|
|
|
|
Başbuğların arasında taksim edilen halk...“Sağlam bir gözlem yeteneğine
sahip olan Plano Carpini, hanlara, han ailesi mensuplarına vae başbuğlara
yani feodallere bağlı köylü halkın hizmetlerini şöyle özetliyor: ‘Han tarafından gönderilen bütün
elçilere derhal araba ve erzak verdikleri gibi, hana gönderilen tahsildar ve
elçilere de at, araba ve erzak verirlerdi.’ ... ‘Halk bütün başbuğlara buna
benzer hizmetlerde bulunurdu. Çünkü Moğollarla beraber bütün halk kitlesi,
başbuğlar arasında taksim edilmişti. Halk başbuğlar tarafından gönderilen
elçilere de araba ve erzak vermek mecburiyetinde idi. Ayrıca, itiraz etmeden atlara bakmak
ve elçilere yardımda bulunmak lazımdı. Başbuğlarla birlikte bütün halk
kitlesi vergi olarak imparatora kısraklar vermek mecburiyetinde idi. İmparator, bu suretle bir, iki veya
üç yıl için süt ihtiyacını karşılardı. Başbuğlara bağlı olanlar da
metbularına karşı aynı görevi yapmakla mükellef bulunuyorlardı. Çünkü
bunlar arasında serbest insanlar yoktu. Özet olarak, imparator ve başbuğlar
halkın mallarını istedikleri şekilde kullanabilirlerdi. Sonra halk kitlesini
de hiçbir kayda tabi olmadan istismar edebilirlerdi.’ Bu satırlar kendine mahsus bir
ekonomisi olan ve metbularının emriyle yaylaklarını değiştiren göçebelerin,
metbularına karşı mükellef oldukları görevleri mükemmel surette tayin
etmiştir. Kaynaklar, acınarak söyleyelim, göçebelerin
elinde bulunan mallar üzerine fazla bir şey
bildirmiyor. B.Ya. Vladimircov, Reşidüddin’in aşağıdaki sözlerini
aktarıyor: Basit bir adam, içkiye düşkün olursa, sürüsünü ve bütün
malını feda ederek yoksul düşer.” (A.Yu.Yakubovskiy, Altın Ordu ve Çöküşü,
S.63) |