Zamanda geriye doğru yolculuk yapmanın en kısa yolu tarih okumaktır

 

 

Troia’da doğu ve batı etkileri nelerdir?

“Kendine özgü yerel nitelikleri olan Troia’da, Doğu’dan ve Batı’dan gelen kültürel unsurlar birbirleriyle etkileşim içinde oldular. Troia 6-7a-b’de Anadolu ve Ege kökenli kültürel birliktelikler görülür. Örneğin kentin, kale ve aşağı şehir olarak yapılanması Anadolu ve Yakın Doğu yerleşim biçimine uygundur; savunma duvarlarının tipi yerli olsa da, korunma amacıyla yapılan kuleler muhtemelen Hitit etkileri taşır.

M.Ö. 2.bin yılda sadece Anadolu’da uygulanan ölüleri yakma geleneğine, Troia’da da rastlanır. Kazılarda bulunan ve tanrıyı betimlediği düşünülen bir bronz heykelciğin benzerleri Hitit ve Kuzey Suriye bölgesinde de bulunmuştur.

Troia’da Miken-Yunan dünyasıyla etkileşimin de izleri vardır. Troia 4-5 döneminde zayıflayan deniz ticaretinin Troia 6-7a-b döneminde tekrar canlanması, Batı ile kültürel etkileşimin artmasını sağlamıştır. Batı’nın kültürel etkileri keramikte, silah ve aletlerde belirgin şekilde görülür.

At kemiği buluntularına da ilk kez Troia 6 başlarında rastlanır. Aniden ortaya çıkan ve bir anda yaygınlaşan at, Troia için ticari ve askeri gücün önemli bir göstergesidir.

Beşik-Yassıtepe yerleşiminin yakınındaki mezarlıkta yapılan kazı çalışmalarında, Troia 6 sonu ile Troia 7a Dönemine ait kap mezar, sandık mezar ve taştan mezar olmak üzere, üç mezar tipine de rastlanmıştır.

İki odalı toprak üstü yapılardan oluşan mezar binalarının tabanı, Miken keramikleri, mühürler, tunç objeler, akikler, cam hamurları, altın boncuklar ve ziynet eşyalarından oluşan hediyelerle doludur. Gömü tipleri ve ölü hediyeleri Troia 6’nın hem Miken hem İç Anadolu kültürüyle ilişki içinde olduğunu gösterir.”

(Troya, Efsane İle Gerçek Arası Bir Kente Yolculuk, Kültür Bakanlığı yayını)