Zamanda geriye doğru yolculuk yapmanın en kısa yolu tarih okumaktır

 

 

sayfa 4

 

Yar.31: 39 Yabanıl hayvanların parçaladığını sana göstermedim, zararını ben çektim. Gece ya da gündüz çalınan her hayvanın karşılığını benden istedin.

Yar.31: 40 Öyle bir durumdaydım ki, gündüz sıcak, gece kırağı yedi bitirdi beni. Gözüme uyku girmedi.

Yar.31: 41 Yirmi yıl evinde böyle yaşadım. İki kızın için on dört yıl, sürün için altı yıl sana hizmet ettim. On kez alacağımı değiştirdin.

Yar.31: 42 Babamın ve İbrahim'in Tanrısı, İshak'ın taptığı*fi* Tanrı benden yana olmasaydı, beni eli boş gönderecektin. Tanrı çektiğim zorluğu, verdiğim emeği gördü ve dün gece seni uyardı."
D Not 31:42 "Taptığı": İbranice "Korktuğu". Aynı ifade 31:53'te de geçer.

Yar.31: 43 Lavan, "Kadınlar benim kızlarım, çocuklar benim çocuklarım, sürüler benim sürülerim" diye karşılık verdi, "Burada gördüğün her şey bana ait. Kızlarıma ya da doğurdukları çocuklara bugün ne yapabilirim ki?

Yar.31: 44 Gel anlaşalım. Aramıza tanık koyalım."

Yar.31: 45 Yakup bir taş alıp onu anıt olarak dikti.

Yar.31: 46 Yakınlarına, "Taş toplayın" dedi. Adamlar topladıkları taşları bir yere yığdılar. Orada, yığının yanında yemek yediler.

Yar.31: 47 Lavan taş yığınına Yegar-Sahaduta*fj*, Yakup ise Galet*fj* adını verdi.
D Not 31:47 Aramice "Yegar-Sahaduta" ve İbranice "Galet" "Tanıklık yığını" anlamına gelir.

Yar.31: 48 Lavan, "Bu yığın bugün aramızda tanık olsun" dedi. Bu yüzden yığına Galet adı verildi.

Yar.31: 49 Mispa*fk* diye de anılır. Çünkü Lavan, "Birbirimizden uzak olduğumuz zaman RAB aramızda gözcülük etsin" dedi,
D Not 31:49 "Mispa": "Gözcü kulesi" anlamına gelir.

Yar.31: 50 "Eğer kızlarıma kötü davranır, başka kadınlarla evlenirsen, yanımızda kimse olmasa bile Tanrı tanık olacaktır."

Yar.31: 51 Sonra, "İşte taş yığını, işte aramıza diktiğim anıt" dedi,

Yar.31: 52 "Bu yığın ve anıt birer tanık olsun. Bu yığının ötesine geçip sana kötülük etmeyeceğim. Sen de bu yığını ve anıtı geçip bana kötülük etmeyeceksin.

Yar.31: 53 İbrahim'in, Nahor'un ve babalarının Tanrısı aramızda yargıç olsun." Yakup babası İshak'ın taptığı Tanrı'nın adıyla ant içti.

Yar.31: 54 Sonra dağda kurban kesip yakınlarını yemeğe çağırdı. Yemeği yiyip geceyi dağda geçirdiler.

Yar.31: 55 Lavan sabah erkenden kalktı; torunlarını, kızlarını öpüp kutsadıktan sonra evine gitti.

 

BÖLÜM 32

 

Yar.32: 1 Yakup yoluna devam ederken, Tanrı'nın melekleriyle karşılaştı.

Yar.32: 2 Onları görünce, "Tanrı'nın ordugahı bu" diyerek oraya Mahanayim*fl* adını verdi.
D Not 32:2 "Mahanayim": "İki ordugah" anlamına gelir. Yakup Esav'la Karşılaşmaya Hazırlanıyor

Yar.32: 3 Yakup Edom topraklarında, Seir ülkesinde yaşayan ağabeyi Esav'a önceden haberciler gönderdi.

Yar.32: 4 Onlara şu buyruğu verdi: "Efendim Esav'a şöyle deyin: Kulun Yakup diyor ki, 'Şimdiye kadar Lavan'ın yanında konuk olarak kaldım.

Yar.32: 5 Öküzlere, eşeklere, davarlara, erkek ve kadın kölelere sahip oldum. Efendimi hoşnut etmek için önceden haber gönderiyorum.'"

Yar.32: 6 Haberciler geri dönüp Yakup'a, "Ağabeyin Esav'ın yanına gittik" dediler, "Dört yüz adamla seni karşılamaya geliyor."

Yar.32: 7 Yakup çok korktu, sıkıldı. Yanındaki adamları, davarları, sığırları, develeri iki gruba ayırdı.

Yar.32: 8 "Esav gelir, bir gruba saldırırsa, hiç değilse öteki grup kurtulur" diye düşündü.

Yar.32: 9 Sonra şöyle dua etti: "Ey atam İbrahim'in, babam İshak'ın Tanrısı RAB! Bana, 'Ülkene, akrabalarının yanına dön, seni başarılı kılacağım' diye söz verdin.

Yar.32: 10 Bana gösterdiğin bunca iyiliğe, güvene layık değilim. Şeria Irmağı'nı geçtiğimde değneğimden başka bir şeyim yoktu. Şimdi iki orduyla döndüm.

Yar.32: 11 Yalvarırım, beni ağabeyim Esav'dan koru. Gelip bana, çocuklarla annelerine saldırmasından korkuyorum.

Yar.32: 12 'Seni kesinlikle başarılı kılacağım, soyunu denizin kumu gibi sayılamayacak kadar çoğaltacağım' diye söz vermiştin bana."

Yar.32: 13-15 Yakup geceyi orada geçirdi. Birlikte getirdiği hayvanlardan ağabeyi Esav'a armağan olarak iki yüz keçi, yirmi teke, iki yüz koyun, yirmi koç, yavrularıyla birlikte otuz dişi deve, kırk inek, on boğa, yirmi dişi, on erkek eşek ayırdı.

Yar.32: 16 Bunları ayrı sürüler halinde kölelerine teslim ederek, "Önümden gidin, sürüler arasında boşluk bırakın" dedi.

Yar.32: 17 Birinci köleye buyruk verdi: "Ağabeyim Esav'la karşılaştığında, 'Sahibin kim, nereye gidiyorsun? Önündeki bu hayvanlar kimin?' diye sorarsa,

Yar.32: 18 'Kulun Yakup'un' diyeceksin, 'Efendisi Esav'a armağan olarak gönderiyor. Kendisi de arkamızdan geliyor.'"

Yar.32: 19 İkinci ve üçüncü köleye, sürülerin peşinden giden herkese aynı buyruğu verdi: "Esav'la karşılaştığınızda aynı şeyleri söyleyeceksiniz.

Yar.32: 20 'Kulun Yakup arkamızdan geliyor' diyeceksiniz." "Önden göndereceğim armağanla onu yatıştırır, sonra kendisini görürüm. Belki beni bağışlar" diye düşünüyordu.

Yar.32: 21 Böylece armağanı önden gönderip geceyi konakladığı yerde geçirdi.

 

Yakup Güreş Tutuyor

Yar.32: 22 Yakup o gece kalktı; iki karısını, iki cariyesini, on bir oğlunu yanına alıp Yabbuk Irmağı'nın sığ yerinden karşıya geçti.

Yar.32: 23 Onları geçirdikten sonra sahip olduğu her şeyi de karşıya geçirdi.

Yar.32: 24 Böylece Yakup arkada yalnız kaldı. Bir adam gün ağarıncaya kadar onunla güreşti.

Yar.32: 25 Yakup'u yenemeyeceğini anlayınca, onun uyluk kemiğinin başına çarptı. Öyle ki, güreşirken Yakup'un uyluk kemiği çıktı.

Yar.32: 26 Adam, "Bırak beni, gün ağarıyor" dedi. Yakup, "Beni kutsamadıkça seni bırakmam" diye yanıtladı.

Yar.32: 27 Adam, "Adın ne?" diye sordu. "Yakup."

Yar.32: 28 Adam, "Artık sana Yakup değil, İsrail*fm* denecek" dedi, "Çünkü Tanrı'yla, insanlarla güreşip yendin."
D Not 32:28 "İsrail": "Tanrı'yla güreşir" anlamına gelir.

Yar.32: 29 Yakup, "Lütfen adını söyler misin?" diye sordu. Ama adam, "Neden adımı soruyorsun?" dedi. Sonra Yakup'u kutsadı.

Yar.32: 30 Yakup, "Tanrı'yla yüzyüze görüştüm, ama canım bağışlandı" diyerek oraya Peniel*fn* adını verdi.
D Not 32:30 "Peniel": "Tanrı'nın yüzü" anlamına gelir.

Yar.32: 31 Yakup Peniel'den ayrılırken güneş doğdu. Uyluğundan ötürü aksıyordu.

Yar.32: 32 Bu nedenle İsrailliler bugün bile uyluk kemiğinin üzerindeki siniri yemezler. Çünkü Yakup'un uyluk kemiğinin başındaki sinire çarpılmıştı.

 

Yakup Esav'la Karşılaşıyor

 

BÖLÜM 33

 

Yar.33: 1 Yakup baktı, Esav dört yüz adamıyla birlikte geliyor. Çocukları Lea'yla Rahel'e ve iki cariyeye teslim etti.

Yar.33: 2 Cariyelerle çocuklarını öne, Lea'yla çocuklarını arkaya, Rahel'le Yusuf'u da en arkaya dizdi.

Yar.33: 3 Kendisi hepsinin önüne geçti. Ağabeyine yaklaşırken yedi kez yere kapandı.

Yar.33: 4 Ne var ki Esav koşarak onu karşıladı, kucaklayıp boynuna sarıldı, öptü. İkisi de ağlamaya başladı.

Yar.33: 5 Esav kadınlarla çocuklara baktı. "Kim bu yanındakiler?" diye sordu. Yakup, "Tanrı'nın kuluna lütfettiği çocuklar" dedi.

Yar.33: 6 Cariyelerle yanlarındaki çocuklar yaklaşıp eğildiler.

Yar.33: 7 Ardından Lea çocuklarıyla birlikte yaklaşıp eğildi. En son da Yusuf'la Rahel yaklaşıp eğildi.

Yar.33: 8 Esav, "Karşılaştığım öbür topluluğun anlamı neydi?" diye sordu. Yakup, "Efendimi hoşnut etmek için" diye yanıtladı.

Yar.33: 9 Esav, "Benim yeterince malım var, kardeşim" dedi, "Senin malın sana kalsın."

Yar.33: 10 Yakup, "Olmaz, eğer sevgini kazandımsa, lütfen armağanımı kabul et" diye karşılık verdi, "Senin yüzünü görmek Tanrı'nın yüzünü görmek gibi. Çünkü beni kabul ettin.

Yar.33: 11 Lütfen sana gönderdiğim armağanı al. Tanrı bana öyle iyilik yaptı ki, her şeyim var." Armağanı kabul ettirinceye kadar diretti.

Yar.33: 12 Esav, "Haydi yolumuza devam edelim" dedi, "Ben önünsıra gideceğim."

Yar.33: 13 Yakup, "Efendim, bilirsin, çocuklar narindir" dedi, "Yanımdaki koyunların, sığırların yavruları var. Hayvanları bir gün daha yürümeye zorlarsak hepsi ölür.

Yar.33: 14 Efendim, lütfen sen kulunun önünden git. Ben hayvanlarla çocuklara ayak uydurarak yavaş yavaş geleceğim. Seir'de efendime yetişirim."

Yar.33: 15 Esav, "Yanımdaki adamlardan birkaçını yanına vereyim" dedi. Yakup, "Niçin?" diye sordu, "Ben yalnızca seni hoşnut etmek istiyorum."

Yar.33: 16 Esav o gün Seir'e dönmek üzere yola koyuldu.

Yar.33: 17 Yakup'sa Sukkot'a*fo* gitti. Orada kendine ev, hayvanlarına barınaklar yaptı. Bu yüzden oraya Sukkot adını verdi.
D Not 33:17 "Sukkot": "Barınaklar" anlamına gelir.

Yar.33: 18 Yakup güvenlik içinde Paddan-Aram'dan Kenan ülkesine, Şekem Kenti'ne vardı. Kentin yakınında konakladı.

Yar.33: 19 Çadırını kurduğu arsayı Şekem'in babası Hamor'un oğullarından yüz parça gümüşe*fö* aldı.
D Not 33:19 "Yüz parça gümüş": İbranice "Yüz kesita". Kesita ağırlığı ve değeri bilinmeyen bir para birimiydi.

Yar.33: 20 Orada bir sunak kurarak El-Elohe-İsrail*fp* adını verdi.
D Not 33:20 "El-Elohe-İsrail": "Tanrı İsrail'in Tanrısı" anlamına gelir.

 

Dina ve Şekemliler

 

BÖLÜM 34

 

Yar.34: 1 Lea'yla Yakup'un kızı Dina bir gün yöre kadınlarını ziyarete gitti.

Yar.34: 2 O bölgenin beyi Hivli Hamor'un oğlu Şekem Dina'yı görünce tutup ırzına geçti.

Yar.34: 3 Yakup'un kızına gönlünü kaptırdı. Dina'yı sevdi ve ona nazik davrandı.

Yar.34: 4 Babası Hamor'a, "Bu kızı bana eş olarak al" dedi.

Yar.34: 5 Yakup kızı Dina'nın kirletildiğini duyduğunda, oğulları kırda hayvanların başındaydı. Yakup onlar gelinceye kadar konuşmadı.

Yar.34: 6 Bu arada Şekem'in babası Hamor konuşmak için Yakup'un yanına gitti.

Yar.34: 7 Yakup'un oğulları olayı duyar duymaz kırdan döndüler. Üzüntülü ve çok öfkeliydiler. Çünkü Şekem Yakup'un kızıyla yatarak İsrail'in onurunu kırmıştı. Böyle bir şey olmamalıydı.

Yar.34: 8 Hamor onlara, "Oğlum Şekem'in gönlü kızınızda" dedi, "Lütfen onu oğluma eş olarak verin.

Yar.34: 9 Bizimle akraba olun. Birbirimize kız verip kız alalım.

Yar.34: 10 Bizimle birlikte yaşayın. Ülke önünüzde, nereye isterseniz yerleşin, ticaret yapın, mülk edinin."

Yar.34: 11 Şekem de Dina'nın babasıyla kardeşlerine, "Bana bu iyiliği yapın, ne isterseniz veririm" dedi,

Yar.34: 12 "Ne kadar başlık ve armağan isterseniz isteyin, dilediğiniz her şeyi vereceğim. Yeter ki, kızı bana eş olarak verin."

Yar.34: 13 Kızkardeşleri Dina'nın ırzına geçildiği için, Yakup'un oğulları Şekem'le babası Hamor'a aldatıcı bir yanıt verdiler.

Yar.34: 14 "Olmaz, kızkardeşimizi sünnetsiz* bir adama veremeyiz" dediler, "Bizim için utanç olur.

Yar.34: 15 Ancak şu koşulla kabul ederiz: Bütün erkekleriniz bizim gibi sünnet olursa,

Yar.34: 16 birbirimize kız verip kız alabiliriz. Sizinle birlikte yaşar, bir halk oluruz.

Yar.34: 17 Eğer kabul etmez, sünnet olmazsanız, kızımızı alır gideriz."

Yar.34: 18 Bu öneri Hamor'la oğlu Şekem'e iyi göründü.

Yar.34: 19 Ailesinde en saygın kişi olan genç Şekem öneriyi yerine getirmekte gecikmedi. Çünkü Yakup'un kızına aşıktı.

Yar.34: 20 Hamor'la oğlu Şekem durumu kent halkına bildirmek için kentin kapısına gittiler.

Yar.34: 21 "Bu adamlar bize dostluk gösteriyor" dediler, "Ülkemizde yaşasınlar, ticaret yapsınlar. Topraklarımız geniş, onlara da yeter, bize de. Birbirimize kız verip kız alabiliriz.

Yar.34: 22 Yalnız, şu koşulla bizimle birleşmeyi, birlikte yaşamayı kabul ediyorlar: Bizim erkeklerin de kendileri gibi sünnet olmasını istiyorlar.

Yar.34: 23 Böylece bütün sürüleri, malları, öbür hayvanları da bizim olur, değil mi? Gelin onlarla anlaşalım, bizimle birlikte yaşasınlar."

Yar.34: 24 Kent kapısından geçen herkes Hamor'la oğlu Şekem'in söylediklerini kabul etti ve kentteki bütün erkekler sünnet oldu.

Yar.34: 25 Üçüncü gün erkekler daha sünnetin acısını çekerken, Yakup'un oğullarından ikisi -Dina'nın kardeşleri Şimon'la Levi- kılıçlarını kuşanıp kuşku uyandırmadan kente girip bütün erkekleri kılıçtan geçirdiler.

Yar.34: 26 Hamor'la oğlu Şekem'i de öldürdüler. Dina'yı Şekem'in evinden alıp gittiler.

Yar.34: 27 Sonra Yakup'un bütün oğulları cesetleri soyup kenti yağmaladılar. Çünkü kızkardeşlerini kirletmişlerdi.

Yar.34: 28 Kentteki ve kırdaki davarları, sığırları, eşekleri ele geçirdiler.

Yar.34: 29 Bütün mallarını, çocuklarını, kadınlarını aldılar, evlerindeki her şeyi yağmaladılar.

Yar.34: 30 Yakup, Şimon'la Levi'ye, "Bu ülkede yaşayan Kenanlılar'la Perizliler'i bana düşman ettiniz, başımı belaya soktunuz" dedi, "Sayıca azız. Eğer birleşir, bana saldırırlarsa, ailemle birlikte yok olurum."

Yar.34: 31 Şimon'la Levi, "Kızkardeşimize bir fahişe gibi mi davranmalıydı?" diye karşılık verdiler.

 

Yakup Beytel'e Dönüyor

 

BÖLÜM 35

 

Yar.35: 1 Tanrı Yakup'a, "Git, Beytel'e yerleş" dedi, "Ağabeyin Esav'dan kaçarken sana görünen Tanrı'ya orada bir sunak yap."

Yar.35: 2 Yakup ailesine ve yanındakilere, "Yabancı ilahlarınızı atın" dedi, "Kendinizi arındırıp giysilerinizi değiştirin.

Yar.35: 3 Beytel'e gidelim. Sıkıntı çektiğim günlerde yakarışımı duyan, gittiğim her yerde benimle birlikte olan Tanrı'ya orada bir sunak yapacağım."

Yar.35: 4 Böylece herkes yabancı ilahlarını, kulaklarındaki küpeleri Yakup'a verdi. Yakup bunları Şekem yakınlarında bir yabanıl fıstık ağacının altına gömdü.

Yar.35: 5 Sonra göçtüler. Çevre kentlerde yaşayan halk peşlerine düşmedi, çünkü hepsini Tanrı korkusu sarmıştı.

Yar.35: 6 Yakup adamlarıyla birlikte Kenan ülkesindeki Luz -Beytel- Kenti'ne geldi.

Yar.35: 7 Bir sunak yaparak oraya El-Beytel*fr* adını verdi. Çünkü ağabeyinden kaçarken Tanrı orada kendisine görünmüştü.
D Not 35:7 "El-Beytel": "Beytel'in Tanrısı" anlamına gelir.

Yar.35: 8 Rebeka'nın dadısı Debora ölünce Beytel'in güneyindeki meşe ağacının altına gömüldü. Bu yüzden ağaca Allon-Bakut*fs* adı verildi.
D Not 35:8 "Allon-Bakut": "Ağlama meşesi" anlamına gelir.

Yar.35: 9 Yakup Paddan-Aram'dan dönünce, Tanrı ona yine görünerek onu kutsadı.

Yar.35: 10 "Sana Yakup diyorlar, ama bundan böyle adın Yakup değil, İsrail olacak" diyerek onun adını İsrail*fş* koydu.
D Not 35:10 "İsrail": "Tanrı'yla güreşir" anlamına gelir.

Yar.35: 11 "Ben Her Şeye Gücü Yeten Tanrı'yım" dedi, "Verimli ol, çoğal. Senden bir ulus ve uluslar topluluğu doğacak. Kralların atası olacaksın.

Yar.35: 12 İbrahim'e, İshak'a verdiğim toprakları sana verecek, senden sonra da soyuna bağışlayacağım."

Yar.35: 13 Sonra Tanrı Yakup'tan ayrılarak onunla konuştuğu yerden yukarı çekildi.

Yar.35: 14 Yakup Tanrı'nın kendisiyle konuştuğu yere taş bir anıt dikti. Üzerine dökmelik sunu ve zeytinyağı döktü.

Yar.35: 15 Oraya, Tanrı'nın kendisiyle konuştuğu yere Beytel*ft* adını verdi.
D Not 35:15 "Beytel": "Tanrı'nın evi" anlamına gelir.

 

Rahel'le İshak'ın Ölümü

Yar.35: 16 Sonra Beytel'den göçtüler. Efrat'a varmadan Rahel doğum yaptı. Doğum yaparken çok sancı çekti.

Yar.35: 17 O sancı çekerken, ebesi, "Korkma!" dedi, "Bir oğlun daha oluyor."

Yar.35: 18 Ama Rahel ölmek üzereydi. Can verirken oğlunun adını Ben-Oni*fu* koydu. Babası ise çocuğa Benyamin*fü* adını verdi.
D Not 35:18 "Ben-Oni": "Kederimin oğlu" anlamına gelir.
35:18 "Benyamin": "Sağ elimin oğlu" ya da "Güneyli oğul" anlamına gelir.

Yar.35: 19 Rahel öldü ve Efrat -Beytlehem- yolunda gömüldü.

Yar.35: 20 Yakup Rahel'in mezarına bir taş dikti. Bu mezar taşı bugüne kadar kaldı.

Yar.35: 21 İsrail yine göçtü ve Eder Kulesi'nin ötesinde konakladı.

Yar.35: 22 İsrail o bölgede yaşarken Ruben babasının cariyesi Bilha'yla yattı. İsrail bunu duyunca çok kızdı*fv*.
D Not 35:22 Septuaginta "Bunu duyunca çok kızdı", Masoretik metin "Bunu duydu".

Yar.35: 23 Yakup'un on iki oğlu vardı. Lea'nın oğulları: Ruben -Yakup'un ilk oğlu- Şimon, Levi, Yahuda, İssakar, Zevulun.

Yar.35: 24 Rahel'in oğulları: Yusuf, Benyamin.

Yar.35: 25 Rahel'in cariyesi Bilha'nın oğulları: Dan, Naftali.

Yar.35: 26 Lea'nın cariyesi Zilpa'nın oğulları: Gad, Aşer. Yakup'un Paddan-Aram'da doğan oğulları bunlardır.

Yar.35: 27 Yakup, İshak'la İbrahim'in de yabancı olarak kalmış olduğu bugün Hevron denen Kiryat-Arba yakınlarındaki Mamre'ye, babası İshak'ın yanına gitti.

Yar.35: 28 İshak yüz seksen yıl yaşadı.

Yar.35: 29 Kocamış, yaşama doymuş olarak son soluğunu verdi. Ölüp halkına kavuştu. Oğulları Esav'la Yakup onu gömdüler.

 

Esav'ın Soyu
(1Ta.1:35-37)

 

BÖLÜM 36

 

Yar.36: 1 Esav'ın, yani Edom'un öyküsü:

Yar.36: 2 Esav şu Kenanlı kızlarla evlendi: Hititli* Elon'un kızı Âda; Hivli Sivon'un torunu, Âna'nın kızı Oholivama;

Yar.36: 3 Nevayot'un kızkardeşi, İsmail'in kızı Basemat.

Yar.36: 4 Âda Esav'a Elifaz'ı, Basemat Reuel'i,

Yar.36: 5 Oholivama Yeuş, Yalam ve Korah'ı doğurdu. Esav'ın Kenan ülkesinde doğan oğulları bunlardı.

Yar.36: 6 Esav karılarını, oğullarını, kızlarını, evindeki bütün adamlarını, hayvanlarının hepsini, Kenan ülkesinde kazandığı malların tümünü alıp kardeşi Yakup'tan ayrıldı, başka bir ülkeye gitti.

Yar.36: 7 Birlikte yaşayamayacak kadar çok malları vardı. Yabancı olarak yaşadıkları bu topraklar davarlarına yetmiyordu.

Yar.36: 8 Esav -Edom- Seir dağlık bölgesine yerleşti.

Yar.36: 9 Seir dağlık bölgesine yerleşen Edomlular'ın atası Esav'ınsoyu:

Yar.36: 10 Esav'ın oğullarının adları şunlardır:Esav'ın karılarından Âda'nın oğlu Elifaz, Basemat'ın oğlu Reuel.

Yar.36: 11 Elifaz'ın oğulları:Teman, Omar, Sefo, Gatam, Kenaz.

Yar.36: 12 Timna Esav'ın oğlu Elifaz'ın cariyesiydi. Elifaz'a Amalek'idoğurdu. Bunlar Esav'ın karısı Âda'nın torunlarıdır.

Yar.36: 13 Reuel'in oğulları:Nahat, Zerah, Şamma, Mizza.Bunlar Esav'ın karısı Basemat'ın torunlarıdır.

Yar.36: 14 Sivon'un torunu ve Âna'nın kızı olan Esav'ın karısıOholivama'nın Esav'a doğurduğu oğullar şunlardır:Yeuş, Yalam, Korah.

Yar.36: 15 Esavoğulları'nın boy beyleri şunlardır:Esav'ın ilk oğlu Elifaz'ın oğulları:Teman, Omar, Sefo, Kenaz,

Yar.36: 16 Korah, Gatam, Amalek. Bunlar Edom ülkesinde Elifaz'ınsoyundan beylerdi ve Âda'nın torunlarıydı.

Yar.36: 17 Esav oğlu Reuel'in oğulları şunlardır:Nahat, Zerah, Şamma, Mizza. Bunlar Edom ülkesinde Reuel'in soyundan gelen beylerdi ve Esav'ın karısı Basemat'ın torunlarıydı.

Yar.36: 18 Esav'ın karısı Oholivama'nın oğulları şunlardır:Yeuş, Yalam, Korah. Bunlar Âna'nın kızı olan Esav'ın karısı Oholivama'nın soyundan gelen beylerdi.

Yar.36: 19 Bunların hepsi Esav'ın -Edom'un- oğullarıdır. Yukardakilerde onların beyleridir.

 

Seir'in Soyu
(1Ta.1:38-42)

Yar.36: 20 Ülkede yaşayan Horlu Seir'in oğulları şunlardı: Lotan,Şoval, Sivon, Âna,

Yar.36: 21 Dişon, Eser, Dişan. Seir'in Edom'da beylik eden Horlu oğulları bunlardı.

Yar.36: 22 Lotan'ın oğulları: Hori, Hemam. Timna Lotan'ın kızkardeşiydi.

Yar.36: 23 Şoval'ın oğulları:Alvan, Manahat, Eval, Şefo, Onam.

Yar.36: 24 Sivon'un oğulları:Aya ve Âna. Babası Sivon'un eşeklerini güderken çölde sıcak su kaynakları bulan Âna'dır bu.

Yar.36: 25 Âna'nın çocukları şunlardı:Dişon ve Âna'nın kızı Oholivama.

Yar.36: 26 Dişon'un oğulları şunlardı:Hemdan, Eşban, Yitran, Keran.

Yar.36: 27 Eser'in oğulları şunlardı: Bilhan, Zaavan, Akan.

Yar.36: 28 Dişan'ın oğulları şunlardı:Ûs, Aran.

Yar.36: 29 Horlu boy beyleri şunlardı Lotan, Şoval, Sivon, Âna,

Yar.36: 30 Dişon, Eser, Dişan. Seir ülkesindeki Horlu boy beyleri bunlardı.

 

Edom Kralları
(1Ta.1:43-54)

Yar.36: 31 İsrailliler'i yöneten bir kralın olmadığı dönemde, Edom'u şu krallar yönetti:

Yar.36: 32 Beor oğlu Bala Edom Kralı oldu. Kentinin adı Dinhava'ydı.

Yar.36: 33 Bala ölünce, yerine Bosralı Zerah oğlu Yovav geçti.

Yar.36: 34 Yovav ölünce, Temanlılar ülkesinden Huşam kral oldu.

Yar.36: 35 Huşam ölünce, Midyan'ı Moav kırlarında bozguna uğratan Bedat oğlu Hadat kral oldu. Kentinin adı Avit'ti.

Yar.36: 36 Hadat ölünce, yerine Masrekalı Samla geçti.

Yar.36: 37 Samla ölünce, yerine Rehovot-Hannaharlı Şaul geçti.

Yar.36: 38 Şaul ölünce, yerine Akbor oğlu Baal-Hanan geçti.

Yar.36: 39 Akbor oğlu Baal-Hanan ölünce, yerine Hadat geçti. Kentinin adı Pau'ydu. Karısı, Me-Zahav kızı Matret'in kızı Mehetavel'di.

Yar.36: 40 Boylarına ve bölgelerine göre Esav'ın soyundan gelen beylerin adları şunlardı: Timna, Alva, Yetet,

Yar.36: 41 Oholivama, Ela, Pinon,

Yar.36: 42 Kenaz, Teman, Mivsar,

Yar.36: 43 Magdiel, İram. Sahip oldukları ülkede yaşadıkları yerlere adlarını veren Edom beyleri bunlardı. Edomlular'ın atası Esav'dı.

 

Yusuf'un Düşleri

 

BÖLÜM 37

 

Yar.37: 1 Yakup babasının yabancı olarak kalmış olduğu Kenan ülkesinde yaşadı.

Yar.37: 2 Yakup soyunun öyküsü: Yusuf on yedi yaşında bir gençti. Babasının karıları Bilha ve Zilpa'dan olan üvey kardeşleriyle birlikte sürü güdüyordu. Kardeşlerinin yaptığı kötülükleri babasına ulaştırırdı.

Yar.37: 3 İsrail Yusuf'u öbür oğullarının hepsinden çok severdi. Çünkü Yusuf onun yaşlılığında doğmuştu. Yusuf'a uzun, renkli bir giysi yaptırmıştı.

Yar.37: 4 Yusuf'un kardeşleri babalarının onu kendilerinden çok sevdiğini görünce, ondan nefret ettiler. Yusuf'a tatlı söz söylemez oldular.

Yar.37: 5 Yusuf bir düş gördü. Bunu kardeşlerine anlatınca, ondan daha çok nefret ettiler.

Yar.37: 6 Yusuf, "Lütfen gördüğüm düşü dinleyin!" dedi,

Yar.37: 7 "Tarlada demet bağlıyorduk. Ansızın benim demetim kalkıp dikildi. Sizinkilerse, çevresine toplanıp önünde eğildiler."

Yar.37: 8 Kardeşleri, "Başımıza kral mı olacaksın? Bizi sen mi yöneteceksin?" dediler. Düşlerinden, söylediklerinden ötürü ondan büsbütün nefret ettiler.

Yar.37: 9 Yusuf bir düş daha görüp kardeşlerine anlattı. "Dinleyin, bir düş daha gördüm" dedi, "Güneş, ay ve on bir yıldız önümde eğildiler."

Yar.37: 10 Yusuf babasıyla kardeşlerine bu düşü anlatınca, babası onu azarladı: "Ne biçim düş bu?" dedi, "Ben, annen, kardeşlerin gelip önünde yere mi eğileceğiz yani?"

Yar.37: 11 Kardeşleri Yusuf'u kıskanıyordu, ama bu olay babasının aklına takıldı.

 

Kardeşleri Yusuf'u Satıyor

Yar.37: 12 Bir gün Yusuf'un kardeşleri babalarının sürüsünü gütmek için Şekem'e gittiler.

Yar.37: 13 İsrail Yusuf'a, "Kardeşlerin Şekem'de sürü güdüyorlar" dedi, "Gel seni de onların yanına göndereyim." Yusuf, "Hazırım" diye yanıtladı.

Yar.37: 14 Babası, "Git kardeşlerine ve sürüye bak" dedi, "Her şey yolunda mı, değil mi, bana haber getir." Böylece onu Hevron Vadisi'nden gönderdi. Yusuf Şekem'e vardı.

Yar.37: 15 Kırda dolaşırken bir adam onu görüp, "Ne arıyorsun?" diye sordu.

Yar.37: 16 Yusuf, "Kardeşlerimi arıyorum" diye yanıtladı, "Buralarda sürü güdüyorlar. Nerede olduklarını biliyor musun?"

Yar.37: 17 Adam, "Buradan ayrıldılar" dedi, "'Dotan'a gidelim' dediklerini duydum." Böylece Yusuf kardeşlerinin peşinden gitti ve Dotan'da onları buldu.

Yar.37: 18 Kardeşleri onu uzaktan gördüler. Yusuf yanlarına varmadan, onu öldürmek için düzen kurdular.

Yar.37: 19 Birbirlerine, "İşte düş hastası geliyor" dediler,

Yar.37: 20 "Hadi onu öldürüp kuyulardan birine atalım. Yabanıl bir hayvan yedi deriz. Bakalım o zaman düşleri ne olacak!"

Yar.37: 21 Ruben bunu duyunca Yusuf'u kurtarmaya çalıştı: "Canına kıymayın" dedi,

Yar.37: 22 "Kan dökmeyin. Onu şu ıssız yerdeki kuyuya atın, ama kendisine dokunmayın." Amacı Yusuf'u kurtarıp babasına geri götürmekti.

Yar.37: 23 Yusuf yanlarına varınca, kardeşleri sırtındaki renkli uzun giysiyi çekip çıkardılar

Yar.37: 24 ve onu susuz, boş bir kuyuya attılar.

Yar.37: 25 Yemek yemek için oturduklarında, Gilat yönünden bir İsmaili kervanının geldiğini gördüler. Develeri kitre, pelesenk, laden yüklüydü. Mısır'a gidiyorlardı.

Yar.37: 26 Yahuda, kardeşlerine, "Kardeşimizi öldürür, suçumuzu gizlersek ne kazanırız?" dedi,

Yar.37: 27 "Gelin onu İsmaililer'e satalım. Böylece canına dokunmamış oluruz. Çünkü o kardeşimizdir, aynı kanı taşıyoruz." Kardeşleri kabul etti.

Yar.37: 28 Midyanlı tüccarlar oradan geçerken, kardeşleri Yusuf'u kuyudan çekip çıkardılar, yirmi gümüşe İsmaililer'e sattılar. İsmaililer Yusuf'u Mısır'a götürdüler.

Yar.37: 29 Kuyuya geri dönen Ruben Yusuf'u orada göremeyince üzüntüden giysilerini yırttı.

Yar.37: 30 Kardeşlerinin yanına gidip, "Çocuk orada yok" dedi, "Ne yapacağım şimdi ben?"

Yar.37: 31 Bunun üzerine bir teke keserek Yusuf'un renkli uzun giysisini kanına buladılar.

Yar.37: 32 Giysiyi babalarına götürerek, "Bunu bulduk" dediler, "Bak, bakalım, oğlunun mu, değil mi?"

Yar.37: 33 Yakup giysiyi tanıdı, "Evet, bu oğlumun giysisi" dedi, "Onu yabanıl bir hayvan yemiş olmalı. Yusuf'u parçalamış olsa gerek."

Yar.37: 34 Yakup üzüntüden giysilerini yırttı, beline çul sardı, oğlu için uzun süre yas tuttu.

Yar.37: 35 Bütün oğulları, kızları onu avutmaya çalıştılarsa da o avunmak istemedi. "Oğlumun yanına, ölüler diyarına yas tutarak gideceğim" diyerek oğlu için ağlamaya devam etti.

Yar.37: 36 Bu arada Midyanlılar da Yusuf'u Mısır'da firavunun bir görevlisine, muhafız birliği komutanı Potifar'a sattılar.

 

Yahuda'yla Tamar

 

BÖLÜM 38

 

Yar.38: 1 O sıralarda Yahuda kardeşlerinden ayrılarak Adullamlı Hira adında bir adamın yanına gitti.

Yar.38: 2 Orada Kenanlı bir kızla karşılaştı. Kızın babasının adı Şua'ydı. Yahuda kızla evlendi.

Yar.38: 3 Kadın hamile kaldı ve bir erkek çocuk doğurdu. Yahuda ona Er adını verdi.

Yar.38: 4 Kadın yine hamile kaldı, bir erkek çocuk daha doğurdu, adını Onan koydu.

Yar.38: 5 Yine bir erkek çocuk doğurdu, adını Şela koydu. Şela doğduğu zaman Yahuda Keziv'deydi.

Yar.38: 6 Yahuda ilk oğlu Er için bir kadın aldı. Kadının adı Tamar'dı.

Yar.38: 7 Yahuda'nın ilk oğlu Er, RAB'bin gözünde kötüydü. Bu yüzden RAB onu öldürdü.

Yar.38: 8 Yahuda Onan'a, "Kardeşinin karısıyla evlen" dedi, "Kayınbiraderlik görevini yap. Kardeşinin soyunu sürdür."

Yar.38: 9 Ama Onan doğacak çocukların kendisine ait olmayacağını biliyordu. Bu yüzden ne zaman kardeşinin karısıyla yatsa, kardeşine soy yetiştirmemek için menisini yere boşaltıyordu.

Yar.38: 10 Bu yaptığı RAB'bin gözünde kötüydü. Bu yüzden RAB onu da öldürdü.

Yar.38: 11 Bunun üzerine Yahuda, gelini Tamar'a, "Babanın evine dön" dedi, "Oğlum Şela büyüyünceye kadar orada dul olarak yaşa." Yahuda, "Şela da kardeşleri gibi ölebilir" diye düşünüyordu. Böylece Tamar babasının evine döndü.

Yar.38: 12 Uzun süre sonra Şua'nın kızı olan Yahuda'nın karısı öldü. Yahuda yası bittikten sonra arkadaşı Adullamlı Hira'yla birlikte Timna'ya, sürüsünü kırkanların yanına gitti.

Yar.38: 13 Tamar'a, "Kayınbaban sürüsünü kırkmak için Timna'ya gidiyor" diye haber verdiler.

Yar.38: 14 Tamar üzerindeki dul giysilerini çıkardı. Peçesini örttü, sarınıp Timna yolu üzerindeki Enayim Kapısı'nda oturdu. Çünkü Şela büyüdüğü halde onunla evlenmesine izin verilmediğini görmüştü.

Yar.38: 15 Yahuda onu görünce fahişe sandı. Çünkü yüzü örtülüydü.

Yar.38: 16 Yolun kenarına, ona doğru seğirterek, kendi gelini olduğunu bilmeden, "Hadi gel, seninle yatmak istiyorum" dedi. Tamar, "Seninle yatarsam, bana ne vereceksin?" diye sordu.

Yar.38: 17 Yahuda, "Sürümden sana bir oğlak göndereyim" dedi. Tamar, "Oğlağı gönderinceye kadar rehin olarak bana bir şey verebilir misin?" dedi.

Yar.38: 18 Yahuda, "Ne vereyim?" diye sordu. Tamar, "Mührünü, kaytanını ve elindeki değneği" diye yanıtladı. Yahuda bunları verip onunla yattı. Tamar hamile kaldı.

Yar.38: 19 Gidip peçesini çıkardı, yine dul giysilerini giydi.

Yar.38: 20 Bu arada Yahuda rehin bıraktığı eşyaları geri almak için Adullamlı arkadaşıyla kadına bir oğlak gönderdi. Ne var ki arkadaşı kadını bulamadı.

Yar.38: 21 O çevrede yaşayanlara, "Enayim'de, yol kenarında bir fahişe vardı, nerede o?" diye sordu. "Burada öyle bir kadın yok" diye karşılık verdiler.

Yar.38: 22 Bunun üzerine Yahuda'nın yanına dönerek, "Kadını bulamadım" dedi, "O çevrede yaşayanlar da 'Burada fahişe yok' dediler."

Yar.38: 23 Yahuda, "Varsın eşyalar onun olsun" dedi, "Kimseyi kendimize güldürmeyelim. Ben oğlağı gönderdim, ama sen kadını bulamadın."

Yar.38: 24 Yaklaşık üç ay sonra Yahuda'ya, "Gelinin Tamar zina etmiş, şu anda hamile" diye haber verdiler. Yahuda, "Onu dışarıya çıkarıp yakın" dedi.

Yar.38: 25 Tamar dışarı çıkarılınca, kayınbabasına, "Ben bu eşyaların sahibinden hamile kaldım" diye haber gönderdi, "Lütfen şunlara bak. Bu mühür, kaytan, değnek kime ait?"

Yar.38: 26 Yahuda eşyaları tanıdı. "O benden daha doğru bir kişi" dedi, "Çünkü onu oğlum Şela'ya almadım." Bir daha onunla yatmadı.

Yar.38: 27 Doğum vakti gelince Tamar'ın rahminde ikiz olduğu anlaşıldı.

Yar.38: 28 Doğum yaparken ikizlerden biri elini dışarı çıkardı. Ebe çocuğun elini yakalayıp bileğine kırmızı bir iplik bağladı, "Bu önce doğdu" dedi.

Yar.38: 29 Ne var ki, çocuk elini içeri çekti, o sırada da kardeşi doğdu. Ebe, "Kendine böyle mi gedik açtın?" dedi. Bu yüzden çocuğa Peres*fy* adı kondu.
D Not 38:29 "Peres": "Gedik açmak" anlamına gelir.

Yar.38: 30 Sonra bileğine kırmızı iplik bağlı kardeşi doğdu. Ona da Zerah*fz* adı verildi.
D Not 38:30 "Zerah": "Kırmızı" anlamına gelir.

 

Yusuf'la Potifar'ın Karısı

 

BÖLÜM 39

 

Yar.39: 1 İsmaililer Yusuf'u Mısır'a götürmüştü. Firavunun görevlisi, muhafız birliği komutanı Mısırlı Potifar onu İsmaililer'den satın almıştı.

Yar.39: 2 RAB Yusuf'la birlikteydi ve onu başarılı kılıyordu. Yusuf Mısırlı efendisinin evinde kalıyordu.

Yar.39: 3 Efendisi RAB'bin Yusuf'la birlikte olduğunu, yaptığı her işte onu başarılı kıldığını gördü.

Yar.39: 4 Yusuf'tan hoşnut kalarak onu özel hizmetine aldı. Evinin ve sahip olduğu her şeyin sorumluluğunu ona verdi.

Yar.39: 5 Yusuf'u evinin ve sahip olduğu her şeyin sorumlusu atadığı andan itibaren RAB Yusuf sayesinde Potifar'ın evini kutsadı. Evini, tarlasını, kendisine ait her şeyi bereketli kıldı.

Yar.39: 6 Potifar sahip olduğu her şeyin sorumluluğunu Yusuf'a verdi; yediği yemek dışında hiçbir şeyle ilgilenmedi. Yusuf güzel yapılı, yakışıklıydı.

Yar.39: 7 Bir süre sonra efendisinin karısı ona göz koyarak, "Benimle yat" dedi.

Yar.39: 8 Ama Yusuf reddetti. "Ben burada olduğum için efendim evdeki hiçbir şeyle ilgilenme gereğini duymuyor" dedi, "Sahip olduğu her şeyin yönetimini bana verdi.

Yar.39: 9 Bu evde ben de onun kadar yetkiliyim. Senin dışında hiçbir şeyi benden esirgemedi. Sen onun karısısın. Nasıl böyle bir kötülük yapar, Tanrı'ya karşı günah işlerim?"

Yar.39: 10 Potifar'ın karısı her gün kendisiyle yatması ya da birlikte olması için direttiyse de, Yusuf onun isteğini kabul etmedi.

Yar.39: 11 Bir gün Yusuf olağan işlerini yapmak üzere eve gitti. İçerde ev halkından hiç kimse yoktu.

Yar.39: 12 Potifar'ın karısı Yusuf'un giysisini tutarak, "Benimle yat" dedi. Ama Yusuf giysisini onun elinde bırakıp evden dışarı kaçtı.

Yar.39: 13 Kadın Yusuf'un giysisini bırakıp kaçtığını görünce,

Yar.39: 14 uşaklarını çağırdı. "Bakın şuna!" dedi, "Kocamın getirdiği bu İbrani bizi rezil etti. Yanıma geldi, benimle yatmak istedi. Ben de bağırdım.

Yar.39: 15 Bağırdığımı duyunca giysisini yanımda bırakıp dışarı kaçtı."

Yar.39: 16 Efendisi eve gelinceye kadar Yusuf'un giysisini yanında alıkoydu.

Yar.39: 17 Ona da aynı şeyleri anlattı: "Buraya getirdiğin İbrani köle yanıma gelip beni aşağılamak istedi.

Yar.39: 18 Ama ben bağırınca giysisini yanımda bırakıp kaçtı."

Yar.39: 19 Karısının, "Kölen bana böyle yaptı" diyerek anlattıklarını duyunca, Yusuf'un efendisinin öfkesi tepesine çıktı.

Yar.39: 20 Yusuf'u yakalayıp zindana, kralın tutsaklarının bağlı olduğu yere attı. Ama Yusuf zindandayken

Yar.39: 21 RAB onunla birlikteydi. Ona iyilik etti. Zindancıbaşı Yusuf'tan hoşnut kaldı.

Yar.39: 22 Bütün tutsakların yönetimini ona verdi. Zindanda olup biten her şeyden Yusuf sorumluydu.

Yar.39: 23 Zindancıbaşı Yusuf'un sorumlu olduğu işlerle hiç ilgilenmezdi. Çünkü RAB Yusuf'la birlikteydi ve yaptığı her işte onu başarılı kılıyordu.

 

Yusuf Tutsakların Düşünü Yorumluyor

 

BÖLÜM 40

 

Yar.40: 1 Bir süre sonra Mısır Kralı'nın sakisiyle fırıncısı efendilerini gücendirdiler.

Yar.40: 2 Firavun bu iki görevlisine, baş sakiyle fırıncıbaşına öfkelendi.

Yar.40: 3 Onları muhafız birliği komutanının evinde, Yusuf'un tutsak olduğu zindanda göz altına aldı.

Yar.40: 4 Muhafız birliği komutanı Yusuf'u onların hizmetine atadı. Bir süre zindanda kaldılar.

Yar.40: 5 Firavunun sakisiyle fırıncısı tutsak oldukları zindanda aynı gece birer düş gördüler. Düşleri farklı anlamlar taşıyordu.

Yar.40: 6 Sabah Yusuf yanlarına gittiğinde, onları tedirgin gördü.

Yar.40: 7 Efendisinin evinde, kendisiyle birlikte zindanda kalan firavunun görevlilerine, "Niçin suratınız asık bugün?" diye sordu.

Yar.40: 8 "Düş gördük ama yorumlayacak kimse yok" dediler. Yusuf, "Yorum Tanrı'ya özgü değil mi?" dedi, "Lütfen düşünüzü bana anlatın."

Yar.40: 9 Baş saki düşünü Yusuf'a anlattı: "Düşümde önümde bir asma gördüm.

Yar.40: 10 Üç çubuğu vardı. Tomurcuklar açar açmaz çiçeklendi, salkım salkım üzüm verdi.

Yar.40: 11 Firavunun kâsesi elimdeydi. Üzümleri alıp firavunun kâsesine sıktım. Sonra kâseyi ona verdim."

Yar.40: 12 Yusuf, "Bu şu anlama gelir" dedi, "Üç çubuk üç gün demektir.

Yar.40: 13 Üç gün içinde firavun seni zindandan çıkaracak, yine eski görevine döneceksin. Geçmişte olduğu gibi yine ona sakilik yapacaksın.

Yar.40: 14 Ama her şey yolunda giderse, lütfen beni anımsa. Bir iyilik yap, firavuna benden söz et. Çıkar beni bu zindandan.

Yar.40: 15 Çünkü ben İbrani ülkesinden zorla kaçırıldım. Burada da zindana atılacak bir şey yapmadım."

Yar.40: 16 Fırıncıbaşı bu iyi yorumu duyunca, Yusuf'a, "Ben de bir düş gördüm" dedi, "Başımın üstünde üç sepet beyaz ekmek vardı.

Yar.40: 17 En üstteki sepette firavun için pişirilmiş çeşitli pastalar vardı. Kuşlar başımın üstündeki sepetten pastaları yiyorlardı."

Yar.40: 18 Yusuf, "Bu şu anlama gelir" dedi, "Üç sepet üç gün demektir.

Yar.40: 19 Üç gün içinde firavun seni zindandan çıkarıp ağaca asacak. Kuşlar etini yiyecekler."

Yar.40: 20 Üç gün sonra, firavun doğum gününde bütün görevlilerine bir şölen verdi. Görevlilerinin önünde baş sakisiyle fırıncıbaşını zindandan çıkardı.

Yar.40: 21-22 Yusuf'un yaptığı yoruma uygun olarak baş sakisini eski görevine atadı. Baş saki firavuna şarap sunmaya başladı. Ama firavun fırıncıbaşını astırdı.

Yar.40: 23 Gelgelelim, baş saki Yusuf'u anımsamadı, unuttu gitti.

 

Yusuf Firavunun Düşünü Yorumluyor

 

BÖLÜM 41

 

Yar.41: 1 Tam iki yıl sonra firavun bir düş gördü: Nil Irmağı'nın kıyısında duruyordu.

Yar.41: 2 Irmaktan güzel ve semiz yedi inek çıktı. Sazlar arasında otlamaya başladılar.

Yar.41: 3 Sonra yedi çirkin ve cılız inek çıktı. Irmağın kıyısında öbür ineklerin yanında durdular.

Yar.41: 4 Çirkin ve cılız inekler güzel ve semiz yedi ineği yiyince, firavun uyandı.

Yar.41: 5 Yine uykuya daldı, bu kez başka bir düş gördü: Bir sapta yedi güzel ve dolgun başak bitti.

Yar.41: 6 Sonra, cılız ve doğu rüzgarıyla kavrulmuş yedi başak daha bitti.

Yar.41: 7 Cılız başaklar, yedi güzel ve dolgun başağı yuttular. Firavun uyandı, düş gördüğünü anladı.

Yar.41: 8 Sabah uyandığında kaygılıydı. Bütün Mısırlı büyücüleri, bilgeleri çağırttı. Onlara gördüğü düşleri anlattı. Ama hiçbiri firavunun düşlerini yorumlayamadı.

Yar.41: 9 Bu arada baş saki firavuna, "Bugün suçumu itiraf etmeliyim" dedi,

Yar.41: 10 "Kullarına -bana ve fırıncıbaşına- öfkelenince bizi zindana, muhafız birliği komutanının evine kapattın.

Yar.41: 11 Bir gece ikimiz de düş gördük. Düşlerimiz farklı anlamlar taşıyordu.

Yar.41: 12 Orada bizimle birlikte muhafız birliği komutanının kölesi İbrani bir genç vardı. Gördüğümüz düşleri ona anlattık. Bize bir bir yorumladı.

Yar.41: 13 Her şey onun yorumladığı gibi çıktı: Ben görevime döndüm, fırıncıbaşıysa asıldı."

Yar.41: 14 Firavun Yusuf'u çağırttı. Hemen onu zindandan çıkardılar. Yusuf tıraş olup giysilerini değiştirdikten sonra firavunun huzuruna çıktı.

Yar.41: 15 Firavun Yusuf'a, "Bir düş gördüm" dedi, "Ama kimse yorumlayamadı. Duyduğun her düşü yorumlayabildiğini işittim."

Yar.41: 16 Yusuf, "Ben yorumlayamam" dedi, "Firavuna en uygun yorumu Tanrı yapacaktır."

Yar.41: 17 Firavun Yusuf'a anlatmaya başladı: "Düşümde bir ırmak kıyısında duruyordum.

Yar.41: 18 Irmaktan semiz ve güzel yedi inek çıktı. Sazlar arasında otlamaya başladılar.

Yar.41: 19 Sonra arık, çirkin, cılız yedi inek daha çıktı. Mısır'da onlar kadar çirkin inek görmedim.

Yar.41: 20 Cılız ve çirkin inekler ilk çıkan yedi semiz ineği yedi.

Yar.41: 21 Ancak kötü görünüşleri değişmedi. Sanki bir şey yememiş gibi görünüyorlardı. Sonra uyandım.

Yar.41: 22 "Bir de düşümde bir sapta dolgun ve güzel yedi başak bittiğini gördüm.

Yar.41: 23 Sonra solgun, cılız, doğu rüzgarının kavurduğu yedi başak daha bitti.

Yar.41: 24 Cılız başaklar yedi güzel başağı yuttular. Büyücülere bunu anlattım. Ama hiçbiri yorumlayamadı."

Yar.41: 25 Yusuf, "Efendim, iki düş de aynı anlamı taşıyor" dedi, "Tanrı ne yapacağını sana bildirmiş.

Yar.41: 26 Yedi güzel inek yedi yıl demektir. Yedi güzel başak da yedi yıldır. Aynı anlama geliyor.

Yar.41: 27 Daha sonra çıkan yedi cılız, çirkin inek ve doğu rüzgarının kavurduğu yedi solgun başaksa yedi yıl kıtlık olacağı anlamına gelir.

Yar.41: 28 "Söylediğim gibi, Tanrı ne yapacağını sana göstermiş.

Yar.41: 29 Mısır'da yedi yıl bolluk olacak.

Yar.41: 30 Sonra yedi yıl öyle bir kıtlık olacak ki, bolluk yılları hiç anımsanmayacak. Çünkü kıtlık ülkeyi kasıp kavuracak.

Yar.41: 31 Ardından gelen kıtlık bolluğu unutturacak, çünkü çok şiddetli olacak.

Yar.41: 32 Bu konuda iki kez düş görmenin anlamı, Tanrı'nın kesin kararını verdiğini ve en kısa zamanda uygulayacağını gösteriyor.

(kutsalkitap.tk)