca uzanan teraslar üzerinde geniş bir
yer kaplayan işlenmiş çakmaktaşı alanları bulunup, buralarda, daha eski
bir tarihten geldikleri açıkça anlaşılan aletler kadar, görece daha
sonraki zamanlardan kalma hafif yontulmuş aletlerle de karşılaşılır. Daha eski aletlerin kendilerine özgü özellikleri, yonga
çıkarılmış çakmaktaşının, farklı, çoğu örnekte, kaygan cilasıyla
kalın, sarımsı ya da kahverengimsi özel bir yüzeye sahip olmasıdır.
Burada önemli nokta, bunların, geniş bir yüzey üzerinde güçlü bir yarma
işlemiyle oluşturulan enlemesine keskin bir ağza sahip tipik kesici aletler
olmalarıdır.” (A.P.Okladnikov, Tarihin Şafağında İç Asya, s.67) |