Zamanda geriye doğru yolculuk yapmanın en kısa yolu tarih okumaktır

 

 

Kocasının katillerini ele vermeyen kadın suçlu mudur?

“M.Ö. 1850 dolaylarında Sumer ülkesinde bir cinayet işlendi. Üç kişi –bir berber, bir bahçıvan ve mesleği bilinmeyen biri- Lu-İnanna adlı bir tapınak görevlisini öldürürler. Katiller, belirtilmeyen bir nedenle, kurbanın Nin-dada adındaki karısına kocasının öldürüldüğünü haber verirler.

Garip bir biçimde, kadın onların sırrını saklar ve yetkililere bildirmez. Ama o zaman bile, en azından uygar Sumer yurdunda, adaletin kolu uzun ve kesindi. Cinayet, Kral Ur-Ninurta’yabaşkenti İsin’de bildirildi ve o da davayı Nippur’daki mahkeme işlevi gören Yurttaşlar Meclisi’nin önüne çıkardı.

Bu mecliste bulunanlardan dokuzu, yalnızca üç katilin değil, kadının da cezalandırılması gerektiğini savlayarak suçluların sayısını artırırlar; olasılıkla cinayeti öğrendikten sonra suskunluğunu koruduğu için suç ortağı olabileceğini düşünmüşlerdi.

Bunun üzerine meclisin iki üyesi kadının savunmasını üstlenirler. Onun cinayette yer almadığını ve bu nedenle de cezalandırılmaması gerektiğini öne sürerler.

Mahkeme üyeleri savunmanın görüşüne katılır. Kocası sağlığında kadının gereksinimlerini karşılar gibi görünmediğinden kadının suskun kalmakta haklı olduğunu bildirirler. ‘Gerçek katillerin cezasının infazına’ ifadesiyle karar sonuca bağlanır. Buna göre Nippur meclisinde sadece üç kişiye ölüm cezası verilmiştir.

... benzer bir durumda çağdaş bir mahkemenin vereceği kararla karşılaştırmanın yerinde olacağını düşündük. Böylece çeviriyi (kil tablet üzerinde bulunan Sumer mahkeme kararının çevirisi, b.n.) o zaman Pennsylvania Üniversitesi Hukuk Fakültesi Dekanı olan merhum Owen J. Roberts’a (1930-45 yılları arasında Birleşik Devletler Anayas Mahkemesi’nde yargıçtı) gönderip görüşünü sorduk.

Yanıtı son derece ilginçti, çünkü bu davada çağdaş hakimlerin kadim Sumerli meslektaşlarıyla hemfikir olduklarını ve kararın aynı olacağını bildiriyordu. Kendi sözlerinden aktaralım:

‘Bizim yasalarımıza göre, kadının olay sonrası suç ortaklığıyla suçlanabilmesi için cinayetin işlenmiş olduğunu bilmesi yeterli değildir; suçluyu görmesi, onu teşvik etmesi ya da yardım etmiş olması gerekir.’ ”

(S.Kramer, Tarih Sumer’de Başlar, s.82-84)