Zamanda geriye doğru yolculuk yapmanın en kısa yolu tarih okumaktır

 

 

sayfa 2

Paslanmış Kazan Simgesi

BÖLÜM 24

Hez.24: 1 Sürgünlüğümüzün dokuzuncu yılı, onuncu ayın* onuncu günü RAB
bana şöyle seslendi:

Hez.24: 2 "Ey insanoğlu, bu günü, bu günün tarihini tam olarak yaz.
Çünkü Babil Kralı tam bu gün Yeruşalim'i kuşatmaya başladı.

Hez.24: 3 Bu asi halka simgesel bir öykü anlat. Onlara de ki, 'Egemen
RAB şöyle diyor:
"'Kazanı ateşe koyun, ateşe koyun,
İçine su doldurun.

Hez.24: 4 Etin parçalarını da koyun,
Etin en iyi parçalarını,
Budu ve döşü.
Seçme kemikleri de doldurun.

Hez.24: 5 Sürünün en iyilerini seçin,
Kazanın altına odun*fm* yığın,
Bırakın su kaynasın,
Kemikler pişsin.
D Not 24:5 Olası metin "Odun", Masoretik metin "Kemikler".

Hez.24: 6 Egemen RAB diyor ki,
Kan döken o kentin vay başına!
Pas tutmuş,
Pasından temizlenmemiş o kazanın vay başına!
Kazandan eti kura çekmeden
Parça parça çıkarın.

Hez.24: 7 Çünkü döktüğü kan ortalıkta duruyor;
Çıplak bir kayanın üzerine döktü kanı,
Toprakla örtülebilecek bir yere dökmedi.

Hez.24: 8 Öfkeyi alevlendirmek,
Öç almak için,
Onun kanını çıplak bir kayanın üzerine döktüm ki,
örtülemesin.

Hez.24: 9 Egemen RAB şöyle diyor:
Kan döken kentin vay başına!
Ben kendim ateş için odun yığacağım.

Hez.24: 10 Odunları yığ!
Ateşi tutuştur!
Eti iyice pişir!
Baharatı kat!
Kemikler kavrulsun!

Hez.24: 11 Sonra boş kazanı
Ateş közlerinin üzerine koy.
Kızsın, bakırı yansın,
İçindeki pislik erisin,
Pası yok olsun.

Hez.24: 12 Bütün emekler boşa çıktı,
Kazanın kalın pası çıkmıyor.
Ateş bile pası temizlemiyor.

Hez.24: 13 Yaptığın ahlaksızlık seni kirletti.
Seni temizlemek istedim,
Ama sen pisliğinden temizlenmek istemedin.
Sana karşı öfkem yatışıncaya dek
Pisliğinden temizlenmeyeceksin.

Hez.24: 14 Bunu ben RAB söylüyorum.
Harekete geçmenin zamanı geldi,
Esirgemeyeceğim,
Acımayacak, pişman olmayacağım.
Yollarına ve yaptıklarına göre yargılanacaksın.
Böyle diyor Egemen RAB."


Hezekiel'in Karısının Ölümü

Hez.24: 15 RAB bana şöyle seslendi:

Hez.24: 16 "İnsanoğlu, en çok sevdiğin kişiyi bir vuruşta senin elinden alacağım. Yas tutmayacak, ağlamayacak, gözyaşı dökmeyeceksin.

Hez.24: 17 İçin için inle; ölüler için yas tutmayacaksın. Sarığın başında, çarığın ayaklarında kalsın; yüzünün alt kısmını örtme, yas tutanların*fn* yiyeceğini yeme."
D Not 24:17,22 Targum, Vulgata "Yas tutanların", Masoretik metin "İnsanların".

Hez.24: 18 Sabah halka seslendim, akşam karım öldü. Ertesi sabah bana söyleneni yaptım.

Hez.24: 19 Halk bana, "Bu yaptıklarının bizimle ilgisi ne? Bize
açıklamayacak mısın?" diye sordu.

Hez.24: 20 Bunun üzerine, "RAB bana şöyle seslendi" dedim,

Hez.24: 21 "İsrail halkına de ki, 'Egemen RAB şöyle diyor: Övündüğünüz
güç kaynağınız, gözünüzde değerli olan, yüreğinizin üzerine
titrediği tapınağımın kirletilmesine izin vereceğim. Geride
bıraktığınız oğullarınızla kızlarınız kılıçtan geçirilecek.

Hez.24: 22 Ben ne yaptıysam, siz de aynısını yapacaksınız. Yüzünüzün
alt kısmını örtmeyeceksiniz, yas tutanların*fn* yiyeceğini yemeyeceksiniz.

Hez.24: 23 Sarıklarınız başlarınızda, çarıklarınız ayaklarınızda olacak. Yas tutmayacak, ağlamayacaksınız. Ancak günahlarınızın içinde eriyip yok olacaksınız, kendi aranızda inleyip duracaksınız.

Hez.24: 24 Hezekiel sizin için bir belirti olacak; o ne yaptıysa, siz de aynısını yapacaksınız. Bunlar olunca, benim Egemen RAB olduğumu anlayacaksınız.

Hez.24: 25-26 "Övündükleri güç kaynağını, sevinçlerini, yüceliklerini,
gözlerinde değerli olanı, yüreklerinin dilediğini, oğullarıyla
kızlarını onlardan aldığım gün, yıkımdan kaçıp kurtulan biri
gelip sana haberleri bildirecek, ey insanoğlu.

Hez.24: 27 O gün dilin çözülecek, kaçıp kurtulanla konuşacak, bir daha
suskun olmayacaksın. O gün onlar için bir belirti olacaksın. O
zaman benim RAB olduğumu anlayacaklar."


Ammon Kınanıyor

BÖLÜM 25

Hez.25: 1 RAB bana şöyle seslendi:

Hez.25: 2 "İnsanoğlu, yüzünü Ammonlular'a çevir, onlara karşı peygamberlik et.

Hez.25: 3 Onlara de ki, 'Egemen RAB'bin sözünü dinleyin! Egemen RAB
şöyle diyor: Madem tapınağım kirletildiği, İsrail ülkesi viraneye çevrildiği, Yahuda halkı sürgüne gittiği zaman, Hah, hah! Diyerek alay ettiniz,

Hez.25: 4 ben de sizi miras olarak doğuda yaşayan halka teslim
edeceğim. Obalarını, çadırlarını ülkenizde kuracaklar; ürününüzü
yiyecek, sütünüzü içecekler.

Hez.25: 5 Rabba Kenti'ni develer için otlak, Ammon ülkesini sürüler
için ağıl yapacağım. O zaman benim RAB olduğumu anlayacaksınız.

Hez.25: 6 Egemen RAB şöyle diyor: Madem İsrail'le alay ederek ellerinizi çırptınız, ayaklarınızı yere vurdunuz, bütün yüreğinizle sevindiniz,

Hez.25: 7 ben de size karşı elimi uzatacak, çapul malı olarak sizi
uluslara teslim edeceğim. Sizi halklar arasından süpürüp atacak,
ülkeler arasından söküp çıkaracak, yok edeceğim. O zaman benim
RAB olduğumu anlayacaksınız."


Moav Kınanıyor

Hez.25: 8 "Egemen RAB şöyle diyor: 'Madem Moav ve Seir halkı, Bakın,
Yahuda halkının öteki uluslardan farkı yok, dedi,

Hez.25: 9 ben de Moav'ın sınırını, ülkenin süsü olan sınır kentlerini,
Beytyeşimot, Baal-Meon ve Kiryatayim'i savunmasız bırakacağım.

Hez.25: 10 Ammonlular uluslar arasında bir daha anılmasın diye Moav'ı
Ammonlular'la birlikte mülk olarak doğuda yaşayan halka vereceğim.

Hez.25: 11 Böylece Moav'ı cezalandıracağım. O zaman benim RAB olduğumu
anlayacaklar."


Edom Kınanıyor

Hez.25: 12 "Egemen RAB şöyle diyor: 'Madem Edom Yahuda halkından öç
alarak büyük suç işledi,

Hez.25: 13 Egemen RAB şöyle diyor: Ben de Edom'a karşı elimi uzatacak,
insanları da hayvanları da yok edecek, ülkeyi viraneye çevireceğim. Teman'dan Dedan'a kadar Edomlular kılıçla vurulup yok olacaklar.

Hez.25: 14 Halkım İsrail aracılığıyla Edom'dan öç alacağım.
İsrailliler onlara öfkem, kızgınlığım uyarınca davranacak.
Böylece Edomlular öcümü anlayacaklar. Egemen RAB böyle diyor."


Filistliler Kınanıyor

Hez.25: 15 "Egemen RAB şöyle diyor: 'Madem Filistliler Yahuda'ya acımasızca davrandılar, eskiden var olan düşmanlıklarıyla onu yerle bir ederek öç aldılar,

Hez.25: 16 Egemen RAB şöyle diyor: Elimi Filistliler'e karşı uzatacağım, Keretliler'i*fo* söküp atacağım, kıyıda yaşayanlardan sağ kalanlarını yok edeceğim.
D Not 25:16 "Keretliler": Büyük olasılıkla "Giritliler".

Hez.25: 17 Onlardan ağır bir öç alacak, onları öfkeyle paylayacağım.
Kendilerinden öç alınca, benim RAB olduğumu anlayacaklar."


Sur Kenti Kınanıyor

BÖLÜM 26

Hez.26: 1 Sürgünlüğümüzün on birinci yılı, ayın birinci günü RAB bana
şöyle seslendi:

Hez.26: 2 "İnsanoğlu, madem Sur Kenti, Yeruşalim için, 'Oh, oh! Ulusların kapısı olan kent yıkıldı, kapıları bana açıldı. O viraneye döndü, ben zenginleşeceğim dedi,

Hez.26: 3 Egemen RAB şöyle diyor: Ey Sur, sana karşıyım! Deniz dalgalarını nasıl kabartırsa, ben de ulusları senin üzerine öyle saldırtacağım.

Hez.26: 4 Sur'un duvarlarını yıkacak, kulelerini yerle bir edecekler. Toprağını kazıp süpürecek, seni çıplak bir kayalık haline getireceğim.

Hez.26: 5 Sur denizin ortasında, balıkçıların ağ gerdikleri bir yer
olacak. Egemen RAB böyle diyor. Uluslar Sur'u yağmalayacak,

Hez.26: 6 Sur'a bağlı kıyı kentlerinde yaşayanları kılıçtan geçirecek.
O zaman Surlular benim RAB olduğumu anlayacaklar.

Hez.26: 7 "Egemen RAB şöyle diyor: Krallar kralı Babil Kralı
Nebukadnessar'ı atlarla, savaş arabalarıyla, atlılarla, büyük bir
orduyla kuzeyden Sur'a getiriyorum.

Hez.26: 8 Sur'a bağlı kıyı kentlerinde yaşayanları kılıçtan geçirecek, size karşı kuşatma duvarları, toprak rampalar yapacak, kalkanını size karşı kaldıracak.

Hez.26: 9 Duvarlarınızda gedik açmak için kütükler yerleştirecek,
silahlarıyla kulelerinizi yıkacak.

Hez.26: 10 Sayısız atının çıkardığı toz sizi örtecek. Duvarlarında
gedik açılmış bir kente girer gibi kent kapılarınızdan
girdiğinde, atlıların, tekerleklerin, savaş arabalarının
gürültüsünden duvarlarınız sarsılacak.

Hez.26: 11 Atlarının tırnakları bütün sokaklarınızı çiğneyecek.
Halkınız kılıçtan geçirilecek, güçlü sütunlarınız devrilecek.

Hez.26: 12 Servetinizi alacak, mallarınızı yağmalayacaklar.
Duvarlarınızı yıkacak, güzel evlerinizi yerle bir edecekler.
Taşlarınızı, kerestenizi, toprağınızı denize atacaklar.

Hez.26: 13 Okuduğunuz gürültülü şarkılara son vereceğim. Lirlerinizin
sesi bir daha duyulmayacak.

Hez.26: 14 Sizi çıplak bir kayalık haline getireceğim, balıkçıların
ağ gerdikleri bir yer olacaksınız. Bir daha kurulmayacaksınız.
Çünkü ben RAB söylüyorum. Egemen RAB böyle diyor.

Hez.26: 15 "Egemen RAB Sur'a şöyle diyor: Yıkımının sesinden,
yaralıların iniltisinden, senin içinde yapılan kıyım yüzünden
kıyı halkları titreyecek.

Hez.26: 16 Kıyıda yaşayan bütün önderler tahtlarından inecek;
kaftanlarını, işlemeli giysilerini çıkaracaklar. Dehşet içinde
yere oturup her an titreyerek başlarına gelenlere şaşacaklar.

Hez.26: 17 Sonra senin için şöyle bir ağıt yakacaklar:
"'Nasıl oldu da yıkıldın,
Ey denizcilerin oturduğu ünlü kent!
Sen ve sende oturanlar,
Denizde güçlüydünüz.
Dehşet salmıştınız
Orada yaşayan herkese.

Hez.26: 18 Yıkımın olduğu gün
Kıyı halkları titreyecek,
Orada yaşayanlar
Çöküşüne şaşacaklar.

Hez.26: 19 "Egemen RAB şöyle diyor: Issız kalmış kentler gibi seni
viran bir kent yaptığım, engin denizleri üzerine boşalttığım,
derin sular seni örttüğü zaman,

Hez.26: 20 ölüm çukuruna inenlerle birlikte seni eski zaman insanlarının yanına indireceğim. Ölüm çukuruna inenlerle birlikte eski kalıntılar arasına, yeryüzünün derinliklerine yerleştireceğim. Öyle ki, bir daha dönüp yaşayanlar diyarında
yerini almayasın*fö*.
D Not 26:20 Olası metin "Dönüp yaşayanlar diyarında yerini almayasın" (bkz. Septuaginta), Masoretik metin "Dönmeyesin, yaşayanlar diyarında yücelik vereyim".

Hez.26: 21 Seni yılgınlığa düşüreceğim, bu senin sonun olacak. Seni
arayacaklar ama bulamayacaklar. Egemen RAB böyle diyor."


Sur Kenti için Yakılan Ağıt

BÖLÜM 27

Hez.27: 1 RAB bana şöyle seslendi:

Hez.27: 2 "İnsanoğlu, Sur Kenti için bir ağıt yak.

Hez.27: 3 Denizin kıyısında kurulmuş, kıyı halklarıyla ticaret yapan
Sur Kenti'ne de ki, 'Egemen RAB şöyle diyor:
"'Ey Sur, güzellikte kusursuzum dedin.

Hez.27: 4 Sınırların denizin bağrındaydı,
Kurucuların güzelliğini doruğa ulaştırdılar.

Hez.27: 5 Bütün kerestelerini
Senir'in çam ağaçlarından yaptılar,
Sana direk yapmak için
Lübnan'dan sedir ağaçları aldılar.

Hez.27: 6 Küreklerini Başan meşelerinden,
Güverteni Kittim*fp* kıyılarından getirilen
Selvi ağaçlarından yaptılar,
Fildişiyle süslediler.
D Not 27:6 "Kittim": Bugünkü Kıbrıs.

Hez.27: 7 Mısır'ın işlemeli ince keteninden yelkenin,
Bayrağın oldu senin.
Güvertenin gölgeliği Elişa kıyılarının
Lacivert, mor kumaşındandı.

Hez.27: 8 Kürekçilerin Saydalı ve Arvatlı'ydı,
Gemicilerin, içindeki becerikli kişilerdi, ey Sur.

Hez.27: 9 Gemilerindeki gedikleri onaranlar
Geval'ın deneyimli, usta adamlarıydı.
Denizdeki bütün gemiler ve denizciler
Mallarını değiş tokuş etmek için sana geldiler.

Hez.27: 10 Persli, Ludlu, Pûtlu askerler
Ordunda hizmet etti.
Kalkanlarını, miğferlerini
Duvarlarına astılar,
Sana görkem kazandırdılar.

Hez.27: 11 Arvat'tan, Helek'ten gelen adamlar
Çepeçevre duvarlarını korudular.
Gammat'tan gelen adamlar
Kulelerinde beklediler.
Kalkanlarını duvarlarına astılar.
Güzelliğini doruğa ulaştırdılar.

Hez.27: 12 "'Tarşiş seninle ticaret yaptı,
Sende her çeşit mal vardı.
Mallarına karşılık
Sana gümüş, demir, kalay, kurşun verdiler.

Hez.27: 13 Yâvan, Tuval, Meşek seninle ticaret yaptı,
Mallarına karşılık
Sana köle ve tunç* kaplar verdiler.

Hez.27: 14 Beyttogarma halkı
Mallarına karşılık
Sana at, savaş atı, katır verdi.

Hez.27: 15 Rodos*fr* halkı seninle ticaret yaptı.
Birçok kıyı halkı senin müşterindi.
Senden aldıkları mala karşılık
Fildişi ve abanoz verdiler.
D Not 27:15 Septuaginta "Rodos", Masoretik metin "Dedan".

Hez.27: 16 Sende çok çeşit ürün olduğundan,
Edom seninle ticaret yaptı.
Mallarına karşılık
Sana firuze, mor kumaş, işlemeli giysiler,
İnce keten, mercan, yakut verdiler.

Hez.27: 17 Yahuda ve İsrail seninle ticaret yaptı.
Mallarına karşılık
Sana Minnit buğdayı, darı, bal, zeytinyağı, pelesenk verdiler.

Hez.27: 18-19 Ürünlerinin çeşitliliği, malının bolluğundan ötürü
Şam seninle ticaret yaptı.
Mallarına karşılık
Sana Helbon şarabıyla Sahar yünü,
Uzal'dan getirilmiş şarap tekneleri verdi*fs*.
Sana getirilen mallar arasında
İşlenmiş demir, tarçın, güzel kokulu kamış vardı.
D Not 27:18-19 Olası metin "Şarap tekneleri verdi", Masoretik metin "Vedan ve Yâvan halkı alışveriş yaptı".

Hez.27: 20 Dedan halkı mallarına karşılık
Sana eyerlik kumaş verdi.

Hez.27: 21 Arabistan ve Kedar önderleri müşterindi,
Mallarına karşılık
Sana kuzu, koç, teke verdiler.

Hez.27: 22 Saba ve Raama tüccarları seninle ticaret yaptı,
Mallarına karşılık Sana her çeşit baharatın en iyisini, değerli taşlar, altın
verdiler.

Hez.27: 23 Harran, Kanne, Eden, Saba, Aşur, Kilmat tüccarları
Seninle ticaret yaptı.

Hez.27: 24 Pazarlarındaki mallara karşılık
Güzel giysiler, lacivert kumaş, işlemeler,
Sık dokunmuş, iplerle sarılmış renkli halılar verdiler.

Hez.27: 25 Ticaret gemileri senin mallarını taşıdı,
Denizin bağrında büyük yükle doldun.

Hez.27: 26 Kürekçilerin seni açık denizlere götürdü,
Ama doğu rüzgarı
Denizin bağrında parçaladı seni.

Hez.27: 27 Gemin kazaya uğrayacağı gün,
Zenginliğin, malların, ticari eşyaların,
Gemicilerin, kılavuzların, kalafatçıların,
Seninle ticaret yapanlar,
Askerlerin ve gemide olan herkes
Denizin derinliklerine batacak.

Hez.27: 28 Gemicilerinin bağırışından
Kıyılar titreyecek.

Hez.27: 29 Kürekçiler gemilerini bırakacak,
Gemicilerle kılavuzlar kıyıda duracak.

Hez.27: 30 Yüksek sesle haykırıp
Senin için acı acı ağlayacaklar;
Başlarına toprak serpecek,
Külde yuvarlanacaklar.

Hez.27: 31 Senin yüzünden başlarını tıraş edecek,
Çul kuşanacaklar.
Senin için acı acı ağlayacak,
Yas tutacaklar.

Hez.27: 32 Ağlayıp yas tutarken,
Senin için bir ağıt yakacaklar:
Her yanı denizle çevrili Sur Kenti gibi
Susturulmuş bir kent var mı?

Hez.27: 33 Malların denizaşırı ülkelere vardığında
Birçok ulusu doyurdun,
Büyük zenginliğin, çeşit çeşit malınla
Dünya krallarını zenginleştirdin.

Hez.27: 34 Şimdiyse denizde, suların derinliklerinde
Darmadağın oldun,
Malların ve çalışanlarının tümü
Seninle birlikte battı.

Hez.27: 35 Kıyı halkları
Başına gelenlere şaştılar;
Krallarının tüyleri korkudan diken diken oldu,
Yüzleri sarardı.

Hez.27: 36 Ulusların arasındaki tüccarlar,
Başına gelenlere şaşacaklar;
Sonun korkunç oldu.
Bir daha var olmayacaksın."


Sur Kralı Kınanıyor

BÖLÜM 28

Hez.28: 1 RAB bana şöyle seslendi:

Hez.28: 2 "İnsanoğlu, Sur önderine de ki, 'Egemen RAB şöyle diyor:
"'Gurura kapılıp
Ben tanrıyım,
Denizlerin bağrında,
Tanrı'nın tahtında oturuyorum dedin.
Kendini Tanrı sandın,
Oysa sen Tanrı değil, insansın.

Hez.28: 3 İşte, Daniel'den*fş* daha bilgesin,
Kimse senden bir giz saklayamaz.
D Not 28:3 Burada adı geçen Daniel'in İbranice yazılışı farklı olduğundan bildiğimiz Peygamber Daniel olmayabilir.

Hez.28: 4 Bilgeliğin, anlayışın sayesinde,
Kendine servet biriktirdin,
Hazinelerine altın, gümüş yığdın.

Hez.28: 5 Ticaretteki üstün becerilerin sayesinde
Servetini çoğalttın,
Zenginliğin seni gurura sürükledi.

Hez.28: 6 Bu yüzden Egemen RAB şöyle diyor:
Madem kendini Tanrı gibi bilge sandın,

Hez.28: 7 Ben de yabancıları, en acımasız ulusları
Üzerine göndereceğim.
Bilgeliğinin güzelliğine kılıç çekecek,
Görkemini kirletecekler.

Hez.28: 8 Seni ölüm çukuruna indirecekler,
Denizlerin bağrında korkunç bir ölümle öleceksin.

Hez.28: 9 O zaman seni öldürenlerin önünde
Ben Tanrı'yım diyecek misin?
Seni öldürenlerin elinde
Sen Tanrı değil, insansın.

Hez.28: 10 Yabancıların elinde,
Sünnetsizin* ölümüyle öleceksin.
Egemen RAB böyle diyor."

Hez.28: 11 RAB bana şöyle seslendi:

Hez.28: 12 "İnsanoğlu, Sur Kralı için bir ağıt yak. Ona diyeceksin ki,
'Egemen RAB şöyle diyor:
"'Kusursuzlukta örnek biriydin,
Bilgeliğin ve güzelliğin eksiksizdi.

Hez.28: 13 Sen Tanrı'nın bahçesi Aden'deydin.
Yakut, topaz, aytaşı,
Sarı yakut, oniks, yeşim,
Laciverttaşı, firuze, zümrütle, çeşit çeşit değerli taşla
bezenmiştin.
Kakma ve oyma işlerin hep altındandı.
Bunlar yaratıldığın gün hazırlanmışlardı.

Hez.28: 14 Meshedilmiş*, koruyucu bir Keruv* olarak
Seni oraya yerleştirdim.
Tanrı'nın kutsal dağındaydın,
Yanan taşlar arasında dolaştın.

Hez.28: 15 Yaratıldığın günden
Sende kötülük bulunana dek
Yollarında kusursuzdun.

Hez.28: 16 Ticaretinin bolluğundan
Zorbalıkla doldun
Ve günah işledin.
Bu yüzden kirli bir şey gibi
Seni Tanrı'nın dağından attım,
Yanan taşların arasından kovdum,
Ey koruyucu Keruv.

Hez.28: 17 Güzelliğinden ötürü
Gurura kapıldın,
Görkeminden ötürü
Bilgeliğini bozdun.
Böylece seni yere attım,
Kralların önünde seni yüzkarası yaptım.

Hez.28: 18 İşlediğin pek çok günah
Ve ticaretteki hileciliğin yüzünden
Kutsal yerlerini kirlettin.
Seni yakıp yok edecek
Bir ateş çıkardım içinden,
Bütün seyredenlerin gözü önünde
Seni yeryüzünde küle çevirdim.

Hez.28: 19 Seni tanıyan bütün uluslar sana şaştı,
Sonun korkunç oldu.
Bir daha var olmayacaksın."


Sayda Kenti Kınanıyor

Hez.28: 20 RAB bana şöyle seslendi:

Hez.28: 21 "İnsanoğlu, yüzünü Sayda'ya çevir, ona karşı peygamberlik et.

Hez.28: 22 Diyeceksin ki, 'Egemen RAB şöyle diyor:
"'İşte sana karşıyım, ey Sayda,
Senin içinde yüceleceğim.
Onları cezalandırınca,
Kutsallığımı onlara gösterince,
Benim RAB olduğumu anlayacaklar.

Hez.28: 23 Üzerine salgın hastalık gönderecek,
Sokaklarında kan akıtacağım.
Kentin içinde, her yanında
Kılıçla yaralananlar düşüp ölecekler.
O zaman benim RAB olduğumu anlayacaklar."


İsrail Halkı Esenliğe Kavuşacak

Hez.28: 24 "'İsrail halkını küçümseyen
Çevre uluslardan hiçbiri
Bir daha İsrail için batan bir çalı,
Acıtan bir diken olmayacak.
O zaman benim RAB olduğumu anlayacaklar.

Hez.28: 25 "'Egemen RAB şöyle diyor: İsrail halkını aralarına dağılmış
oldukları uluslardan topladığım, ulusların gözü önünde
kutsallığımı gösterdiğim zaman kulum Yakup'a verdiğim kendi
ülkelerine yerleşecekler.

Hez.28: 26 Orada güvenlik içinde yaşayacak, evler yapacak, bağlar
dikecekler. Onları küçümseyen bütün çevre ulusları
cezalandırdığımda güvenlik içinde yaşayacaklar. O zaman benim
Tanrıları RAB olduğumu anlayacaklar."


Mısır Kınanıyor

BÖLÜM 29

Hez.29: 1 Sürgünlüğümüzün onuncu yılı, onuncu ayın* on ikinci günü RAB
bana şöyle seslendi:

Hez.29: 2 "İnsanoğlu, yüzünü firavuna çevir, ona ve Mısır'a karşı
peygamberlik et.

Hez.29: 3 Onlara de ki, 'Egemen RAB şöyle diyor:
"'Kendi kanallarının içinde yatan
Büyük canavar firavun,
İşte, sana karşıyım.
Sen ki, Nil benimdir,
Onu kendim için yaptım dersin.

Hez.29: 4 Çenelerine çengeller takacak,
Kanallarındaki balıkları
Senin pullarına yapıştıracağım.
Pullarına yapışmış balıklarla birlikte
Seni kanallarından çıkaracağım.

Hez.29: 5 Seni de kanallarındaki bütün balıkları da
Çöle atacağım.
Kırlara düşeceksin,
Toplanmayacak, gömülmeyeceksin.
Seni yem olarak yabanıl hayvanlara
Ve yırtıcı kuşlara vereceğim.

Hez.29: 6 O zaman Mısır'da yaşayan herkes
Benim RAB olduğumu anlayacak.
"'Çünkü sen İsrail halkına kamış bir değnek oldun.

Hez.29: 7 Seni elleriyle tuttuklarında parçalanıp onların omuzlarını
yardın. Sana dayandıklarında parçalanıp bellerini burktun*ft*.
D Not 29:7 Septuaginta, Süryanice "Burktun", Masoretik metin "Dik
durdurdun".

Hez.29: 8 "'Bu yüzden Egemen RAB şöyle diyor: Üzerine halkını ve
hayvanlarını öldürecek bir kılıç gönderiyorum.

Hez.29: 9 Mısır kimsesiz bırakılacak, viraneye çevrilecek. O zaman
benim RAB olduğumu anlayacaklar.
"'Madem Nil benimdir, onu ben yaptım dedin,

Hez.29: 10 ben de sana ve kanallarına karşıyım. Mısır'ı Migdol'dan
Asvan'a, Kûş* sınırına dek kimsesiz bırakacak, viraneye çevireceğim.

Hez.29: 11 İçinden insan ayağı da, hayvan ayağı da geçmeyecek. Kırk
yıl orada kimse yaşamayacak.

Hez.29: 12 Mısır'ı ıssız kalmış ülkeler gibi ıssız bırakacağım.
Kentleri, viran olmuş kentler arasında kırk yıl kimsesiz kalacak.
Mısırlılar'ı uluslar arasına gönderecek, ülkelere dağıtacağım.

Hez.29: 13 "'Egemen RAB şöyle diyor: Kırk yıl sonra onları dağılmış
oldukları uluslardan toplayacağım.

Hez.29: 14 Sürgündekileri geri getirip Patros'a, yurtlarına
döndüreceğim. Orada güçsüz bir krallık oluşturacaklar.

Hez.29: 15 Krallıkların en güçsüzü olacak, bir daha ulusların üzerinde
egemenlik sürmeyecek. Ulusları yönetmesinler diye onları küçük düşüreceğim.

Hez.29: 16 Mısır bir daha İsrail halkının güveneceği bir yer
olmayacak. Ancak Mısırlılar onlara Mısır'a dönmekle işledikleri
günahı anımsatacaklar. O zaman İsrailliler benim Egemen RAB
olduğumu anlayacaklar."

Hez.29: 17 Sürgünlüğümüzün yirmi yedinci yılı, birinci ayın birinci
günü RAB bana şöyle seslendi:

Hez.29: 18 "İnsanoğlu, Babil Kralı Nebukadnessar ordusunu Sur Kenti'ne
karşı büyük bir saldırıya geçirdi; herkesin saçı döküldü, ağır
yük yüzünden omuz derileri yüzüldü. Ama Sur'a karşı ordusunu
saldırıya geçirmesine karşın, bundan ne kendisi ne de ordusu yararlandı.

Hez.29: 19 Bu yüzden Egemen RAB şöyle diyor: Mısır'ı Babil Kralı
Nebukadnessar'a vereceğim, onun servetini alıp götürecek.
Ordusuna ücret olarak ülkeden yağmaladığı çapul malını dağıtacak.

Hez.29: 20 Hizmetine karşılık Mısır'ı ona verdim; çünkü o da ordusu
da bana hizmet ettiler. Egemen RAB böyle diyor.

Hez.29: 21 "O gün İsrail halkını güçle donatacağım. Onların arasında
senin dilini çözeceğim. O zaman benim RAB olduğumu anlayacaklar."


Rab Mısır'ı Cezalandıracak

BÖLÜM 30

Hez.30: 1 RAB bana şöyle seslendi:

Hez.30: 2 "İnsanoğlu, peygamberlik et ve de ki, 'Egemen RAB şöyle
diyor:
"'Ah o gün diye haykır.

Hez.30: 3 Çünkü o gün yakın.
RAB'bin günü yakın,
Bulutların günü,
Ulusların yıkım zamanı.

Hez.30: 4 Bir kılıç Mısır'a karşı çıkacak.
Kûş'u* acılar saracak.
Mısır'da vurulanlar yere serilince
Ülkenin serveti alınıp götürülecek,
Temelleri yok edilecek.

Hez.30: 5 Mısır'la birlikte Kûş, Pût, Lud,
Arabistan, Kuv*fu* ve antlaşma yaptığım halkım
Kılıçtan geçirilecek.
D Not 30:5 Masoretik metin "Kuv", Septuaginta "Libyalılar".

Hez.30: 6 "'RAB şöyle diyor:
Mısır'ı destekleyenler öldürülecek,
Mısır'ın övündüğü ordu çökecek,
Migdol'dan Asvan'a dek kılıçtan geçirilecekler.
Böyle diyor Egemen RAB.

Hez.30: 7 Kimsesiz kalmış ülkeler arasında
Kimsesiz kalacaklar.
Kentleri viran olmuş kentler gibi olacak.

Hez.30: 8 Mısır'ı ateşe verdiğimde,
Onu destekleyenler ezildiğinde,
Benim RAB olduğumu anlayacaklar.

Hez.30: 9 "'O gün kaygısız Kûşlular'ı korkutmak için gemilerle ulaklar
göndereceğim. Mısır'ın yıkım günü geldiğinde korkuya
kapılacaklar. İşte o gün geliyor.

Hez.30: 10 "'Egemen RAB şöyle diyor:
Babil Kralı Nebukadnessar aracılığıyla
Mısır'ın zenginliğine son vereceğim.

Hez.30: 11 O ve ordusu, ulusların en acımasızı,
Ülkeyi yerle bir etmek için gelecekler.
Mısır'a karşı kılıçlarını çekecek,
Ülkeyi öldürülenlerle dolduracaklar.

Hez.30: 12 Nil'in kanallarını kurutup
Ülkeyi kötü kişilere teslim edeceğim,
Ülkeyi de içindeki her şeyi de
Yabancılar eliyle viran edeceğim.
Bunu ben RAB söylüyorum.

Hez.30: 13 Egemen RAB şöyle diyor:
Putları yok edecek,
Nof'taki*fü* değersiz putlara son vereceğim.
Mısır'da artık önder olmayacak,
Ülkeye korku salacağım.
D Not 30:13,16 "Nof": Memfis diye de bilinir.

Hez.30: 14 Patros'u viraneye çevirecek,
Soan'ı*fv* ateşe verecek,
No*fy* Kenti'ni cezalandıracağım.
D Not 30:14 "Soan": Tanis olduğu sanılıyor.
30:14,16 "No": Tebes diye de bilinir.

Hez.30: 15 Öfkemi Mısır'ın kalesi Sin üzerine boşaltacak,
Kalabalık No halkına son vereceğim.

Hez.30: 16 Mısır'ı ateşe vereceğim,
Sin acıdan kıvranacak,
No*fy* Kenti'nin surları yarılacak,
Nof*fü* sürekli tedirgin olacak.

Hez.30: 17 On Kenti*fz* ve Pi-Beset gençleri
Kılıçtan geçirilecek,
Oradaki halk sürgüne gönderilecek.
D Not 30:17 "On Kenti": Heliopolis diye de bilinir.

Hez.30: 18 Tahpanhes'te Mısır'ın boyunduruğunu kırdığım zaman,
Orada gündüz geceye dönecek,
Övündüğü orduya son verilecek,
Kent bulutlarla kaplanacak,
Köylerindeki halk sürgüne gönderilecek.

Hez.30: 19 Mısır'ı böyle cezalandırdığımda
Benim RAB olduğumu anlayacaklar."

Hez.30: 20 Sürgünlüğümüzün on birinci yılı, birinci ayın* yedinci günü
RAB bana şöyle seslendi:

Hez.30: 21 "İnsanoğlu, firavunun kolunu kırdım. İyileşmesin, kılıç
tutacak kadar güçlenmesin diye kimse onu bağlamadı, sargı beziyle sarmadı.

Hez.30: 22 Bu yüzden Egemen RAB şöyle diyor: Firavuna karşıyım. Her
iki kolunu, sağlam olanı da kırık olanı da kıracağım. Kılıcı elinden düşüreceğim.

Hez.30: 23 Mısırlılar'ı uluslar arasına gönderecek, ülkelere dağıtacağım.

Hez.30: 24 Babil Kralı'nın kollarını güçlendirip kılıcımı onun eline vereceğim. Firavunun ise kollarını kıracağım. Babil Kralı'nın önünde ağır yaralı biri gibi inleyecek.

Hez.30: 25 Babil Kralı'nın gücüne güç katacak, firavunun gücünü
zayıflatacağım. Kılıcımı Babil Kralı'nın eline verdiğimde ve o
kılıcı Mısır'a doğru uzattığında, benim RAB olduğumu anlayacaklar.

Hez.30: 26 Mısırlılar'ı uluslar arasına gönderecek, ülkelere
dağıtacağım. O zaman benim RAB olduğumu anlayacaklar."


Sedir Ağacı Benzetmesi

BÖLÜM 31

Hez.31: 1 Sürgünlüğümüzün on birinci yılı, üçüncü ayın* birinci günü
RAB bana şöyle seslendi:

Hez.31: 2 "İnsanoğlu, firavuna ve halkına de ki,
"'Görkemde kim seninle boy ölçüşebilir?

Hez.31: 3 Asur'a bak! Lübnan'da bir sedir ağacıydı,
Ormana gölge salan güzel dalları vardı.
Çok yüksekti, tepesi bulutlara erişiyordu.

Hez.31: 4 Sular ağacı besledi,
Derin su kaynakları büyüttü.
Akarsular dikili olduğu yerin çevresine akıyor,
Kanalları kırdaki bütün ağaçlara erişiyordu.

Hez.31: 5 Kırdaki bütün ağaçlardan daha çok büyüdü.
Bol su verildiği için
Dal budak saldı, dalları uzadı.

Hez.31: 6 Kuşlar dallarına yuva yaptı,
Yabanıl hayvanlar dalları altında yavruladı,
Büyük uluslar gölgesinde yaşadı.

Hez.31: 7 Güzellikte eşsizdi.
Dalları giderek uzadı,
Çünkü kökleri bol su alıyordu.

Hez.31: 8 Tanrı'nın bahçesindeki sedir ağaçlarından hiçbiri
Onunla boy ölçüşemezdi,
Çam ağaçları dalları kadar bile değildi.
Çınarlar onun dallarıyla boy ölçüşemezdi.
Tanrı'nın bahçesindeki ağaçların hiçbiri
Onun kadar güzel değildi.

Hez.31: 9 Sık dallarla o sedir ağacını güzelleştirdim.
Tanrı'nın bahçesi Aden'deki bütün ağaçlar onu kıskandı.

Hez.31: 10 "'Bu yüzden Egemen RAB şöyle diyor: Ağaç büyüyüp boy
attığı, tepesi bulutlara eriştiği, büyüklüğünden ötürü gurura
kapıldığı için

Hez.31: 11 ben de onu kovdum, ulusların önderinin eline teslim ettim.
Ona kötülüğü uyarınca davranacak.

Hez.31: 12 Yabancı ulusların en acımasızı onu kesip yalnız bıraktı.
Dalları dağlara, derelere düştü; ülkenin vadilerinde kesilmiş
duruyor. Yeryüzündeki bütün uluslar gölgesinden çekilip onu bıraktılar.

Hez.31: 13 Bütün kuşlar devrik ağaca kondu, yabanıl hayvanlar dalları
arasına yerleşti.

Hez.31: 14 Öyle ki, suların yakınında yetişen hiçbir ağaç böylesi
büyüyüp boy atmasın, tepesini bulutlara eriştirmesin; bol suyla
sulanan hiçbir ağaç bu denli yükselmesin. Çünkü hepsi ölüm
çukuruna inen insanlarla birlikte ölüme, yerin derinliklerine gidecek.

Hez.31: 15 "'Egemen RAB şöyle diyor: Sedir ağacı ölüler diyarına
indiği gün, ona yas tutsunlar diye derin su kaynaklarını
kapattım. Irmaklarını durdurdum, gür sularının önünü kestim. O
ağaç yüzünden Lübnan'ı karanlığa boğdum, bütün orman ağaçlarını kuruttum.

Hez.31: 16 Ölüm çukuruna inenlerle birlikte onu ölüler diyarına
indirdiğimde, yıkılışının gürültüsünden ulusları titrettim. O
zaman Aden Bahçesi'ndeki bütün ağaçlar, Lübnan'ın en seçkin, en
iyi, bol sulanan ağaçları yerin derinliklerinde avunç buldu.

Hez.31: 17 Gölgesinde yaşayanlar, uluslar arasında onu destekleyenler
de onunla birlikte ölüler diyarına, kılıçla öldürülmüşlerin yanına indiler.

Hez.31: 18 "'Aden ağaçlarından hangisi görkem ve yücelikte seninle boy
ölçüşebilir? Ama sen de Aden ağaçlarıyla birlikte yerin derinliklerine indirilecek, sünnetsizlere*, kılıçla öldürülmüşlere katılacaksın. "'İşte firavunla halkının sonu böyle olacaktır. Egemen RAB böyle diyor."


Firavun için Yakılan Ağıt

BÖLÜM 32

Hez.32: 1 Sürgünlüğümüzün on ikinci yılı, on ikinci ayın* birinci günü
RAB bana şöyle seslendi:

Hez.32: 2 "İnsanoğlu, firavun için bir ağıt yak. Ona de ki,
"'Uluslar arasında genç bir aslan gibi kendini öne sürdün,
Ama sen denizlerdeki bir canavar gibisin.
Irmaklarını karıştırır,
Ayaklarınla suları çalkalar,
Irmakları bulandırırsın."

Hez.32: 3 Egemen RAB şöyle diyor:
"Büyük bir kalabalıkla
Ağımı senin üzerine atacağım;
Onlar seni ağımla çekecekler.

Hez.32: 4 Seni karaya atacak,
Kırlara fırlatacağım.
Gökte uçan kuşların senin üzerine konmalarını sağlayacağım,
Yeryüzündeki yabanıl hayvanlara
Seni yem olarak vereceğim.

Hez.32: 5 Bedenini dağların üzerine serecek,
Vadileri çürüyen bedeninle dolduracağım.

Hez.32: 6 Ülkeyi dağlara dek akan kanınla ıslatacağım,
Vadiler seninle dolacak.

Hez.32: 7 Seni ortadan kaldırdığım zaman
Gökleri örtecek,
Yıldızları karartacak,
Güneşi bulutla kapatacağım.
Ay ışığını vermeyecek.

Hez.32: 8 Senin yüzünden gökte ışık veren bütün cisimleri karartacak,
Ülkeni karanlığa gömeceğim."
Böyle diyor Egemen RAB.

Hez.32: 9 "Seni tanımadığın ülkelere,
Ulusların arasına sürgüne gönderdiğimde*fa*,
Pek çok halkın yüreği üzüntüyle sarsılacak.
D Not 32:9 Septuaginta "Sürgüne gönderdiğimde", Masoretik metin "Yıkıma uğrattığımda".

Hez.32: 10 Başına gelenlerden ötürü
Pek çok halkı şaşkına çevireceğim.
Kılıcımı önlerinde salladığım zaman,
Senin yüzünden krallar dehşetle ürperecek.
Yıkıma uğradığın gün
Hepsi kendi canı için
Her an korkuyla titreyecek.

Hez.32: 11 Egemen RAB şöyle diyor:
Babil Kralı'nın kılıcı üzerine gelecek.

Hez.32: 12 Yiğitlerin, ulusların en acımasızının,
Senin halkını kılıçtan geçirmesine izin vereceğim.
Mısır'ın gururunu kıracak,
Bütün ordusunu yok edecekler.

Hez.32: 13 Bol suların yanında bütün sığırlarını yok edeceğim.
Bundan böyle insan ayağı da hayvan ayağı da
Suları karıştırıp bulandırmayacak.

Hez.32: 14 O zaman sularını dupduru kılacak,
Irmaklarını yağ gibi akıtacağım.
Egemen RAB böyle diyor.

Hez.32: 15 Mısır'ı viraneye çevirdiğimde,
Ülkeyi her şeyden yoksun bıraktığımda,
Orada yaşayan herkesi yok ettiğimde,
Benim RAB olduğumu anlayacaklar.

Hez.32: 16 "Ona yakacakları ağıt budur. Ulusların kızları bu ağıtı yakacaklar. Mısır için, halkı için bu ağıtı yakacaklar." Egemen RAB böyle diyor.

Hez.32: 17 Sürgünlüğümüzün on ikinci yılı, ayın on beşinci günü RAB bana şöyle seslendi:

Hez.32: 18 "Ey insanoğlu, Mısır halkı için yas tut. Onları ve güçlü
ulusların kızlarını ölüm çukuruna inenlerle birlikte yerin derinliklerine indir.

Hez.32: 19 Onlara de ki, 'Sen başkalarından daha mı güzelsin? Aşağı
in ve oradaki sünnetsizlere* katıl.

Hez.32: 20 Mısır halkı kılıçla öldürülenlerin arasına düşecek. Kılıç
hazır, bırakın Mısır bütün halkıyla birlikte sürüklensin.

Hez.32: 21 Güçlü önderler, ölüler diyarından, Mısır ve onu
destekleyenler için, 'Aşağı indiler, kılıçla öldürülen
sünnetsizlerle birlikte burada yatıyorlar diyecekler.

Hez.32: 22 "Asur bütün ordusuyla orada. Kılıçtan geçirilmiş, ölmüş
askerlerinin mezarları çevresini sarmış.

Hez.32: 23 Mezarları ölüm çukurunun en dibinde, ordusu mezarının
çevresinde duruyor. Yaşayanlar diyarında korku salanların hepsi
kılıçtan geçirilmiş, ölmüş.

Hez.32: 24 "Elam bütün halkıyla kendi mezarının çevresinde duruyor.
Hepsi kılıçtan geçirilmiş, ölmüş, sünnetsiz olarak yerin
derinliklerine inmiş. Yaşayanlar diyarında korku salmışlardı,
şimdiyse utanç içinde ölüm çukuruna inenlere katıldılar.

Hez.32: 25 Elam için öldürülenler arasında bir yatak yapıldı. Bütün
halkı mezarının çevresinde. Hepsi sünnetsiz, kılıçtan geçirilerek
ölmüş. Yaşayanlar diyarında korku salmışlardı, şimdiyse utanç
içinde ölüm çukuruna inenlere katıldılar, öldürülenlerin arasına yerleştirildiler.

Hez.32: 26 "Meşek ve Tuval bütün halkıyla kendi mezarları çevresinde duruyor. Hepsi sünnetsiz, kılıçtan geçirilerek öldürülmüş. Yaşayanlar diyarında korku salmışlardı.

Hez.32: 27 Ölüler diyarına savaş silahlarıyla inen, kılıçları
başlarının altına konan, kalkanları*fb* kemikleri üzerine
yerleştirilen öbür öldürülmüş sünnetsiz yiğitlerle birlikte
mezara konmayacak mı onlar? Oysa bu yiğitler yaşayanlar diyarında
korku salmışlardı.
D Not 32:27 Olası metin "Kalkanları", Masoretik metin "Suçları".

Hez.32: 28 "Sen de, ey firavun, düşecek ve kılıçla öldürülenlerle
birlikte sünnetsizlerin arasına konacaksın.

Hez.32: 29 "Edom, kralları ve önderleriyle orada. Güçlü olmalarına
karşın kılıçla öldürülenlerin yanına kondular. Ölüm çukuruna
inenlerin, sünnetsizlerin yanında yatıyorlar.

Hez.32: 30 "Bütün kuzey önderleri, bütün Saydalılar orada. Güçleriyle
korku saldıkları halde öldürülenlerle birlikte utanç içinde
indiler. Sünnetsiz olarak kılıçla öldürülenlerle birlikte utanç
içinde ölüm çukuruna inenlerin yanına kondular.

Hez.32: 31 "Firavunla ordusu kılıçla öldürülmüş bu büyük kalabalığı
görünce avunç bulacak." Böyle diyor Egemen RAB.

Hez.32: 32 "Yaşayanlar diyarında korku salmasını sağladığım halde,
firavunla halkı, kılıçla öldürülenlerle birlikte sünnetsizlerin
yanına konacak." Böyle diyor Egemen RAB.


Tanrı Hezekiel'i Bekçi Olarak Görevlendiriyor

BÖLÜM 33

Hez.33: 1 RAB bana şöyle seslendi:

Hez.33: 2 "İnsanoğlu, kendi halkına şöyle diyeceksin: 'Bir ülkenin
üzerine kılıç gönderdiğim, ülke halkı aralarından birini seçip bekçi atadığı,

Hez.33: 3 bekçi kılıcın ülkenin üzerine yaklaştığını görüp halkı
uyarmak için boru çaldığı zaman;

Hez.33: 4 kim boru sesini işitip de uyarıyı dikkate almazsa, kılıç da
gelip onu öldürürse, kanından kendisi sorumludur.

Hez.33: 5 Boru sesini duymuş, ama uyarıyı dikkate almamıştır; kanından
kendisi sorumludur. Uyarıyı dikkate alsaydı, canını kurtaracaktı.

Hez.33: 6 Ne var ki, bekçi kılıcın ülkenin üzerine yaklaştığını görüp
halkı uyarmak için boru çalmazsa, kılıç da gelip halktan birini
öldürürse, o kişi kendi günahı içinde öldürülmüştür; kanından
bekçiyi sorumlu tutacağım.

Hez.33: 7 "İnsanoğlu, seni İsrail halkına bekçi atadım. Benden bir söz
duyar duymaz onları benim yerime uyaracaksın.

Hez.33: 8 Kötü kişiye, 'Ey kötü kişi, kesinlikle öleceksin dediğim
zaman, onu uyarmaz, kötü yolundan döndürmek için konuşmazsan, o
kişi günahı içinde ölecek; ama onun kanından seni sorumlu tutacağım.

Hez.33: 9 Ancak kötü kişiyi uyardığın halde yolundan dönmezse, o
günahı içinde ölecek. Ama sen canını kurtarmış olacaksın.

Hez.33: 10 "İnsanoğlu, İsrail halkına de ki, 'Siz şöyle diyorsunuz:
İsyanlarımızla günahlarımız bizi çökertiyor, onlardan ötürü
eriyip yok oluyoruz. Durum böyleyken nasıl yaşayabiliriz?

Hez.33: 11 Onlara de ki, 'Varlığım hakkı için diyor Egemen RAB, ben
kötü kişinin ölümünden sevinç duymam, ancak kötü kişinin kötü
yollarından dönüp yaşamasından sevinç duyarım. Dönün! Kötü
yollarınızdan dönün! Niçin ölesiniz, ey İsrail halkı!

Hez.33: 12 "Sen, ey insanoğlu, halkına de ki, 'Doğru kişi Tanrı'ya
başkaldırırsa, doğruluğu onu kurtarmaz. Kötü kişi kötülüğünden
döndüğü zaman kötülüğü yıkımına neden olmaz. Doğru kişi Tanrı'ya
başkaldırırsa, doğruluğu yaşamasını sağlamaz.

Hez.33: 13 Doğru kişi için, 'Kesinlikle yaşayacak desem, ama o
doğruluğuna güvenip de kötülük yapsa, yaptığı doğru işlerin
hiçbiri anımsanmayacak. Yaptığı kötülükten ötürü ölecek.

Hez.33: 14 Kötü kişiye, 'Kesinlikle öleceksin desem, ama o günahından
dönüp adil ve doğru olanı yapsa,

Hez.33: 15 aldığı rehini geri verse, çaldığını ödese, yaşam veren
kurallar uyarınca davranıp günah işlemese kesinlikle yaşayacak, ölmeyecektir.

Hez.33: 16 İşlediği günahlardan hiçbiri ona karşı anımsanmayacaktır,
adil ve doğru olanı yapmıştır; kesinlikle yaşayacaktır.

Hez.33: 17 "Senin halkın, 'Rab'bin yolu doğru değil diyor. Oysa doğru
olmayan onların yolu.

Hez.33: 18 Doğru kişi doğruluğundan döner de kötülük yaparsa, yaptığı
kötülüğün içinde ölecektir.

Hez.33: 19 Kötü kişi yaptığı kötülükten döner de adil ve doğru olanı
yaparsa, yaptığı bu işlerle yaşayacaktır.

Hez.33: 20 Ey İsrail halkı, 'Rab'bin yolu doğru değil diyorsun. Her
birinizi kendi yoluna göre yargılayacağım."

Yeruşalim'in Düşüşü Açıklanıyor

Hez.33: 21 Sürgünlüğümüzün on ikinci yılı, onuncu ayın* beşinci günü
Yeruşalim'den kaçıp kurtulan biri yanıma gelip, "Kent düştü!" dedi.

Hez.33: 22 Akşam, Yeruşalim'den kaçıp kurtulan adam gelmeden önce,
RAB'bin eli üzerimdeydi, konuşamıyordum. Sabah o yanıma gelmeden
RAB dilimi çözdü. Dilim açıldı, artık konuşabilirdim.

Hez.33: 23 RAB bana şöyle seslendi:

Hez.33: 24 "İnsanoğlu, İsrail'in viran olmuş kentlerinde yaşayanlar,
'İbrahim tek kişiyken ülkeyi miras almıştı. Oysa biz kalabalığız,
ülke miras olarak bize verilmiştir diyorlar.

Hez.33: 25 Bu nedenle onlara de ki, 'Egemen RAB şöyle diyor: Eti
kanıyla yiyor, putlarınıza bel bağlıyor, kan döküyorsunuz. Yine
de ülkeyi miras almayı mı umuyorsunuz?

Hez.33: 26 Kılıcınıza güveniyor, iğrenç şeyler yapıyor, komşunuzun
karısını kirletiyorsunuz. Yine de ülkeyi miras almayı mı umuyorsunuz?

Hez.33: 27 "Onlara de ki, 'Egemen RAB şöyle diyor: Varlığım hakkı
için, viran olmuş kentlerde yaşayanlar kılıçtan geçirilecek,
kırda yaşayanları yem olarak yabanıl hayvanlara vereceğim,
kalelerde, mağaralarda yaşayanlar salgın hastalıkla yok olacak.

Hez.33: 28 Ülkeyi ıssız, kimsesiz bırakacağım, övündükleri güç son
bulacak. İsrail dağları ıssız kalacak, oradan kimse geçmeyecek.

Hez.33: 29 Yaptıkları iğrenç şeylerden ötürü ülkeyi ıssız, kimsesiz
bıraktığım zaman benim RAB olduğumu anlayacaklar.

Hez.33: 30 "Sen, ey insanoğlu, halkın duvar diplerinde, evlerin
kapıları önünde senin hakkında konuşuyor. Birbirlerine, 'Haydi,
gidip RAB'den gelen sözün ne olduğunu duyalım diyorlar.

Hez.33: 31 Halk her zamanki gibi sana geliyor. Benim halkım olarak
önünde oturuyor, sözlerini dinliyor, ama dediklerini yapmıyorlar.
Ağızlarıyla istekli olduklarını açıklıyorlar, ama yürekleri haksız kazanç peşinde.

Hez.33: 32 Sen onlar için güzel sesle sevgi ezgileri okuyan, iyi çalgı
çalan biri gibisin. Sözlerini dinliyor, ama dediklerini yapmıyorlar.

Hez.33: 33 "Bütün bunlar gerçekleşince -ki gerçekleşecek- aralarında
bir peygamber bulunduğunu anlayacaklar."


İsrail'i Güden Çobanlar

BÖLÜM 34

Hez.34: 1 RAB bana şöyle seslendi:

Hez.34: 2 "İnsanoğlu, İsrail'in çobanlarına karşı peygamberlik et ve
onlara, bu çobanlara şöyle de: 'Egemen RAB diyor ki: Vay kendi
kendini güden İsrail çobanlarına! Çobanların sürüyü gütmesi gerekmez mi?

Hez.34: 3 Yağı yiyor, yünü giyiyor, besili koyunları*fc* kesiyorsunuz,
ama sürüyü kayırmıyorsunuz.
D Not 34:3 İbranice'den "Koyun" olarak çevrilen sözcük "Keçi" anlamına da gelir.

Hez.34: 4 Zayıfları güçlendirmediniz, hastaları iyileştirmediniz, yaralıların yarasını sarmadınız. Yolunu şaşıranları geri getirmediniz, yitikleri aramadınız. Ancak sertlik ve şiddetle onlara egemen oldunuz.

Hez.34: 5 Çobanları olmadığı için dağıldılar, yabanıl hayvanlara yem oldular.

Hez.34: 6 Koyunlarım bütün dağlarda, yüksek tepelerde başıboş dolandılar. Koyunlarım yeryüzüne dağıldı. Onları ne arayan var, ne soran.

Hez.34: 7 "'Bu yüzden, ey çobanlar, RAB'bin sözünü dinleyin:

Hez.34: 8 Varlığım hakkı için diyor Egemen RAB, çoban olmadığından
koyunlarım yağma edildi, yabanıl hayvanlara yem oldu. Çobanlarım
koyunlarımı aramadılar, onları güdeceklerine kendi kendilerini güttüler.

Hez.34: 9 Onun için, ey çobanlar, RAB'bin sözünü dinleyin.

Hez.34: 10 Egemen RAB şöyle diyor: Ben çobanlara karşıyım!
Koyunlarımdan onları sorumlu tutacağım, koyunlarımı gütmelerine
son vereceğim. Öyle ki, artık kendi kendilerini güdemeyecekler.
Koyunlarımı onların ağzından kurtaracağım, artık onlara yem olmayacaklar.

Hez.34: 11 "'Egemen RAB şöyle diyor: Ben kendim koyunlarımı arayıp
soracağım.

Hez.34: 12 Dağılmış koyunlarının arasındaki bir çoban sürüsüyle nasıl
ilgilenirse, ben de koyunlarımla öyle ilgileneceğim. Bulutlu,
karanlık bir gün dağılmış oldukları her yerden onları kurtaracağım.

Hez.34: 13 Onları ulusların arasından çıkaracak, ülkelerden
toplayacak, kendi yurtlarına geri getireceğim. Onları İsrail
dağlarında, vadilerde, ülkenin bütün oturulabilir yerlerinde güdeceğim.

Hez.34: 14 Onları iyi bir otlakta güdeceğim; yaylaları İsrail'in
yüksek dağları üzerinde olacak. Orada iyi bir otlakta yatacak,
İsrail'in yüksek dağlarındaki verimli otlaklarda otlayacaklar.

Hez.34: 15 Ben kendim koyunlarımı güdeceğim, onları kendim
yatıracağım. Egemen RAB böyle diyor.

Hez.34: 16 Yiteni arayacak, yolunu şaşıranı geri getireceğim.
Yaralının yarasını saracak, zayıfı güçlendireceğim. Ama
semizlerle güçlüleri yok edeceğim. Koyunlarımı adaletle güdeceğim.

Hez.34: 17 "'Siz, ey benim sürüm, Egemen RAB şöyle diyor: Koyunla
koyun arasında yargıyı ben vereceğim. Koçlarla tekelere gelince,

Hez.34: 18 iyi otlakta otlamanız yetmiyor mu ki, otlaklarınızın geri
kalanını ayaklarınızla çiğniyorsunuz? Duru su içmeniz yetmiyor
mu ki, geri kalan suyu ayaklarınızla bulandırıyorsunuz?

Hez.34: 19 Koyunlarım ayaklarınızın çiğnediğini otlamak, ayaklarınızın
bulandırdığını içmek zorunda kalıyor.

Hez.34: 20 "'Bu nedenle Egemen RAB onlara şöyle diyor: Semiz koyunla
cılız koyun arasında ben kendim yargıçlık yapacağım.

Hez.34: 21 Madem bütün cılız koyunları kovup dağıtıncaya dek
böğrünüzle vuruyor, omuzunuzla itiyor, boynuzlarınızla kakıyorsunuz,

Hez.34: 22 ben de koyunlarımı kurtaracağım, artık çapul malı
olmayacaklar. Koyunla koyun arasında ben yargıçlık yapacağım.

Hez.34: 23 Başlarına, onları güdecek tek çoban olarak kulum Davut'u
koyacağım. Onları o güdecek, çobanları o olacak.

Hez.34: 24 Ben RAB onların Tanrısı olacağım, kulum Davut da onların
arasında önder olacak. Ben RAB, böyle diyorum.

Hez.34: 25 "'Onlarla bir barış antlaşması yapacağım, ülkedeki yırtıcı hayvanları yok edeceğim. Çölde güvenlik içinde yaşayacak, ormanlarda uyuyacaklar.

Hez.34: 26 Onları da dağımın çevresini de bereketli kılacağım. Yağmuru
zamanında yağdıracağım. Bereketli yağmurlar olacak.

Hez.34: 27 Kırdaki ağaçlar meyve verecek, toprak ürün verecek. Halk ülkesinde güvenlik içinde olacak. Boyunduruklarının bağlarını koparıp onları köle edenlerin elinden kurtardığım zaman benim RAB olduğumu anlayacaklar.

Hez.34: 28 Artık ulusların çapul malı, yabanıl hayvanların yemi olmayacaklar. Güvenlik içinde yaşayacaklar, kimse onları korkutmayacak.

Hez.34: 29 Onlar için ünlü bir fidanlık yetiştireceğim. Artık ülke
kıtlıktan yok olmayacak, ulusların aşağılamasına uğramayacaklar.

Hez.34: 30 O zaman ben Tanrıları RAB'bin onlarla birlikte olduğumu ve
İsrail soyunun da benim halkım olduğunu anlayacaklar. Böyle diyor Egemen RAB.

Hez.34: 31 'Benim koyunlarım, otlağımın koyunları siz insanlarsınız.
Ben sizin Tanrınız'ım. Böyle diyor Egemen RAB."


Edom Kınanıyor

BÖLÜM 35

Hez.35: 1 RAB bana şöyle seslendi:

Hez.35: 2 "İnsanoğlu, yüzünü Seir Dağı'na çevir, ona karşı peygamberlik et.

Hez.35: 3 Ona de ki, 'Egemen RAB şöyle diyor: Ey Seir Dağı, sana
karşıyım! Elimi sana karşı uzatacak, seni viran edip kimsesiz bırakacağım.

Hez.35: 4 Kentlerini yerle bir edeceğim, kimsesiz kalacaksın. O zaman
benim RAB olduğumu anlayacaksın.

Hez.35: 5 "'Madem İsrailliler'e hep kin besledin, yıkıma uğradıklarında, cezalandırılmalarının zamanı doruğa ulaştığında, onları kılıca teslim ettin,

Hez.35: 6 varlığım hakkı için diyor Egemen RAB, senin kanını akıtacağım, kan peşini bırakmayacak. Madem kan dökmekten nefret etmedin, kan peşini bırakmayacak.

Hez.35: 7 Seir Dağı'nı viran edip kimsesiz bırakacağım, oraya gidip geleni kesip atacağım.

Hez.35: 8 Dağlarını ölülerle dolduracağım; kılıçtan geçirilenler senin
tepelerinde, vadilerinde, derelerinde düşüp ölecekler.

Hez.35: 9 Seni sonsuza dek viran edeceğim, kentlerinde kimse
oturmayacak. O zaman benim RAB olduğumu anlayacaksın.

Hez.35: 10 "'Siz, bu iki ulus, bu iki ülke bizim olacak, onları miras
alacağız demiştiniz. Oysa RAB oralardadır.

Hez.35: 11 Bundan ötürü varlığım hakkı için diyor Egemen RAB,
beslediğiniz kin yüzünden halkıma nasıl öfkeyle, kıskançlıkla
davrandıysanız, ben de size öyle davranacağım. Sizi yargıladığım
zaman onlara kendimi tanıtacağım.

Hez.35: 12 O zaman İsrail dağlarına sövgülerinizi duyduğumu
anlayacaksınız. Şöyle demiştiniz: "Yerle bir oldular, yutalım
diye bize verildiler."

Hez.35: 13 Bana karşı böbürlendiğinizi, saygısızca konuştuğunuzu da
duydum.

Hez.35: 14 Egemen RAB şöyle diyor: Bütün yeryüzü sevinirken, seni
yerle bir edeceğim.

Hez.35: 15 İsrail halkının mirası yerle bir olduğunda nasıl sevindinse, ben de sana öyle davranacağım. Ey Seir Dağı, viran olacaksın; bütün Edom da viran olacak. O zaman benim RAB olduğumu anlayacaklar."


Tanrı İsrail'e Bereket Yağdırıyor

BÖLÜM 36

Hez.36: 1 "İnsanoğlu, İsrail dağlarına peygamberlik et ve de ki, 'Ey
İsrail dağları, RAB'bin sözünü dinleyin!

Hez.36: 2 Egemen RAB şöyle diyor: Düşman sizin hakkınızda, Hah, hah!
Bu eski tepeler mülkümüz oldu! dediği için

Hez.36: 3 peygamberlik et ve de ki, Egemen RAB şöyle diyor:
Dağlarınızı viran ettiler, sizi her yandan sıkıştırıp çiğnediler;
böylece ulusların mülkü oldunuz, dile düştünüz, alay konusu oldunuz,

Hez.36: 4 ey İsrail dağları, Egemen RAB'bin sözünü dinleyin! Egemen
RAB dağlarla tepelere, vadilerle derelere, yıkıntılara, çevrenizdeki ulusların yağmasına, alayına uğramış, terk edilmiş kentlere şöyle diyor:

Hez.36: 5 Egemen RAB şöyle diyor: Yürekleri sevinç dolu, aşağılayarak
otlaklarınızı yağmalamak için ülkeme sahip çıkan öteki uluslara,
özellikle Edom'a karşı büyük bir kıskançlıkla konuştum.

Hez.36: 6 Bu nedenle İsrail ülkesi için peygamberlik et ve dağlara,
tepelere, vadilere, derelere de ki, 'Egemen RAB şöyle diyor: Ulusların aşağılamasına hedef olduğunuz için öfkeyle, kıskançlıkla konuştum.

Hez.36: 7 Bu nedenle Egemen RAB şöyle diyor: Ant içiyorum ki,
çevrenizdeki uluslar da aşağılanacaktır.

Hez.36: 8 "'Ama siz, ey İsrail dağları, dal budak salacak ve halkım
İsrail için ürün vereceksiniz. Çünkü halkım İsrail yakında yurduna dönecek.

Hez.36: 9 Sizi kayıracak, size yöneleceğim. İşlenecek, ekileceksiniz.

Hez.36: 10 Ülkenizde yaşayanların sayısını, evet, bütün İsrail halkının sayısını çoğaltacağım. Kentlerde insanlar yaşayacak, yıkıntılar onarılacak.

Hez.36: 11 Ülkenizdeki insan ve hayvan sayısını çoğaltacağım. Verimli olacak, çoğalacaklar. Geçmişte olduğu gibi ülkeniz insanlarla dolup taşacak. Sizi eskisinden daha verimli kılacağım. O zaman benim RAB olduğumu anlayacaksınız.

Hez.36: 12 Ülkenize insanların, halkım İsrail'in girmesini
sağlayacağım. Sizi sahiplenecekler. Siz de onların mirası
olacaksınız. Onları bir daha çocuklarından yoksun bırakmayacaksınız.

Hez.36: 13 "'Egemen RAB şöyle diyor: Ey ülke, insanlar sana insan
yiyen, ulusunu çocuksuz bırakan ülke diyorlar.

Hez.36: 14 Bundan böyle artık sen insan yemeyecek, ulusunu çocuksuz
bırakmayacaksın. Egemen RAB böyle diyor.

Hez.36: 15 Artık ulusların aşağılamalarını size işittirmeyeceğim.
Ulusların aşağılamasına uğramayacaksınız. Halkınızın bir daha
tökezlemesine izin vermeyeceksiniz. Egemen RAB böyle diyor."

Hez.36: 16 RAB bana şöyle seslendi:

Hez.36: 17 "İnsanoğlu, İsrail halkı kendi ülkesinde yaşarken tutumu ve davranışlarıyla ülkeyi kirletti. Onların davranışı benim gözümde âdet gören bir kadının kirliliği gibiydi.

Hez.36: 18 Bu yüzden öfkemi üzerlerine boşalttım. Çünkü ülkede kan
döktüler, putlarıyla onu kirlettiler.

Hez.36: 19 Onları uluslara dağıttım, ülkelere yayıldılar. Onları
tutumlarına ve davranışlarına göre yargıladım.

Hez.36: 20 Ulusların arasında her gittikleri yerde kutsal adımı
kirlettiler. Çünkü onlar için, 'Bu RAB'bin halkı, öyleyken
ülkesinden çıkmak zorunda kaldı dendi.

Hez.36: 21 İsrail halkının gittiği uluslar arasında kirlettiği kutsal
adımın onuru için kaygılandım.

Hez.36: 22 "Bu nedenle İsrail halkına de ki, 'Egemen RAB şöyle diyor:
Ey İsrail halkı, sizin hatırınız için değil, gittiğiniz uluslar
arasında kirlettiğiniz kutsal adımın hatırı için bunları yapacağım.

Hez.36: 23 Uluslar arasında kirlenen, onlar arasında kirlettiğiniz
büyük adımın kutsallığını göstereceğim. Onların gözü önünde
kutsallığımı sizin aracılığınızla kanıtladığımda, uluslar benim
RAB olduğumu anlayacaklar. Egemen RAB böyle diyor.

Hez.36: 24 "'Sizi uluslar arasından alacak, bütün ülkelerden toplayıp
ülkenize geri getireceğim.

Hez.36: 25 Üzerinize temiz su dökeceğim, arınacaksınız. Sizi bütün
kirliliklerinizden ve putlarınızdan arındıracağım.

Hez.36: 26 Size yeni bir yürek verecek, içinize yeni bir ruh
koyacağım. İçinizdeki taştan yüreği çıkaracak, size etten bir yürek vereceğim.

Hez.36: 27 Ruhumu içinize koyacağım; kurallarımı izlemenizi,
buyruklarıma uyup onları uygulamanızı sağlayacağım.

Hez.36: 28 Atalarınıza verdiğim ülkede yaşayacak, benim halkım
olacaksınız, ben de sizin Tanrınız olacağım.

Hez.36: 29 Sizi bütün kirliliklerinizden kurtaracağım. Buğdaya
seslenecek ve onu çoğaltacağım. Artık size kıtlık göndermeyeceğim.

Hez.36: 30 Ulusların arasında bir daha kıtlık utancı çekmemeniz için
ağaçların meyvesini, tarlaların ürününü çoğaltacağım.

Hez.36: 31 O zaman kötü yollarınızı, kötü işlerinizi anımsayacaksınız.
Günahlarınız, iğrenç uygulamalarınız yüzünden kendinizden tiksineceksiniz.

Hez.36: 32 Bunu sizin hatırınız için yapmadığımı iyi bilin. Egemen RAB
böyle diyor. Davranışlarınızdan utanın, yüzünüz kızarsın, ey İsrail halkı!

Hez.36: 33 "'Egemen RAB şöyle diyor: Sizi bütün günahlarınızdan
arıttığım gün, kentlerinizde yaşamanızı sağlayacağım; yıkıntılar onarılacak.

Hez.36: 34 Gelip geçenlerin gözünde viran olan ülkenin toprakları işlenecek.

Hez.36: 35 Şöyle diyecekler: Viran olan bu ülke Aden bahçesi gibi
oldu; yıkılıp yerle bir olmuş, kimsesiz kalmış kentler yeniden
güçlendiriliyor, içinde oturuluyor.

Hez.36: 36 O zaman çevrenizde kalan uluslar yıkılanı yeniden yapanın,
çıplak yerleri yeniden dikenin ben RAB olduğumu anlayacaklar.
Bunu ben RAB söylüyorum ve dediğimi yapacağım.

Hez.36: 37 "Egemen RAB şöyle diyor: İsrail halkının benden yine yardım
dilemesini sağlayacak ve onlar için şunu yapacağım: Onları bir
koyun sürüsü gibi çoğaltacağım.

Hez.36: 38 Bayramlarda Yeruşalim nasıl kurbanlık hayvanlarla
doluyorsa, viran olmuş kentler de insan topluluklarıyla öyle
dolup taşacak. O zaman benim RAB olduğumu anlayacaklar."


Kuru Kemikler

BÖLÜM 37

Hez.37: 1 RAB'bin eli üzerimdeydi, Ruhu'yla*fç* beni dışarı çıkardı,
kemiklerle dolu bir ovanın ortasına koydu.
D Not 37:1,9,10 İbranice'de "Ruah" (Ruh) sözcüğü, "Rüzgar", "Soluk" anlamına da gelir.

Hez.37: 2 Beni onların arasında her yöne dolaştırdı. Ovada her yere
yayılmış, tamamen kurumuş pek çok kemik vardı.

Hez.37: 3 RAB, "İnsanoğlu, bu kemikler canlanabilir mi?" diye sordu.
Ben, "Sen bilirsin, ey Egemen RAB" diye yanıtladım.

Hez.37: 4 Bunun üzerine, "Bu kemikler üzerine peygamberlik et" dedi,
"Onlara de ki, 'Kuru kemikler, RAB'bin sözünü dinleyin!

Hez.37: 5 Egemen RAB bu kemiklere şöyle diyor: İçinize ruh koyacağım,
canlanacaksınız.

Hez.37: 6 Size kaslar verecek, üzerinizde et oluşturacağım, sizi
deriyle kaplayacağım. İçinize ruh koyacağım, canlanacaksınız. O
zaman benim RAB olduğumu anlayacaksınız."

Hez.37: 7 Böylece bana verilen buyruk uyarınca peygamberlik ettim. Ben
peygamberlik ederken bir gürültü oldu, bir takırtı duyuldu.
Kemikler birbirleriyle birleşiyordu.

Hez.37: 8 Baktım, işte üzerlerinde kaslar, etler oluşuyor, üstlerini
deri kaplıyordu. Ama onlarda ruh yoktu.

Hez.37: 9 Sonra bana şöyle dedi: "Rüzgara*fç* peygamberlik et,
insanoğlu, peygamberlik et ve de ki, 'Egemen RAB şöyle diyor: Ey
rüzgar, gel dört yandan es. Bu öldürülmüşlerin üzerine üfle ki canlansınlar!"

Hez.37: 10 Böylece bana verilen buyruk uyarınca peygamberlik ettim.
Onların içine soluk*fç* girince canlanıp ayağa kalktılar. Çok,
çok büyük bir kalabalık oluşturuyorlardı.

Hez.37: 11 Sonra bana, "İnsanoğlu, bu kemikler bütün İsrail halkını simgeliyor" dedi, "Onlar, 'Kemiklerimiz kurudu, umudumuz yok oldu, bittik diyorlar.

Hez.37: 12 Bu yüzden peygamberlik et ve onlara de ki, 'Egemen RAB şöyle diyor: Ey halkım, mezarlarınızı açıp sizi oradan çıkaracak, İsrail ülkesine geri getireceğim.

Hez.37: 13 Mezarlarınızı açıp sizi çıkardığım zaman benim RAB olduğumu
anlayacaksınız, ey halkım.

Hez.37: 14 Ruhumu içinize koyacağım, canlanacaksınız. Sizi kendi
ülkenize yerleştireceğim. O zaman, bunu söyleyenin ve yapanın ben
RAB olduğumu anlayacaksınız." Böyle diyor RAB.


Yahuda ile İsrail Birleşiyor

Hez.37: 15 RAB bana şöyle seslendi:

Hez.37: 16 "İnsanoğlu, bir değnek al, üzerine 'Yahuda ve dostları
İsrailliler için diye yaz. Sonra başka bir değnek al, üzerine
'Yusuf'la dostları İsrailliler için Efrayim'in değneği diye yaz.

Hez.37: 17 İki değneği yan yana getirerek birleştir. Öyle ki, elinde
bir değnek gibi olsun.

Hez.37: 18 "Halkından biri, 'Bu yaptığının anlamı ne? Bize açıklamaz
mısın? diye sorarsa,

Hez.37: 19 şöyle yanıtlayacaksın: 'Egemen RAB şöyle diyor: Efrayim'in
elindeki değneği -Yusuf'la dostları İsrail oymaklarının değneğini- alıp Yahuda değneğiyle birleştireceğim. İkisinden bir değnek yapıp elimde tutacağım.

Hez.37: 20 Üzerine yazdığın değnekleri görebilecekleri şekilde elinde tut.

Hez.37: 21 Onlara de ki, 'Egemen RAB şöyle diyor: İsrailliler'i
gittikleri ulusların içinden alacağım. Onları her yerden toplayıp
ülkelerine geri getireceğim.

Hez.37: 22 Onları ülkede, İsrail dağları üzerinde tek bir ulus
yapacağım. Hepsinin tek kralı olacak. Artık iki ayrı ulus
olmayacaklar, iki krallığa bölünmeyecekler.

Hez.37: 23 Artık putlarıyla, iğrenç uygulamalarıyla, isyanlarıyla
kendilerini kirletmeyecekler. Onları yerleştikleri, içinde günah
işledikleri yerlerden kurtarıp arındıracağım. Onlar halkım
olacak, ben de onların Tanrısı olacağım.

Hez.37: 24 "'Kulum Davut onların kralı olacak, hepsinin tek çobanı
olacak. Buyruklarımı izleyecek, kurallarıma uyacak, onları uygulayacaklar.

Hez.37: 25 Kulum Yakup'a verdiğim, atalarınızın yaşadığı ülkeye
yerleşecekler. Kendileri, çocukları, çocuklarının çocukları
sonsuza dek orada yaşayacaklar. Kulum Davut da sonsuza dek
onların önderi olacak.

Hez.37: 26 Onlarla esenlik antlaşması yapacağım. Bu onlarla sonsuza
dek geçerli bir antlaşma olacak. Onları yeniden oraya yerleştirip
sayıca çoğaltacağım. Tapınağımı sonsuza dek onların ortasına kuracağım.

Hez.37: 27 Konutum aralarında olacak; onların Tanrısı olacağım, onlar
da benim halkım olacak.

Hez.37: 28 Tapınağım sonsuza dek onların arasında oldukça uluslar
İsrail'i kutsal kılanın ben RAB olduğumu anlayacaklar."


Gog Kınanıyor

BÖLÜM 38

Hez.38: 1 RAB bana şöyle seslendi:

Hez.38: 2 "İnsanoğlu, yüzünü Magog ülkesinden Roş'un, Meşek'in,
Tuval'ın önderi*fd* Gog'a çevir, ona karşı peygamberlik et.

Hez.38: 3 De ki, 'Egemen RAB şöyle diyor: Ey Roş'un, Meşek'in,
Tuval'ın önderi*fd* Gog, sana karşıyım.
D Not 38:2,3 "Roş'un, Meşek'in, Tuval'ın önderi" ya da "Meşek'in, Tuval'ın baş önderi".

Hez.38: 4 Seni geldiğin yoldan geri çevirecek, çenelerine çengel takacağım. Seni ve bütün ordunu, atları, tam donanmış atlıları, küçük büyük kalkanlı, hepsi kılıç kullanan büyük kalabalığı dışarıya sürükleyeceğim.

Hez.38: 5 Onlarla birlikte hepsi kalkanlı, miğferli Persliler'i, Kûşlular'ı*, Pûtlular'ı,

Hez.38: 6 Gomer'in bütün ordusunu, uzak kuzeydeki Beyttogarma'nın
bütün ordusunu ve yanındaki birçok ulusu da sürükleyeceğim.

Hez.38: 7 "'Hazır ol! Çevrende toplanmış büyük kalabalıkla birlikte
hazırlan. Onları sen gözeteceksin.

Hez.38: 8 Uzun zaman sonra savaşa çağrılacaksın. Gelecek yıllarda,
halkı birçok ulustan uzun zamandır ıssız kalmış İsrail dağlarında
toplanmış, savaştan rahata kavuşmuş bir ülkeye saldıracaksın.
Uluslar arasından çıkarılmış olan bu halk, şimdi güvenlik içinde yaşıyor.

Hez.38: 9 Sen, bütün askerlerin ve seninle olan birçok ulus çıkıp
kasırga gibi geleceksiniz; ülkeyi kaplayan bulut gibi olacaksınız.

Hez.38: 10 "'Egemen RAB şöyle diyor: O gün aklına bazı düşünceler
gelecek, kötü düzenler tasarlayacaksın.

Hez.38: 11 Diyeceksin ki: Sursuz köyleri olan bir ülkeye saldıracak,
esenlik ve güvenlik içinde yaşayan insanların üzerine
yürüyeceğim. Bu köylerin tümü sursuz; kapıları da kapı sürgüleri de yok.

Hez.38: 12 Viran olmuş kentlerde yaşayan halkı soyup malını yağma
edeceğim. Sürüsü, malı olan, dünyanın ortasında yaşayan bu
ulusların arasından toplanmış halka karşı elimi uzatacağım.

Hez.38: 13 Saba, Dedan, Tarşiş tüccarları ve köyleri sana, Yağmalamak için mi geldin? Çapul malı toplamak, altın, gümüş taşımak, hayvan, mal götürmek, bol ganimet elde etmek için mi bu kalabalığı topladın? diyecek.

Hez.38: 14 "Bu yüzden, ey insanoğlu, peygamberlik et ve Gog'a de ki,
'Egemen RAB şöyle diyor: O gün halkım İsrail güvenlik içinde
yaşarken bunu farketmeyecek misin?

Hez.38: 15 Sen ve seninle birlikte birçok ulustan oluşan tümü ata
binmiş büyük bir kalabalık, güçlü bir ordu uzak kuzeyden geleceksiniz.

Hez.38: 16 Ülkeyi kaplayan bir bulut gibi halkım İsrail'in üzerine
yürüyeceksiniz. Son günlerde, ey Gog, seni ülkeme saldırtacağım.
Öyle ki, ulusların gözü önünde kutsallığımı senin aracılığınla
gösterdiğim zaman beni tanıyabilsinler.

Hez.38: 17 "'Egemen RAB şöyle diyor: Eski günlerde kullarım İsrail
peygamberleri aracılığıyla hakkında konuştuğum kişi değil misin
sen? O dönemde seni onlara saldırtacağıma ilişkin yıllarca peygamberlik ettiler.

Hez.38: 18 "'Gog İsrail ülkesine saldırdığı gün öfkem alevlenecek.
Egemen RAB böyle diyor.

Hez.38: 19 Kıskançlığımla ve öfkemin şiddetiyle diyorum ki, o gün
İsrail ülkesinde büyük bir yer sarsıntısı olacak.

Hez.38: 20 Denizdeki balıklar, gökteki kuşlar, kırdaki hayvanlar,
yerde sürünen bütün yaratıklar ve dünyadaki bütün insanlar önümde
titreyecekler. Dağlar yerle bir edilecek, kayalıklar ufalanacak, her duvar çökecek.

Hez.38: 21 Bütün dağlarımda Gog'a karşı kılıcı çağıracağım. Egemen RAB
böyle diyor. Herkes birbirine kılıç çekecek.

Hez.38: 22 Onu salgın hastalıkla, kanla cezalandıracağım; onun,
ordusunun, ondan yana olan birçok ulusun üzerine sağanak yağmur,
dolu, ateşli kükürt yağdıracağım.

Hez.38: 23 Böylece büyüklüğümü, kutsallığımı gösterecek, birçok ulusun
gözünde kendimi tanıtacağım. O zaman benim RAB olduğumu anlayacaklar."


Gog Yenilgiye Uğruyor

BÖLÜM 39

Hez.39: 1 "İnsanoğlu, Gog'a karşı peygamberlik et ve ona de ki,
'Egemen RAB şöyle diyor: Ey Roş'un, Meşek'in, Tuval'ın önderi*fe*
Gog, sana karşıyım.
D Not 39:1 "Roş'un, Meşek'in, Tuval'ın önderi" ya da "Meşek'in, Tuval'ın baş önderi".

Hez.39: 2 Seni geri çevirip sürükleyeceğim. Seni uzak kuzeyden çıkarıp
İsrail'in dağlarına getireceğim.

Hez.39: 3 Sol elindeki yayını vuracak, sağ elindeki oklarını düşüreceğim.

Hez.39: 4 Sen de askerlerinle senden yana olan uluslar da İsrail
dağlarına serileceksiniz. Sizi yem olarak her çeşit yırtıcı kuşa,
yabanıl hayvana vereceğim.

Hez.39: 5 Açık kırlarda düşüp öleceksiniz. Çünkü bunu ben söyledim.
Egemen RAB böyle diyor.

Hez.39: 6 Magog'un ve kıyıda güvenlik içinde yaşayanların üzerine ateş
yağdıracağım. O zaman benim RAB olduğumu anlayacaklar.

Hez.39: 7 "'Halkım İsrail arasında kutsal adımı tanıtacağım. Bundan
böyle kutsal adımın aşağılanmasına izin vermeyeceğim. Uluslar
benim İsrail'de kutsal olan RAB olduğumu anlayacaklar.

Hez.39: 8 O gün yaklaştı! Söylediklerim olacak. Egemen RAB böyle
diyor. Budur sözünü ettiğim gün!

Hez.39: 9 "'O zaman İsrail kentlerinde yaşayanlar dışarı çıkıp
topladıkları silahları yakacaklar. Küçük büyük kalkanları,
yayları, okları, sopaları, mızrakları ateşe atacaklar. Bunlarla
yedi yıl ateş yakacaklar.

Hez.39: 10 Kırdan odun toplamayacak, ormandan odun kesmeyecekler.
Yakmak için silahları kullanacaklar. Mallarını yağmalayanları yağmalayacak, kendilerini soyanları soyacaklar. Egemen RAB böyle diyor.

Hez.39: 11 "'O gün Lut Gölü'nün doğusunda, Gezginler Deresi'nde Gog'a
İsrail'de bilinen*ff* bir mezar yeri vereceğim. Gog'la bütün
ordusu orada gömülecek. Oraya Hamon-Gog*fg* Vadisi adı verilecek.
Oradan geçecek gezginlerin önü kesilecek.
D Not 39:11 Septuaginta, Targum, Vulgata "Bilinen", Masoretik metin "Orada".
39:11 "Hamon-Gog": "Gog'un kalabalığı" anlamına gelir.

Hez.39: 12 İsrail halkı ülkeyi arındırmak için onları gömecek. Bu yedi ay sürecek.

Hez.39: 13 Onları bütün ülke halkı gömecek. Görkemimi açıkladığım gün
onlar için onur olacak. Egemen RAB böyle diyor.

Hez.39: 14 "'Ülkeyi arındırmak için adamlar görevlendirilecek. Bazıları ülkeyi sürekli dolaşacak, öbürleriyse yerde kalan cesetleri gömecekler. Yedi aylık süre bitince, araştırma işine başlayacaklar.

Hez.39: 15 Bu adamlar ülkenin her yanını dolaşacak. Bir insan kemiği görünce, mezarcılar onu Hamon-Gog Vadisi'ne gömünceye dek, yanına bir işaret koyacak.

Hez.39: 16 Orada Hamona*fh* adında bir kent olacak. Böylelikle ülke
arındırılacak.
D Not 39:16 "Hamona": "Kalabalık" anlamına gelir.

Hez.39: 17 "İnsanoğlu, Egemen RAB şöyle diyor: Her çeşit kuşa ve
yabanıl hayvana seslen: 'Sizin için hazırlayacağım kurbana,
İsrail dağları üzerindeki büyük kurbana gelin, her yandan
toplanın! Orada et yiyecek, kan içeceksiniz.

Hez.39: 18 Başan'ın besili hayvanlarının -koçların, kuzuların,
tekelerin, boğaların- etini yiyip kanını içer gibi yiğitlerin
etini yiyecek, dünya önderlerinin kanını içeceksiniz.

Hez.39: 19 Sizin için hazırlayacağım kurbandan doyana dek yağ
yiyeceksiniz, sarhoş oluncaya dek kan içeceksiniz.

Hez.39: 20 Soframda atlardan, atlılardan, yiğitlerden ve her çeşit
askerden bol bol yiyip doyacaksınız. Egemen RAB böyle diyor.

Hez.39: 21 "Görkemimi uluslar arasında açıklayacağım. Bütün uluslar
kendilerine verdiğim cezayı, üzerlerine koyduğum elimi görecekler.

Hez.39: 22 İsrail halkı o günden başlayarak benim Tanrıları RAB
olduğumu anlayacak.

Hez.39: 23 Uluslar İsrail halkının işlediği suç yüzünden, bana ihanet
ettiği için sürgüne gittiğini anlayacaklar. Yüzümü onlardan
gizledim, onları düşmanlarının eline teslim ettim, hepsi kılıçtan geçirildi.

Hez.39: 24 Onları kirliliklerine, isyanlarına göre cezalandırdım,
yüzümü onlardan gizledim.

Hez.39: 25 "Bundan ötürü Egemen RAB şöyle diyor: Yakup'un sürgündeki
soyunu geri getirecek, İsrail halkına acıyacağım. Kutsal adımı kıskançlıkla koruyacağım.

Hez.39: 26 Ülkelerinde güvenlik içinde yaşayınca, onları korkutan
kimse olmayınca, utançlarını, bana ettikleri bütün ihanetleri unutacaklar.

Hez.39: 27 Onları uluslar arasından geri getirip düşman ülkelerinden
topladığım zaman, onlar aracılığıyla birçok ulusa kutsallığımı göstereceğim.

Hez.39: 28 O zaman benim Tanrıları RAB olduğumu anlayacaklar. Onları
uluslar arasına sürgüne göndermeme karşın, hiçbirini bırakmadan
ülkelerine geri getireceğim.

Hez.39: 29 Onlardan bir daha yüzümü gizlemeyeceğim, çünkü İsrail halkı
üzerine Ruhum'u dökeceğim." Egemen RAB böyle diyor.


Yeni Tapınakla İlgili Görüm

BÖLÜM 40

Hez.40: 1 Sürgünlüğümüzün yirmi beşinci yılı, yılın başında, ayın
onuncu günü, Yeruşalim Kenti'nin düşüşünün on dördüncü yılı, tam
o gün RAB'bin eli beni yakalayıp oraya götürdü.

Hez.40: 2 Görümde Tanrı beni İsrail ülkesine götürüp çok yüksek bir
dağın üzerine koydu. Dağın güneyinde kente benzer yapılar vardı.

Hez.40: 3 Tanrı beni oraya götürdü, tunca* benzer bir adam gördüm.
Elinde keten ip ve bir ölçü değneği tutarak kapının girişinde
duruyordu.

Hez.40: 4 Bana, "İnsanoğlu, gözlerinle gör, kulaklarınla işit, sana
göstereceğim her şeye dikkat et" dedi, "Sen bunun için buraya
getirildin. Göreceğin her şeyi İsrail halkına anlat."


Doğu Kapısı

Hez.40: 5 Tapınağı çepeçevre kuşatan bir duvar gördüm. Adamın elindeki
ölçü değneğinin uzunluğu altı arşındı. Her arşına bir elin eni
kadar uzunluk eklenmişti*fı*. Adam duvarı ölçtü; kalınlığı ve
yüksekliği bir ölçü değneği kadardı.
D Not 40:5 Yeni tapınakla ilgili bölümde kullanılan arşının uzunluğu, bir arşına bir elin eni eklenerek elde edilir (yaklaşık 53 cm).

Hez.40: 6 Sonra doğuya bakan kapıya gitti, basamakları çıkıp kapı
eşiğini ölçtü. Eni bir ölçü değneği kadardı*fi*.
D Not 40:6 "Kadardı" sözcüğünden sonra Masoretik metinde şu tümce geçmektedir: "Bir kapı eşiğinin eni bir ölçü değneği kadardı." Bu tümce Septuaginta'da yoktur.

Hez.40: 7 Bekçi odalarının her birinin uzunluğu ve genişliği bir ölçü
değneği kadardı. Odaların arasındaki duvarın kalınlığı beş
arşındı. Tapınağa bakan eyvanın kapı eşiği bir ölçü değneği uzunluktaydı.

Hez.40: 8 Eyvanı ölçtü;

Hez.40: 9 genişliği sekiz arşın, kapı sövelerinin kalınlığı ikişer
arşındı. Eyvan tapınağa bakıyordu.

Hez.40: 10 Doğu Kapısı'nın her yanında üçer bekçi odası vardı. Hepsi
aynı ölçüdeydi. Odalar arasındaki duvarların ölçüsü de aynıydı.

Hez.40: 11 Adam kapının genişliğini ölçtü. Genişliği on, iç girişin
genişliği on üç arşındı.

Hez.40: 12 Her bekçi odasının önünde bir arşın yüksekliğinde bir duvar
vardı. Odalar kare şeklindeydi, kenarları altışar arşındı.

Hez.40: 13 Sonra girişleri karşı karşıya olan odaların arka
duvarlarının arasını ölçtü; yirmi beş arşındı.

Hez.40: 14 Sütunları ölçtü, altmış arşındı*fj*. Kapının çevresindeki
avlu sütunlara kadar uzanıyordu.
D Not 40:14 Masoretik metin "Sütunları ölçtü, altmış arşındı", Septuaginta "Eyvanın açık alanını ölçtü, yirmi arşındı".

Hez.40: 15 Kapı girişinden eyvanın sonuna kadarki uzaklık elli arşındı.

Hez.40: 16 Her iki yandaki bekçi odalarında, odalar arasındaki
duvarlarda ve eyvanın çepeçevre duvarlarında içe bakan kafesli
pencereler vardı. Bölme duvarları hurma ağacı motifleriyle kaplıydı.


Dış Avlu

Hez.40: 17 Adam bundan sonra beni dış avluya götürdü. Orada odalar ve
dış avluyu çevreleyen taş yol vardı. Taş yol boyunca otuz oda vardı.

Hez.40: 18 Girişin iki yanındaki taş yolun genişliği kapıların
uzunluğu kadardı. Bu aşağı taş yoldu.

Hez.40: 19 Avlunun genişliğini aşağı girişten iç avlunun girişine dek
ölçtü. Doğu ve kuzeydeki uzaklık yüz arşındı.


Kuzey Kapısı

Hez.40: 20 Adam dış avlunun kuzeye bakan kapısının uzunluğunu ve
genişliğini ölçtü.

Hez.40: 21 İki yandaki üçer bekçi odasının, aralarındaki duvarların
ve eyvanın ölçüsü, birinci kapının ölçüsünün aynısıydı. Uzunluğu
elli arşın, genişliği yirmi beş arşındı.

Hez.40: 22 Pencerelerin, eyvanın, hurma ağacı motiflerinin ölçüsü,
doğuya bakan kapının ölçüsünün aynısıydı. Oraya yedi basamakla
çıkılıyordu, eyvan bunların karşısındaydı.

Hez.40: 23 Doğu Kapısı'na olduğu gibi, Kuzey Kapısı'na da bakan bir
iç avlu kapısı vardı. Adam bu iki kapı arasındaki uzaklığı ölçtü, yüz arşındı.


Güney Kapısı

Hez.40: 24 Adam beni güneye doğru götürdü. Orada güneye bakan bir kapı
gördüm. Adam kapının sövelerini ve eyvanı ölçtü. Ölçüleri öbürlerinin aynısıydı.

Hez.40: 25 Öbürlerinde olduğu gibi, bu kapının ve eyvanın her yanında
da pencereler vardı. Uzunluğu elli arşın, genişliği yirmi beş arşındı.

Hez.40: 26 Oraya yedi basamakla çıkılıyordu, eyvan bunların
karşısındaydı. İki kapı sövesi de hurma ağacı motifleriyle kaplıydı.

Hez.40: 27 İç avlunun güneye bakan bir kapısı vardı. Adam bu kapıdan
güneydeki dış kapıya kadar olan uzaklığı ölçtü, yüz arşındı.


İç Avlunun Kapıları

Hez.40: 28 Adam beni Güney Kapısı'ndan iç avluya götürdü. Güney
Kapısı'nı ölçtü. Ölçüleri öbürlerinin aynısıydı.

Hez.40: 29 Bekçi odalarının, odalar arasındaki duvarların, eyvanın
ölçüleri öbürlerinin aynısıydı. Dış duvarlarda ve eyvanın her
yanında pencereler vardı. Girişin uzunluğu elli arşın, genişliği yirmi beş arşındı.

Hez.40: 30-31 Eyvan*fk* dış avluya bakıyordu. Kapı söveleri hurma
ağacı motifleriyle kaplıydı. Oraya sekiz basamakla çıkılıyordu.
D Not 40:30-31 Masoretik metinde "Eyvan" sözcüğünden önce şu tümce geçiyor: "İç avlunun çevresindeki eyvanların uzunluğu yirmi beş arşın, genişliği beş arşındı." Bu tümce bazı İbranice elyazmalarında geçmemektedir.

Hez.40: 32 Adam beni doğudaki iç avluya götürdü. Oradaki kapıyı ölçtü.
Ölçüleri öbürlerinin aynısıydı.

Hez.40: 33 Bekçi odalarının, odalar arasındaki duvarların, eyvanın
ölçüleri öbürlerinin aynısıydı. Dış duvarlarda ve eyvanın her
yanında pencereler vardı. Girişin uzunluğu elli arşın, genişliği yirmi beş arşındı.

Hez.40: 34 Eyvan dış avluya bakıyordu. Kapı söveleri hurma ağacı
motifleriyle kaplıydı. Oraya sekiz basamakla çıkılıyordu.

Hez.40: 35 Sonra adam beni Kuzey Kapısı'na götürdü. Kapıyı ölçtü.
Ölçüleri öbürlerinin aynısıydı.

Hez.40: 36 Bunun da bekçi odaları, aralarındaki duvarlar, eyvanı
aynıydı. Kapının her yanında pencereler vardı. Girişin uzunluğu
elli arşın, genişliği yirmi beş arşındı.

Hez.40: 37 Eyvan dış avluya bakıyordu. Kapı söveleri her yanda hurma
ağacı motifleriyle kaplıydı. Oraya sekiz basamakla çıkılıyordu.


Kurbanların Hazırlandığı Odalar

Hez.40: 38 İç avlu girişlerindeki eyvanların yanında kapısı eyvana
açılan bir oda vardı. Yakmalık sunular* burada yıkanıyordu.

Hez.40: 39 Eyvanın her iki yanında ikişer masa vardı. Yakmalık sunu,
günah sunusu* ve suç sunusu* için hayvanlar bu masaların üzerinde kesiliyordu.

Hez.40: 40 Eyvanın dış duvarının yanında, Kuzey Kapısı'nın
basamaklarının her iki yanında ikişer olmak üzere dört masa daha vardı.

Hez.40: 41 Böylece kurbanlık hayvanların kesimi için kapının her iki
yanında dörder olmak üzere sekiz masa vardı.

Hez.40: 42 Yakmalık sunular için yontma taştan dört masa vardı. Her
masanın uzunluğu ve genişliği birer buçuk arşın, yüksekliği bir
arşındı. Yakmalık sunularla öbür kurbanların kesiminde kullanılan
aletleri bunların üzerine koyuyorlardı.

Hez.40: 43 Odanın duvarlarına çifte çengeller asılmıştı; her biri bir
el genişliğindeydi. Masalar sunulacak kurban eti için kullanılıyordu.


Kâhinler için Ayrılan Odalar

Hez.40: 44 İç kapının dış bölümünde, iç avluda iki oda*fl* vardı.
Bunlardan biri Kuzey Kapısı'nın yanındaydı ve güneye bakıyordu,
öbürü Güney*fm* Kapısı'nın yanındaydı ve kuzeye bakıyordu.
D Not 40:44 Septuaginta "İki oda", Masoretik metin "Ezgiciler için odalar".
40:44 Septuaginta "Güney", Masoretik metin "Doğu".

Hez.40: 45 Adam bana, "Güneye bakan oda tapınakta hizmet görecek
kâhinler için" dedi,

Hez.40: 46 "Kuzeye bakan oda da sunakta hizmet görecek kâhinler için.
Bunlar Levi soyundan, RAB'be hizmet etmek için O'na yaklaşan Sadokoğulları'dır."

Hez.40: 47 Adam avluyu ölçtü. Kareydi, uzunluğu yüz arşın, genişliği
yüz arşındı. Sunak tapınağın önündeydi.


Tapınak

Hez.40: 48 Adam sonra beni tapınağın eyvanına götürüp eyvanın kapı
sövelerini ölçtü. Her iki yandaki sövelerin genişliği beşer arşındı. Girişin genişliği on dört arşın, iki yandaki duvarların genişliği de üçer arşındı*fn*.

Hez.40: 49 Eyvanın uzunluğu yirmi arşın, genişliği on iki arşındı*fo*. Oraya basamaklarla çıkılıyordu. Kapı sövelerinin her bir yanında sütunlar vardı.
D Not 40:48 Septuaginta "Girişin genişliği on dört arşın, iki yandaki duvarların genişliği de üçer arşındı", Masoretik metin "Girişin iki yanının genişliği üçer arşındı".
40:49 Septuaginta "On iki arşın", Masoretik metin "On bir arşın".


BÖLÜM 41

Hez.41: 1 Bundan sonra adam beni tapınağın ana bölümüne götürüp kapı
sövelerini ölçtü. Sövelerin*fö* genişliği her yandan altı arşındı.
D Not 41:1 Olası metin "Sövelerin" (bkz. Septuaginta), Masoretik metin "Çadırın".

Hez.41: 2 Girişinin genişliği on arşın, her yandan buna bağlı duvarların genişliği beşer arşındı. Ana bölümü de ölçtü. Uzunluğu kırk arşın, genişliği yirmi arşındı.

Hez.41: 3 Sonra iç odaya gidip girişin sövelerini ölçtü. Her biri iki arşın genişliğindeydi. Girişin genişliği altı arşın, her yandan buna bağlı duvarların genişliği yedi arşındı.

Hez.41: 4 Ana bölümün ötesindeki iç odayı ölçtü. Uzunluğu ve genişliği yirmişer arşındı. Adam, "Bu En Kutsal Yer'dir*" dedi.

Hez.41: 5 Tapınağın duvarını ölçtü, kalınlığı altı arşındı. Tapınağın çevresindeki her yan odanın genişliği dört arşındı.

Hez.41: 6 Bu yan odalar üç kattı, her katta otuz oda vardı. Tapınağın duvarları boyunca yan odalara destek görevi yapan çıkıntılar vardı. Öyle ki, destekler tapınak duvarlarına girmesin.

Hez.41: 7 Tapınağın çevresindeki yan odalar yukarı kata doğru çıktıkça genişliyordu. Tapınağın çevresindeki yapının yukarıya çıkan bir merdiveni vardı. Yukarıya doğru çıkıldıkça yan odalar genişliyordu. Merdivenle alt kattan orta kata, oradan da üst kata
çıkılıyordu.

Hez.41: 8 Tapınağın çevresinde yan odaların temelini oluşturan yüksek bir kaldırım gördüm. Uzunluğu bir değnek kadar, yani altı arşındı.

Hez.41: 9-10 Yan odaların dış duvarının kalınlığı beş arşındı.
Tapınağın yan odaları ile kâhin odaları arasındaki açık alanın
genişliği tapınak çevresi boyunca yirmi arşındı.

Hez.41: 11 Yan odaların girişi açık alana bakıyordu; biri kuzeyde,
öbürü güneydeydi. Açık alana bitişik temelin genişliği her yandan beş arşındı.

Hez.41: 12 Tapınağın batısında açık alana bakan bir yapı vardı. Genişliği yetmiş arşındı; duvarının kalınlığı her yandan beş arşın, uzunluğu doksan arşındı.

Hez.41: 13 Bundan sonra adam tapınağı ölçtü. Uzunluğu yüz arşındı.
Tapınağın açık alanı, yapı ve duvarları yüz arşın uzunluktaydı.

Hez.41: 14 Doğuda tapınağın açık alanının tapınağın önüyle birlikte
genişliği yüz arşındı.

Hez.41: 15 Adam tapınağın arkasındaki açık alana bakan yapının iki
yanındaki koridorların uzunluğunu ölçtü; yüz arşındı.

Ana bölüm, iç oda, avluya bakan eyvan,

Hez.41: 16 kapı eşikleri, kafesli pencereler, eşiğin karşısındaki üç
katı çevreleyen koridorlar tabandan pencerelere dek ağaç
kaplıydı. Pencereler açılıp kapanabiliyordu.

Hez.41: 17 Girişin üstü, iç oda, dışarısı ve bütün iç ve dış duvarlar
düzenli aralıklarla

Hez.41: 18 Keruv* ve hurma ağacı motifleriyle kaplıydı. İki Keruv
arasında bir hurma ağacı vardı. Her Keruv'un iki yüzü vardı:

Hez.41: 19 Bir yanda hurma ağacına bakan insan yüzü, öbür yanda hurma
ağacına bakan genç aslan yüzü. Tapınak çepeçevre Keruv ve hurma
ağacı oymalarıyla bezenmişti.

Hez.41: 20 Tabandan girişin üstündeki bölüme dek ana bölümün duvarları
Keruv ve hurma ağacı oymalarıyla kaplıydı.

Hez.41: 21 Ana bölümün kapı söveleri kare şeklindeydi, En Kutsal
Yer'in önündeki kapı söveleri bunlara benziyordu.

Hez.41: 22 Üç arşın yüksekliğinde, iki arşın uzunluğunda ağaçtan
yapılmış bir sunak vardı. Köşeleri, ayakları*fp*, yanları
ağaçtandı. Adam bana, "RAB'bin önündeki masa budur" dedi.
D Not 41:22 Septuaginta "Ayakları", Masoretik metin "Uzunluğu".

Hez.41: 23 Ana bölümün ve En Kutsal Yer'in çift kanatlı birer kapısı vardı.

Hez.41: 24 Her kapının iki menteşeli kanadı vardı.

Hez.41: 25 Duvarlara olduğu gibi, ana bölümün kapılarına da Keruv ve
hurma ağacı oymaları yapılmıştı. Dışarda, eyvanın önünde ağaçtan
bir asma tavan vardı.

Hez.41: 26 Eyvanın yan duvarlarındaki kafesli pencerelerin iki yanı
hurma ağacı oymalarıyla kaplıydı. Tapınağın yan odalarıyla asma tavanları böyleydi.


Dış Avluda Odalar

BÖLÜM 42

Hez.42: 1 Adam beni kuzeye giden yoldan dış avluya çıkardı. Tapınağın
açık alanına ve dış avlunun kuzeyindeki yapılara bakan odalara götürdü.

Hez.42: 2 Kapısı kuzeye bakan bu yapının uzunluğu yüz arşın, genişliği
elli arşındı.

Hez.42: 3 İç avlunun yirmi arşınlık bölümüyle dış avlunun taş yoluna
bakan üç katın koridorları karşı karşıyaydı.

Hez.42: 4 Odaların önünde genişliği on arşın, uzunluğu yüz arşın*fr*
olan bir iç koridor vardı. Kapıları kuzeye bakıyordu.
D Not 42:4 Septuaginta, Süryanice ve 8. ayet "Yüz arşın", Masoretik metin "Bir arşın".

Hez.42: 5 Yapının üst kattaki odaları alt ve orta kattaki odalardan
daha dardı. Çünkü üst kattaki koridorlar daha çok yer kaplıyordu.

Hez.42: 6 Avlularda sütunlar olmasına karşın, üçüncü kattaki odaların sütunları yoktu. Bu yüzden bu odalar alt ve orta kattaki odalardan daha dardı.

Hez.42: 7 Odaların önünde, odalara ve dış avluya paralel bir dış duvar vardı, elli arşın uzunluktaydı.

Hez.42: 8 Dış avlu yanındaki sıra odaların uzunluğu elli arşınken, ana
bölüme daha yakın sıra odaların uzunluğu yüz arşındı.

Hez.42: 9 Alt kattaki odaların dış avludan girilecek gibi doğu yönünde
bir girişleri vardı.

Hez.42: 10 İç avlunun güneyi*fs* boyunca, açık alana ve dış avludaki
yapılara bakan başka odalar vardı.
D Not 42:10 Septuaginta "Güneyi", Masoretik metin "Doğusu".

Hez.42: 11-12 Kuzeydeki odalarda olduğu gibi, bu odaların önünde de
bir geçit vardı. Odaların uzunlukları, genişlikleri aynıydı,
çıkışları ve boyutları kuzeydeki odalara benziyordu. Güneydeki
odaların girişleri kuzeydekiler gibiydi. Geçidin başlangıcında
bir giriş vardı. Arka duvarlar boyunca doğuya uzanan bu geçit
odalara açılıyordu.

Hez.42: 13 Bundan sonra adam, "Tapınağın açık alanına bakan kuzey ve
güneydeki odalar kutsaldır" dedi, "RAB'bin önünde hizmet eden
kâhinler orada en kutsal sunulardan yiyecekler. En kutsal
sunuları -tahıl, günah ve suç sunularını*- oraya koyacaklar. Çünkü orası kutsaldır.

Hez.42: 14 Kâhinler kutsal alana girdikten sonra, hizmet ederken
giydikleri giysileri orada bırakmadan dış avluya çıkmayacaklar.
Çünkü bu giysiler kutsaldır. Halkın bulunduğu yerlere gitmeden
önce başka giysiler giymeliler."

Hez.42: 15 Adam iç tapınağı ölçmeyi bitirince, beni Doğu Kapısı'ndan
dışarıya götürdü, o alanı her yandan ölçtü.

Hez.42: 16 Doğu yanını ölçü değneğiyle ölçtü, beş yüz arşın*fş* kadardı.
D Not 42:16-19 Septuaginta "Arşın", Masoretik metin "Ölçü değneği".

Hez.42: 17 Kuzey yanını ölçtü, beş yüz arşın*fş* kadardı.

Hez.42: 18 Güney yanını ölçtü, beş yüz arşın*fş* kadardı.

Hez.42: 19 Sonra batıya dönüp ölçtü, beş yüz arşın*fş* kadardı.

Hez.42: 20 Böylece alanın dört yanını ölçtü. Kutsal olanı kutsal
olmayandan ayırmak için alanın çevresinde bir duvar vardı;
uzunluğu ve genişliği beşer yüz arşındı.


Tanrı'nın Görkemi Tapınağa Dönüyor

BÖLÜM 43

Hez.43: 1 Adam beni doğuya bakan kapıya götürdü.

Hez.43: 2 İsrail Tanrısı'nın görkeminin doğudan geldiğini gördüm. Sesi gürül gürül akan suların sesi gibiydi. Görkeminden yeryüzü aydınlıkla doldu.

Hez.43: 3 Gördüğüm görüm, Tanrı kenti yok etmeye geldiğinde ve Kevar
Irmağı kıyısında gördüğüm görümlere benziyordu. Yüzüstü yere düştüm.

Hez.43: 4 RAB'bin görkemi doğuya bakan kapıdan tapınağa girdi.

Hez.43: 5 Ruh beni ayağa kaldırıp iç avluya götürdü. RAB'bin görkemi
tapınağı doldurdu.

Hez.43: 6 Adam orada yanımda dururken, tapınaktan birinin bana
seslendiğini duydum.

Hez.43: 7 Bana şöyle dedi: "İnsanoğlu, tahtımın yeri, ayaklarımın
basacağı, İsrail halkıyla sonsuza dek yaşayacağım yer burasıdır.
Bundan böyle İsrail halkı da kralları da fahişelikleriyle ve
krallarının cesetleriyle bir daha kutsal adımı kirletmeyecek.

Hez.43: 8 Onlar kapı eşiklerini kapı eşiğimin, sövelerini sövelerimin bitişiğine yerleştirdiler. Benimle aralarında yalnızca bir duvar vardı. İğrenç uygulamalarıyla kutsal adımı kirlettiler. Bu yüzden öfkemle onları yok ettim.

Hez.43: 9 Şimdi fahişeliklerini, krallarının cesetlerini benden
uzaklaştırsınlar; ben de sonsuza dek aralarında yaşayayım.

Hez.43: 10 "İnsanoğlu, günahlarından utanmaları için bu tapınağı
İsrail halkına tanıt. Tapınağın tasarısını incelesinler.

Hez.43: 11 Eğer bütün yaptıklarından utanıyorlarsa, tapınağın tasarını
-düzenlemesini, girişlerini, çıkışlarını- kurallarını, yasalarını
onlara bildir. Tasarı onların gözü önünde yaz ki, bütün düzenine,
kurallarına bağlılıkla uyabilsinler.

Hez.43: 12 Tapınakla ilgili yasa şudur: Dağın tepesinde tapınağı çevreleyen bütün alan çok kutsal olacak. İşte tapınakla ilgili yasa böyle.


Sunak

Hez.43: 13 "Arşın ölçüsüyle sunağın ölçüleri şunlardır: -Bu arşın, bir
arşına ek olarak bir elin eni kadardır.- Sunağı çevreleyen
hendeğin derinliği bir arşın, genişliği bir arşın, çevresindeki
kenarlık bir karış. Sunağın yüksekliğiyse şöyle:

Hez.43: 14 Sunağın yerdeki hendekten alt çıkıntıya kadarki bölümünün
yüksekliği iki arşın, genişliği bir arşın, küçük çıkıntıdan büyük
çıkıntıya kadarki bölümün yüksekliği dört arşın, genişliği bir arşın.

Hez.43: 15 Sunağın kurban yakılan üst bölümünün yüksekliği dört arşın;
üst bölümden yukarı doğru dört boynuz uzanacak.

Hez.43: 16 Sunağın üst bölümü kare şeklinde olacak. Uzunluğu on iki
arşın, genişliği on iki arşın.

Hez.43: 17 Üst çıkıntının dört yandan uzunluğu ve genişliği de on
dörder arşın. Çevresindeki kenarlık yarım arşın, hendeğin çevresi
bir arşın. Sunağın basamakları doğuya bakacak."

Hez.43: 18 Adam konuşmasını şöyle sürdürdü: "İnsanoğlu, Egemen RAB
şöyle diyor: 'Sunak yapılacağı gün, üzerinde yakmalık sunular*
sunmak ve kan dökmek için kurallar şunlardır:

Hez.43: 19 Bana hizmet etmek üzere önüme gelen Sadok soyundan Levili
kâhinlere günah sunusu* olarak bir boğa vereceksin. Egemen RAB böyle diyor.

Hez.43: 20 Boğanın kanından biraz alıp sunağın dört boynuzuna,
çıkıntının dört köşesine ve çevresindeki kenarlığın üzerine
süreceksin. Böylece sunağı pak kılıp arındıracaksın.

Hez.43: 21 Boğayı günah sunusu olarak alacak, tapınağın dışında,
tapınak alanında belirlenen yerde yakacaksın.

Hez.43: 22 "'İkinci gün günah sunusu olarak kusursuz bir teke sunacaksın. Sunağı boğanın kanıyla arındırdığın gibi tekenin kanıyla da arındır.

Hez.43: 23 Arındırma işlemini bitirince, sürüden kusursuz bir boğayla
bir koç sunacaksın.

Hez.43: 24 Bunları RAB'bin önüne getireceksin. Kâhinler üzerlerine tuz
serpip yakmalık sunu olarak RAB'be sunacaklar.

Hez.43: 25 "'Yedi gün boyunca günah sunusu olarak her gün bir teke
sağlayacaksın; kusursuz bir boğayla sürüden bir koç da sağlayacaksın.

Hez.43: 26 Yedi gün sunağı arındırıp pak kılacaklar. Böylece sunak
adanmış olacak.

Hez.43: 27 Yedi gün bitince, kâhinler sekizinci gün ve daha sonra
yakmalık ve esenlik sunularınızı* sunağın üzerinde sunacak. O
zaman sizi kabul edeceğim. Egemen RAB böyle diyor."


Hizmet Edecek Olanlar

BÖLÜM 44

Hez.44: 1 Bundan sonra adam beni tapınağın doğuya bakan dış kapısına
geri getirdi. Kapı kapalıydı.

Hez.44: 2 RAB bana, "Bu kapı kapalı kalacak, açılmayacak, buradan kimse girmeyecek!" dedi, "İsrail'in Tanrısı RAB bu kapıdan girdi, bu yüzden kapalı kalacak.

Hez.44: 3 Yalnız önder -önder olduğu için- RAB'bin önünde oturup ekmek
yemek üzere eyvandan girebilir, aynı yoldan da çıkabilir."

Hez.44: 4 Adam Kuzey Kapısı yolundan tapınağın önüne getirdi beni. Baktım, RAB'bin görkeminin tapınağı doldurduğunu gördüm. Yüzüstü yere düştüm.

Hez.44: 5 RAB bana şöyle seslendi: "İnsanoğlu, RAB'bin Tapınağı'nın bütün kuralları ve yasalarıyla ilgili söyleyeceklerimi iyi dinle, her şeye iyi bak, kulak ver. Tapınağa kimin girip çıkacağına dikkat et.

Hez.44: 6 Asi İsrail halkına de ki, 'Egemen RAB şöyle diyor: Ey İsrail halkı, yaptığınız iğrençliklere bir son verin artık!

Hez.44: 7 Yüreği ve bedeni sünnet edilmemiş yabancıları tapınağıma aldınız, bana yiyecek olarak yağ, kan sunmakla tapınağımı kirlettiniz. Böylece iğrenç uygulamalarınızla antlaşmamı bozdunuz.

Hez.44: 8 Kutsal eşyalarıma ilişkin sorumluluğunuzu yerine getirmediniz. Tapınağımda bu eşyalara bakmaları için başkalarını görevlendirdiniz.

Hez.44: 9 Egemen RAB şöyle diyor: Yüreği ve bedeni sünnet edilmemişlerden, İsrail halkı arasında yaşayan yabancılardan hiçbiri tapınağıma girmeyecek.

Hez.44: 10 "'İsrail kötü yola saptığı zaman beni bırakan, yoldan sapıp
putlarına bağlanan Levililer'se günahlarının cezasını çekecekler.

Hez.44: 11 Ama tapınağımda onlar hizmet edecek: Tapınağın kapılarından
sorumlu olacaklar; tapınağın hizmetini yapacak, yakmalık sunu*
ve kurbanlık hayvanları halk için kesecek, halkın önünde duracak,
halka hizmet edecekler.

Hez.44: 12 Putlarının önünde İsrail halkına hizmet ederek halkı günaha
soktular. Bu nedenle ben RAB onları günahları yüzünden
cezalandıracağıma ant içtim. Egemen RAB böyle diyor.

Hez.44: 13 Kâhin olarak hizmet etmek üzere bana yaklaşmayacaklar.
Kutsal eşyalarıma, en kutsal sunularıma dokunmayacaklar. İğrenç
uygulamalarının utancını yüklenecekler.

Hez.44: 14 Yine de tapınağın hizmeti ve orada yapılacak bütün işler
için onları görevlendireceğim.

Hez.44: 15 "'Ancak İsrail beni bırakıp kötü yola saptığında
tapınağımın hizmetini sadakatle yapan Sadok soyundan Levili
kâhinler önümde hizmet etmek üzere bana yaklaşacak. Yağ ve kan
sunularını sunmak için önümde onlar duracak. Böyle diyor Egemen RAB.

Hez.44: 16 Yalnız onlar girecek tapınağıma; önümde hizmet etmek için
yalnız onlar soframa yaklaşacak, görev yapacaklar.

Hez.44: 17 "'Kâhinler iç avlunun kapılarından girecekleri zaman keten giysi giyecek; iç avlunun kapılarında ya da tapınakta hizmet ederken yünlü giysi giymeyecekler.

Hez.44: 18 Başlarına keten sarık saracak, keten don giyecekler.
Kendilerini terletecek bir şey giymeyecekler.

Hez.44: 19 Dış avluya halkın yanına çıkmadan önce, hizmet ederken
giydikleri giysileri çıkarıp kutsal odalara koyacak, başka giysiler giyecekler. Öyle ki, o giysilerin kutsallığını halka geçirmesinler.

Hez.44: 20 "'Kâhinler başlarını tıraş etmeyecek, saçlarını
uzatmayacaklar. Ancak saçlarını kesip düzeltecekler.

Hez.44: 21 İç avluya gireceği zaman hiçbir kâhin içki içmeyecek.

Hez.44: 22 Kâhinler dul ya da boşanmış kadınla evlenmeyecek. İsrail soyundan erden bir kızla ya da başka bir kâhinden dul kalmış bir kadınla evlenebilirler.

Hez.44: 23 Kutsalla bayağı arasındaki ayrımı halkıma onlar öğretecek,
kirliyle temizi ayırt etmeyi onlar gösterecekler.

Hez.44: 24 "'Davalarda yargıç olarak kâhinler görev yapacak, ilkelerim
uyarınca karar verecekler. Bayramlarımla ilgili yasalarıma,
kurallarıma uyacak, Şabat* günlerimi kutsal tutacaklar.

Hez.44: 25 "'Kâhin bir ölünün yanına giderek kendini kirletmeyecek;
ölü annesi, babası, oğlu, kızı, kardeşi ya da evlenmemiş
kızkardeşiyse kendini kirletebilir.

Hez.44: 26 Arındıktan sonra yedi gün bekleyecek.

Hez.44: 27 Tapınakta hizmet etmek üzere iç avluya gireceği gün,
kendisi için bir günah sunusu* sunacak. Egemen RAB böyle diyor.

Hez.44: 28 "'Kâhinlerin payı vardır, onların mirası benim. İsrail'de
onlara mülk vermeyeceksiniz. Onların mirası benim.

Hez.44: 29 Kâhinler tahıl, günah ve suç sunularını* yiyecekler.
İsrail'de RAB'be adanan her şey onların olacak.

Hez.44: 30 İlk ürünlerin en iyileri ve bütün özel armağanlarınız
kâhinlerin olacak. Evinize bereket yağsın diye tahılınızın ilkini
onlara vereceksiniz.

Hez.44: 31 Kâhinler ölü bulunmuş ya da yabanıl hayvan tarafından
parçalanmış hiçbir kuş ya da hayvan yemeyecek."


Rab'bin Payı

BÖLÜM 45

Hez.45: 1 "'Ülkeyi mülk olarak paylaştırdığınız zaman, RAB'be ülkeden pay olarak 25 000 arşın*ft* uzunlukta, 20 000 arşın*fu* genişlikte kutsal bir bölge ayıracaksınız. Bütün bu bölge kutsal olacak.
D Not 45:1,3,5,6 "25 000 arşın": Yaklaşık 13.3 km.
45:1 Septuaginta "20 000 arşın", yaklaşık 10.6 km. Masoretik metin "10 000 arşın", yaklaşık 5.3 km.

Hez.45: 2 Uzunluğu ve genişliği 500 arşınlık bir bölüm kutsal yer
için, 50 arşınlık bir yer de çevresindeki alan için ayrılacak.

Hez.45: 3 Bu bölgeden uzunluğu 25 000 arşınlık*ft*, genişliği 10 000
arşınlık*fü* bir bölüm ölçeceksiniz. Tapınak, En Kutsal Yer* orada olacak.
D Not 45:3,5 "10 000 arşın": Yaklaşık 5.3 km.

Hez.45: 4 Burası tapınakta hizmet etmek üzere RAB'be yaklaşan kâhinlere ayrılacak ve ülkenin kutsal payı olacak. Kâhinlerin evleri de tapınak da o kutsal bölgede olacak.

Hez.45: 5 Tapınakta hizmet eden Levililer'e miras olarak 25 000 arşın*ft* uzunlukta, 10 000 arşın*fü* genişlikte bir bölge verilecek. Orada, yaşamaları için kendilerine ait kentler olacak*fv*.
D Not 45:5 Septuaginta "Yaşamaları için kendilerine ait kentler olacak", Masoretik metin "Mülk olarak yirmi oda alacaklar".

Hez.45: 6 "'Kutsal bölgeye düşen payla birlikte kent için uzunluğu 25 000*ft*, genişliği 5 000 arşınlık*fy* bir pay ayıracaksınız; bu bütün İsrail halkı için olacak.
D Not 45:6 "5 000 arşın": Yaklaşık 2.7 km.

Hez.45: 7 "'Kutsal bölgeye düşen pay ile kente düşen payın iki
yanındaki topraklar öndere verilecek. Batıdan batıya, doğudan
doğuya doğru uzanacak. Batı sınırından doğu sınırına dek uzunluğu
bir İsrail oymağına düşen pay kadardır.

Hez.45: 8 Bu toprak İsrail'de önderin payı olacak. Bundan böyle
önderlerim halkıma bir daha baskı yapmayacak, ama oymaklarına
göre İsrail halkına ülkeyi miras olarak verecekler.

Hez.45: 9 "'Egemen RAB şöyle diyor: Yeter artık, ey İsrail önderleri!
Zorbalığı, baskıyı bırakın. Adil ve doğru olanı yapın. Halkımı
kendi topraklarından kovmayın. Egemen RAB böyle diyor.

Hez.45: 10 Doğru ölçüler kullanın, kullandığınız efa*fz* ve bat*fa*
doğru olsun.
D Not 45:10,11 "Efa": Yaklaşık 22 litrelik bir ölçek.
45:10,11 "Bat": Yaklaşık 22 lt.

Hez.45: 11 Efa*fz* ile bat*fa* aynı ölçüde olsun. Bat homerin*fb* onda birine, efa da homerin onda birine eşit olmalı. İkisinin de ölçüsü homere göre olacak.
D Not 45:11 "Bir homer": Yaklaşık 220 litrelik bir ölçek.

Hez.45: 12 Bir şekel*fc* yirmi geraya eşit olmalı. Altmış şekel*fç* de bir minaya*fd* eşit olmalı."
D Not 45:12 "Bir şekel": Yaklaşık 11.5 gr.
45:12 "Altmış şekel": İbranice "Yirmi şekel, yirmi beş şekel, on beş şekel".
45:12 "Altmış şekelden oluşan bir mina": Yaklaşık 690 gr.


Sunular ve Kutsal Günler

Hez.45: 13 "'Sunacağınız sunular şunlardır: Her homer buğdaydan efanın altıda biri*fe*, her homer arpadan efanın altıda biri*ff* kadarını vereceksiniz.
D Not 45:13 "Buğdaydan efanın altıda biri": Yaklaşık 2.9 kg.
45:13 "Arpadan efanın altıda biri": Yaklaşık 2.4 kg.

Hez.45: 14 Bat ölçüsüne göre istenen zeytinyağı miktarı, her kordan*fg* batın onda biri*fh* kadardır. Bir kor*fg* on bat ya da bir homere eşittir.
D Not 45:14 "Bir kor": Yaklaşık 220 lt.
45:14 "Batın onda biri": Yaklaşık 2.2 lt.

Hez.45: 15 İsrail'in sulak otlaklarındaki sürüden iki yüz koyundan bir koyun alınacak. Halkın günahlarını bağışlatmak için bu koyunlar yakmalık sunular*, tahıl ve esenlik sunuları* için kullanılacak. Egemen RAB böyle diyor.

Hez.45: 16 Ülke halkı bu armağanları İsrail'deki öndere verecek.

Hez.45: 17 İsrail'de kutlanan bütün bayramlarda -şenliklerde, Yeni Ay
törenlerinde, Şabat* günlerinde- tahıl sunularını*, yakmalık ve
dökmelik sunuları önder sağlayacak. İsrail halkının günahlarını
bağışlatmak için yakmalık sunuları, günah, tahıl, esenlik sunularını sağlayacak.

Hez.45: 18 "'Egemen RAB şöyle diyor: Birinci ayın* birinci günü
kusursuz bir boğa alacak, tapınağı arındıracaksın.

Hez.45: 19 Kâhin günah sunusunun* kanından alıp tapınağın kapı sövelerine, sunağın üst çıkıntısının dört köşesine, iç avlunun kapı sövelerine sürecek.

Hez.45: 20 Yanlışlıkla ya da bilgisizlikten günah işleyen biri için ayın yedinci günü aynısını yapacaksın. Böylece tapınağı arındıracaksın.

Hez.45: 21 "'Birinci ayın on dördüncü günü Fısıh Bayramı'nı* yedi gün
kutlayacak, mayasız ekmek yiyeceksiniz.

Hez.45: 22 O gün önder kendisi ve ülke halkı için günah sunusu olarak
bir boğa sağlayacak.

Hez.45: 23 Yedi gün bayram boyunca her gün RAB'be yakmalık sunu* olarak kusursuz yedi boğayla yedi koç, günah sunusu olarak da bir teke sağlayacak.

Hez.45: 24 Tahıl sunusu olarak her boğa ve koç için birer efa*fı*
tahıl, her efa için bir hin*fi* zeytinyağı sağlayacak.
D Not 45:24 "Bir efa": Yaklaşık 22 litrelik bir ölçek.
45:24 "Bir hin": Yaklaşık 3.6 lt.

Hez.45: 25 "'Yedinci ayın on beşinci günü başlayan ve yedi gün süren
bayramda önder yakmalık sunuları, günah ve tahıl sunularını,
zeytinyağını her gün aynı miktarda sağlayacak.


BÖLÜM 46

Hez.46: 1 "'Egemen RAB şöyle diyor: İç avlunun doğuya bakan kapısı altı çalışma günü kapalı, Şabat Günü* ve Yeni Ay Günü ise açık kalacak.

Hez.46: 2 Önder dışarıdan eyvana girip kapı sövesinin yanında duracak. Kâhinler onun yakmalık ve esenlik sunularını sunacaklar. Önder kapı eşiğinde tapındıktan sonra çıkıp gidecek. Kapı akşama dek açık kalacak.

Hez.46: 3 Şabat günleri ve Yeni Ay törenlerinde ülke halkı bu kapının girişinde RAB'bin önünde tapınacak.

Hez.46: 4 Önder Şabat Günü RAB'be sunacağı yakmalık sunu olarak kusursuz altı kuzu, bir koç sunacak.

Hez.46: 5 Koç için verilecek tahıl sunusu bir efa*fj* tahıl olacak, kuzular için verebileceği kadar tahıl sunusu sunabilir. Her efa tahıl için bir hin*fk* zeytinyağı verilecek.
D Not 46:5,7,11 "Bir efa": Yaklaşık 22 litrelik bir ölçek.
46:5,7,11 "Bir hin": Yaklaşık 3.6 lt.

Hez.46: 6 Yeni Ay Günü kusursuz bir boğa, altı kuzu ve bir koç sunacak.

Hez.46: 7 Boğa ve koç için tahıl sunusu olarak birer efa*fj* tahıl sağlayacak; kuzular için istediği kadar tahıl sağlayabilir. Her efa tahıl için bir hin*fk* zeytinyağı sağlayacak.

Hez.46: 8 Önder içeri gireceği zaman eyvandan girecek ve aynı yoldan
dışarı çıkacak.

Hez.46: 9 "'Ülke halkı bayramlarda RAB'bin önüne geldiğinde, tapınmak
için Kuzey Kapısı'ndan giren Güney Kapısı'ndan çıkacak, Güney
Kapısı'ndan giren Kuzey Kapısı'ndan çıkacak. Hiç kimse girdiği
kapıdan çıkmayacak. Herkes girdiği kapının karşısındaki kapıdan çıkacak.

Hez.46: 10 Önder halkın arasında olacak. Halkla birlikte girecek,
halkla birlikte çıkacak.

Hez.46: 11 "'Bayramlarda ve kutsal günlerde boğa ve koç için tahıl sunusu olarak birer efa*fj* tahıl verecek; kuzular için verebileceği kadar tahıl sağlayabilir. Her efa tahıl için bir hin*fk* zeytinyağı verecek.

Hez.46: 12 Önder RAB'be gönülden verilen yakmalık sunular ya da
esenlik sunuları sunacağı zaman doğuya bakan kapı kendisine
açılacak. Yakmalık sunuları ya da esenlik sunularını Şabat Günü
sunduğu gibi sunacak. Sonra dışarı çıkacak; o çıktıktan sonra kapı kapanacak.

Hez.46: 13 "'Her gün, her sabah yakmalık sunu olarak RAB'be bir
yaşında kusursuz bir kuzu sağlayacaksın.

Hez.46: 14 Bununla birlikte her sabah tahıl sunusu olarak efanın
altıda biri*fl* tahıl ve ince unu ıslatmak için bir hinin üçte
biri*fm* kadar zeytinyağı sağlayacaksın. Bu tahıl sunusunun
RAB'be sunulması sürekli bir kural olacak.
D Not 46:14 "Efanın altıda biri": Yaklaşık 3.6 litrelik bir ölçek.
46:14 "Bir hinin üçte biri": Yaklaşık 1.2 lt.

Hez.46: 15 Böylece günlük yakmalık sunu olarak he