|
|
|
|
sayfa 2
Say.7: 86 Buhur dolu on
iki altın tabağın her birinin ağırlığı on kutsal yerin şekeliydi. Bütün altın
tabakların toplam ağırlığı 120 şekeldi*fm*. Say.7: 87 Yakmalık sunu için tahıl sunularıyla birlikte sunulan hayvanların sayısı on iki boğa, on iki koç, bir yaşında on iki erkek kuzuydu; günah sunusu için de on iki teke sunuldu. Say.7: 88 Esenlik kurbanı için sunulan hayvanların sayısı yirmi dört sığır, altmış koç, altmış teke, bir yaşında altmış kuzuydu. Sunak meshedildikten sonra, adanması için verilen armağanlar bunlardı.
Say.7: 89 Musa RAB'le
konuşmak için Buluşma Çadırı'na girince, Levha Sandığı'nın Bağışlanma
Kapağı'nın*fn* üstündeki iki Keruv* arasından kendisine seslenen sesi duydu. RAB
Musa'yla bu şekilde konuştu.
Kandillikle İlgili Kurallar
BÖLÜM 8
Say.8: 1 RAB Musa'ya şöyle dedi: Say.8: 2 "Harun'a de ki, yedi kandili kandilliğin önünü aydınlatacak biçimde yerleştirsin." Say.8: 3 Harun söyleneni yaptı. RAB'bin Musa'ya buyurduğu gibi, kandilleri kandilliğin önüne yerleştirdi.
Say.8: 4 Kandillik,
ayağından çiçek motiflerine dek dövme altından,
Levililer'in Adanması Say.8: 5 RAB Musa'ya şöyle dedi: Say.8: 6 "Levililer'i İsrailliler'in arasından ayırıp dinsel açıdan arındır. Say.8: 7 Onları arındırmak için şöyle yapacaksın: Günahtan arındırma suyunu üzerlerine serp; bedenlerindeki bütün kılları tıraş etmelerini, giysilerini yıkamalarını sağla. Böylece arınmış olurlar. Say.8: 8 Sonra bir boğa ile tahıl sunusu* için zeytinyağıyla yoğrulmuş ince un alsınlar; günah sunusu* için sen de başka bir boğa alacaksın. Say.8: 9 Levililer'i Buluşma Çadırı'nın önüne getir, bütün İsrail topluluğunu da topla. Say.8: 10 Levililer'i RAB'bin huzuruna getireceksin, İsrailliler ellerini üzerlerine koyacaklar. Say.8: 11 Harun, RAB'bin hizmetini yapabilmeleri için, İsrailliler'in arasından adak olarak Levililer'i RAB'be adayacak. Say.8: 12 "Levililer ellerini boğaların başına koyacaklar; günahlarını bağışlatmak için boğalardan birini günah sunusu, öbürünü yakmalık sunu* olarak RAB'be sunacaksın. Say.8: 13 Levililer Harun'la oğullarının önünde duracaklar. Onları adak olarak RAB'be adayacaksın. Say.8: 14 Levililer'i öbür İsrailliler'in arasından bu şekilde ayıracaksın. Levililer benim olacak. Say.8: 15 "Sen onları arındırıp adak olarak adadıktan sonra, Levililer Buluşma Çadırı'ndaki hizmeti yerine getirmeye başlayacaklar. Say.8: 16 Çünkü İsrailliler arasından Levililer tümüyle bana verilmiştir. İlk doğanların, İsrailli kadınların doğurdukları ilk erkek çocukların yerine onları kendime ayırdım. Say.8: 17 İsrailliler arasında ilk doğan insan ya da hayvan benimdir. Mısır'da ilk doğanları yok ettiğim gün, onları kendime ayırdım. Say.8: 18 İsrail'de ilk doğan erkek çocukların yerine Levililer'i seçtim. Say.8: 19 İsrailliler kutsal yere yaklaştıklarında belaya uğramamaları için, onların adına Buluşma Çadırı'ndaki hizmeti yerine getirmek ve günahlarını bağışlatmak üzere, onların arasından Levililer'i Harun'la oğullarına armağan olarak verdim." Say.8: 20 Musa, Harun ve bütün İsrail topluluğu Levililer için söyleneni yaptılar. İsrailliler RAB'bin Musa'ya Levililer'le ilgili verdiği her buyruğu yerine getirdiler. Say.8: 21 Levililer kendilerini günahtan arındırıp giysilerini yıkadılar. Sonra Harun onları RAB'bin huzurunda adak olarak adadı; onları arındırmak için günahlarını bağışlattı. Say.8: 22 Bundan sonra Levililer Harun'la oğullarının sorumluluğu altında Buluşma Çadırı'ndaki hizmetlerini yapmaya geldiler. RAB'bin Levililer'e ilişkin Musa'ya verdiği buyrukları yerine getirdiler. Say.8: 23 RAB Musa'ya şöyle dedi: Say.8: 24 "Levililer'le ilgili kural şudur: Yirmi beş ve daha yukarı yaşta olanlar Buluşma Çadırı'nda hizmet edecekler. Say.8: 25 Ancak elli yaşına gelince yaptıkları hizmetten ayrılıp bir daha çadırda çalışmayacaklar. Say.8: 26 Buluşma Çadırı'nda görev yapan kardeşlerine yardımcı olacaklar, ama kendileri hizmet etmeyecekler. Levililer'in sorumluluklarını böyle düzenleyeceksin."
Fısıh Kurbanıyla İlgili Kurallar
BÖLÜM 9
Say.9: 1 İsrailliler'in Mısır'dan çıkışlarının ikinci yılının birinci ayında* RAB Sina Çölü'nde Musa'ya şöyle seslendi: Say.9: 2 "İsrailliler Fısıh* kurbanını belirlenen zamanda kessinler. Say.9: 3 Bütün kurallar, ilkeler uyarınca kurbanı belirlenen zamanda, bu ayın on dördüncü gününün akşamüstü keseceksiniz." Say.9: 4 Böylece Musa İsrailliler'e Fısıh kurbanını kesmelerini söyledi. Say.9: 5 Onlar da Sina Çölü'nde birinci ayın on dördüncü gününün akşamüstü Fısıh kurbanını kestiler. Her şeyi RAB'bin Musa'ya buyurduğu gibi yaptılar. Say.9: 6 Ancak, ölüye dokunduklarından kirli sayılan bazı kişiler o gün Fısıh kurbanını kesemediler. Aynı gün Musa'yla Harun'a gelip Say.9: 7 Musa'ya, "Ölüye dokunduğumuzdan kirli sayılırız" dediler, "Ama öbür İsrailliler'le birlikte belirlenen zamanda RAB'bin sunusunu sunmamız neden engellensin?" Say.9: 8 Musa, "RAB'bin sizinle ilgili bana neler söyleyeceğini duyuncaya dek bekleyin" dedi. Say.9: 9 RAB Musa'ya şöyle dedi: Say.9: 10 "İsrailliler'e de ki, 'Sizlerden ya da soyunuzdan ölüye dokunduğu için kirli sayılan ya da uzak bir yolculukta bulunan biri RAB'bin Fısıh kurbanını kesebilir. Say.9: 11 İkinci ayın on dördüncü gününün akşamüstü Fısıh kurbanını kesip mayasız ekmek ve acı otlarla yiyecek. Say.9: 12 Sabaha dek kurbandan bir şey bırakmayacak, kemiklerini kırmayacak. Fısıh kurbanını bütün kuralları uyarınca kesmelidir. Say.9: 13 Ancak, temiz sayılan ve yolculukta olmayan biri Fısıh kurbanını kesmeyi savsaklarsa, halkının arasından atılacaktır. Çünkü belirlenen zamanda RAB'bin sunusunu sunmamıştır. Günahının cezasını çekecektir. Say.9: 14 "'Aranızda yaşayan bir yabancı RAB'bin Fısıh kurbanını kesmek isterse, Fısıh'ın kuralları, ilkeleri uyarınca kesmelidir. Yerli ya da yabancı için aynı kuralı uygulamalısınız."
Konutun Üstündeki Bulut Say.9: 15 Konut, yani Levha Sandığı'nın bulunduğu çadır kurulduğu gün üstünü bulut kapladı. Konutun üstündeki bulut akşamdan sabaha dek ateşi andırdı. Say.9: 16 Bu hep böyle sürüp gitti. Konutu kaplayan bulut gece ateşi andırıyordu. Say.9: 17 İsrailliler ancak bulut çadırın üzerinden kalkınca göçer, bulut nerede durursa orada konaklarlardı. Say.9: 18 RAB'bin buyruğu uyarınca göç eder, yine RAB'bin buyruğu uyarınca konaklarlardı. Bulut konutun üzerinde durdukça yerlerinden ayrılmazlardı. Say.9: 19 Bulut konutun üzerinde uzun süre durduğu zaman RAB'bin buyruğuna uyar, yola çıkmazlardı. Say.9: 20 Bazen bulut konutun üzerinde birkaç gün kalırdı. Halk da RAB'bin verdiği buyruğa göre ya konakladığı yerde kalır ya da göç ederdi. Say.9: 21 Bazı günler bulut akşamdan sabaha dek kalır, sabah konutun üzerinden kalkar kalkmaz halk yola çıkardı. Gece olsun, gündüz olsun, bulut konutun üzerinden kalkar kalkmaz halk yola çıkardı. Say.9: 22 Bulut konutun üzerinde iki gün, bir ay ya da uzun süre kalsa bile, İsrailliler konakladıkları yerde kalır, yola koyulmazlardı. Ama bulut kalkar kalkmaz yola çıkarlardı. Say.9: 23 RAB'bin buyruğu uyarınca konaklar ya da yola çıkarlardı. Böylece RAB'bin Musa aracılığıyla verdiği buyruğa uydular.
Gümüş Borazanlar
BÖLÜM 10
Say.10: 1 RAB Musa'ya şöyle dedi: Say.10: 2 "Dövme gümüşten iki borazan yapacaksın; bunları topluluğu çağırmak ve halkın yola çıkması için kullanacaksın. Say.10: 3 İki borazan birden çalınınca, bütün topluluk senin yanında, Buluşma Çadırı'nın girişi önünde toplanacak. Say.10: 4 Yalnız biri çalınırsa, önderler, İsrail'in oymak başları senin yanında toplanacak. Say.10: 5 Borazan kısa çalınınca, doğuda konaklayanlar yola çıkacak. Say.10: 6 İkinci kez kısa çalınınca da güneyde konaklayanlar yola çıkacak. Borazanın kısa çalınması oymakların yola çıkması için bir işarettir. Say.10: 7 Topluluğu toplamak için de borazan çaldırt, ama kısa olmasın. Say.10: 8 "Borazanları kâhin olan Harunoğulları çalacak. Borazan çalınması sizler ve gelecek kuşaklar için kalıcı bir kural olacak. Say.10: 9 Sizi sıkıştıran düşmana karşı ülkenizde savaşa çıktığınızda, borazan çalın. O zaman Tanrınız RAB sizi anımsayacak, sizi düşmanlarınızdan kurtaracak. Say.10: 10 Sevinçli olduğunuz günler -kutladığınız bayramlar ve Yeni Ay Törenleri'nde- yakmalık sunular* ve esenlik kurbanları üzerine borazan çalacaksınız. Böylelikle Tanrınız'ın önünde anımsanmış olacaksınız. Ben Tanrınız RAB'bim."
İsrailliler Sina'dan Ayrılıyor Say.10: 11 İkinci yılın ikinci ayının* yirminci günü bulut Levha Sandığı'nın bulunduğu konutun üzerinden kalktı. Say.10: 12 İsrailliler de Sina Çölü'nden göç etmeye başladılar. Bulut Paran Çölü'nde durdu. Say.10: 13 Bu, RAB'bin Musa aracılığıyla verdiği buyruk uyarınca ilk göç edişleriydi. Say.10: 14 Önce Yahuda sancağı bölükleriyle yola çıktı. Yahuda bölüğüne Amminadav oğlu Nahşon komuta ediyordu. Say.10: 15 İssakar oymağının bölüğüne Suar oğlu Netanel, Say.10: 16 Zevulun oymağının bölüğüne de Helon oğlu Eliav komuta ediyordu. Say.10: 17 Konut yere indirilince, onu taşıyan Gerşonoğulları'yla Merarioğulları yola koyuldular. Say.10: 18 Sonra Ruben sancağı bölükleriyle yola çıktı. Ruben bölüğüne Şedeur oğlu Elisur komuta ediyordu. Say.10: 19 Şimon oymağının bölüğüne Surişadday oğlu Şelumiel, Say.10: 20 Gad oymağının bölüğüne de Deuel oğlu Elyasaf komuta ediyordu. Say.10: 21 Kehatlılar kutsal eşyaları taşıyarak yola koyuldular. Bunlar varmadan konut kurulmuş olurdu. Say.10: 22 Efrayim sancağı bölükleriyle yola çıktı. Efrayim bölüğüne Ammihut oğlu Elişama komuta ediyordu. Say.10: 23 Manaşşe oymağının bölüğüne Pedahsur oğlu Gamliel, Say.10: 24 Benyamin oymağının bölüğüne de Gidoni oğlu Avidan komuta ediyordu. Say.10: 25 En sonunda Dan sancağı ordunun artçı kolu olan bölükleriyle yola çıktı. Dan bölüğüne Ammişadday oğlu Ahiezer komuta ediyordu. Say.10: 26 Aşer oymağının bölüğüne Okran oğlu Pagiel, Say.10: 27 Naftali oymağının bölüğüne de Enan oğlu Ahira komuta ediyordu. Say.10: 28 Yola koyulduklarında İsrailli bölüklerin yürüyüş düzeni böyleydi. Say.10: 29 Musa, kayınbabası Midyanlı Reuel oğlu Hovav'a, "RAB'bin, 'Size vereceğim dediği yere gidiyoruz" dedi, "Bizimle gel, sana iyi davranırız. Çünkü RAB İsrail'e iyilik edeceğine söz verdi." Say.10: 30 Hovav, "Gelmem" diye yanıtladı, "Ülkeme, akrabalarımın yanına döneceğim." Say.10: 31 Musa, "Lütfen bizi bırakma" diye üsteledi, "Çünkü çölde konaklayacağımız yerleri sen biliyorsun. Sen bize göz olabilirsin. Say.10: 32 Bizimle gelirsen, RAB'bin yapacağı bütün iyilikleri seninle paylaşırız." Say.10: 33 RAB'bin Dağı'ndan ayrılıp üç günlük yol aldılar. Konaklayacakları yeri bulmaları için RAB'bin Antlaşma Sandığı* üç gün boyunca önleri sıra gitti.
Say.10: 34 Konakladıkları
yerden ayrıldıklarında da RAB'bin bulutu
Say.10: 35 Sandık yola
çıkınca Musa,
Say.10: 36 Sandık
konaklayınca da,
Halk Yakınıyor
BÖLÜM 11
Say.11: 1 Halk çektiği sıkıntılardan ötürü yakınmaya başladı. RAB bunu duyunca öfkelendi, aralarına ateşini göndererek ordugahın kenarlarını yakıp yok etti. Say.11: 2 Halk Musa'ya yalvardı. Musa RAB'be yakarınca ateş söndü.
Say.11: 3 Bu nedenle oraya
Tavera*fo* adı verildi. Çünkü RAB'bin
gönderdiği ateş onların arasında yanmıştı. Say.11: 4 Derken, halkın arasındaki yabancılar başka yiyeceklere özlem duymaya başladılar. İsrailliler de yine ağlayarak, "Keşke yiyecek biraz et olsaydı!" dediler, Say.11: 5 "Mısır'da parasız yediğimiz balıkları, salatalıkları, karpuzları, pırasaları, soğanları, sarmısakları anımsıyoruz. Say.11: 6 Şimdiyse yemek yeme isteğimizi yitirdik. Bu mandan* başka hiçbir şey gördüğümüz yok." Say.11: 7 Man kişniş tohumuna benzerdi, görünüşü de reçine gibiydi. Say.11: 8 Halk çıkıp onu toplar, değirmende öğütür ya da havanda döverdi. Çömlekte haşlayıp pide yaparlardı. Tadı zeytinyağında pişirilmiş yiyeceklere benzerdi. Say.11: 9 Gece ordugaha çiy düşerken, man da birlikte düşerdi. Say.11: 10 Musa herkesin, her ailenin çadırının önünde ağladığını duydu. RAB buna çok öfkelendi. Musa da üzüldü. Say.11: 11 RAB'be, "Kuluna neden kötü davrandın?" dedi, "Seni hoşnut etmeyen ne yaptım ki, bu halkın yükünü bana yüklüyorsun? Say.11: 12 Bütün bu halka ben mi gebe kaldım? Onları ben mi doğurdum? Öyleyse neden emzikteki çocuğu taşıyan bir dadı gibi, atalarına ant içerek söz verdiğin ülkeye onları kucağımda taşımamı istiyorsun? Say.11: 13 Bütün bu halka verecek eti nereden bulayım? Bana, 'Bize yiyecek et ver diye sızlanıp duruyorlar. Say.11: 14 Bu halkı tek başıma taşıyamam, bunca yükü kaldıramam. Say.11: 15 Bana böyle davranacaksan -eğer gözünde lütuf bulduysam- lütfen beni hemen öldür de kendi yıkımımı görmeyeyim." Say.11: 16 RAB Musa'ya, "Halk arasında önder ve yönetici bildiğin İsrail ileri gelenlerinden yetmiş kişi topla" dedi, "Onları Buluşma Çadırı'na getir, yanında dursunlar.
Say.11: 17 Ben inip
seninle orada konuşacağım. Senin üzerindeki
Ruh'tan alıp onlara vereceğim. Halkın yükünü tek başına taşımaman Say.11: 18 "Halka de ki, 'Yarın için kendinizi kutsayın, et yiyeceksiniz. Keşke yiyecek biraz et olsaydı, Mısır'da durumumuz iyiydi diye ağladığınızı RAB duydu. Şimdi yemeniz için size et verecek. Say.11: 19 Yalnız bir gün, iki gün, beş, on ya da yirmi gün değil, Say.11: 20 bir ay boyunca, burnunuzdan gelinceye dek, tiksinene dek yiyeceksiniz. Çünkü aranızda olan RAB'bi reddettiniz. O'nun önünde, Mısır'dan neden çıktık diyerek ağladınız." Say.11: 21 Musa, "Aralarında bulunduğum halkın 600 000'i yetişkin erkektir" diye karşılık verdi, "Oysa sen, 'Bu halka bir ay boyunca yemesi için et vereceğim diyorsun. Say.11: 22 Bütün davarlar, sığırlar kesilse, onları doyurur mu? Denizdeki bütün balıklar tutulsa, onları doyurur mu?" Say.11: 23 RAB, "Elim kısaldı mı?" diye yanıtladı, "Sana söylediklerimin yerine gelip gelmeyeceğini şimdi göreceksin." Say.11: 24 Böylece Musa dışarı çıkıp RAB'bin kendisine söylediklerini halka bildirdi. Halkın ileri gelenlerinden yetmiş adam toplayıp çadırın çevresine yerleştirdi. Say.11: 25 Sonra RAB bulutun içinde inip Musa'yla konuştu. Musa'nın üzerindeki Ruh'tan alıp yetmiş ileri gelene verdi. Ruh'u alınca peygamberlik ettilerse de, daha sonra hiç peygamberlik etmediler. Say.11: 26 Eldat ve Medat adında iki kişi ordugahta kalmıştı. Seçilen yetmiş kişi arasındaydılar ama çadıra gitmemişlerdi. Ruh üzerlerine konunca ordugahta peygamberlik ettiler. Say.11: 27 Bir genç koşup Musa'ya, "Eldat'la Medat ordugahta peygamberlik ediyor" diye haber verdi. Say.11: 28 Gençliğinden beri Musa'nın yardımcısı olan Nun oğlu Yeşu, "Ey efendim Musa, onlara engel ol!" dedi. Say.11: 29 Ama Musa, "Sen benim adıma mı kıskanıyorsun?" diye yanıtladı, "Keşke RAB'bin bütün halkı peygamber olsa da RAB üzerlerine Ruhu'nu gönderse!" Say.11: 30 Sonra Musa'yla İsrail'in ileri gelenleri ordugaha döndüler. Rab Bıldırcın Gönderiyor
Say.11: 31 RAB denizden
bıldırcın getiren bir rüzgar gönderdi. Rüzgar bıldırcınları ordugahın her
yönünden bir günlük yol kadar uzaklığa, yerden iki arşın*fö* yüksekliğe indirdi.
Say.11: 32 Halk bütün gün,
bütün gece ve ertesi gün durmadan bıldırcın topladı. Kimse on homerden*fp* az
toplamadı. Bıldırcınları ordugahın çevresine serdiler. Say.11: 33 Et daha halkın dişleri arasındayken, çiğnemeye vakit kalmadan RAB öfkelendi, onları büyük bir yıkımla cezalandırdı.
Say.11: 34 Bu nedenle
oraya Kivrot-Hattaava*fr* adı verildi. Başka
yiyeceklere özlem duyanları oraya gömdüler. Say.11: 35 Halk Kivrot-Hattaava'dan Haserot'a göç edip orada kaldı.
Miryam'la Harun'un Yakınmaları
BÖLÜM 12
Say.12: 1 Musa Kûşlu* bir kadınla evlenmişti. Bundan dolayı Miryam'la Harun onu yerdiler. Say.12: 2 "RAB yalnız Musa aracılığıyla mı konuştu?" dediler, "Bizim aracılığımızla da konuşmadı mı?" RAB bu yakınmaları duydu. Say.12: 3 Musa yeryüzünde yaşayan herkesten daha alçakgönüllüydü. Say.12: 4 RAB ansızın Musa, Harun ve Miryam'a, "Üçünüz Buluşma Çadırı'na gelin" dedi. Üçü de gittiler. Say.12: 5 RAB bulut sütununun içinde indi. Çadırın kapısında durup Harun'la Miryam'ı çağırdı. İkisi ilerlerken Say.12: 6 RAB onlara seslendi: "Sözlerime kulak verin: Eğer aranızda bir peygamber varsa, Ben RAB görümde kendimi ona tanıtır, Onunla düşte konuşurum. Say.12: 7 Ama kulum Musa öyle değildir. O bütün evimde sadıktır. Say.12: 8 Onunla bilmecelerle değil, Açıkça, yüzyüze konuşurum. O RAB'bin suretini görüyor. Öyleyse kulum Musa'yı yermekten korkmadınız mı?" Say.12: 9 RAB onlara öfkelenip oradan gitti. Say.12: 10 Bulut çadırın üzerinden ayrıldığında Miryam deri hastalığına yakalanmış, kar gibi bembeyaz olmuştu. Harun Miryam'a baktı, deri hastalığına yakalandığını gördü. Say.12: 11 Musa'ya, "Ey efendim, lütfen akılsızca işlediğimiz günahtan ötürü bizi cezalandırma" dedi, Say.12: 12 "Miryam etinin yarısı yenmiş olarak ana rahminden çıkan ölü bir bebeğe benzemesin." Say.12: 13 Musa RAB'be, "Ey Tanrı, lütfen Miryam'ı iyileştir!" diye yakardı. Say.12: 14 RAB, "Babası onun yüzüne tükürseydi, yedi gün utanç içinde kalmayacak mıydı?" diye karşılık verdi, "Onu yedi gün ordugahtan uzaklaştırın, sonra geri getirilsin." Say.12: 15 Böylece Miryam yedi gün ordugahtan uzaklaştırıldı, o geri getirilene dek halk yola çıkmadı. Say.12: 16 Bundan sonra halk Haserot'tan ayrılıp Paran Çölü'nde konakladı.
Kenan Ülkesine Casuslar
Gönderiliyor
BÖLÜM 13
Say.13: 1-2 RAB Musa'ya, "İsrail halkına vereceğim Kenan ülkesini araştırmak için bazı adamlar gönder" dedi, "Ataların her oymağından bir önder gönder." Say.13: 3 Musa RAB'bin buyruğu uyarınca Paran Çölü'nden adamları gönderdi. Hepsi İsrail halkının önderlerindendi.
Say.13: 4 Adları şöyleydi: Say.13: 5 Şimon oymağından Hori oğlu Şafat; Say.13: 6 Yahuda oymağından Yefunne oğlu Kalev; Say.13: 7 İssakar oymağından Yusuf oğlu Yigal; Say.13: 8 Efrayim oymağından Nun oğlu Hoşea; Say.13: 9 Benyamin oymağından Rafu oğlu Palti; Say.13: 10 Zevulun oymağından Sodi oğlu Gaddiel; Say.13: 11 Yusuf oymağından -Manaşşe oymağından- Susi oğlu Gaddi; Say.13: 12 Dan oymağından Gemalli oğlu Ammiel; Say.13: 13 Aşer oymağından Mikael oğlu Setur; Say.13: 14 Naftali oymağından Vofsi oğlu Nahbi; Say.13: 15 Gad oymağından Maki oğlu Geuel.
Say.13: 16 Ülkeyi
araştırmak üzere Musa'nın gönderdiği adamlar
bunlardı. Musa Nun oğlu Hoşea'ya*fs* Yeşu adını verdi. Say.13: 17 Musa, Kenan ülkesini araştırmak üzere onları gönderirken, "Negev'e, dağlık bölgeye gidin" dedi, Say.13: 18 "Nasıl bir ülke olduğunu, orada yaşayan halkın güçlü mü zayıf mı, çok mu az mı olduğunu öğrenin. Say.13: 19 Yaşadıkları ülke iyi mi kötü mü, kentleri nasıl, surlu mu değil mi anlayın. Say.13: 20 Toprak nasıl? Verimli mi, kıraç mı? Çevre ağaçlık mı, değil mi? Elinizden geleni yapıp orada yetişen meyvelerden getirin."Mevsim üzümün olgunlaşmaya başladığı zamandı. Say.13: 21 Böylece adamlar yola çıkıp ülkeyi Zin Çölü'nden Levo-Hamat'a doğru Rehov'a dek araştırdılar.
Say.13: 22 Negev'den geçip
Anakoğulları'ndan Ahiman, Şeşay ve Talmay'ın yaşadığı Hevron'a vardılar. -Hevron
Mısır'daki Soan Kenti'nden*fş* yedi yıl önce kurulmuştu.- Say.13: 23 Eşkol Vadisi'ne varınca, üzerinde bir salkım üzüm olan bir asma dalı kestiler. Adamlardan ikisi dalı bir sırıkta taşıdılar. Yanlarına nar, incir de aldılar.
Say.13: 24 İsrailliler'in
kestiği üzüm salkımından dolayı oraya
Eşkol*ft* Vadisi adı verildi. Say.13: 25 Kırk gün dolaştıktan sonra adamlar ülkeyi araştırmaktan döndüler. Say.13: 26 Paran Çölü'ndeki Kadeş'e, Musa'yla Harun'un ve İsrail topluluğunun yanına geldiler. Onlara ve bütün topluluğa gördüklerini anlatıp ülkenin ürünlerini gösterdiler. Say.13: 27 Musa'ya, "Bizi gönderdiğin ülkeye gittik" dediler, "Gerçekten süt ve bal akıyor orada! İşte ülkenin ürünleri! Say.13: 28 Ancak orada yaşayan halk güçlü, kentler de surlu ve çok büyük. Orada Anak soyundan gelen insanları bile gördük. Say.13: 29 Amalekliler Negev'de; Hititler*, Yevuslular ve Amorlular dağlık bölgede; Kenanlılar da denizin yanında ve Şeria Irmağı'nın kıyısında yaşıyor." Say.13: 30 Kalev, Musa'nın önünde halkı susturup, "Oraya gidip ülkeyi ele geçirelim. Kesinlikle buna yetecek gücümüz var" dedi. Say.13: 31 Ne var ki, kendisiyle oraya giden adamlar, "Bu halka saldıramayız, onlar bizden daha güçlü" dediler. Say.13: 32 Araştırdıkları ülke hakkında İsrailliler arasında kötü haber yayarak, "Boydan boya araştırdığımız ülke, içinde yaşayanları yiyip bitiren bir ülkedir" dediler, "Üstelik orada gördüğümüz herkes uzun boyluydu. Say.13: 33 Nefiller'i, Nefiller'in soyundan gelen Anaklılar'ı gördük. Onların yanında kendimizi çekirge gibi hissettik, onlara da öyle göründük."
Halk Başkaldırıyor
BÖLÜM 14
Say.14: 1 O gece bütün topluluk yüksek sesle bağrışıp ağladı. Say.14: 2 Bütün İsrail halkı Musa'yla Harun'a karşı söylenmeye başladı. Onlara, "Keşke Mısır'da ya da bu çölde ölseydik!" dediler,
Say.14: 3 "RAB neden bizi
bu ülkeye götürüyor? Kılıçtan geçirilelim diye mi? Karılarımız, çocuklarımız
tutsak edilecek. Mısır'a dönmek bizim için daha iyi Say.14: 4 Sonra birbirlerine, "Kendimize bir önder seçip Mısır'a dönelim" dediler. Say.14: 5 Bunun üzerine Musa'yla Harun İsrail topluluğunun önünde yüzüstü yere kapandılar. Say.14: 6 Ülkeyi araştıranlardan Nun oğlu Yeşu'yla Yefunne oğlu Kalev giysilerini yırttılar. Say.14: 7 Sonra bütün İsrail topluluğuna şöyle dediler: "İçinden geçip araştırdığımız ülke çok iyi bir ülkedir. Say.14: 8 Eğer RAB bizden hoşnut kalırsa, süt ve bal akan o ülkeye bizi götürecek ve orayı bize verecektir. Say.14: 9 Ancak RAB'be karşı gelmeyin. Orada yaşayan halktan korkmayın. Onları ekmek yer gibi yiyip bitireceğiz. Koruyucuları onları bırakıp gitti. Ama RAB bizimledir. Onlardan korkmayın!" Say.14: 10 Topluluk onları taşa tutmayı düşünürken, ansızın RAB'bin görkemi Buluşma Çadırı'nda bütün İsrail halkına göründü. Say.14: 11 RAB Musa'ya şöyle dedi: "Ne zamana dek bu halk bana saygısızlık edecek? Onlara gösterdiğim bunca belirtiye karşın, ne zamana dek bana iman etmeyecekler? Say.14: 12 Onları salgın hastalıkla cezalandıracağım, mirastan yoksun bırakacağım. Ama seni onlardan daha büyük, daha güçlü bir ulus kılacağım." Say.14: 13 Musa, "Mısırlılar bunu duyacak" diye karşılık verdi, "Çünkü bu halkı gücünle onların arasından sen çıkardın. Say.14: 14 Kenan topraklarında yaşayan halka bunu anlatacaklar. Ya RAB, bu halkın arasında olduğunu, onlarla yüz yüze görüştüğünü, bulutunun onların üzerinde durduğunu, gündüz bulut sütunu, gece ateş sütunu içinde onlara yol gösterdiğini duymuşlar. Say.14: 15-16 Eğer bu halkı bir insanmış gibi yok edersen, senin ününü duymuş olan bu uluslar, 'RAB ant içerek söz verdiği ülkeye bu halkı götüremediği için onları çölde yok etti diyecekler. Say.14: 17 "Şimdi gücünü göster, ya Rab. Demiştin ki, Say.14: 18 'RAB tez öfkelenmez, sevgisi engindir, suçu ve isyanı bağışlar. Ancak suçluyu cezasız bırakmaz; babaların işlediği suçun hesabını üçüncü, dördüncü kuşak çocuklarından sorar. Say.14: 19 Mısır'dan çıkışlarından bugüne dek bu halkı nasıl bağışladıysan, büyük sevgin uyarınca onların suçunu bağışla." Say.14: 20 RAB, "Dileğin üzerine onları bağışladım" diye yanıtladı, Say.14: 21 "Ne var ki, varlığım ve yeryüzünü dolduran yüceliğim adına ant içerim ki, Say.14: 22 yüceliğimi, Mısır'da ve çölde gösterdiğim belirtileri görüp de beni on kez sınayan, sözümü dinlemeyen bu kişilerden hiçbiri Say.14: 23 atalarına ant içerek söz verdiğim ülkeyi görmeyecek. Beni küçümseyenlerden hiçbiri orayı görmeyecek. Say.14: 24 Ama kulum Kalev'de başka bir ruh var, o bütün yüreğiyle ardımca yürüdü. Araştırmak için gittiği ülkeye onu götüreceğim, onun soyu orayı miras alacak. Say.14: 25 Amalekliler'le Kenanlılar ovada yaşıyorlar. Siz yarın geri dönün, Kızıldeniz* yolundan çöle gidin." Say.14: 26-27 RAB Musa'yla Harun'a da, "Bu kötü topluluk ne zamana dek bana söylenecek?" dedi, "Bana söylenen İsrail halkının yakınmalarını duydum. Say.14: 28 Onlara RAB şöyle diyor de: 'Varlığım adına ant içerim ki, söylediklerinizin aynısını size yapacağım: Say.14: 29 Cesetleriniz bu çöle serilecek. Bana söylenen, yirmi ve daha yukarı yaşta sayılan herkes çölde ölecek. Say.14: 30 Sizi yerleştireceğime ant içtiğim ülkeye Yefunne oğlu Kalev'le Nun oğlu Yeşu'dan başkası girmeyecek. Say.14: 31 Ama tutsak edilecek dediğiniz çocuklarınızı oraya, sizin reddettiğiniz ülkeye götüreceğim; orayı tanıyacaklar. Say.14: 32 Size gelince, cesetleriniz bu çöle serilecek. Say.14: 33 Çocuklarınız, hepiniz ölünceye dek kırk yıl çölde çobanlık edecek ve sizin sadakatsizliğiniz yüzünden sıkıntı çekecekler. Say.14: 34 Ülkeyi araştırdığınız günler kadar -kırk gün, her gün için bir yıldan kırk yıl- suçunuzun cezasını çekeceksiniz. Sizden yüz çevirdiğimi bileceksiniz! Say.14: 35 Ben RAB söyledim; bana karşı toplanan bu kötü topluluğa bunları gerçekten yapacağım. Bu çölde yıkıma uğrayacak, burada ölecekler." Say.14: 36 Musa'nın ülkeyi araştırmak üzere gönderdiği adamlar geri dönüp ülke hakkında kötü haber yayarak bütün topluluğun RAB'be söylenmesine neden oldular. Say.14: 37 Ülke hakkında kötü haber yayan bu adamlar RAB'bin önünde ölümcül hastalıktan öldüler. Say.14: 38 Ülkeyi araştırmak üzere gidenlerden yalnız Nun oğlu Yeşu'yla Yefunne oğlu Kalev sağ kaldı. Say.14: 39 Musa bu sözleri İsrail halkına bildirince, halk yasa büründü. Say.14: 40 Sabah erkenden kalkıp dağın tepesine çıktılar. "Günah işledik" dediler, "Ama RAB'bin söz verdiği yere çıkmaya hazırız." Say.14: 41 Bunun üzerine Musa, "Neden RAB'bin buyruğuna karşı geliyorsunuz?" dedi, "Bunu başaramazsınız. Say.14: 42 Savaşa gitmeyin, çünkü RAB sizinle olmayacak. Düşmanlarınızın önünde yenilgiye uğrayacaksınız. Say.14: 43 Amalekliler'le Kenanlılar sizinle orada karşılaşacak ve sizi kılıçtan geçirecekler. Çünkü RAB'bin ardınca gitmekten vazgeçtiniz. RAB de sizinle olmayacak." Say.14: 44 Öyleyken, kendilerine güvenerek dağlık bölgenin tepesine çıktılar. RAB'bin Antlaşma Sandığı* da Musa da ordugahta kaldı. Say.14: 45 Dağlık bölgede yaşayan Amalekliler'le Kenanlılar üzerlerine saldırdılar, Horma Kenti'ne dek onları kovalayıp bozguna uğrattılar.
Sunularla İlgili Kurallar
BÖLÜM 15
Say.15: 1 RAB Musa'ya şöyle dedi: Say.15: 2 "İsrail halkına de ki, 'Yerleşmek için size vereceğim ülkeye girince, Say.15: 3 RAB'bi hoşnut eden bir koku yapmak için yakmalık sunu*, özel adak kurbanı, gönülden verilen sunu ya da bayram sunusu gibi yakılan sunu olarak RAB'be sığır ya da davar sunacaksınız.
Say.15: 4 Sunu sunan kişi
RAB'be tahıl sunusu* olarak dörtte bir
hin*fu* zeytinyağıyla yoğrulmuş onda bir efa*fü* ince un sunacak.
Say.15: 5 Yakmalık sunu ya
da kurban için, her kuzuya dökmelik sunu
olarak dörtte bir hin*fu* şarap hazırla. Say.15: 6 "'Koç sunarken tahıl sunusu olarak üçte bir hin*fv* zeytinyağıyla yoğrulmuş onda iki efa*fy* ince un hazırla. D Not 15:6,7 "Üçte bir hin": Yaklaşık 1.2 lt. 15:6 "Onda iki efa": Yaklaşık 2.6 kg. Say.15: 7 Dökmelik sunu olarak da üçte bir hin*fv* şarap sun. Bunları RAB'bi hoşnut eden koku olarak sunacaksın. Say.15: 8 RAB'be yakmalık sunu, özel adak kurbanı ya da esenlik sunusu* olarak bir boğa sunduğunda,
Say.15: 9 boğayla birlikte
tahıl sunusu olarak yarım hin*fz* Say.15: 10 Ayrıca dökmelik sunu olarak yarım hin*fz* şarap sun. Yakılan bu sunu RAB'bi hoşnut eden bir koku olacak. Say.15: 11 Sığır, koç, davar -kuzu ya da keçi- böyle hazırlanacak. Say.15: 12 Kaç hayvan sunacaksan her biri için aynı şeyleri yapacaksın.
Say.15: 14 Kuşaklar boyunca aranızda yaşayan bir yabancı ya da yerli olmayan bir konuk, RAB'bi hoşnut eden koku olarak yakılan bir sunu sunarken, sizin uyguladığınız kuralları uygulamalıdır. Say.15: 15 Sizin ve aranızda yaşayan yabancılar için topluluk aynı kuralları uygulamalıdır. Kuşaklar boyunca kalıcı bir kural olacak bu. RAB'bin önünde siz nasılsanız, aranızda yaşayan yabancı da aynı olacak. Say.15: 16 Size de aranızda yaşayan yabancıya da aynı yasalar ve kurallar uygulanacak." Say.15: 17 RAB Musa'ya şöyle dedi: Say.15: 18 "İsrail halkına de ki, 'Sizi götüreceğim ülkeye girip Say.15: 19 o ülkenin ekmeğinden yediğinizde, bir kısmını bana sunacaksınız. Say.15: 20 İlk tahılınızdan sunu olarak bir pide sunacaksınız; bunu harmanınızdan bir sunu olarak sunacaksınız. Say.15: 21 İlk tahılınızdan yapılmış bu sunuyu kuşaklar boyunca RAB'be sunacaksınız."
Günah için Sunu Say.15: 22-23 "'Eğer bilmeden günah işlediyseniz, RAB'bin Musa'ya verdiği buyruklardan herhangi birini -RAB'bin buyruk verdiği günden başlayarak Musa aracılığıyla size ve gelecek kuşaklara buyurduğu herhangi bir şeyi- yerine getirmediyseniz Say.15: 24 ve bu günah bilmeden işlendiyse, bütün topluluk RAB'bi hoşnut eden koku sunmak için yakmalık sunu olarak istenilen tahıl ve dökmelik sunuyla birlikte bir boğa, günah sunusu olarak da bir teke sunacaktır. Say.15: 25 Kâhin bütün İsrail topluluğunun günahını bağışlatacak, halk bağışlanacak. Çünkü bilmeyerek günah işlediler. İşledikleri günah yüzünden RAB için yakılan sunu olarak sunularını ve günah sunularını sundular. Say.15: 26 Bütün İsrail topluluğu da aranızda yaşayan yabancılar da bağışlanacaktır. Çünkü halk bilmeyerek bu günahı işledi. Say.15: 27 "'Eğer biri bilmeden günah işlerse, günah sunusu olarak bir yaşında bir dişi keçi getirmeli. Say.15: 28 Kâhin RAB'bin önünde, bilmeden günah işleyen kişinin günahını bağışlatacak. Bağışlatma yapılınca kişi bağışlanacak. Say.15: 29 Bilmeden günah işleyen İsrail yerlisi için de aranızda yaşayan yabancı için de aynı yasayı uygulayacaksınız. Say.15: 30 "'Yerli ya da yabancı biri bilerek günah işlerse, RAB'be saygısızlık etmiştir. Bu kişi halkının arasından atılmalı. Say.15: 31 RAB'bin sözünü küçümsemiş, buyruklarına karşı gelmiştir. Bu nedenle o kişi halkının arasından kesinlikle atılacak, suçunun cezasını çekecektir."
Şabat Günü'nü Tutmayan Öldürülüyor Say.15: 32 İsrailliler çöldeyken, Şabat Günü* odun toplayan birini buldular. Say.15: 33 Odun toplarken adamı bulanlar onu Musa'yla Harun'un ve bütün topluluğun önüne getirdiler. Say.15: 34 Adama ne yapılacağı belirlenmediğinden onu gözaltında tuttular. Say.15: 35 Derken RAB Musa'ya, "O adam öldürülmeli. Bütün topluluk ordugahın dışında onu taşa tutsun" dedi. Say.15: 36 Böylece topluluk adamı ordugahın dışına çıkardı. RAB'bin Musa'ya buyurduğu gibi, onu taşlayarak öldürdüler.
Püsküllerle İlgili Kural Say.15: 37 RAB Musa'ya şöyle dedi: Say.15: 38 "İsrail halkına de ki, 'Kuşaklar boyunca giysinizin dört yanına püskül dikeceksiniz. Her püskülün üzerine lacivert bir kordon koyacaksınız. Say.15: 39 Öyle ki, püskülleri gördükçe RAB'bin buyruklarını anımsayasınız. Böylelikle RAB'bin buyruklarına uyacak, yüreğinizin, gözünüzün istekleri ardınca gitmeyecek, hainlik etmeyeceksiniz. Say.15: 40 Ta ki, bütün buyruklarımı anımsayıp tutasınız ve Tanrınız için kutsal olasınız. Say.15: 41 Tanrınız olmak için sizi Mısır'dan çıkaran Tanrınız RAB benim. Tanrınız RAB benim."
Korah, Datan ve Aviram Başkaldırıyor
BÖLÜM 16
Say.16: 1-2 Levi oğlu Kehat oğlu Yishar oğlu Korah, Ruben soyundan Eliavoğulları'ndan Datan, Aviram ve Pelet oğlu On toplulukça seçilen, tanınmış iki yüz elli İsrailli önderle birlikte Musa'ya başkaldırdı. Say.16: 3 Hep birlikte Musa'yla Harun'un yanına varıp, "Çok ileri gittiniz!" dediler, "Bütün topluluk, topluluğun her bireyi kutsaldır ve RAB onların arasındadır. Öyleyse neden kendinizi RAB'bin topluluğundan üstün görüyorsunuz?" Say.16: 4 Bunu duyan Musa yüzüstü yere kapandı. Say.16: 5 Sonra Korah'la yandaşlarına şöyle dedi: "Sabah RAB kimin kendisine ait olduğunu, kimin kutsal olduğunu açıklayacak ve o kişiyi huzuruna çağıracak. RAB seçeceği kişiyi huzuruna çağıracak. Say.16: 6 Ey Korah ve yandaşları, kendinize buhurdanlar alın. Say.16: 7 Yarın RAB'bin huzurunda buhurdanlarınızın içine ateş, ateşin üstüne de buhur koyun. RAB'bin seçeceği kişi, kutsal olan kişidir. Ey Levililer, çok ileri gittiniz!" Say.16: 8 Musa Korah'la konuşmasını şöyle sürdürdü: "Ey Levililer, beni dinleyin! Say.16: 9-10 İsrail'in Tanrısı sizi kendi huzuruna çıkarmak için ayırdı. RAB'bin Konutu'nun hizmetini yapmanız, topluluğun önünde durmanız, onlara hizmet etmeniz için sizi İsrail topluluğunun arasından seçti. Sizi ve bütün Levili kardeşlerinizi huzuruna çıkardı. Bu yetmiyormuş gibi kâhinliği de mi istiyorsunuz? Say.16: 11 Ey Korah, senin ve yandaşlarının böyle toplanması RAB'be karşı gelmektir. Harun kim ki, ona dil uzatıyorsunuz?" Say.16: 12 Sonra Musa Eliavoğulları Datan'la Aviram'ı çağırttı. Ama onlar, "Gelmeyeceğiz" dediler, Say.16: 13 "Bizi çölde öldürtmek için süt ve bal akan ülkeden çıkardın. Bu yetmiyormuş gibi başımıza geçmek istiyorsun. Say.16: 14 Bizi süt ve bal akan ülkeye götürmediğin gibi mülk olarak bize tarlalar, bağlar da vermedin. Bu adamları kör mü sanıyorsun? Hayır, gelmeyeceğiz." Say.16: 15 Çok öfkelenen Musa RAB'be, "Onların sunularını önemseme. Onlardan bir eşek bile almadım, üstelik hiçbirine de haksızlık etmedim" dedi. Say.16: 16 Sonra Korah'a, "Yarın sen ve bütün yandaşların -sen de, onlar da- RAB'bin önünde bulunmak için gelin" dedi, "Harun da gelsin. Say.16: 17 Herkes kendi buhurdanını alıp içine buhur koysun. İki yüz elli kişi birer buhurdan alıp RAB'bin önüne getirsin. Harun'la sen de buhurdanlarınızı getirin." Say.16: 18 Böylece herkes buhurdanını alıp içine ateş, ateşin üstüne de buhur koydu. Sonra Musa ve Harun'la birlikte Buluşma Çadırı'nın giriş bölümünde durdular. Say.16: 19 Korah bütün topluluğu Musa'yla Harun'un karşısında Buluşma Çadırı'nın giriş bölümünde toplayınca, RAB'bin görkemi bütün topluluğa göründü. Say.16: 20-21 RAB, Musa'yla Harun'a, "Bu topluluğun arasından ayrılın da onları bir anda yok edeyim" dedi. Say.16: 22 Musa'yla Harun yüzüstü yere kapanarak, "Ey Tanrı, bütün insan ruhlarının Tanrısı!" dediler, "Bir kişi günah işledi diye bütün topluluğa mı öfkeleneceksin?" Say.16: 23-24 RAB Musa'ya, "Topluluğa söyle, Korah'ın, Datan'ın, Aviram'ın çadırlarından uzaklaşsınlar" dedi. Say.16: 25 Musa Datan'la Aviram'a gitti. İsrail'in ileri gelenleri onu izledi. Say.16: 26 Topluluğu uyararak, "Bu kötü adamların çadırlarından uzak durun!" dedi, "Onların hiçbir şeyine dokunmayın. Yoksa onların günahları yüzünden canınızdan olursunuz." Say.16: 27 Bunun üzerine topluluk Korah, Datan ve Aviram'ın çadırlarından uzaklaştı. Datan'la Aviram çıkıp karıları, küçük büyük çocuklarıyla birlikte çadırlarının önünde durdular. Say.16: 28 Musa şöyle dedi: "Bütün bunları yapmam için RAB'bin beni gönderdiğini, kendiliğimden bir şey yapmadığımı şuradan anlayacaksınız: Say.16: 29 Eğer bu adamlar herkes gibi doğal bir ölümle ölür, herkesin başına gelen bir olayla karşılaşırlarsa, bilin ki beni RAB göndermemiştir. Say.16: 30 Ama RAB yepyeni bir olay yaratırsa, yer yarılıp onları ve onlara ait olan her şeyi yutarsa, ölüler diyarına diri diri inerlerse, bu adamların RAB'be saygısızlık ettiklerini anlayacaksınız." Say.16: 31 Musa konuşmasını bitirir bitirmez Korah, Datan ve Aviram'ın altındaki yer yarıldı. Say.16: 32 Yer yarıldı, onları, ailelerini, Korah'ın adamlarıyla mallarını yuttu. Say.16: 33 Sahip oldukları her şeyle birlikte diri diri ölüler diyarına indiler. Yer onların üzerine kapandı. Topluluğun arasından yok oldular. Say.16: 34 Çığlıklarını duyan çevredeki İsrailliler, "Yer bizi de yutmasın!" diyerek kaçıştılar. Say.16: 35 RAB'bin gönderdiği ateş buhur sunan iki yüz elli adamı yakıp yok etti. Say.16: 36 RAB Musa'ya şöyle dedi: Say.16: 37 "Kâhin Harun oğlu Elazar'a buhurdanları ateşin içinden çıkarmasını, ateş korlarını az öteye dağıtmasını söyle. Çünkü buhurdanlar kutsaldır. Say.16: 38 İşledikleri günahtan ötürü öldürülen bu adamların buhurdanlarını levha haline getirip sunağı bunlarla kapla. Buhurdanlar RAB'be sunuldukları için kutsaldır. Bunlar İsrailliler için bir uyarı olsun." Say.16: 39-40 Böylece Kâhin Elazar, yanarak ölen adamların getirdiği tunç* buhurdanları RAB'bin Musa aracılığıyla kendisine söylediği gibi alıp döverek sunağı kaplamak için levha haline getirdi. Bu, İsrailliler'e Harun'un soyundan gelenlerden başka hiç kimsenin RAB'bin önüne çıkıp buhur yakmaması gerektiğini anımsatacaktı. Yoksa o kişi Korah'la yandaşları gibi yok olacaktı. Say.16: 41 Ertesi gün bütün İsrail topluluğu Musa'yla Harun'a söylenmeye başladı. "RAB'bin halkını siz öldürdünüz" diyorlardı. Say.16: 42 Topluluk Musa'yla Harun'a karşı toplanıp Buluşma Çadırı'na doğru yönelince, çadırı ansızın bulut kapladı ve RAB'bin görkemi göründü. Say.16: 43 Musa'yla Harun Buluşma Çadırı'nın önüne geldiler. Say.16: 44-45 RAB Musa'ya, "Bu topluluğun arasından ayrılın da onları birden yok edeyim" dedi. Musa'yla Harun yüzüstü yere kapandılar. Say.16: 46 Sonra Musa Harun'a, "Buhurdanını alıp içine sunaktan ateş koy, üstüne de buhur koy" dedi, "Günahlarını bağışlatmak için hemen topluluğa git. Çünkü RAB öfkesini yağdırdı. Öldürücü hastalık başladı." Say.16: 47 Harun Musa'nın dediğini yaparak buhurdanını alıp topluluğun ortasına koştu. Halkın arasında öldürücü hastalık başlamıştı. Harun buhur sunarak topluluğun günahını bağışlattı. Say.16: 48 O ölülerle dirilerin arasında durunca, öldürücü hastalık da dindi. Say.16: 49 Korah olayında ölenler dışında, öldürücü hastalıktan ölenlerin sayısı 14 700 kişiydi. Say.16: 50 Öldürücü hastalık dindiğinden, Harun Musa'nın yanına, Buluşma Çadırı'nın giriş bölümüne döndü.
Harun'un Değneği
BÖLÜM 17
Say.17: 1 RAB Musa'ya şöyle dedi: Say.17: 2 "İsrail halkına her oymak önderi için bir tane olmak üzere on iki değnek getirmesini söyle. Her önderin adını kendi değneğinin üzerine yaz. Say.17: 3 Levi oymağının değneği üzerine Harun'un adını yazacaksın. Her oymak önderi için bir değnek olacak. Say.17: 4 Değnekleri Buluşma Çadırı'nda sizinle buluştuğum Levha Sandığı'nın önüne koy. Say.17: 5 Seçeceğim kişinin değneği filiz verecek. İsrail halkının sizden sürekli yakınmasına son vereceğim." Say.17: 6 Musa İsrail halkıyla konuştu. Halkın önderleri, her oymak önderi için bir tane olmak üzere on iki değnek getirdiler. Harun'un değneği de aralarındaydı. Say.17: 7 Musa değnekleri Levha Sandığı'nın bulunduğu çadırda RAB'bin önüne koydu. Say.17: 8 Ertesi gün Musa Levha Sandığı'nın bulunduğu çadıra girdi. Baktı, Levi oymağını temsil eden Harun'un değneği filiz vermiş, tomurcuklanıp çiçek açmış, badem yetiştirmiş. Say.17: 9 Musa bütün değnekleri RAB'bin önünden çıkarıp İsrail halkına gösterdi. Halk değneklere baktı, her biri kendi değneğini aldı. Say.17: 10 RAB Musa'ya, "Başkaldıranlara bir uyarı olsun diye Harun'un değneğini saklanmak üzere Levha Sandığı'nın önüne koy" dedi, "Onların benden yakınmalarına son vereceksin; öyle ki, ölmesinler." Say.17: 11 Musa RAB'bin buyruğu uyarınca davrandı. Say.17: 12 İsrailliler Musa'ya, "Yok olacağız! Öleceğiz! Hepimiz yok olacağız!" dediler, Say.17: 13 "RAB'bin Konutu'na her yaklaşan ölüyor. Hepimiz mi yok olacağız?"
Kâhinlerle Levililer'in Görevi
BÖLÜM 18
Say.18: 1 RAB Harun'a, "Sen, oğulların ve ailen kutsal yere ilişkin suçtan sorumlu tutulacaksınız" dedi, "Kâhinlik görevinizle ilgili suçtan da sen ve oğulların sorumlu tutulacaksınız. Say.18: 2 Sen ve oğulların Levha Sandığı'nın bulunduğu çadırın önünde hizmet ederken, atanız Levi'nin oymağından kardeşlerinizin de size katılıp yardım etmelerini sağlayın. Say.18: 3 Senin sorumluluğun altında çadırda hizmet etsinler. Ancak, siz de onlar da ölmeyesiniz diye kutsal yerin eşyalarına ya da sunağa yaklaşmasınlar. Say.18: 4 Seninle çalışacak ve Buluşma Çadırı'yla ilgili bütün hizmetlerden sorumlu olacaklar. Levililer dışında hiç kimse bulunduğunuz yere yaklaşmayacak. Say.18: 5 "Bundan sonra İsrail halkına öfkelenmemem için kutsal yerin ve sunağın hizmetinden sizler sorumlu olacaksınız. Say.18: 6 Ben İsrailliler arasından Levili kardeşlerinizi size bir armağan olarak seçtim. Buluşma Çadırı'yla ilgili hizmeti yapmaları için onlar bana adanmıştır. Say.18: 7 Ama sunaktaki ve perdenin ötesindeki kâhinlik görevini sen ve oğulların üstleneceksiniz. Kâhinlik görevini size armağan olarak veriyorum. Sizden başka kutsal yere kim yaklaşırsa öldürülecektir."
Kâhinlerle Levililer'in Payı Say.18: 8 RAB Harun'la konuşmasını şöyle sürdürdü: "Bana sunulan kutsal sunuların bağış kısımlarını sana veriyorum. Bunları sonsuza dek pay olarak sana ve oğullarına veriyorum. Say.18: 9 Sunakta tümüyle yakılmayan, bana sunulan en kutsal sunulardan şunlar senin olacak: Tahıl, suç ve günah sunuları*. En kutsal sunular senin ve oğullarının olacak. Say.18: 10 Bunları en kutsal sunu olarak yiyeceksin. Her erkek onlardan yiyebilir. Onları kutsal sayacaksın. Say.18: 11 "Ayrıca şunlar da senin olacak: İsrailliler'in sunduğu sallamalık sunuların bağış kısımlarını sonsuza dek pay olarak sana, oğullarına ve kızlarına veriyorum. Ailende dinsel açıdan temiz olan herkes onları yiyebilir. Say.18: 12 "RAB'be verdikleri ilk ürünleri -zeytinyağının, yeni şarabın, tahılın en iyisini- sana veriyorum. Say.18: 13 Ülkede yetişen ilk ürünlerden RAB'be getirdiklerinin tümü senin olacak. Ailende dinsel açıdan temiz olan herkes onları yiyebilir. Say.18: 14 "İsrail'de RAB'be koşulsuz adanan her şey senin olacak. Say.18: 15 İnsan olsun hayvan olsun RAB'be adanan her rahmin ilk ürünü senin olacak. Ancak ilk doğan her çocuk ve kirli sayılan hayvanların her ilk doğanı için kesinlikle bedel alacaksın.
Say.18: 16 İlk doğanlar
bir aylıkken, kendi biçeceğin değer uyarınca, yirmi geradan oluşan kutsal yerin
şekeline göre beş şekel*fb* gümüş bedel alacaksın. Say.18: 17 "Ancak sığırın, koyunun ya da keçinin ilk doğanı için bedel almayacaksın. Onlar benim için ayrılmıştır. Kanlarını sunağın üzerine dökeceksin, yağlarını RAB'bi hoşnut eden koku olsun diye yakılan bir sunu olarak yakacaksın. Say.18: 18 Sallamalık sununun göğsü ve sağ budu senin olduğu gibi eti de senin olacak. Say.18: 19 İsrailliler'in bana sundukları kutsal sunuların bağış kısımlarını sonsuza dek pay olarak sana, oğullarına ve kızlarına veriyorum. Senin ve soyun için bu RAB'bin önünde sonsuza dek sürecek bozulmaz bir antlaşmadır*fc*." D Not 18:19 "Bozulmaz bir antlaşmadır": İbranice "Tuz antlaşmasıdır". Say.18: 20 RAB Harun'la konuşmasını şöyle sürdürdü: "Onların ülkesinde mirasın olmayacak, aralarında hiçbir payın olmayacak. İsrailliler arasında payın ve mirasın benim. Say.18: 21 "Buluşma Çadırı'yla ilgili yaptıkları hizmete karşılık, İsrail'de toplanan bütün ondalıkları pay olarak Levililer'e veriyorum. (www.kutsalkitap.tk) |