|
|
Arkeolojinin
ortaya çıkardığı felaketler nelerdir? “Arkeoloji,
geçmişte büyük bölümüne insanların yol açtığı ekolojik felaketlere
de dikkat çeker. M.S. 900’de eski bir Bizans kenti olan Petra’nın, yüzyıllar
boyunca ormanların yok edilmesi
sonrasında ani çöküşü; ya da Paskalya Adası’ndaki, buranın benzersiz
taş devri uygarlığını neredeyse yok eden çok daha tahrip edici ağaç
kesimleri gibi... Bir
diğer örnek Güneybatı Amerika’da yaşamış olan Anasaziler’e aittir.
Chaco Kanyonu’ndaki yerleşim yerleri çok ileri düzeydeydi ve Amerika’nın
gökdelenlerden önceki en yüksek ve büyük yapılarına sahipti. M.S.10.yüzyıldan
başlayarak, bu yapılarda 200.000’den fazla çam ve köknardan gelen kereste
kullanılmıştır. İstiflemeyi
seven bir fare türünün kristalize idrarına yapışmış kalan bir bitki kalıntıları
yerle bitki örtüsünde zamanla meydana gelen değişikliklerin bir protresini
çizmiştir, insafsız ağaç kesiminin sadece inşaat malzemesi elde etmek için
değil, artan nüfusun yakıt ihtiyacını karşılamak için de yüzyıllar
boyu devam ettiği açıktır. Sonuçta
alabildiğine yayılan çevre felaketinin geri dönüşü yoktu ve yerleşim bölgesinin
terk edilmesindeki ana etkendi.” (Paul
Bahn, Arkeoloji’nin ABC’si, S.47)
|