|
|
|
|
EYÜP BÖLÜM 1 Eyüp.1: 1 Ûs ülkesinde Eyüp adında bir adam yaşardı. Kusursuz, doğru bir adamdı. Tanrı'dan korkar, kötülükten kaçınırdı. Eyüp.1: 2 Yedi oğlu, üç kızı vardı. Eyüp.1: 3 Yedi bin koyuna, üç bin deveye, beş yüz çift öküze, beş yüz çift eşeğe ve pek çok köleye sahipti. Doğudaki insanların en zengini oydu. Eyüp.1: 4 Oğulları sırayla evlerinde şölen verir, birlikte yiyip içmek için üç kızkardeşlerini de çağırırlardı. Eyüp.1: 5 Bu şölen dönemi bitince Eyüp onları çağırtıp kutsardı. Sabah erkenden kalkar, "Çocuklarım günah işlemiş, içlerinden Tanrı'ya sövmüş olabilirler" diyerek her biri için yakmalık sunu* sunardı. Eyüp hep böyle yapardı.
Eyüp.1: 6 Bir gün ilahi varlıklar*fa* RAB'bin
huzuruna çıkmak için Eyüp.1: 7 RAB Şeytan'a, "Nereden geliyorsun?"
dedi. Eyüp.1: 8 RAB, "Kulum Eyüp'e bakıp da düşündün mü?" dedi, "Çünkü dünyada onun gibisi yoktur. Kusursuz, doğru bir adamdır. Tanrı'dan korkar, kötülükten kaçınır." Eyüp.1: 9 Şeytan, "Eyüp Tanrı'dan boşuna mı korkuyor?" diye yanıtladı. Eyüp.1: 10 "Onu, ev halkını, sahip olduğu her şeyi sen çitle çevirip korumadın mı? Elleriyle yaptığı her şeyi bereketli kıldın. Sürüleri bütün ülkeye yayıldı. Eyüp.1: 11 Ama elini uzatır da sahip olduğu her şeyi yok edersen, yüzüne karşı sövecektir." Eyüp.1: 12 RAB Şeytan'a, "Peki" dedi, "Sahip olduğu her şeyi senin eline bırakıyorum, yalnız kendisine dokunma." Böylece Şeytan RAB'bin huzurundan ayrıldı. Eyüp.1: 13 Bir gün Eyüp'ün oğullarıyla kızları ağabeylerinin evinde yemek yiyip şarap içerken Eyüp.1: 14 bir ulak gelip Eyüp'e şöyle dedi: "Öküzler çift sürüyor, eşekler onların yanında otluyordu. Eyüp.1: 15 Sabalılar baskın yaptı, hepsini alıp götürdü. Uşakları kılıçtan geçirdiler. Yalnız ben kaçıp kurtuldum sana durumu bildirmek için." Eyüp.1: 16 O daha sözünü bitirmeden başka bir
ulak gelip, "Tanrı ateş Eyüp.1: 17 O daha sözünü bitirmeden başka bir
ulak gelip, Eyüp.1: 18 O daha sözünü bitirmeden başka bir
ulak gelip, Eyüp.1: 19 ansızın çölden şiddetli bir rüzgar
esti" dedi, "Evin dört Eyüp.1: 20 Bunun üzerine Eyüp kalktı, kaftanını
yırtıp saçını Eyüp.1: 21 Dedi ki, Eyüp.1: 22 Bütün bu olaylara karşın Eyüp günah
işlemedi ve Tanrı'yı
BÖLÜM 2 Eyüp.2: 1 Başka bir gün ilahi varlıklar RAB'bin huzuruna çıkmak için geldiklerinde Şeytan da RAB'bin huzuruna çıkmak için onlarla gelmişti. Eyüp.2: 2 RAB Şeytan'a, "Nereden geliyorsun?"
dedi. Eyüp.2: 3 RAB, "Kulum Eyüp'e bakıp da düşündün mü?" dedi, "Çünkü dünyada onun gibisi yoktur. Kusursuz, doğru bir adamdır. Tanrı'dan korkar, kötülükten kaçınır. Onu boş yere yok etmek için beni kışkırttın, ama o doğruluğunu hâlâ sürdürüyor." Eyüp.2: 4 "Cana can!" diye yanıtladı Şeytan, "İnsan canı için her şeyini verir. Eyüp.2: 5 Elini uzat da, onun etine, kemiğine dokun, yüzüne karşı sövecektir." Eyüp.2: 6 RAB, "Peki" dedi, "Onu senin eline bırakıyorum. Yalnız canına dokunma." Eyüp.2: 7 Böylece Şeytan RAB'bin huzurundan
ayrıldı. Eyüp'ün bedeninde Eyüp.2: 8 Eyüp çıbanlarını kaşımak için bir
çömlek parçası aldı. Kül Eyüp.2: 9 Karısı, "Hâlâ doğruluğunu sürdürüyor
musun?" dedi, "Tanrı'ya Eyüp.2: 10 Eyüp, "Aptal kadınlar gibi
konuşuyorsun" diye karşılık verdi, "Nasıl olur? Tanrı'dan gelen iyiliği kabul
edelim de kötülüğü kabul etmeyelim mi?" Eyüp'ün Üç Arkadaşı Eyüp.2: 11 Eyüp'ün üç dostu -Temanlı Elifaz, Şuahlı Bildat, Naamalı Sofar- Eyüp'ün başına gelen bunca kötülüğü duyunca kalkıp bir araya geldiler. Acısını paylaşmak, onu avutmak için yanına gitmek üzere anlaştılar. Eyüp.2: 12 Uzaktan onu tanıyamadılar; yüksek sesle ağlayıp kaftanlarını yırtarak başlarına toprak saçtılar. Eyüp.2: 13 Yedi gün yedi gece onunla birlikte yere oturdular. Kimse ağzını açmadı, çünkü ne denli acı çektiğini görüyorlardı.
BÖLÜM 3 Eyüp.3: 1-2 Sonunda Eyüp ağzını açtı ve doğduğu güne lanet edip şöyle dedi: Eyüp.3: 3 "Doğduğum gün yok olsun, Eyüp.3: 4 Karanlığa bürünsün o gün, Eyüp.3: 5 Karanlık ve ölüm gölgesi sahip çıksın
o güne, Eyüp.3: 6 Zifiri karanlık yutsun o geceyi, Eyüp.3: 7 Kısır olsun o gece, Eyüp.3: 8 Günleri lanetleyenler, Eyüp.3: 9 Akşamının yıldızları kararsın, Eyüp.3: 10 Çünkü sıkıntı yüzü görmemem için Eyüp.3: 11 "Neden doğarken ölmedim, Eyüp.3: 12 Neden beni dizler, Eyüp.3: 13 Çünkü şimdi huzur içinde yatmış, Eyüp.3: 14 Yaptırdıkları kentler şimdi viran
olan Eyüp.3: 15 Evlerini gümüşle dolduran Eyüp.3: 16 Neden düşük bir çocuk gibi, Eyüp.3: 17 Orada kötüler kargaşayı bırakır, Eyüp.3: 18 Tutsaklar huzur içinde yaşar, Eyüp.3: 19 Küçük de büyük de oradadır, Eyüp.3: 20 "Niçin sıkıntı çekenlere ışık, Eyüp.3: 21 Oysa onlar gelmeyen ölümü özler, Eyüp.3: 22 Mezara kavuşunca Eyüp.3: 23 Neden yaşam verilir nereye
gideceğini bilmeyen insana, Eyüp.3: 24 Çünkü iniltim ekmekten önce geliyor, Eyüp.3: 25 Korktuğum, Eyüp.3: 26 Huzur yok, sükûnet yok, rahat yok,
BÖLÜM 4 Eyüp.4: 1 Temanlı Elifaz şöyle yanıtladı: Eyüp.4: 2 "Biri sana bir şey söylemeye çalışsa
gücenir misin? Eyüp.4: 3 Evet, pek çoklarına sen ders verdin, Zayıf elleri güçlendirdin, Eyüp.4: 4 Tökezleyeni senin sözlerin ayakta tuttu, Titreyen dizleri sen pekiştirdin. Eyüp.4: 5 Ama şimdi senin başına gelince gücüne
gidiyor, Eyüp.4: 6 Senin güvendiğin Tanrı'dan korkun
değil mi, Eyüp.4: 7 "Düşün biraz: Hangi suçsuz yok oldu, Eyüp.4: 8 Benim gördüğüm kadarıyla, fesat
sürenler, Eyüp.4: 9 Tanrı'nın soluğuyla yok oluyor, Eyüp.4: 10 Aslanın kükremesi, homurtusu
kesildi, Eyüp.4: 11 Aslan av bulamadığı için yok oluyor, Eyüp.4: 12 "Bir söz gizlice erişti bana, Eyüp.4: 13 Gece rüyaların doğurduğu düşünceler
içinde, Eyüp.4: 14 Beni dehşet ve titreme aldı, Eyüp.4: 15 Önümden bir ruh geçti, Eyüp.4: 16 Durdu, ama ne olduğunu seçemedim. Eyüp.4: 17 'Tanrı karşısında insan doğru
olabilir mi? Eyüp.4: 18 Bakın, Tanrı kullarına güvenmez, Eyüp.4: 19 Çamur evlerde oturanlara, Eyüp.4: 20 Ömürleri sabahtan akşama varmaz, Eyüp.4: 21 İçlerindeki çadır ipleri çekilince,
Eyüp.5: 1 "Haydi çağır, seni yanıtlayan çıkacak
mı? Eyüp.5: 2 Aptalı üzüntü öldürür, Eyüp.5: 3 Ben aptalın kök saldığını görünce, Eyüp.5: 4 Çocukları güvenlikten uzak, Eyüp.5: 5 Ürününü açlar yer, Eyüp.5: 6 Çünkü dert topraktan çıkmaz, Eyüp.5: 7 Havaya uçuşan kıvılcımlar gibi Eyüp.5: 8 "Oysa ben Tanrı'ya yönelir, Eyüp.5: 9 Anlayamadığımız büyük işler, Eyüp.5: 10 Yeryüzüne yağmur yağdırır, Eyüp.5: 11 Düşkünleri yükseltir, Eyüp.5: 12 Kurnazların oyununu bozar, Eyüp.5: 13 Bilgeleri kurnazlıklarında yakalar, Eyüp.5: 14 Gündüz karanlığa toslar, Eyüp.5: 15 Yoksulu onların kılıç gibi ağzından Eyüp.5: 16 Yoksul umutlanır, Eyüp.5: 17 "İşte, ne mutlu Tanrı'nın eğittiği
insana! Eyüp.5: 18 Çünkü O hem yaralar hem sarar, Eyüp.5: 19 Altı kez sıkıntıya düşsen seni
kurtarır, Eyüp.5: 20 Kıtlıkta ölümden, Eyüp.5: 21 Kamçılayan dillerden uzak kalacak, Eyüp.5: 22 Yıkıma, açlığa gülüp geçecek, Eyüp.5: 23 Çünkü tarladaki taşlarla
anlaşacaksın, Eyüp.5: 24 Çadırının güvenlik içinde olduğunu
bilecek, Eyüp.5: 25 Çocuklarının çoğalacağını
bileceksin, Eyüp.5: 26 Zamanında toplanan demetler gibi, Eyüp.5: 27 "İşte araştırdık, doğrudur,
BÖLÜM 6 Eyüp.6: 1 Eyüp şöyle yanıtladı: Eyüp.6: 2 "Keşke üzüntüm tartılabilse, Eyüp.6: 3 Denizlerin kumundan ağır gelirdi, Eyüp.6: 4 Çünkü Her Şeye Gücü Yeten'in okları
içimde, Eyüp.6: 5 Otu olan yaban eşeği anırır mı, Eyüp.6: 6 Tatsız bir şey tuzsuz yenir mi, Eyüp.6: 7 Böyle yiyeceklere dokunmak
istemiyorum, Eyüp.6: 8 "Keşke dileğim yerine gelse, Eyüp.6: 9 Kerem edip beni ezse, Eyüp.6: 10 Yine avunur, Eyüp.6: 11 Gücüm nedir ki, bekleyeyim? Eyüp.6: 12 Taş kadar güçlü müyüm, Eyüp.6: 13 Çaresiz kalınca Eyüp.6: 14 "Kederli insana dost sevgisi
gerekir, Eyüp.6: 15 Kardeşlerim kuru bir dere gibi beni
aldattı; Eyüp.6: 16 Eriyen buzlarla taşan, Eyüp.6: 17 Ama kurak mevsimde akmayan, Eyüp.6: 18-19 O dereler için kervanlar yolundan
sapar, Eyüp.6: 20 Ama oraya varınca umut bağladıkları
için utanır, Eyüp.6: 21 Artık siz de bir hiç oldunuz, Eyüp.6: 22-23 'Benim için bir şey verin Eyüp.6: 24 "Bana öğretin, susayım, Eyüp.6: 25 Doğru söz acıdır! Eyüp.6: 26 Sözlerimi düzeltmek mi istiyorsunuz? Eyüp.6: 27 Öksüzün üzerine kura çeker, Eyüp.6: 28 "Şimdi lütfedip bana bakın, Eyüp.6: 29 Bırakın artık, haksızlık etmeyin, Eyüp.6: 30 Ağzımdan haksız bir söz çıkıyor mu,
Eyüp.7: 1 "Yeryüzünde insan yaşamı savaşı
andırmıyor mu, Eyüp.7: 2 Gölgeyi özleyen köle, Eyüp.7: 3 Miras olarak bana boş aylar verildi, Eyüp.7: 4 Yatarken, 'Ne zaman kalkacağım diye
düşünüyorum, Eyüp.7: 5 Bedenimi kurt, kabuk kaplamış, Eyüp.7: 6 "Günlerim dokumacının mekiğinden
hızlı, Eyüp.7: 7 Ey Tanrı, yaşamımın bir soluk
olduğunu anımsa, Eyüp.7: 8 Şu anda bana bakan gözler bir daha
beni görmeyecek, Eyüp.7: 9 Bir bulutun dağılıp gitmesi gibi, Eyüp.7: 10 Bir daha evine dönmez, Eyüp.7: 11 "Bu yüzden sessiz kalmayacak, Eyüp.7: 12 Ben deniz ya da deniz canavarı mıyım
ki, Eyüp.7: 13 Yatağım beni rahatlatır, Eyüp.7: 14 Beni düşlerle korkutuyor, Eyüp.7: 15 Öyle ki, boğulmayı, Eyüp.7: 16 Yaşamımdan tiksiniyor, Eyüp.7: 17 "İnsan ne ki, onu büyütesin, Eyüp.7: 18 Her sabah onu yoklayasın, Eyüp.7: 19 Gözünü üzerimden hiç ayırmayacak
mısın, Eyüp.7: 20 Günah işledimse, ne yaptım sana, Eyüp.7: 21 Niçin isyanımı bağışlamaz,
BÖLÜM 8 Eyüp.8: 1 Şuahlı Bildat şöyle yanıtladı: Eyüp.8: 2 "Ne zamana dek böyle konuşacaksın? Eyüp.8: 3 Tanrı adaleti saptırır mı, Eyüp.8: 4 Oğulların ona karşı günah işlediyse, Eyüp.8: 5 Ama sen gayretle Tanrı'yı arar, Eyüp.8: 6 Temiz ve doğruysan, Eyüp.8: 7 Başlangıcın küçük olsa da, Eyüp.8: 8 "Lütfen, önceki kuşaklara sor, Eyüp.8: 9 Çünkü biz daha dün doğduk, bir şey
bilmeyiz, Eyüp.8: 10 Onlar sana anlatıp öğretmeyecek, Eyüp.8: 11 "Bataklık olmayan yerde kamış biter
mi? Eyüp.8: 12 Henüz yeşilken, kesilmeden, Eyüp.8: 13 Tanrı'yı unutan herkesin sonu
böyledir, Eyüp.8: 14 Onun güvendiği şey kırılır, Eyüp.8: 15 Örümcek ağına yaslanır, ama ağ
çöker, Eyüp.8: 16 Tanrısızlar güneşte iyi sulanmış
bitkiyi andırır, Eyüp.8: 17 Kökleri taş yığınına sarılır, Eyüp.8: 18 Ama yerinden sökülürse, Eyüp.8: 19 İşte sevinci böyle son bulur, Eyüp.8: 20 "Tanrı kusursuz insanı reddetmez, Eyüp.8: 21 O senin ağzını yine gülüşle, Eyüp.8: 22 Düşmanlarını utanç kaplayacak,
BÖLÜM 9 Eyüp.9: 1 Eyüp şöyle yanıtladı: Eyüp.9: 2 "Biliyorum, gerçekten öyledir, Eyüp.9: 3 Biri O'nunla tartışmak istese, Eyüp.9: 4 O'nun bilgisi derin, gücü eşsizdir, Eyüp.9: 5 O dağları yerinden oynatır da, Eyüp.9: 6 Dünyayı yerinden oynatır, Eyüp.9: 7 Güneşe buyruk verir, doğmaz güneş, Eyüp.9: 8 O'dur tek başına gökleri geren, Eyüp.9: 9 Büyük Ayı'yı, Oryon'u, Ülker'i, Eyüp.9: 10 Anlayamadığımız büyük işler, Eyüp.9: 11 İşte, yanımdan geçer, O'nu göremem, Eyüp.9: 12 Evet, O avını kaparsa, kim O'nu
durdurabilir? Eyüp.9: 13 Tanrı öfkesini dizginlemez, Eyüp.9: 14 "Nerde kaldı ki, ben O'na yanıt
vereyim, Eyüp.9: 15 Haklı olsam da O'na yanıt veremez, Eyüp.9: 16 O'nu çağırsam, O da bana yanıt
verseydi, Eyüp.9: 17 O beni kasırgayla eziyor, Eyüp.9: 18 Soluk almama izin vermiyor, Eyüp.9: 19 Sorun güç sorunuysa, O güçlüdür! Eyüp.9: 20 Suçsuz olsam ağzım beni suçlar, Eyüp.9: 21 "Kusursuz olsam da kendime
aldırdığım yok, Eyüp.9: 22 Hepsi bir, bu yüzden diyorum ki, Eyüp.9: 23 Kırbaç ansızın ölüm saçınca, Eyüp.9: 24 Dünya kötülerin eline verilmiş, Eyüp.9: 25 "Günlerim koşucudan çabuk, Eyüp.9: 26 Kamış sandal gibi kayıp gidiyor, Eyüp.9: 27 'Acılarımı unutayım, Eyüp.9: 28 Bütün dertlerimden yılarım, Eyüp.9: 29 Madem suçlanacağım, Eyüp.9: 30 Sabun otuyla yıkansam, Eyüp.9: 31 Beni yine pisliğe batırırsın, Eyüp.9: 32 O benim gibi bir insan değil ki, Eyüp.9: 33 Keşke aramızda bir hakem olsa da, Eyüp.9: 34 Tanrı sopasını üzerimden kaldırsın, Eyüp.9: 35 O zaman konuşur, O'ndan korkmazdım,
Eyüp.10: 1 "Yaşamımdan usandım, Eyüp.10: 2 Tanrı'ya: Beni suçlama diyeceğim, Eyüp.10: 3 Hoşuna mı gidiyor gaddarlık etmek, Eyüp.10: 4 Sende insan gözü mü var? Eyüp.10: 5 Günlerin ölümlü birinin günleri
gibi, Eyüp.10: 6 Suçumu arıyor, Eyüp.10: 7 Kötü olmadığımı, Eyüp.10: 8 "Senin ellerin bana biçim verdi,
beni yarattı, Eyüp.10: 9 Lütfen anımsa, balçık gibi bana sen
biçim verdin, Eyüp.10: 10 Beni süt gibi dökmedin mi, Eyüp.10: 11 Bana et ve deri giydirdin, Eyüp.10: 12 Bana yaşam verdin, sevgi gösterdin, Eyüp.10: 13 "Ama bunları yüreğinde gizledin, Eyüp.10: 14 Günah işleseydim, beni gözlerdin, Eyüp.10: 15 Suçluysam, vay başıma! Eyüp.10: 16 Başımı kaldırsam, aslan gibi beni
avlar, Eyüp.10: 17 Bana karşı yeni tanıklar çıkarır, Eyüp.10: 18 "Niçin doğmama izin verdin? Eyüp.10: 19 Hiç var olmamış olurdum, Eyüp.10: 20 Birkaç günlük ömrüm kalmadı mı? Eyüp.10: 21 Dönüşü olmayan yere gitmeden önce, Eyüp.10: 22 Zifiri karanlık diyarına,
BÖLÜM 11 Eyüp.11: 1 Naamalı Sofar şöyle yanıtladı: Eyüp.11: 2 "Bunca söz yanıtsız mı kalsın? Eyüp.11: 3 Saçmalıkların karşısında sussun mu
insanlar? Eyüp.11: 4 Tanrı'ya, 'İnancım arıdır diyorsun, Eyüp.11: 5 Ama keşke Tanrı konuşsa, Eyüp.11: 6 Bilgeliğin sırlarını bildirse! Eyüp.11: 7 "Tanrı'nın derin sırlarını
anlayabilir misin? Eyüp.11: 8 Onlar gökler kadar yüksektir, ne
yapabilirsin? Eyüp.11: 9 Ölçüleri yeryüzünden uzun, Eyüp.11: 10 "Gelip seni hapsetse, mahkemeye
çağırsa, Eyüp.11: 11 Çünkü O yalancıları tanır, Eyüp.11: 12 Ne zaman yaban eşeği insan
doğurursa, Eyüp.11: 13 "O'na yüreğini adar, Eyüp.11: 14 İşlediğin günahı kendinden
uzaklaştırır, Eyüp.11: 15 Utanmadan başını kaldırır, Eyüp.11: 16 Sıkıntılarını unutur, Eyüp.11: 17 Yaşamın öğlen güneşinden daha
parlak olur, Eyüp.11: 18 Güven duyarsın, çünkü umudun olur, Eyüp.11: 19 Uzanırsın, korkutan olmaz, Eyüp.11: 20 Ama kötülerin gözlerinin feri
sönecek,
BÖLÜM 12 Eyüp.12: 1 Eyüp şöyle yanıtladı: Eyüp.12: 2 "Kendinizi birşey sandığınız belli, Eyüp.12: 3 Sizin kadar benim de aklım var, Eyüp.12: 4 "Gülünç oldum dostlarıma, Eyüp.12: 5 Kaygısızlar felaketi küçümser, Eyüp.12: 6 Soyguncuların çadırlarında rahatlık
var, Eyüp.12: 7 "Ama şimdi sor hayvanlara, sana
öğretsinler, Eyüp.12: 8 Toprağa söyle, sana öğretsin, Eyüp.12: 9 Hangisi bilmez Eyüp.12: 10 Her yaratığın canı, Eyüp.12: 11 Damağın yemeği tattığı gibi Eyüp.12: 12 Bilgelik yaşlılarda, Eyüp.12: 13 "Bilgelik ve güç Tanrı'ya özgüdür, Eyüp.12: 14 O'nun yıktığı onarılamaz, Eyüp.12: 15 Suları tutarsa, kuraklık olur, Eyüp.12: 16 Güç ve zafer O'na aittir, Eyüp.12: 17 Danışmanları çaresiz kılar, Eyüp.12: 18 Kralların bağladığı bağı çözer, Eyüp.12: 19 Kâhinleri* çaresiz kılar, Eyüp.12: 20 Güvenilir danışmanları susturur, Eyüp.12: 21 Rezalet saçar soylular üzerine, Eyüp.12: 22 Karanlıkların derin sırlarını açar, Eyüp.12: 23 Ulusları büyütür, ulusları yok
eder, Eyüp.12: 24 Dünya önderlerinin aklını başından
alır, Eyüp.12: 25 Karanlıkta el yordamıyla yürür,
ışık yüzü görmezler;
Eyüp.13: 1 "İşte, gözlerim her şeyi gördü, Kulağım duydu, anladı. Eyüp.13: 2 Sizin bildiğinizi ben de biliyorum, Sizden aşağı kalmam. Eyüp.13: 3 Ama ben Her Şeye Gücü Yeten'le konuşmak, Davamı Tanrı'yla tartışmak istiyorum. Eyüp.13: 4 Sizlerse yalan düzüyorsunuz, Hepiniz değersiz hekimlersiniz. Eyüp.13: 5 Keşke büsbütün sussanız! Sizin için bilgelik olurdu bu. Eyüp.13: 6 Şimdi davamı dinleyin, Yakınmama kulak verin. Eyüp.13: 7 Tanrı adına haksızlık mı edeceksiniz? O'nun adına yalan mı söyleyeceksiniz? Eyüp.13: 8 O'nun tarafını mı tutacaksınız? Tanrı'nın davasını mı savunacaksınız? Eyüp.13: 9 Sizi sorguya çekerse, iyi mi olur? İnsanları aldattığınız gibi O'nu da mı aldatacaksınız? Eyüp.13: 10 Gizlice O'nun tarafını tutarsanız, Kuşkusuz sizi azarlar. Eyüp.13: 11 O'nun görkemi sizi yıldırmaz mı? Dehşeti üzerinize düşmez mi? Eyüp.13: 12 Anlattıklarınız kül kadar değersizdir, Savunduklarınızsa çamurdan farksız. Eyüp.13: 13 "Susun, bırakın ben konuşayım, Başıma ne gelirse gelsin. Eyüp.13: 14 Hayatım tehlikeye girecekse girsin, Canım zora düşecekse düşsün. Eyüp.13: 15 Beni öldürecek, umudum kalmadı*fç*,
Hiç olmazsa yürüdüğüm yolun doğruluğunu yüzüne karşı savunayım. Eyüp.13: 16 Aslında bu benim kurtuluşum olacak, Çünkü tanrısız bir adam O'nun karşısına çıkamaz. Eyüp.13: 17 Sözlerimi iyi dinleyin, Kulaklarınızdan çıkmasın söyleyeceklerim. Eyüp.13: 18 İşte davamı hazırladım, Haklı çıkacağımı biliyorum. Eyüp.13: 19 Kim suçlayacak beni? Biri varsa susar, son soluğumu veririm. Eyüp.13: 20 "Yalnız şu iki şeyi lütfet, Tanrım, O zaman kendimi senden gizlemeyeceğim: Eyüp.13: 21 Elini üstümden çek Eyüp.13: 22 Sonra beni çağır, yanıtlayayım, Eyüp.13: 23 Suçlarım, günahlarım ne kadar? Eyüp.13: 24 Niçin yüzünü gizliyorsun, Eyüp.13: 25 Rüzgarın sürüklediği yaprağa
dönmüşüm, Eyüp.13: 26 Çünkü hakkımda acı şeyler yazıyor, Eyüp.13: 27 Ayaklarımı tomruğa vuruyor, Eyüp.13: 28 "Oysa insan telef olmuş, çürük bir
şey, BÖLÜM 14 Eyüp.14: 1 "İnsanı kadın doğurur, Eyüp.14: 2 Çiçek gibi açıp solar, Eyüp.14: 3 Gözlerini böyle birine mi
dikiyorsun, Eyüp.14: 4 Kim temizi kirliden çıkarabilir? Eyüp.14: 5 Madem insanın günleri belirlenmiş, Eyüp.14: 6 Gözünü ondan ayır da, Eyüp.14: 7 "Oysa bir ağaç için umut vardır, Eyüp.14: 8 Kökü yerde kocasa, Eyüp.14: 9 Su kokusu alır almaz filizlenir, Eyüp.14: 10 İnsan ise ölüp yok olur, Eyüp.14: 11 Suyu akıp giden göl Eyüp.14: 12 İnsan da öyle, yatar, bir daha
kalkmaz, Eyüp.14: 13 "Keşke beni ölüler diyarına
gizlesen, Eyüp.14: 14 İnsan ölür de dirilir mi? Eyüp.14: 15 Sen çağırırdın, ben yanıtlardım, Eyüp.14: 16 O zaman adımlarımı sayar, Eyüp.14: 17 İsyanımı torbaya koyup mühürler, Eyüp.14: 18 "Ama dağın yıkılıp çöktüğü, Eyüp.14: 19 Suyun taşı aşındırdığı, Eyüp.14: 20 Onu hep yenersin, yok olup gider, Eyüp.14: 21 Oğulları saygı görür, onun haberi
olmaz, Eyüp.14: 22 Ancak kendi canının acısını duyar,
BÖLÜM 15 Eyüp.15: 1 Temanlı Elifaz şöyle yanıtladı: Eyüp.15: 2 "Bilge kişi boş sözlerle yanıtlar
mı, Eyüp.15: 3 Boş sözlerle tartışır, Eyüp.15: 4 Tanrı korkusunu bile ortadan
kaldırıyor, Eyüp.15: 5 Çünkü suçun ağzını kışkırtıyor, Eyüp.15: 6 Kendi ağzın seni suçluyor, ben
değil, Eyüp.15: 7 "İlk doğan insan sen misin? Eyüp.15: 8 Tanrı'nın sırrını mı dinledin de, Eyüp.15: 9 Senin bildiğin ne ki, biz
bilmeyelim? Eyüp.15: 10 Bizde ak saçlı da yaşlı da var, Eyüp.15: 11 Az mı geliyor Tanrı'nın avutması
sana, Eyüp.15: 12 Niçin yüreğin seni sürüklüyor, Eyüp.15: 13 Tanrı'ya öfkeni gösteriyorsun, Eyüp.15: 14İnsan gerçekten temiz olabilir mi? Eyüp.15: 15 Tanrı meleklerine güvenmiyorsa, Eyüp.15: 16 Haksızlığı su gibi içen Eyüp.15: 17 "Dinle beni, sana açıklayayım, Eyüp.15: 18 Bilgelerin atalarından öğrenip
bildirdiği, Eyüp.15: 19 O atalar ki, ülke yalnız onlara
verilmişti, Eyüp.15: 20 Kötü insan yaşamı boyunca kıvranır, Eyüp.15: 21 Dehşet sesleri kulağından eksilmez, Eyüp.15: 22 Karanlıktan kurtulabileceğine
inanmaz, Eyüp.15: 23 'Nerede? diyerek ekmek ardınca
dolaşır, Eyüp.15: 24 Acı ve sıkıntı onu yıldırır, Eyüp.15: 25 Çünkü Tanrı'ya el kaldırmış, Eyüp.15: 26 Kalın, yumrulu kalkanıyla Eyüp.15: 27 "Yüzü semirdiği, Eyüp.15: 28 Yıkılmış kentlerde, Eyüp.15: 29 Zengin olmayacak, serveti
tükenecek, Eyüp.15: 30 Karanlıktan kaçamayacak, Eyüp.15: 31 Boş şeye güvenerek kendini
aldatmasın, Eyüp.15: 32 Gününden önce işi tamamlanacak, Eyüp.15: 33 Asma gibi koruğunu dökecek, Eyüp.15: 34 Çünkü tanrısızlar sürüsü kısır
olur, Eyüp.15: 35 Fesada gebe kalıp kötülük
doğururlar,
BÖLÜM 16 Eyüp.16: 1 Eyüp şöyle yanıtladı: Eyüp.16: 2 "Buna benzer çok şey duydum, Eyüp.16: 3 Boş sözleriniz hiç sona ermeyecek
mi? Eyüp.16: 4 Yerimde siz olsaydınız, Eyüp.16: 5 Ağzımdan çıkan sözlerle
yüreklendirir, Eyüp.16: 6 "Konuşsam bile acım dinmez, Eyüp.16: 7 Ey Tanrı, beni tükettin, Eyüp.16: 8 Beni sıkıp buruşturdun, bana karşı
tanık oldu bu; Eyüp.16: 9 Tanrı öfkeyle saldırıp parçalıyor
beni, Eyüp.16: 10 İnsanlar bana dudak büküyor, Eyüp.16: 11 Tanrı haksızlara teslim ediyor
beni, Eyüp.16: 12 Ben rahat yaşıyordum, ama Tanrı
paraladı beni, Eyüp.16: 13 Okçuları beni kuşatıyor, Eyüp.16: 14 Bedenimde gedik üstüne gedik
açıyor, Eyüp.16: 15 "Giymek için çul diktim, Eyüp.16: 16 Ağlamaktan yüzüm kızardı, Eyüp.16: 17 Yine de ellerim şiddetten uzak, Eyüp.16: 18 "Ey toprak, kanımı örtme, Eyüp.16: 19 Daha şimdiden tanığım göklerde, Eyüp.16: 20 Dostlarım benimle eğleniyor, Eyüp.16: 21 Tanrı kendisiyle insan arasında Eyüp.16: 22 "Çünkü birkaç yıl sonra,
Eyüp.17: 1 "Yaşama gücüm tükendi, günlerim
kısaldı, Eyüp.17: 2 Çevremi alaycılar kuşatmış, Eyüp.17: 3 "Ey Tanrı, kefilim ol kendine karşı, Eyüp.17: 4 Çünkü onların aklını anlayışa
kapadın, Eyüp.17: 5 Para için dostlarını satan adamın Eyüp.17: 6 "Tanrı beni insanların diline
düşürdü, Eyüp.17: 7 Kederden gözümün feri söndü, Eyüp.17: 8 Dürüst insanlar buna şaşıyor, Eyüp.17: 9 Doğrular kendi yolunu tutuyor, Eyüp.17: 10 "Ama siz, hepiniz gelin yine
deneyin! Eyüp.17: 11 Günlerim geçti, tasarılarım, Eyüp.17: 12 Bu insanlar geceyi gündüze
çeviriyorlar, Eyüp.17: 13 Ölüler diyarını evim diye
gözlüyorsam, Eyüp.17: 14 Çukura 'Babam, Eyüp.17: 15 Umudum nerede? Eyüp.17: 16 Umut benimle ölüler diyarına mı
inecek?
BÖLÜM 18 Eyüp.18: 1 Şuahlı Bildat şöyle yanıtladı: Eyüp.18: 2 "Ne zaman bitecek bu sözler? Eyüp.18: 3 Niçin hayvan yerine konuyoruz, Eyüp.18: 4 Sen kendini öfkenle paralıyorsun, Eyüp.18: 5 "Evet, kötünün ışığı sönecek, Eyüp.18: 6 Çadırındaki ışık karanlığa dönecek, Eyüp.18: 7 Adımlarının gücü zayıflayacak, Eyüp.18: 8 Ayakları onu ağa götürecek, Eyüp.18: 9 Topuğu kapana girecek, Eyüp.18: 10 Toprağa gizlenmiş bir ilmek, Eyüp.18: 11 Dehşet saracak onu her yandan, Eyüp.18: 12 Gücünü kıtlık kemirecek, Eyüp.18: 13 Derisini hastalık yiyecek, Eyüp.18: 14 Güvenli çadırından atılacak, Eyüp.18: 15 Çadırında ateş oturacak*fe*, Eyüp.18: 16 Kökleri dipten kuruyacak, Eyüp.18: 17 Ülkede anısı yok olacak, Eyüp.18: 18 Işıktan karanlığa sürülecek, Eyüp.18: 19 Ne çocuğu ne torunu kalacak halkı
arasında, Eyüp.18: 20 Batıdakiler onun yıkımına şaşacak, Eyüp.18: 21 Evet, kötülerin yaşamı işte böyle
son bulur,
BÖLÜM 19 Eyüp.19: 1 Eyüp şöyle yanıtladı: Eyüp.19: 2 "Ne zamana dek beni üzecek, Eyüp.19: 3 On kez oldu beni aşağılıyor, Eyüp.19: 4 Yanlış yola sapmışsam, Eyüp.19: 5 Kendinizi gerçekten benden üstün
görüyor, Eyüp.19: 6 Bilin ki, Tanrı bana haksızlık
yaptı, Eyüp.19: 7 "İşte, 'Zorbalık bu! diye
haykırıyorum, ama yanıt yok, Eyüp.19: 8 Yoluma set çekti, geçemiyorum, Eyüp.19: 9 Üzerimden onurumu soydu, Eyüp.19: 10 Her yandan yıktı beni, tükendim, Eyüp.19: 11 Öfkesi bana karşı alev alev
yanıyor, Eyüp.19: 12 Orduları üstüme üstüme geliyor, Eyüp.19: 13 "Kardeşlerimi benden uzaklaştırdı, Eyüp.19: 14 Akrabalarım uğramaz oldu, Eyüp.19: 15 Evimdeki konuklarla hizmetçiler Eyüp.19: 16 Kölemi çağırıyorum, yanıtlamıyor, Eyüp.19: 17 Soluğum karımı tiksindiriyor, Eyüp.19: 18 Çocuklar bile beni küçümsüyor, Eyüp.19: 19 Bütün yakın dostlarım benden
iğreniyor, Eyüp.19: 20 Bir deri bir kemiğe döndüm, Eyüp.19: 21 "Ey dostlarım, acıyın bana, siz
acıyın, Eyüp.19: 22 Neden Tanrı gibi siz de beni
kovalıyor, Eyüp.19: 23 "Keşke şimdi sözlerim yazılsa, Eyüp.19: 24 Demir kalemle, kurşunla Eyüp.19: 25 Oysa ben kurtarıcımın yaşadığını, Eyüp.19: 26 Derim yok olduktan sonra, Eyüp.19: 27 O'nu kendim göreceğim, Eyüp.19: 28 Eğer, 'Sıkıntının kökü onda olduğu
için Eyüp.19: 29 Kılıçtan korkmalısınız, (kutsalkitap.tk) |