Zamanda geriye doğru yolculuk yapmanın en kısa yolu tarih okumaktır

 

 

sayfa 2

BÖLÜM 7

 

1.Sa.7: 1 Bunun üzerine Kiryat-Yearim halkı varıp RAB'bin Sandığı'nı aldı. Onu Avinadav'ın tepedeki evine götürdüler. RAB'bin Antlaşma Sandığı'na bakması için Avinadav oğlu Elazar'ı görevlendirdiler.

Samuel İsrail'e Önderlik Ediyor

1.Sa.7: 2 Sandık uzun bir süre, yirmi yıl boyunca Kiryat-Yearim'de
kaldı. Bu arada bütün İsrail halkı RAB'bin özlemini çekti.

1.Sa.7: 3 Samuel İsrail halkına şöyle dedi: "Eğer bütün yüreğinizle
RAB'be dönmeye istekliyseniz, yabancı ilahları ve Aştoret'in*
putlarını aranızdan kaldırın. Kendinizi RAB'be adayıp yalnız O'na
kulluk edin. RAB de sizi Filistliler'in elinden kurtaracaktır."

1.Sa.7: 4 Bunun üzerine İsrailliler Baal'ın* ve Aştoret'in putlarını
atıp yalnızca RAB'be kulluk etmeye başladılar.

1.Sa.7: 5 O zaman Samuel, "Bütün İsrail halkını Mispa'da toplayın, ben
de sizin için RAB'be yakaracağım" dedi.

1.Sa.7: 6 Mispa'da toplanan İsrailliler kuyudan su çekip RAB'bin önüne
döktüler. O gün oruç* tuttular ve, "RAB'be karşı günah işledik"
dediler. Samuel Mispa'da İsrail halkına önderlik etti.

1.Sa.7: 7 Filistliler İsrail halkının Mispa'da toplandığını duydular.
Filist beyleri İsrailliler'e karşı savaşmaya çıktılar.
İsrailliler bunu duyunca Filistliler'den korktular.

1.Sa.7: 8 Samuel'e, "Bizi Filistliler'in elinden kurtarması için
Tanrımız RAB'be yakarmayı bırakma" dediler.

1.Sa.7: 9 Bunun üzerine Samuel bir süt kuzusu alıp RAB'be tümüyle yakmalık sunu* olarak sundu ve İsrailliler adına RAB'be yakardı. RAB de ona karşılık verdi.

1.Sa.7: 10 Samuel yakmalık sunuyu sunarken, Filistliler, İsrailliler'e saldırmak üzere yaklaşmışlardı. Ama RAB o an korkunç bir sesle gürleyerek Filistliler'i öyle şaşkına çevirdi ki, İsrailliler'in önünde bozguna uğradılar.

1.Sa.7: 11 Mispa'dan çıkan İsrailliler Filistliler'i Beytkar'ın altına
kadar kovalayıp öldürdüler.

1.Sa.7: 12 Samuel bir taş alıp Mispa ile Şen arasına dikti. "RAB
buraya kadar bize yardım etmiştir" diyerek taşa Even-Ezer*fk* adını verdi.
D Not 7:12 "Even-Ezer": "Yardım taşı" anlamına gelir.

1.Sa.7: 13 Yenilgiye uğrayan Filistliler bir daha İsrail topraklarına saldırmadılar. Samuel yaşadığı sürece RAB Filistliler'in saldırmasını engelledi.

1.Sa.7: 14 Ekron'dan Gat'a kadar Filistliler'in ele geçirdiği kentler İsrail'e geri verildi. Bunun yanısıra İsrail'in sınır toprakları da Filistliler'in elinden kurtarıldı. İsrailliler'le Amorlular arasında ise barış vardı.

1.Sa.7: 15 Samuel yaşadığı sürece İsrail'e önderlik yaptı.

1.Sa.7: 16 Her yıl gidip Beytel'i, Gilgal'ı, Mispa'yı dolaşır, bu kentlerden İsrail'i yönetirdi.

1.Sa.7: 17 Sonra Rama'daki evine döner, İsrail'i oradan yönetirdi.
Orada RAB'be bir sunak yaptı.

 

 

İsrail Halkı Bir Kral İstiyor

 

BÖLÜM 8

 

1.Sa.8: 1 Samuel yaşlanınca oğullarını İsrail'e önder atadı.

1.Sa.8: 2 Beer-Şeva'da görev yapan ilk oğlunun adı Yoel, ikinci
oğlunun adıysa Aviya'ydı.

1.Sa.8: 3 Ama oğulları onun yolunda yürümediler. Tersine, haksız
kazanca yönelip rüşvet alır, yargıda yan tutarlardı.

1.Sa.8: 4 Bu yüzden İsrail'in bütün ileri gelenleri toplanıp Rama'ya,
Samuel'in yanına vardılar.

1.Sa.8: 5 Ona, "Bak, sen yaşlandın" dediler, "Oğulların da senin yolunda yürümüyor. Şimdi, öteki uluslarda olduğu gibi, bizi yönetecek bir kral ata."

1.Sa.8: 6 Ne var ki, "Bizi yönetecek bir kral ata" demeleri Samuel'in
hoşuna gitmedi. Samuel RAB'be yakardı.

1.Sa.8: 7 RAB, Samuel'e şu karşılığı verdi: "Halkın sana bütün söylediklerini dinle. Çünkü reddettikleri sen değilsin; kralları olarak beni reddettiler.

1.Sa.8: 8 Onları Mısır'dan çıkardığım günden bu yana bütün yaptıklarının aynısını sana da yapıyorlar. Beni bırakıp başka ilahlara kulluk ettiler.

1.Sa.8: 9 Şimdi onları dinle. Ancak onları açıkça uyar ve kendilerine
krallık yapacak kişinin onları nasıl yöneteceğini söyle."

1.Sa.8: 10 Samuel kendisinden kral isteyen halka RAB'bin bütün
söylediklerini bildirdi:

1.Sa.8: 11 "Size krallık yapacak kişinin yönetimi şöyle olacak:
Oğullarınızı alıp savaş arabalarında ve atlı birliklerinde
görevlendirecek. Onun savaş arabalarının önünde koşacaklar.

1.Sa.8: 12 Bazılarını biner, bazılarını ellişer kişilik birliklere
komutan atayacak. Kimisini toprağını sürüp ekinini biçmek,
kimisini de silahların ve savaş arabalarının donatımını yapmak
için görevlendirecek.

1.Sa.8: 13 Kızlarınızı ıtriyatçı, aşçı, fırıncı olmak üzere alacak.

1.Sa.8: 14 Seçkin tarlalarınızı, bağlarınızı, zeytinliklerinizi alıp
hizmetkârlarına verecek.

1.Sa.8: 15 Tahıllarınızın, üzümlerinizin ondalığını alıp saray
görevlileriyle öbür hizmetkârlarına dağıtacak.

1.Sa.8: 16 Kadın erkek kölelerinizi, seçkin boğalarınızı*fl*,
eşeklerinizi alıp kendi işinde çalıştıracak.
D Not 8:16 Septuaginta "Boğalarınızı", Masoretik metin "Gençlerinizi".

1.Sa.8: 17 Sürülerinizin de ondalığını alacak. Sizler ise onun köleleri olacaksınız.

1.Sa.8: 18 Bunlar gerçekleştiğinde, seçtiğiniz kral yüzünden feryat
edeceksiniz. Ama RAB o gün size karşılık vermeyecek."

1.Sa.8: 19 Ne var ki, halk Samuel'in sözünü dinlemek istemedi. "Hayır,
bizi yönetecek bir kral olsun" dediler,

1.Sa.8: 20 "Böylece biz de bütün uluslar gibi olacağız. Kralımız bizi
yönetecek, önümüzden gidip savaşlarımızı sürdürecek."

1.Sa.8: 21 Halkın bütün söylediklerini dinleyen Samuel, bunları RAB'be
aktardı.

1.Sa.8: 22 RAB Samuel'e, "Onların sözünü dinle ve başlarına bir kral ata" diye buyurdu. Bunun üzerine Samuel İsrailliler'e, "Herkes kendi kentine dönsün" dedi.

 

 

Saul'un Kral Atanması

 

BÖLÜM 9

 

1.Sa.9: 1 Benyamin oymağından Afiyah oğlu Bekorat oğlu Seror oğlu
Aviel oğlu Kiş adında bir adam vardı. Benyaminli Kiş sözü geçen biriydi.

1.Sa.9: 2 Saul adında genç, yakışıklı bir oğlu vardı. İsrail halkı
arasında ondan daha yakışıklısı yoktu. Boyu herkesten bir baş daha uzundu.

1.Sa.9: 3 Bir gün Saul'un babası Kiş'in eşekleri kayboldu. Kiş, oğlu
Saul'a, "Hizmetkârlardan birini yanına al da git, eşekleri ara" dedi.

1.Sa.9: 4 Saul Efrayim dağlık bölgesinden geçip Şalişa topraklarını dolaştı. Ama eşekleri bulamadılar. Şaalim bölgesine geçtiler. Eşekler orada da yoktu. Sonra Benyamin bölgesinden geçtilerse de, hayvanları bulamadılar.

1.Sa.9: 5 Suf bölgesine varınca, Saul yanındaki hizmetkârına, "Haydi
dönelim! Yoksa babam eşekleri düşünmekten vazgeçip bizim için
kaygılanmaya başlar" dedi.

1.Sa.9: 6 Hizmetkâr, "Bak, bu kentte saygın bir Tanrı adamı vardır"
diye karşılık verdi, "Bütün söyledikleri bir bir yerine geliyor.
Şimdi ona gidelim. Belki gideceğimiz yolu o bize gösterir."

1.Sa.9: 7 Saul, "Gidersek, adama ne götüreceğiz?" dedi,
"Torbalarımızdaki ekmek tükendi. Tanrı adamına götürecek bir
armağanımız yok. Neyimiz kaldı ki?"

1.Sa.9: 8 Hizmetkâr, "Bak, bende çeyrek şekel*fm* gümüş var" diye
karşılık verdi, "Gideceğimiz yolu bize göstermesi için bunu Tanrı
adamına vereceğim."
D Not 9:8 "Çeyrek şekel": Yaklaşık 3 gr.

1.Sa.9: 9 -Eskiden İsrail'de biri Tanrı'ya bir şey sormak istediğinde,
"Haydi, biliciye* gidelim" derdi. Çünkü bugün peygamber denilene
o zaman bilici denirdi.-

1.Sa.9: 10 Saul hizmetkârına, "İyi, haydi gidelim" dedi. Böylece Tanrı
adamının yaşadığı kente gittiler.

1.Sa.9: 11 Yokuştan kente doğru çıkarlarken, kuyudan su çekmeye giden
kızlarla karşılaştılar. Onlara, "Bilici burada mı?" diye sordular.

1.Sa.9: 12 Kızlar, "Evet, ilerde" diye karşılık verdiler, "Şimdi çabuk
davranın. Kentimize bugün geldi. Çünkü halk bugün tapınma yerinde
bir kurban sunacak.

1.Sa.9: 13 Kente girer girmez, yemek için tapınma yerine çıkmadan önce onu bulacaksınız. Kurbanı o kutsayacağı için, kendisi gelmeden halk yemek yemez. Çağrılı olanlar o geldikten sonra yemeye başlar. Şimdi gidin, onu hemen ulursunuz."

1.Sa.9: 14 Saul'la hizmetkârı kente gittiler. Kente girdiklerinde,
tapınma yerine çıkmaya hazırlanan Samuel onlara doğru ilerliyordu.

1.Sa.9: 15 Saul gelmeden bir gün önce RAB Samuel'e şunu açıklamıştı:

1.Sa.9: 16 "Yarın bu saatlerde sana Benyamin bölgesinden birini
göndereceğim. Onu halkım İsrail'in önderi olarak meshedeceksin*.
Halkımı Filistliler'in elinden o kurtaracak. Halkımın durumuna
baktım; çünkü haykırışları bana ulaştı."

1.Sa.9: 17 Samuel Saul'u görünce, RAB, "İşte sana sözünü ettiğim
adam!" dedi, "Halkıma o önderlik edecek."

1.Sa.9: 18 Saul kent kapısında duran Samuel'e yaklaştı. "Bilicinin evi
nerede, lütfen söyler misin?" dedi.

1.Sa.9: 19 Samuel, "Bilici benim" diye yanıtladı, "Önümden tapınma
yerine çıkın. Bugün benimle birlikte yemek yiyeceksiniz. Yarın
sabah düşündüğün her şeyi sana bildirip seni geri gönderirim.

1.Sa.9: 20 Üç gün önce kaybolan eşeklerin için kaygılanma. Onlar
bulundu. İsrail'in özlemi kime yönelik? Sana ve babanın ailesine değil mi?"

1.Sa.9: 21 Saul şu karşılığı verdi: "Ben İsrail oymaklarının en küçüğü
olan Benyamin oymağından değil miyim? Ait olduğum boy da Benyamin
oymağına bağlı bütün boyların en küçüğü değil mi? Bana neden
böyle şeyler söylüyorsun?"

1.Sa.9: 22 Samuel Saul ile hizmetkârını alıp yemek odasına götürdü;
yaklaşık otuz çağrılı arasında ilk sırayı onlara verdi.

1.Sa.9: 23 Sonra aşçıya, "Sana verdiğim ve bir kenara ayırmanı
söylediğim payı getir" dedi.

1.Sa.9: 24 Aşçı budu getirip Saul'un önüne koydu. Samuel, "İşte senin
için ayrılan parça, buyur ye!" dedi, "Çünkü bunu belirtilen gün çağırdığım halkla birlikte yemen için sakladım." O gün Saul Samuel'le yemek yedi.

1.Sa.9: 25 Tapınma yerinden kente indikten sonra Samuel evinin damında
Saul'la konuştu*fn*.
D Not 9:25 Masoretik metin "Samuel evinin damında Saul'la konuştu", Septuaginta "Saul için damda bir döşek serildi, o da orada yattı."

1.Sa.9: 26 Sabah erkenden, şafak sökerken kalktılar. Samuel, damdan Saul'u çağırıp, "Hazırlan, seni göndereceğim" dedi. Saul kalktı. Samuel'le birlikte dışarı çıktılar.

1.Sa.9: 27 Kentin sınırına yaklaşırken Samuel Saul'a, "Hizmetkâra
önümüzden gitmesini söyle" dedi. Hizmetkâr öne geçince, Samuel,
"Ama sen dur" diye ekledi, "Sana Tanrı'nın sözünü bildireceğim."


BÖLÜM 10

 

1.Sa.10: 1 Sonra Samuel yağ kabını alıp yağı Saul'un başına döktü. Onu
öpüp şöyle dedi: "RAB seni kendi halkına önder olarak meshetti.

1.Sa.10: 2 Bugün benden ayrıldıktan sonra Benyamin sınırında,
Selsah'taki Rahel'in mezarı yanında iki kişiyle karşılaşacaksın.
Sana, 'Aramaya çıktığın eşekler bulundu diyecekler, 'Baban
eşekleri düşünmekten vazgeçti, oğlum için ne yapsam diye sizin
için kaygılanmaya başladı.

1.Sa.10: 3 Oradan daha ilerleyip Tavor'daki meşe ağacına varacaksın.
Orada biri üç oğlak, biri üç somun ekmek, öbürü de bir tulum
şarapla Tanrı'nın huzuruna, Beytel'e çıkan üç adamla karşılaşacaksın.

1.Sa.10: 4 Seni selamlayıp iki somun ekmek verecekler. Sen de kabul
edeceksin.

1.Sa.10: 5 Sonra Filist ordugahının bulunduğu Givat-Elohim'e
varacaksın. Kente girince, önlerinde çenk, tef, kaval ve lir
çalanlarla birlikte peygamberlik ederek tapınma yerinden inen bir
peygamber topluluğuyla karşılaşacaksın.

1.Sa.10: 6 RAB'bin Ruhu senin üzerine güçlü bir biçimde inecek. Onlarla
birlikte peygamberlikte bulunacak ve başka bir kişiliğe bürüneceksin.

1.Sa.10: 7 Bu belirtiler gerçekleştiğinde, duruma göre gerekeni yap.
Çünkü Tanrı seninledir.

1.Sa.10: 8 Şimdi benden önce Gilgal'a git. Yakmalık sunuları* sunmak
ve esenlik kurbanlarını kesmek için ben de yanına geleceğim. Ancak, ben yanına gelip ne yapacağını bildirene dek yedi gün beklemen gerekecek."

1.Sa.10: 9 Saul, Samuel'in yanından ayrılmak üzere ona sırtını döner
dönmez, Tanrı ona başka bir kişilik verdi. O gün bütün bu belirtiler gerçekleşti.

1.Sa.10: 10 Giva'ya varınca, Saul'u bir peygamber topluluğu karşıladı. Tanrı'nın Ruhu güçlü bir biçimde üzerine indi ve Saul onlarla birlikte peygamberlikte bulunmaya başladı.

1.Sa.10: 11 Onu önceden tanıyanların hepsi, peygamberlerle birlikte
peygamberlikte bulunduğunu görünce, birbirlerine, "Ne oldu Kiş
oğluna? Saul da mı peygamber oldu?" diye sordular.

1.Sa.10: 12 Orada oturanlardan biri, "Ya onların babası kim?" dedi.
İşte, "Saul da mı peygamber oldu?" sözü buradan gelir.

1.Sa.10: 13 Saul peygamberlikte bulunduktan sonra tapınma yerine çıktı.

1.Sa.10: 14 Amcası, Saul ile hizmetkârına, "Nerede kaldınız?" diye sordu. Saul, "Eşekleri arıyorduk" diye karşılık verdi, "Onları bulamayınca, Samuel'e gittik."

1.Sa.10: 15 Amcası, "Samuel sana neler söyledi, lütfen bana da anlat" dedi.

1.Sa.10: 16 Saul, "Eşeklerin bulunduğunu bize açıkça bildirdi" diye
yanıtladı. Ama Samuel'in krallıkla ilgili sözlerini amcasına açıklamadı.

1.Sa.10: 17-18 Sonra Samuel, İsrail halkını Mispa'da RAB için bir araya
getirip şöyle dedi: "İsrail'in Tanrısı RAB diyor ki, 'Ben
İsrailliler'i Mısır'dan çıkardım. Mısırlılar'ın ve size baskı
yapan bütün krallıkların elinden sizi kurtardım.

1.Sa.10: 19 Ama siz bugün bütün zorluk ve sıkıntılarınızdan sizi
kurtaran Tanrınız'a sırt çevirdiniz ve, 'Hayır, bize bir kral
ata dediniz. Şimdi RAB'bin önünde oymak oymak, boy boy dizilin."

1.Sa.10: 20 Samuel bütün İsrail oymaklarını bir bir öne çıkardı.
Bunlardan Benyamin oymağı kurayla seçildi.

1.Sa.10: 21 Sonra Benyamin oymağını boy boy öne çağırdı. Matri'nin boyu
seçildi. En sonunda da Matri boyundan Kiş oğlu Saul seçildi. Onu
aradılarsa da bulamadılar.

1.Sa.10: 22 Yine RAB'be, "O daha buraya gelmedi mi?" diye sordular.
RAB de, "O burada, eşyaların arasında saklanıyor" dedi.

1.Sa.10: 23 Bunun üzerine koşup Saul'u oradan getirdiler. Saul halkın
arasına geldi. Boyu hepsinden bir baş uzundu.

1.Sa.10: 24 Samuel halka, "RAB'bin seçtiği adamı görüyor musunuz?"
dedi, "Bütün halkın arasında bir benzeri yok."
Bunun üzerine halk, "Yaşasın kral!" diye bağırdı.

1.Sa.10: 25 Samuel krallığın ilkelerini halka açıkladı. Bunları kitap
haline getirip RAB'bin önüne koydu. Sonra herkesi evine gönderdi.

1.Sa.10: 26 Saul da Giva'ya, kendi evine döndü. Tanrı'nın
isteklendirdiği yiğitler ona eşlik ettiler.

1.Sa.10: 27 Ama bazı kötü kişiler, "O bizi nasıl kurtarabilir?" diyerek
Saul'u küçümsediler ve ona armağan vermediler. Saul ise buna aldırmadı.

 

 

Saul Ammonlular'ı Bozguna Uğratıyor

 

BÖLÜM 11

 

1.Sa.11: 1 Ammon Kralı Nahaş Yaveş-Gilat üzerine yürüyüp kenti kuşattı.
Bütün Yaveşliler, Nahaş'a, "Bizimle bir antlaşma yap, sana kulluk ederiz" dediler.

1.Sa.11: 2 Ama Ammonlu Nahaş, "Ancak bir koşulla sizinle antlaşma
yaparım" diye karşılık verdi, "Bütün İsrail halkını küçük
düşürmek için her birinizin sağ gözünü oyup çıkaracağım."

1.Sa.11: 3 Yaveş Kenti'nin ileri gelenleri ona, "İsrail'in her
bölgesine ulaklar göndermemiz için bize yedi günlük bir süre
tanı" dediler, "Eğer bizi kurtaracak kimse çıkmazsa o zaman sana
teslim oluruz."

1.Sa.11: 4 Ulaklar Saul'un yaşadığı Giva Kenti'ne gelip olanları halka
bildirince, herkes hıçkıra hıçkıra ağlamaya başladı.

1.Sa.11: 5 Tam o sırada Saul, öküzlerinin ardında, tarladan dönüyordu.
"Halka ne oldu? Neden böyle ağlıyorlar?" diye sordu.
Yaveşliler'in söylediklerini ona anlattılar.

1.Sa.11: 6 Saul bu sözleri duyunca, Tanrı'nın Ruhu güçlü bir biçimde
onun üzerine indi. Saul çok öfkelendi.

1.Sa.11: 7 Bir çift öküz alıp parçaladı. Ulaklar aracılığıyla İsrail'in
her bölgesine bu parçaları gönderip şöyle dedi: "Saul ile
Samuel'in ardınca gelmeyen herkesin öküzlerine de aynı şey
yapılacaktır." Halk RAB korkusuyla sarsıldı ve tek beden halinde yola çıktı.

1.Sa.11: 8 Saul onları Bezek'te topladı. İsrail halkı üç yüz bin,
Yahudalılar ise otuz bin kişiydi.

1.Sa.11: 9 Oraya gelen Yaveşli ulaklara şöyle dediler: "Yaveş-Gilat
halkına, 'Yarın öğleye doğru kurtarılacaksınız deyin."
Ulaklar gidip bu haberi iletince Yaveşliler sevindi.

1.Sa.11: 10 Ammonlular'a, "Yarın size teslim olacağız" dediler, "Bize
ne dilerseniz yapın."

1.Sa.11: 11 Ertesi gün Saul adamlarını üç bölüğe ayırdı. Adamlar sabah
nöbetinde Ammonlular'ın ordugahına girdi. Kırım günün en sıcak
zamanına dek sürdü. Sağ kalanlar dağıldı; iki kişi bile bir arada kalmadı.

1.Sa.11: 12 Bundan sonra halk Samuel'e, "'Saul mu bize krallık
yapacak? diyenler kimdi? Getirin onları, öldürelim" dedi.

1.Sa.11: 13 Ama Saul, "Bugün hiç kimse öldürülmeyecek" diye yanıtladı,
"Çünkü RAB bugün İsrail halkına kurtuluş verdi."

1.Sa.11: 14 Samuel halka, "Haydi, Gilgal'a gidip orada krallığı yeniden
onaylayalım" dedi.

1.Sa.11: 15 Böylece bütün halk Gilgal'a gidip RAB'bin önünde Saul'un
kral olduğunu onayladı. Orada, RAB'bin önünde esenlik kurbanları
kestiler; Saul da bütün İsrailliler de büyük bir sevinç yaşadılar.

 

 

Samuel'in Söylevi

 

BÖLÜM 12

 

1.Sa.12: 1 Bundan sonra Samuel İsrail halkına şöyle dedi: "Bana
söylediğiniz her şeye kulak verdim: Size bir kral atadım.

1.Sa.12: 2 Şimdi size önderlik yapan bir kralınız var. Bense yaşlandım, saçım ağardı. Oğullarım da sizlerle birlikte. Gençliğimden bu güne dek size önderlik yaptım.

1.Sa.12: 3 İşte karşınızda duruyorum. Hanginizin öküzünü aldım? Kimin
eşeğine el koydum? Kimi dolandırdım? Kime baskı yaptım? Göz
yummak için kimden rüşvet aldım? RAB'bin ve O'nun meshettiğinin*
önünde bana karşı tanıklık edin de size karşılığını vereyim."

1.Sa.12: 4 Halk, "Bizi dolandırmadın" diye karşılık verdi, "Bize baskı
da yapmadın. Kimsenin elinden hiçbir şey almadın."

1.Sa.12: 5 Samuel, "Bana karşı bir şey bulamadığınıza bugün hem RAB,
hem de O'nun meshettiği kral tanıktır" dedi. "Evet, tanıktır" dediler.

1.Sa.12: 6 Samuel konuşmasını şöyle sürdürdü: "Musa ile Harun'u
görevlendiren, atalarınızı Mısır'dan çıkaran RAB'dir.

1.Sa.12: 7 Şimdi burada durun, RAB'bin önünde, O'nun sizi ve
atalarınızı tekrar tekrar nasıl kurtardığına dair kanıtlar göstereyim size.

1.Sa.12: 8 "Yakup Mısır'a gittikten sonra, atalarınız RAB'be yakardı. O da atalarınızı Mısır'dan çıkarıp burada yerleşmelerini sağlayan Musa ile Harun'u gönderdi.

1.Sa.12: 9 Ama atalarınız Tanrıları RAB'bi unuttular. Bu yüzden RAB
onları Hasor ordusunun komutanı Sisera'nın, Filistliler'in ve Moav Kralı'nın eline teslim etti. Bunlar atalarınıza karşı savaştılar.

1.Sa.12: 10 Atalarınız RAB'be, 'Günah işledik; RAB'bi bırakıp Baal'ın*
ve Aştoret'in* putlarına kulluk ettik. Ama şimdi bizi düşmanlarımızın elinden kurtar, sana kulluk edeceğiz diye seslendiler.

1.Sa.12: 11 RAB de Yerubbaal'ı*fo*, Bedan'ı*fö*, Yiftah'ı ve ben
Samuel'i*fp* gönderdi. Güvenlik içinde yaşamanız için sizi saran
düşmanlarınızın elinden kurtardı.
D Not 12:11 "Yerubbaal", yani "Gidyon".
12:11 Masoretik metin "Bedan", Septuaginta, Süryanice "Barak".
12:11 Masoretik metin "Ben Samuel'i", Septuaginta "Şimşon'u".

1.Sa.12: 12 "Ama siz Ammon Kralı Nahaş'ın üzerinize yürüdüğünü görünce,
Tanrınız RAB kralınız olduğu halde bana, 'Hayır, bize bir kral
önderlik yapacak dediniz.

1.Sa.12: 13 İşte seçtiğiniz, dilediğiniz kral! Evet, RAB size bir kral verdi.

1.Sa.12: 14 Eğer RAB'den korkar, O'na kulluk ederseniz, O'nun sözünü
dinleyip buyruklarına karşı gelmezseniz, hem siz hem de önderiniz
olacak kral Tanrınız RAB'bin ardınca giderseniz, ne âlâ!

1.Sa.12: 15 Ama RAB'bin sözünü dinlemez, buyruklarına karşı gelirseniz,
RAB kralınızı*fr* cezalandırdığı gibi sizi de cezalandıracaktır.
D Not 12:15 Septuaginta "Kralınızı", Masoretik metin "Atalarınızı".

1.Sa.12: 16 "Şimdi olduğunuz yerde durun ve RAB'bin gözlerinizin önünde
yapacağı şu olağanüstü olayı görün.

1.Sa.12: 17 Bugün buğday biçme zamanı değil mi? Göğü gürletsin, yağmur
yağdırsın diye RAB'be yalvaracağım. Böylece bir kral istemekle yaptığınız kötülüğün RAB'bin gözünde ne denli büyük olduğunu iyice anlayacaksınız."

1.Sa.12: 18 Samuel RAB'be yalvardı ve RAB o gün göğü gürletti, yağmur
yağdırdı. Halk RAB'den de Samuel'den de çok korktu.

1.Sa.12: 19 Bunun üzerine Samuel'e, "Yok olmayalım diye, biz kulların
için Tanrın RAB'be yakar" dediler, "Çünkü bütün günahlarımıza
kendimize bir kral istemek kötülüğünü de ekledik."

1.Sa.12: 20 Samuel halka, "Korkmayın" dedi, "Siz bu büyük kötülüğü
yaptınız, ama yine de RAB'bin ardınca gitmekten vazgeçmeyin;
tersine, bütün yüreğinizle RAB'be kulluk edin.

1.Sa.12: 21 Kimseyi kurtaramayan yararsız putların ardınca gitmeyin;
çünkü onlar değersizdir.

1.Sa.12: 22 RAB görkemli adının hatırına halkını bırakmayacak. Çünkü
sizi kendi halkı kılmaktan hoşnut kaldı.

1.Sa.12: 23 Bana gelince, sizin için RAB'be yalvarmaktan vazgeçip O'na
karşı günah işlemek benden uzak olsun! Ancak size iyi ve doğru
yolu öğreteceğim.

1.Sa.12: 24 Yalnız RAB'den korkun, O'na bağlılıkla ve bütün yüreğinizle
kulluk edin. O'nun sizler için ne görkemli işler yaptığını bir düşünün!

1.Sa.12: 25 Ama kötülük yapmayı sürdürürseniz, hem siz yok olacaksınız,
hem de kralınız."

 

 

Samuel Saul'u Paylıyor

 

BÖLÜM 13

 

1.Sa.13: 1 Saul*fs* İsrail'de iki yıl krallık yaptıktan sonra
D Not 13:1 "Saul": Masoretik metinde "... yaşında kral olan Saul" cümlesindeki rakamın düştüğü sanılıyor.

1.Sa.13: 2 halktan üç bin kişi seçti. Bunlardan iki binini Mikmas ve Beytel'in dağlık bölgesinde yanına aldı. Binini de Benyamin oymağına ait Giva Kenti'nde Yonatan'ın yanına bıraktı. Halktan geri kalanları evlerine gönderdi.

1.Sa.13: 3 Yonatan Giva'daki Filist birliğini yendi. Filistliler bunu duydular. Saul, bütün ülkede boru çaldırarak, "İbraniler bu haberi duysun" dedi.

1.Sa.13: 4 Böylece İsrailliler'in hepsi Saul'un Filist birliğini
yendiğini ve Filistliler'in İsrailliler'den iğrendiğini duydu.
Bunun üzerine halk Gilgal'da Saul'un çevresinde toplandı.

1.Sa.13: 5 Filistliler İsrailliler'le savaşmak üzere toplandılar. Otuz
bin*fş* savaş arabası, altı bin atlı asker ve kıyılardaki kum
kadar kalabalık bir orduya sahiptiler. Gidip Beytaven'in
doğusundaki Mikmas'ta ordugah kurdular.
D Not 13:5 Masoretik metin "Otuz bin", Süryanice "Üç bin".

1.Sa.13: 6 Durumlarının tehlikeli olduğunu ve askerlerinin
sıkıştırıldığını gören İsrailliler, mağaralarda, çalılıklarda,
kayalıklarda, çukurlarda, sarnıçlarda gizlendiler.

1.Sa.13: 7 Bazı İbraniler de Şeria Irmağı'ndan Gad ve Gilat bölgesine
geçti. Ama Saul daha Gilgal'daydı. Bütün askerler onu titreyerek izliyordu.

1.Sa.13: 8 Saul, Samuel tarafından belirlenen süreye uyarak, yedi gün
bekledi. Ama Samuel Gilgal'a gelmeyince, halk Saul'un yanından dağılmaya başladı.

1.Sa.13: 9 Saul, "Yakmalık sunuları* ve esenlik sunularını* bana
getirin" dedi. Sonra yakmalık sunuyu sundu.

1.Sa.13: 10 Saul yakmalık sununun sunulmasını bitirir bitirmez Samuel
geldi. Saul selamlamak için onu karşılamaya çıktı.

1.Sa.13: 11 Samuel, "Ne yaptın?" diye sordu. Saul, "Halk yanımdan dağılıyordu" diye karşılık verdi, "Sen de belirlenen gün gelmedin. Üstelik Filistliler Mikmas'ta
toplandılar. Bunları görünce,

1.Sa.13: 12 'Şimdi Filistliler Gilgal'da üzerime yürüyecek; oysa ben
RAB'bin yardımını dilememiştim diye düşündüm. Bu nedenle,
yakmalık sunuyu sunma gerekliliğini duydum."

1.Sa.13: 13 Samuel, "Akılsızca davrandın" dedi, "Tanrın RAB'bin sana
verdiği buyruğa uymadın; yoksa, RAB İsrail üzerinde senin
krallığının sonsuza dek sürmesini sağlayacaktı.

1.Sa.13: 14 Ama artık krallığın sürmeyecek. RAB kendi gönlüne uygun
birini arayıp onu kendi halkına önder olarak atamaya kararlı.
Çünkü sen RAB'bin buyruğunu tutmadın."

1.Sa.13: 15 Bundan sonra Samuel Gilgal'dan ayrılarak Benyaminoğulları'nın Giva Kenti'ne gitti*ft*. Saul yanında kalan halkı saydı; yaklaşık altı yüz kişiydi.
D Not 13:15 Masoretik metin "Benyaminoğulları'nın Giva Kenti'ne gitti", Septuaginta "Yoluna gitti. Halkın kalan kısmı ise orduya katılmak üzere Saul'u izledi. Gilgal'dan ayrılıp Benyaminoğulları'nın Giva Kenti'ne gittiler."

1.Sa.13: 16 Saul, oğlu Yonatan ve yanlarındaki halk
Benyaminoğulları'nın bölgesindeki Giva'da kalıyorlardı.
Filistliler ise Mikmas'ta ordugah kurmuşlardı.

1.Sa.13: 17 Akıncılar üç koldan Filistliler'in ordugahından çıktılar.
Kollardan biri Şual bölgesindeki Ofra'ya,

1.Sa.13: 18 biri Beythoron'a, öbürü ise çöle, Sevoyim Vadisi'ne bakan
sınıra doğru ilerledi.

1.Sa.13: 19 Bütün İsrail ülkesinde bir tek demirci yoktu. Filistliler,
"İbraniler kılıç, mızrak yapmasın" demişlerdi.

1.Sa.13: 20 Bu nedenle bütün İsrailliler saban demirlerini, kazma,
balta ve oraklarını*fu* biletmek için Filistliler'e gitmek zorundaydılar.
D Not 13:20 Septuaginta "Oraklarını", Masoretik metin "Saban demirlerini".

1.Sa.13: 21 Saban demiriyle kazmanın bileme fiyatı, şekelin üçte ikisi*fü* kadardı. Beller, baltalar, üvendireler için istenilen fiyat ise şekelin üçte biriydi*fv*.
D Not 13:21 "Şekelin üçte ikisi": Yaklaşık 8 gr.
13:21 "Şekelin üçte biri": Yaklaşık 4 gr.

1.Sa.13: 22 İşte bu yüzden, savaş sırasında Saul ile Yonatan dışında,
yanlarındaki hiç kimsenin elinde kılıç, mızrak yoktu.

Filistliler'e Karşı Savaş

1.Sa.13: 23 O sırada Filistliler'in bir kolu Mikmas Geçidi'ne çıkmıştı.


BÖLÜM 14

 

1.Sa.14: 1 Bir gün Saul oğlu Yonatan, silahını taşıyan genç hizmetkârına, "Gel, karşı taraftaki Filist ordugahına geçelim" dedi. Ama bunu babasına haber vermedi.

1.Sa.14: 2 Saul, Giva Kenti yakınındaki Migron'da bir nar ağacının
altında oturmaktaydı. Yanında altı yüz kadar asker vardı.

1.Sa.14: 3 Efod* giymiş olan Ahiya da aralarındaydı. Ahiya Şilo'da
RAB'bin kâhini olan Eli oğlu Pinehas oğlu İkavot'un erkek kardeşi
Ahituv'un oğluydu. Halk Yonatan'ın gittiğini farketmemişti.

1.Sa.14: 4 Yonatan'ın Filist ordugahına ulaşmak için geçmeyi
tasarladığı geçidin her iki yanında iki sivri kaya vardı; birine
Boses, öbürüne Sene denirdi.

1.Sa.14: 5 Kayalardan biri kuzeyde Mikmas'a, öbürü güneyde Giva'ya
bakardı.

1.Sa.14: 6 Yonatan silahını taşıyan genç hizmetkârına, "Gel, şu
sünnetsizlerin* ordugahına gidelim" dedi, "Belki RAB bizim için
bir şeyler yapar. Çünkü gerek çoklukta, gerekse azlıkta RAB'bin
zafere ulaştırmasına engel yoktur."

1.Sa.14: 7 Silahını taşıyan genç, "Ne düşünüyorsan öyle yap" diye
yanıtladı, "Haydi yürü! Düşündüğün her şeyde seninleyim."

1.Sa.14: 8 Yonatan, "Bu adamlara gidelim, bizi görsünler" dedi,

1.Sa.14: 9 "Eğer bize, 'Yanınıza gelene dek bekleyin derlerse,
olduğumuz yerde kalırız, gitmeyiz.

1.Sa.14: 10 Ama, 'Yanımıza gelin derlerse, gideriz. Çünkü bu, RAB'bin
Filistliler'i elimize teslim ettiğine ilişkin bir belirti olacak bizim için."

1.Sa.14: 11 Böylece ikisi de Filistliler'in askerlerine göründüler.
Filistliler, "Bakın! İbraniler gizlendikleri çukurlardan çıkmaya başlıyor!" dediler.

1.Sa.14: 12 Sonra Yonatan'la silahını taşıyan gence, "Buraya, yanımıza
gelin, size bir şey söyleyeceğiz" diye seslendiler. Bunun üzerine Yonatan silahını taşıyana, "Ardımdan gel" dedi, "RAB onları İsrailliler'in eline teslim etti."

1.Sa.14: 13 Yonatan elleriyle ayaklarını kullanarak yukarıya tırmandı;
silahını taşıyan genç de onu izledi. Yonatan Filistliler'i yenilgiye uğrattı. Silahını taşıyan genç de onu izliyor ve Filistliler'i öldürüyordu.

1.Sa.14: 14 Yonatan'la silahını taşıyan genç bu ilk saldırıda iki
dönümlük*fy* bir alanda yirmi kadar asker öldürdüler.
D Not 14:14 "İki dönüm": İbranice "Yarım semet".

1.Sa.14: 15 Ordugahta ve kırsal alanda bütün Filist halkı arasında
dehşet hüküm sürüyordu. Askerlerle akıncılar bile titriyordu.
Derken yer sarsıldı; sanki Tanrı'dan gelen bir titremeydi bu.

1.Sa.14: 16 Benyamin topraklarındaki Giva Kenti'nde Saul'un nöbetçileri
büyük bir kalabalığın oraya buraya dağıldığını gördüler.

1.Sa.14: 17 Bunun üzerine Saul yanındaki adamlara, "Yoklama yapın da
aramızdan kimin ayrıldığını görün" dedi. Yoklama yapılınca
Yonatan'la silahını taşıyan gencin orada olmadığını anladılar.

1.Sa.14: 18 Saul Ahiya'ya, "Tanrı'nın Sandığı'nı*fz* getir" dedi. O
sırada Tanrı'nın Sandığı*fz* İsrail halkındaydı.
D Not 14:18 Masoretik metin "Tanrı'nın Sandığı", Septuaginta "Efod".

1.Sa.14: 19 Saul kâhinle konuşurken, Filistliler'in ordugahındaki
kargaşa da giderek artmaktaydı. Bunun üzerine Saul kâhine, "Elini çek" dedi.

1.Sa.14: 20 Saul'la yanındaki askerlerin tümü toplanıp savaş alanına
gittiler. Orada büyük bir kargaşa vardı. Herkes birbirine kılıç çekiyordu.

1.Sa.14: 21 Daha önce Filistliler'in yanında yer alıp onların
ordugahına katılan İbraniler bile saf değiştirerek Saul'la
Yonatan'ın yanındaki İsrail birliklerine katıldılar.

1.Sa.14: 22 Efrayim dağlık bölgesinde gizlenen İsrailliler de Filistliler'in kaçtığını duyunca onları savaş alanında kovalamaya başladılar.

1.Sa.14: 23 Böylece RAB İsrail'i o gün zafere ulaştırdı. Savaş
Beytaven'in ötesine dek yayıldı.

1.Sa.14: 24 O gün İsrailliler bitkindi. Çünkü Saul, "Ben düşmanlarımdan
öç alıncaya kadar, akşama dek kim yemek yerse lanetli olsun!"
diye halka ant içirmişti. Bu yüzden de kimse bir şey yememişti.

1.Sa.14: 25-26 Derken, her yanı bal dolu bir ormana vardılar. Askerler
ormana girince, toprakta akan balları gördüler. Ne var ki,
içtikleri anttan korktukları için hiçbiri bala dokunmadı.

1.Sa.14: 27 Yonatan babasının halka ant içirdiğini duymamıştı. Elindeki
değneği uzatıp ucunu bal gümecine batırdı. Biraz bal tadar tatmaz gözleri parladı.

1.Sa.14: 28 Bunun üzerine oradakilerden biri Yonatan'a, "Baban
askerlere, 'Bugün kim yemek yerse lanetli olsun diye ant içirdi"
dedi, "Askerlerin bitkin düşmesi de bundan."

1.Sa.14: 29 Yonatan, "Babam halka sıkıntı verdi" diye yanıtladı,
"Bakın, bu baldan biraz tadınca gözlerim nasıl da parladı!

1.Sa.14: 30 Bugün halk düşmanlarından yağmaladığı yiyeceklerden özgürce
yeseydi, çok daha iyi olurdu! O zaman Filistliler'in yenilgisi de daha ağır olmaz mıydı?"

1.Sa.14: 31 O gün İsrailliler, Filistliler'i Mikmas'tan Ayalon'a kadar
yenilgiye uğrattılar. Ama İsrail askerleri o kadar bitkindi ki,

1.Sa.14: 32 yağmaladıkları mallara saldırdılar; davarları, sığırları,
buzağıları yakaladıkları gibi hemen oracıkta kesip kanını akıtmadan yediler.

1.Sa.14: 33 Durumu Saul'a bildirerek, "Bak, askerlerin kanlı eti yemekle RAB'be karşı günah işliyor!" dediler. Bunun üzerine Saul, "Hainlik ettiniz!" dedi, "Hemen büyük bir taş yuvarlayın bana."

1.Sa.14: 34 Sonra ekledi: "Halkın arasına varıp herkesin öküzünü, koyununu bana getirmesini söyleyin. Onları burada kesip yesinler. Eti kanıyla birlikte yiyerek RAB'be karşı günah işlemeyin." O gece herkes öküzünü getirip orada kesti.

1.Sa.14: 35 O sırada Saul RAB'be bir sunak yaptı. RAB'be yaptığı ilk sunaktı bu.

1.Sa.14: 36 Saul adamlarına, "Haydi, bu gece Filistliler'e saldıralım" dedi, "Tan ağarıncaya dek mallarını yağmalayalım, onlardan bir tekini bile sağ bırakmayalım." Adamlar, "Sence uygun olan neyse onu yap" diye karşılık verdiler. Ama kâhin, "Burada Tanrı'ya danışalım" dedi.

1.Sa.14: 37 Bunun üzerine Saul Tanrı'ya, "Filistliler'e saldırmaya gideyim mi? Onları İsrailliler'in eline teslim edecek misin?" diye sordu. Ama Tanrı o gün yanıt vermedi.

1.Sa.14: 38 Bunun için Saul, "Ey halkın önderleri! Buraya yaklaşın da bugün işlenen bu günahın nasıl işlendiğini ortaya çıkaralım" dedi,

1.Sa.14: 39 "İsrail'i kurtaran yaşayan RAB'bin adıyla derim ki, bu günaha yol açan oğlum Yonatan bile olsa kesinlikle öldürülecektir." Ama kimse bir şey söylemedi.

1.Sa.14: 40 Bunun üzerine Saul halka, "Siz bir yanda durun, oğlum Yonatan'la ben öbür yanda duracağız" dedi. Halk, "Sence uygun olan neyse onu yap" diye karşılık verdi.1.Sa.14: 41 Saul İsrail'in Tanrısı RAB'be, "Bana doğru yanıtı ver" dedi*fa*. Kura Yonatan'la Saul'a düştü, halk aklandı.
D Not 14:41 Masoretik metin "Saul İsrail'in Tanrısı RAB'be, 'Bana doğru yanıtı ver dedi.", Septuaginta "Saul, 'Ey İsrail'in Tanrısı RAB, bugün neden kuluna yanıt vermedin? Suç bende ya da oğlum Yonatan'daysa, ey İsrail Tanrısı RAB, Urim'i* ver. Yok eğer suç halkın İsrail'deyse Tummim'i ver dedi." Yonatan, "Ben yalnızca elimdeki değneğin ucuyla biraz bal alıp tattım. Şimdi ölmem mi gerek?" diye karşılık verdi.

1.Sa.14: 42 Saul bu kez, "Benimle oğlum Yonatan arasında kura çekin" dedi. Kura Yonatan'a düştü.

1.Sa.14: 43 Bunun üzerine Saul Yonatan'a, "Söyle bana, ne yaptın?" diye sordu.

1.Sa.14: 44 Saul, "Yonatan, eğer seni öldürtmezsem, Tanrı bana aynısını, hatta daha kötüsünü yapsın!" dedi.

1.Sa.14: 45 Ama halk Saul'a, "İsrail'i bu büyük zafere ulaştıran Yonatan'ı mı öldürteceksin?" dedi, "Asla! Yaşayan RAB'bin adıyla deriz ki, saçının bir teline bile zarar gelmeyecektir. Çünkü bugün o ne yaptıysa Tanrı'nın yardımıyla yapmıştır." Böylece halk Yonatan'ı öldürülmekten kurtardı.

1.Sa.14: 46 Bundan sonra Saul Filistliler'i kovalamaktan vazgeçti. Filistinliler de yerlerine döndüler.

1.Sa.14: 47 Saul İsrail'e kral atandıktan sonra, her yandaki düşmanlarına -Moav, Ammon, Edom halkları, Sova kralları ve Filistliler'e- karşı savaştı. Gittiği her yerde zafer kazandı*fb*.
D Not 14:47 Septuaginta "Zafer kazandı", Masoretik metin "Zarar verdi".

1.Sa.14: 48 Yiğitçe savaşarak Amalekliler'i yenilgiye uğrattı, İsrailliler'i düşmanın yağmasından kurtardı.

1.Sa.14: 49 Saul'un oğulları Yonatan, Yişvi ve Malkişua idi. İki kızından büyüğünün adı Merav, küçüğünün adı Mikal'dı.

1.Sa.14: 50 Karısı, Ahimaas'ın kızı Ahinoam'dı. Ordusunun başkomutanı amcası Ner oğlu Avner'di.

1.Sa.14: 51 Saul'un babası Kiş'le Avner'in babası Ner, Aviel'in oğullarıydı.

1.Sa.14: 52 Saul yaşamı boyunca Filistliler'le kıyasıya savaştı. Nerede yiğit, güçlü birini görse kendi ordusuna kattı.

(kutsalkitap.tk)