Zamanda geriye doğru yolculuk yapmanın en kısa yolu tarih okumaktır

 

 

 

1.SAMUEL

 

Samuel'in Doğumu

 

BÖLÜM 1

 

1.Sa.1: 1 Efrayim dağlık bölgesindeki Ramatayim Kasabası'nda yaşayan, Efrayim oymağının Suf boyundan Yeroham oğlu Elihu oğlu Tohu oğlu Suf oğlu Elkana adında bir adam vardı.

1.Sa.1: 2 Elkana'nın Hanna ve Peninna adında iki karısı vardı. Peninna'nın çocukları olduğu halde, Hanna'nın çocuğu olmuyordu.

1.Sa.1: 3 Elkana Her Şeye Egemen RAB'be tapınıp kurban sunmak üzere her yıl kendi kentinden Şilo'ya giderdi. Eli'nin RAB'bin kâhinleri* olan Hofni ve Pinehas adındaki iki oğlu da oradaydı.

1.Sa.1: 4 Elkana kurban sunduğu gün karısı Peninna'ya ve oğullarıyla kızlarına etten birer pay verirken,

1.Sa.1: 5 Hanna'ya iki pay verirdi. Çünkü RAB Hanna'nın rahmini kapamasına karşın, Elkana onu severdi.

1.Sa.1: 6 Ama RAB Hanna'nın rahmini kapadığından, kuması Peninna Hanna'yı öfkelendirmek için ona sürekli sataşırdı.

1.Sa.1: 7 Bu yıllarca böyle sürdü. Hanna RAB'bin Tapınağı'na her gittiğinde kuması ona sataşırdı. Böylece Hanna ağlar, yemek yemezdi.

1.Sa.1: 8 Kocası Elkana, "Hanna, neden ağlıyorsun, neden yemek yemiyorsun?" derdi, "Neden bu kadar üzgünsün? Ben senin için on oğuldan daha iyi değil miyim?"

1.Sa.1: 9 Bir gün onlar Şilo'da yiyip içtikten sonra, Hanna kalktı. Kâhin Eli RAB'bin Tapınağı'nın kapı sövesi yanındaki sandalyede oturuyordu.

1.Sa.1: 10 Hanna, gönlü buruk, acı acı ağlayarak RAB'be yakardı

1.Sa.1: 11 ve şu adağı adadı: "Ey Her Şeye Egemen RAB, kulunun üzüntüsüne gerçekten bakıp beni anımsar, kulunu unutmayıp bana bir erkek çocuk verirsen, yaşamı boyunca onu sana adayacağım. Onun başına hiç ustura değmeyecek*fa*."
D Not 1:11 Eski Antlaşma'da saçın kesilmemesi, Tanrı'ya adanmış kişinin belirtisiydi (bkz. Say.6:5).

1.Sa.1: 12 Hanna RAB'be yakarışını sürdürürken, Eli onun dudaklarını
gözetliyordu.

1.Sa.1: 13 Hanna içinden yakarıyor, yalnız dudakları kımıldıyor, sesi
duyulmuyordu. Bu yüzden Eli, Hanna'yı sarhoş sanarak,

1.Sa.1: 14 "Sarhoşluğunu ne zamana dek sürdüreceksin? Artık şarabı
bırak" dedi.

1.Sa.1: 15 Hanna, "Ah, öyle değil efendim!" diye yanıtladı, "Ben
yüreği acılarla dolu bir kadınım. Ne şarap içtim, ne de başka bir
içki. Sadece yüreğimi RAB'be döküyordum.

1.Sa.1: 16 Kulunu kötü bir kadın sanma. Yakarışımı şimdiye dek
sürdürmemin nedeni çok kaygılı, üzüntülü olmamdır."

1.Sa.1: 17 Eli, "Öyleyse esenlikle git" dedi, "İsrail'in Tanrısı dileğini yerine getirsin."

1.Sa.1: 18 Hanna, "Senin gözünde lütuf bulayım" deyip yoluna gitti.
Sonra yemek yedi. Artık üzgün değildi.

1.Sa.1: 19 Ertesi sabah erkenden kalkıp RAB'be tapındılar. Ondan sonra Rama'daki evlerine döndüler. Elkana karısı Hanna'yla birleşti ve RAB Hanna'yı anımsadı.

1.Sa.1: 20 Zamanı gelince Hanna gebe kaldı ve bir erkek çocuk doğurdu.
"Onu RAB'den diledim" diyerek adını Samuel*fb* koydu.
D Not 1:20 "Samuel": "Tanrı duyar" anlamına gelir. Hanna Samuel'i Tanrı'ya Adıyor

1.Sa.1: 21 Elkana RAB'be yıllık kurbanını ve adağını sunmak üzere ev
halkıyla birlikte Şilo'ya gitti.

1.Sa.1: 22 Ama Hanna gitmedi. Kocasına, "Çocuk sütten kesildikten
sonra onu RAB'bin hizmetinde bulunmak üzere götüreceğim. Yaşamı
boyunca orada kalacak" dedi.

1.Sa.1: 23 Kocası Elkana, "Nasıl istersen öyle yap" diye karşılık verdi, "Çocuk sütten kesilinceye dek burada kal. RAB sözünü yerine getirsin." Böylece Hanna oğlu sütten kesilinceye dek evde kalıp onu emzirdi.

1.Sa.1: 24 Küçük çocuk sütten kesildikten sonra Hanna üç yaşında bir boğa*fc*, bir efa*fç* un ve bir tulum şarap alarak onu kendisiyle birlikte RAB'bin Şilo'daki tapınağına götürdü.
D Not 1:24 Septuaginta, Kumran, Süryanice "Üç yaşında bir boğa", Masoretik metin "Üç boğa".
1:24 "Bir efa": Yaklaşık 13.2 kg.

1.Sa.1: 25 Boğayı kestikten sonra çocuğu Eli'ye getirdiler.

1.Sa.1: 26 Hanna, "Ey efendim, yaşamın hakkı için derim ki, burada yanında durup RAB'be yakaran kadınım ben" dedi,

1.Sa.1: 27 "Bu çocuk için yakarmıştım; RAB dileğimi yerine getirdi.

1.Sa.1: 28 Ben de onu RAB'be adıyorum. Yaşamı boyunca RAB'be adanmış
kalacaktır." Sonra çocuk orada RAB'be tapındı.

 

 

Hanna'nın Duası

 

BÖLÜM 2

 

1.Sa.2: 1 Hanna şöyle dua etti: "Yüreğim RAB'de bulduğum sevinçle coşuyor; Gücümü*fd* yükselten RAB'dir. Düşmanlarımın karşısında övünüyor, Kurtarışınla seviniyorum!
D Not 2:1 "Gücümü": İbranice "Boynuzumu".

1.Sa.2: 2 Kutsallıkta RAB'bin benzeri yok, Evet, senin gibisi yok, ya RAB! Tanrımız gibi dayanak yok.

1.Sa.2: 3 Artık büyük konuşmayın,
Ağzınızdan küstahça sözler çıkmasın.
Çünkü RAB her şeyi bilen Tanrı'dır;
O'dur davranışları tartan.

1.Sa.2: 4 Güçlülerin yayları kırılır;
Güçsüzlerse güçle donatılır.

1.Sa.2: 5 Toklar yiyecek uğruna gündelikçi olur,
Açlar doyurulur.
Kısır kadın yedi çocuk doğururken,
Çok çocuklu kadın kimsesiz kalır.

1.Sa.2: 6 RAB öldürür de diriltir de,
Ölüler diyarına indirir ve çıkarır.

1.Sa.2: 7 O kimini yoksul, kimini varsıl kılar;
Kimini alçaltır, kimini yükseltir.

1.Sa.2: 8 Düşkünü yerden kaldırır,
Yoksulu çöplükten çıkarır;
Soylularla oturtsun
Ve kendilerine onur tahtını miras olarak bağışlasın diye.
Çünkü yeryüzünün temelleri RAB'bindir,
O dünyayı onların üzerine kurmuştur.

1.Sa.2: 9 RAB sadık kullarının adımlarını korur,
Ama kötüler karanlıkta susturulur.
Çünkü güçle zafere ulaşamaz insan.

1.Sa.2: 10 RAB'be karşı gelenler paramparça olacak,
RAB onlara karşı gökleri gürletecek,
Bütün dünyayı yargılayacak,
Kralını güçle donatacak,
Meshettiği* kralın gücünü yükseltecek."

1.Sa.2: 11 Sonra Elkana Rama'ya, evine döndü. Küçük Samuel ise Kâhin
Eli'nin gözetiminde RAB'bin hizmetinde kaldı.
Eli'nin Oğullarının Yaptığı Kötülükler

1.Sa.2: 12-13 Eli'nin oğulları değersiz kişilerdi. RAB'bi ve
kâhinlerin halkla ilgili kurallarını önemsemiyorlardı. Biri
sunduğu kurbanın etini haşlarken, kâhinin hizmetkârı elinde üç
dişli büyük bir çatalla gelir,

1.Sa.2: 14 çatalı kap, tencere, tava ya da kazana daldırırdı. Çatalla
çıkarılan her şey kâhin için ayırılırdı. Şilo'ya gelen
İsrailliler'in hepsine böyle davranırlardı.

1.Sa.2: 15 Üstelik kurbanın yağları yakılmadan önce, kâhinin
hizmetkârı gelip kurban sunan adama, "Kâhine kızartmalık et ver.
Senden haşlanmış et değil, çiğ et alacak" derdi.

1.Sa.2: 16 Kurban sunan, "Önce hayvanın yağları yakılmalı, sonra
dilediğin kadar al" diyecek olsa, hizmetkâr, "Hayır, şimdi
vereceksin, yoksa zorla alırım" diye karşılık verirdi.

1.Sa.2: 17 Gençlerin RAB'be karşı işledikleri günah çok büyüktü; çünkü
RAB'be sunulan sunuları küçümsüyorlardı.

1.Sa.2: 18 Bu arada genç Samuel, keten efod* giymiş, RAB'bin önünde
hizmet ediyordu.

1.Sa.2: 19 Yıllık kurbanı sunmak için annesi her yıl kocasıyla
birlikte oraya gider, diktiği cüppeyi oğluna getirirdi.

1.Sa.2: 20 Kâhin Eli de, Elkana ile karısına iyi dilekte bulunarak,
"Dilediği ve RAB'be adadığı çocuğun yerine RAB sana bu kadından
başka çocuklar versin" derdi. Bundan sonra evlerine dönerlerdi.

1.Sa.2: 21 RAB'bin lütfuna eren Hanna gebe kalıp üç erkek, iki kız
daha doğurdu. Küçük Samuel ise RAB'bin hizmetinde büyüdü.

1.Sa.2: 22 Eli artık çok yaşlanmıştı. Oğullarının İsrailliler'e bütün
yaptıklarını, Buluşma Çadırı'nın girişinde görevli kadınlarla
düşüp kalktıklarını duymuştu.

1.Sa.2: 23 Onlara, "Neden böyle şeyler yapıyorsunuz?" dedi,
"Yaptığınız kötülükleri herkesten işitiyorum.

1.Sa.2: 24 Olmaz bu, oğullarım! RAB'bin halkı arasında yayıldığını
duyduğum haber iyi değil.

1.Sa.2: 25 İnsan insana karşı günah işlerse, Tanrı onun için aracılık
yapar. Ama RAB'be karşı günah işleyeni kim savunacak?" Ne var ki,
onlar babalarının sözünü dinlemediler. Çünkü RAB onları öldürmek istiyordu.

1.Sa.2: 26 Bu arada giderek büyüyen genç Samuel RAB'bin de halkın da
beğenisini kazanmaktaydı.

Eli'nin Oğullarına Karşı Peygamberlik Sözü

1.Sa.2: 27 O sıralarda bir Tanrı adamı Eli'ye gelip şöyle dedi: "RAB
diyor ki, 'Atan ve soyu Mısır'da firavunun halkına kölelik
ederken kendimi onlara açıkça göstermedim mi?

1.Sa.2: 28 Sunağıma çıkması, buhur yakıp önümde efod* giymesi için
bütün İsrail oymakları arasından yalnız atanı kendime kâhin seçtim. Üstelik İsrailliler'in yakılan bütün sunularını da atanın soyuna verdim.

1.Sa.2: 29 Öyleyse neden konutum için buyurduğum kurbanı ve sunuyu
küçümsüyorsunuz? Halkım İsrail'in sunduğu bütün sunuların en iyi kısımlarıyla kendinizi semirterek neden oğullarını benden daha çok sayıyorsun?

1.Sa.2: 30 "Bu nedenle İsrail'in Tanrısı RAB şöyle diyor: 'Gerçekten,
ailen ve atanın soyu sonsuza dek bana hizmet edecekler demiştim. Ama şimdi RAB şöyle buyuruyor: 'Bu benden uzak olsun! Beni onurlandıranı ben de onurlandırırım. Ama beni saymayan küçük düşürülecek.

1.Sa.2: 31 Soyundan hiç kimsenin yaşlanacak kadar yaşamaması için
senin ve atanın soyunun gücünü kıracağım günler yaklaşıyor.

1.Sa.2: 32 İsrail'e yapılacak bütün iyiliğe karşın, sen konutumda
sıkıntı göreceksin. Artık soyundan hiç kimse yaşlanacak kadar yaşamayacak.

1.Sa.2: 33 Sunağımdan bütün soyunu yok edeceğim, yalnız bir kişiyi esirgeyeceğim. Gözleri ağlamaktan kör olacak, yüreği yanacak*fe*. Ama soyundan gelenlerin hepsi kılıçla*ff* ölecekler.
D Not 2:33 Septuaginta, Kumran "Sunağımdan bütün soyunu yok
edeceğim, yalnız bir kişiyi esirgeyeceğim. Gözleri ağlamaktan kör
olacak, yüreği yanacak", Masoretik metin "Gözlerini körleştirmek
ve sana sıkıntı vermek için sunağımdan bütün soyunu yok
etmeyeceğim, yalnız birini esirgeyeceğim".
2:33 Septuaginta, Kumran "Kılıçla", Masoretik metin "Adamlar
olarak".

1.Sa.2: 34 İki oğlun Hofni ile Pinehas'ın başına gelecek olay senin
için bir belirti olacak: İkisi de aynı gün ölecek.

1.Sa.2: 35 İsteklerimi ve amaçlarımı yerine getirecek güvenilir bir
kâhin çıkaracağım kendime. Onun soyunu sürdüreceğim; o da
meshettiğim* kişinin önünde sürekli hizmet edecek.

1.Sa.2: 36 Ailenden sağ kalan herkes bir parça gümüş ve bir somun
ekmek için gelip ona boyun eğecek ve, Ne olur, karın tokluğuna
beni herhangi bir kâhinlik görevine ata! diye yalvaracak."

 

 

Tanrı'nın Samuel'e Seslenişi

 

BÖLÜM 3

 

1.Sa.3: 1 Genç Samuel Eli'nin yönetimi altında RAB'be hizmet ediyordu.
O günlerde RAB'bin sözü seyrek geliyordu; görümler de azalmıştı.

1.Sa.3: 2 Bir gece Eli yatağında uyuyordu. Gözleri öyle zayıflamıştı
ki, güçlükle görebiliyordu.

1.Sa.3: 3 Samuel ise RAB'bin Tapınağı'nda, Tanrı'nın Sandığı'nın
bulunduğu yerde uyuyordu. Tanrı'nın kandili daha sönmemişti.

1.Sa.3: 4 RAB Samuel'e seslendi. Samuel, "Buradayım" diye karşılık
verdi.

1.Sa.3: 5 Ardından Eli'ye koşup, "Beni çağırdın, işte buradayım" dedi.
Ama Eli, "Ben çağırmadım, dön yat" diye karşılık verdi. Samuel de dönüp yattı.

1.Sa.3: 6 RAB yine, "Samuel!" diye seslendi. Samuel kalkıp Eli'ye gitti ve, "İşte, buradayım, beni çağırdın" dedi. Eli, "Çağırmadım, oğlum" diye karşılık verdi, "Dön yat."

1.Sa.3: 7 Samuel RAB'bi daha tanımıyordu; RAB'bin sözü henüz ona
açıklanmamıştı.

1.Sa.3: 8 RAB yine üçüncü kez Samuel'e seslendi. Samuel kalkıp Eli'ye gitti. "İşte buradayım, beni çağırdın" dedi. O zaman Eli genç Samuel'e RAB'bin seslendiğini anladı.

1.Sa.3: 9 Bunun üzerine Samuel'e, "Git yat" dedi, "Sana yine seslenirse, 'Konuş, ya RAB, kulun dinliyor dersin." Samuel gidip yerine yattı.

1.Sa.3: 10 RAB gelip orada durdu ve önceki gibi, "Samuel, Samuel!" diye seslendi.
Samuel, "Konuş, kulun dinliyor" diye yanıtladı.

1.Sa.3: 11 RAB Samuel'e şöyle dedi: "Ben İsrail'de her duyanı şaşkına çevirecek bir şey yapmak üzereyim.

1.Sa.3: 12 O gün Eli'nin ailesine karşı söylediğim her şeyi baştan sona dek yerine getireceğim.

1.Sa.3: 13 Çünkü farkında olduğu günahtan ötürü ailesini sonsuza dek yargılayacağımı Eli'ye bildirdim. Oğulları Tanrı'ya saygısızlık ettiler*fg*. Eli de onlara engel olmadı.
D Not 3:13 Septuaginta ve bazı eski İbrani din bilginlerine göre "Tanrı'ya saygısızlık ettiler", Masoretik metin "Başlarına lanet getirdiler".

1.Sa.3: 14 Bu nedenle, 'Eli'nin ailesinin günahı hiçbir zaman kurban ya da sunuyla bile bağışlanmayacaktır diyerek Eli'nin ailesi hakkında ant içtim."

1.Sa.3: 15 Samuel sabaha kadar yattı, sonra RAB'bin Tapınağı'nın
kapılarını açtı. Gördüğü görümü Eli'ye söylemekten çekiniyordu.

1.Sa.3: 16 Ama Eli ona, "Oğlum Samuel!" diye seslendi.
Samuel, "İşte buradayım" diye yanıtladı.

1.Sa.3: 17 Eli, "RAB sana neler söyledi?" diye sordu, "Lütfen benden
gizleme. Sana söylediklerinden birini bile benden gizlersen,
Tanrı sana aynısını, hatta daha kötüsünü yapsın!"

1.Sa.3: 18 Bunun üzerine Samuel hiçbir şey gizlemeden ona her şeyi
anlattı. Eli de, "O RAB'dir, gözünde iyi olanı yapsın" dedi.

1.Sa.3: 19 Samuel büyürken RAB onunla birlikteydi. RAB ona verdiği
sözlerin hiçbirinin boşa çıkmasına izin vermedi.

1.Sa.3: 20 Samuel'in RAB'bin bir peygamberi olarak onaylandığını
Dan'dan Beer-Şeva'ya kadar bütün İsrail anladı.

1.Sa.3: 21 RAB Şilo'da görünmeyi sürdürdü. Orada sözü aracılığıyla
kendisini Samuel'e tanıttı.


BÖLÜM 4

 

1.Sa.4: 1 Samuel'in sözü bütün İsrail'de yayıldı*fh*.
D Not 4:1 Masoretik metin "Samuel'in sözü bütün İsrail'de yayıldı", Septuaginta "O günlerde Filistliler İsrailliler'le savaşmak üzere toplandılar".


Antlaşma Sandığı Ele Geçiriliyor

 

İsrailliler Filistliler'le savaşmak üzere yola çıktılar.
İsrailliler Even-Ezer'de, Filistliler de Afek'te ordugah kurdu.

1.Sa.4: 2 Filistliler İsrail'e karşı savaş düzenine girdiler. Savaş her yere yayılınca, Filistliler İsrailliler'i bozguna uğrattı. Savaş alanında dört bine yakın İsrailli'yi öldürdüler.

1.Sa.4: 3 Askerler ordugaha dönünce, İsrail'in ileri gelenleri, "Neden bugün RAB bizi Filistliler'in önünde bozguna uğrattı?" diye sordular, "RAB'bin Antlaşma Sandığı'nı* Şilo'dan buraya getirelim ki, aramıza geldiğinde bizi düşmanlarımızın elinden kurtarsın."

1.Sa.4: 4 Halk Şilo'ya adamlar gönderdi. Keruvlar* arasında taht kurmuş, Her Şeye Egemen RAB'bin Antlaşma Sandığı'nı oradan getirdiler. Eli'nin iki oğlu, Hofni ile Pinehas da Tanrı'nın Antlaşma Sandığı'nın yanındaydılar.

1.Sa.4: 5 RAB'bin Antlaşma Sandığı ordugaha varınca, bütün İsrailliler
öyle yüksek sesle bağırdılar ki, yer yerinden oynadı.

1.Sa.4: 6 Filistliler bağrışmaları duyunca, "İbraniler'in
ordugahındaki bu yüksek bağrışmaların anlamı ne?" diye sordular.
RAB'bin Sandığı'nın ordugaha getirildiğini öğrenince,

1.Sa.4: 7 korkarak, "Tanrılar ordugaha gelmiş" dediler, "Vay başımıza!
Daha önce buna benzer bir olay olmamıştı.

1.Sa.4: 8 Vay başımıza! Bu güçlü tanrıların elinden bizi kim
kurtarabilir? Çölde Mısırlılar'ı her tür belaya çarptıran tanrılar bunlar.

1.Sa.4: 9 Güçlü olun, ey Filistliler! Yiğitçe davranın! Yoksa,
İbraniler size nasıl boyun eğdiyse, siz de onlara öyle boyun
eğeceksiniz. Bu yüzden yiğitçe davranın ve savaşın!"

1.Sa.4: 10 Böylece Filistliler savaşıp İsrailliler'i bozguna
uğrattılar. İsrailliler'in hepsi evlerine kaçtı. Yenilgi öyle
büyüktü ki, İsrailliler otuz bin yaya asker yitirdi,

1.Sa.4: 11 Tanrı'nın Sandığı alındı, Eli'nin iki oğlu, Hofni ile Pinehas öldü.

Eli'nin Ölümü

1.Sa.4: 12 Benyaminli bir adam savaş alanından koşarak aynı gün
Şilo'ya ulaştı. Giysileri yırtılmış, başı toz toprak içindeydi.

1.Sa.4: 13 Adam Şilo'ya vardığında, Tanrı'nın Sandığı için yüreği titreyen Eli, yol kenarında bir sandalyeye oturmuş, kaygıyla bekliyordu. Adam kente girip olup bitenleri anlatınca, kenttekilerin tümü haykırdı.

1.Sa.4: 14 Eli haykırışları duyunca, "Bu gürültünün anlamı ne?" diye
sordu. Adam olanları Eli'ye bildirmek için hemen onun yanına geldi.

1.Sa.4: 15 O sırada Eli doksan sekiz yaşındaydı. Gözleri zayıflamış,
göremiyordu.

1.Sa.4: 16 Adam Eli'ye, "Ben savaş alanından geliyorum" dedi, "Savaş
alanından bugün kaçtım." Eli, "Ne oldu, oğlum?" diye sordu.

1.Sa.4: 17 Haber getiren adam şöyle yanıtladı: "İsrailliler Filistliler'in önünden kaçtı. Askerler büyük bir yenilgiye uğradı. İki oğlun, Hofni'yle Pinehas öldü. Tanrı'nın Sandığı da ele geçirildi."

1.Sa.4: 18 Adam Tanrı'nın Sandığı'ndan söz edince, Eli sandalyeden
geriye, kapının yanına düştü. Yaşlı ve şişman olduğundan boynu
kırılıp öldü. İsrail halkını kırk yıl süreyle yönetmişti.

1.Sa.4: 19 Eli'nin gelini -Pinehas'ın karısı- gebeydi, doğurmak
üzereydi. Tanrı'nın Sandığı'nın ele geçirildiğini, kayınbabasıyla
kocasının öldüğünü duyunca birden sancıları tuttu, yere çömelip doğurdu.

1.Sa.4: 20 Ölmek üzereyken ona yardım eden kadınlar, "Korkma, bir
oğlun oldu" dediler. Ama o aldırmadı, karşılık da vermedi.

1.Sa.4: 21 Tanrı'nın Sandığı ele geçirilmiş, kayınbabasıyla kocası ölmüştü. Bu yüzden, "Yücelik İsrail'den ayrıldı!" diyerek çocuğa İkavot*fı* adını verdi.
D Not 4:21 "İkavot": "Yücelik yok" anlamına gelir.

1.Sa.4: 22 "Yücelik İsrail'den ayrıldı!" dedi, "Çünkü Tanrı'nın Sandığı ele geçirildi."



 

Antlaşma Sandığı Aşdot'a ve Ekron'a Taşınıyor

 

BÖLÜM 5

 

1.Sa.5: 1 Filistliler, Tanrı'nın Sandığı'nı ele geçirdikten sonra, onu
Even-Ezer'den Aşdot'a götürdüler.

1.Sa.5: 2 Tanrı'nın Sandığı'nı Dagon Tapınağı'na taşıyıp Dagon
heykelinin yanına yerleştirdiler.

1.Sa.5: 3 Ertesi gün erkenden kalkan Aşdotlular, Dagon'u RAB'bin
Sandığı'nın önünde yüzüstü yere düşmüş buldular. Dagon'u alıp yerine koydular.

1.Sa.5: 4 Ama ertesi sabah erkenden kalktıklarında, Dagon'u yine RAB'bin Sandığı'nın önünde yüzüstü yere düşmüş buldular. Bu kez Dagon'un başıyla iki eli kırılmış, eşiğin üzerinde duruyordu; yalnızca gövdesi kalmıştı.

1.Sa.5: 5 Dagon kâhinleri de, Aşdot'taki Dagon Tapınağı'na bütün
gelenler de bu yüzden bugün de tapınağın eşiğine basmıyorlar.

1.Sa.5: 6 RAB Aşdotlular'ı ve çevrelerindeki halkı ağır biçimde
cezalandırdı; onları urlarla cezalandırıp sıkıntıya soktu*fi*.
D Not 5:6 Masoretik metin "Soktu", Septuaginta "Soktu. ... Ülkelerinde fareler göründü. Kentin her yanına ölüm saçmaya başladı."

1.Sa.5: 7 Aşdotlular olup bitenleri görünce, "İsrail Tanrısı'nın
Sandığı yanımızda kalmamalı; çünkü O bizi de, ilahımız Dagon'u
da ağır bir biçimde cezalandırıyor" dediler.

1.Sa.5: 8 Bunun üzerine ulaklar gönderip bütün Filist beylerini
çağırttılar ve, "İsrail Tanrısı'nın Sandığı'nı ne yapalım?" diye
sordular. Filist beyleri, "İsrail Tanrısı'nın Sandığı Gat'a götürülsün"
dediler. Böylece İsrail Tanrısı'nın Sandığı'nı Gat'a götürdüler.

1.Sa.5: 9 Ama sandık oraya götürüldükten sonra, RAB o kenti de
cezalandırdı. Kenti çok büyük bir korku sardı. RAB kent halkını,
büyük küçük herkesi urlarla cezalandırdı.

1.Sa.5: 10 Bu yüzden Tanrı'nın Sandığı'nı Ekron'a gönderdiler.
Tanrı'nın Sandığı kente girer girmez Ekronlular, "Bizi ve halkımızı yok etmek için İsrail Tanrısı'nın Sandığı'nı bize getirdiler!" diye bağırdılar.

1.Sa.5: 11 Bütün Filist beylerini toplayarak, "İsrail Tanrısı'nın
Sandığı'nı buradan uzaklaştırın" dediler, "Sandık yerine geri
gönderilsin; öyle ki, bizi de halkımızı da yok etmesin." Çünkü
kentin her yanını ölüm korkusu sarmıştı. Tanrı'nın onlara verdiği ceza çok ağırdı.

1.Sa.5: 12 Sağ kalanlarda urlar çıktı. Kent halkının haykırışı göklere yükseldi.

 

 

Antlaşma Sandığı'nın İsrail'e Geri Verilişi

 

BÖLÜM 6

 

1.Sa.6: 1 RAB'bin Sandığı Filist ülkesinde yedi ay kaldıktan sonra,

1.Sa.6: 2 Filistliler kâhinlerle falcıları çağırtıp, "RAB'bin Sandığı'nı ne yapalım? Onu nasıl yerine göndereceğimizi bize bildirin" dediler.

1.Sa.6: 3 Kâhinlerle falcılar, "İsrail Tanrısı'nın Sandığı'nı geri
gönderecekseniz, boş göndermeyin" diye yanıtladılar, "O'na bir
suç sunusu* sunmalısınız. O zaman iyileşecek ve O'nun sizi neden
sürekli cezalandırdığını anlayacaksınız."

1.Sa.6: 4 Filistliler, "Ona suç sunusu olarak ne göndermeliyiz?" diye sordular. Kâhinlerle falcılar, "Suç sununuz Filist beylerinin sayısına göre beş altın ur ve beş altın fare olsun" diye yanıtladılar, "Çünkü aynı bela hepinizin de, beylerinizin de üzerindedir.

1.Sa.6: 5 Onun için, urların ve ülkeyi yıkan farelerin benzerlerini
yapın. Böylelikle İsrail'in Tanrısı'nı onurlandırın. Belki sizin,
ilahlarınızın ve ülkenizin üzerindeki cezayı hafifletir.

1.Sa.6: 6 Neden Mısırlılar'ın ve firavunun yaptığı gibi inat
ediyorsunuz? Tanrı Mısırlılar'ı alaya aldıktan sonra, İsrail
halkının Mısır'dan çıkması için onları serbest bırakmadılar mı?

1.Sa.6: 7 "Şimdi yeni bir arabayla boyunduruk vurulmamış, süt veren iki inek hazırlayın. İnekleri arabaya koşun; buzağılarını artlarından ayırıp ahıra götürün.

1.Sa.6: 8 RAB'bin Sandığı'nı alıp arabaya koyun; suç sunusu olarak
O'na göndereceğiniz altın eşyaları da bir kutuya koyup yanına
yerleştirin. Sonra bırakın arabayı yoluna gitsin.

1.Sa.6: 9 Ama ardından gözetleyin. Eğer kendi ülkesine, Beytşemeş'e
giden yoldan ilerlerse, demek ki, üzerimize bu büyük yıkımı
getiren O'dur. Yoksa bu yıkımın O'ndan gelmediğini, bize bir
rastlantı olduğunu anlayacağız."

1.Sa.6: 10 Adamlar denileni yaptılar. Süt veren iki inek getirip
arabaya koştular, buzağılarını da ahıra kapadılar.

1.Sa.6: 11 İçinde farelerle urların altın benzerlerinin bulunduğu
kutuyu RAB'bin Sandığı'yla birlikte arabaya koydular.

1.Sa.6: 12 İnekler dosdoğru Beytşemeş yolundan gittiler. Sağa sola
sapmadan, böğüre böğüre ana yoldan ilerlediler. Filist beyleri
onları Beytşemeş sınırına dek izledi.

1.Sa.6: 13 O sırada Beytşemeşliler vadide buğday biçiyorlardı.
Gözlerini kaldırıp sandığı görünce sevindiler.

1.Sa.6: 14 Beytşemeşli Yeşu'nun tarlasına giren araba oradaki büyük
bir taşın yanında durdu. Beytşemeşliler arabanın odununu
yardılar, inekleri de RAB'be yakmalık sunu* olarak sundular.

1.Sa.6: 15 Levililer RAB'bin Sandığı'nı ve içinde altın eşyaların bulunduğu yanındaki kutuyu indirip büyük taşın üzerine koymuşlardı. O gün Beytşemeşliler RAB'be yakmalık sunular sunup kurbanlar kestiler.

1.Sa.6: 16 Filistliler'in beş beyi olup bitenleri gördükten sonra aynı
gün Ekron'a döndüler.

1.Sa.6: 17 Filistliler Aşdot, Gazze, Aşkelon, Gat ve Ekron kentleri
için RAB'be suç sunusu olarak ur biçiminde birer altın gönderdiler.

1.Sa.6: 18 Altın farelerse, surlu kentlerle çevre köyler dahil beş
Filistli beye ait kentlerin sayısı kadardı. Beytşemeşli Yeşu'nun
tarlasında RAB'bin Antlaşma Sandığı'nın* üzerine konduğu büyük
taş tanık olarak bugün de duruyor.

1.Sa.6: 19 RAB'bin Antlaşma Sandığı'nın içine baktıkları için, RAB
Beytşemeşliler'den bazılarını cezalandırıp yetmiş kişiyi*fj* yok
etti. Halk RAB'bin başlarına getirdiği bu büyük yıkımdan dolayı yas tuttu.
D Not 6:19 Bazı İbranice elyazmaları "Yetmiş kişi", çoğu İbranice elyazmaları "Yetmiş kişi, elli bin kişi".

1.Sa.6: 20 Beytşemeşliler, "Bu kutsal Tanrı'nın, RAB'bin önünde kim
durabilir? Bizden sonra kime gidecek?" diyorlardı.

1.Sa.6: 21 Sonunda Kiryat-Yearim'de oturanlara ulaklar göndererek,
"Filistliler RAB'bin Sandığı'nı geri getirdiler; gelin, onu alıp götürün" dediler.

(kutsalkitap.tk)