|
|
|
|
Şı-veğler*
kimdir, nerede yaşarlar? “Y : Memleketleri Vu-cılar’ın şimalinde kâindir. Çi’danlar’a
benzerler. K : Sözde H’yen-biler’in muakkibi olmaları icap eder.
Çi’danlar’la akrabadır... memleketleri en ziyade darı, buğday ve yaban
hububat yetiştirir. Samur çok bulunur. Yazın şehirlerde otururlar, kışın
göç ederler. Erkekler toplu saç bırakırlar. Boynuzdan yayları ve okları
vardır. Kadınların bağlı saçları vardır. Hep ak geyik tüyünden
yapılma ceket ve pantolon giyerler, şarap yaparlar, daha ziyade kırmızı
incileri zincir şeklinde boyunlarına takarlar. Bu, aynı zamanda servetin nişanesidir.
Cenup Şı-veğleri ovada yaşar. Ve yazın şimale çekilir. Orada sivrisinek
ve hayvanlara karşı ağaç üstündeki yuvalarda yaşarlar. Elbiseleri Çi’danlarınki
gibidir. Öküz arabaları vardır. İkâmetgâhları Tu-cüeler’in keçeli
arabaları gibi, fakat hasırdandır. Bın-Şı-veğler, şimal Şı-veğleri’nden
daha şimalde otururlar, evlerini kayın ağacı kabuğu ile örterler. Kültürleri
Şimal-Sı-veğ kültürüyle aynıdır, kışın mağaralarda yaşarlar. Şimâli garbîde büyük Şı-veğler mevcuttur. Şı-veğler’in
daha birçok grupları vardır. Dilleri Çi-danlarınkine benzer, üç yıllık
yuğları var(dır) ağaç medfenleri (mezarları, b.n.) vardır. Kız kaçırma
suretiyle evlenirler, fakat daha önce anlaşma olur, hediye gönderilmiş
bulunur. Dullar bir daha evlenmezler. Koradan demir alırlar, bunlardan şimalde
olan bir kısmı kışın yeraltında yaşar. Avcılık ve balıkçılık ile uğraşırlar. Ölüleri her köyün müştereken yaptığı büyük ağaç
kerevite koyarlar. (Kerevitten maksat ağaçtan yahut tahtadan yapılan büyük
karyolaya benzeyen çerçeveli âlettir. Bu, Anadolu’daki kerevitlerden pek
farksız olduğundan bu tabiri kullanmak daha uygun geldi) Çi-dan soyuna mensupturlar. Onlara aynı zamanda Hığ-cü-dzı
Şı-veğler (kara arabalı Şı-veğler) tâbidirler. Ki bunlar Uygurlar’ın
komşuları idiler. Salları ve posttan kayıkları vardır. Atlarının eğer
ve gemleri hasırdandır. Uyumak istedikleri zaman buz içinde bir ev kazarlar,
üzerine hasırlar örterler. Yatakları domuz postundandır. Kadınlar ellerini
dizleri üstüne koyarak oturur. Memleket fakirdir, çiftçilik az bir irad getirir,
koyunları yok, atları, az çok domuzları ve sığırları vardır. Âdetleri
Mo-holarınkine benzer. Sözleşmeden sonra kızı kaçırırlar. Cihaz olarak sığır
ve at verirler; kadın çocuk doğuncaya kadar ailesi yanında kalır. ...Sığırları ekseriya soğuktan kırılır. Bunlarda
pek çok geyik vardır. Avla geçinirler. Deri elbise giyerler. Karın altındaki
çukurlara düşmek tehlikesine karşı sırıklara binip gezerler. Ekseriyetle
samur avcılığı ile yaşarlar. Bazılarının balık derisinden elbiseleri
vardır. Çi-dan, Ku-mo-h’i ve Dov-mo-lovlar gibi konuşurlar...Dunğ-hular’ın
bir grubudur. Dinğ-linğler’in muakkibidirler (takipçisi, b.n.). Tahta üzerine
deri geçirerek kayıklar yaparlar... Memleketlerinde bakır, altın ve gümüş çıkarılır ve
bizzat demir ve bakırdan iyi âletler yapmasını bilirler. Göç ederler.
Kabile reisleri vardır. Yanmış ağaçtan saban yapar ve insan kuvvetiyle çift
sürerler. Erkekler alacakları kadına üç yıl hizmet ederler... Yuğ üç yıldır... Boynuzdan yayları ve oklar Hu ağacından
yapılır... Baba egemenliği hâkimdir. Öküz arabaları vardır. Çadırları
çalıdan veya bükülmüş ağaçtandır. Dam deridendir... Koyunları yok,
atları azdır. Dolayısıyla sığırlardan daha ziyade istifade ederler. Büyük
domuzları yer, derilerini de elbise olarak kullanırlar. Dil, Mo-holarınkine
benzer. Bunlar 544’de ilk defa olarak To-balar’a haraç getirmişlerdir... D : Ba-ye-gu (Bayırku, Tölösler’in bir kabilesi) ların
şimali şarkîsinde yaşayan Cü halkı, ehlî hayvan olarak yalnız geyik
besler, bunları arabaya koşarlar. Üzerine binerler. Postunu elbise olarak
kullanırlar...nebatlardan yalnız yosun vardır, ağaç hiç yoktur. Bu
kaynaktaki ‘geyik’ kelimesinin ‘ren geyikleri’ olduğu aşikârdır. M :Sonraki Han zamanının sonundan beri.” Y : Boyun yayıldığı yahut sâkin olduğu yer hakkındaki
kaynaklar K : Kültür hakkındaki kaynaklar B : Belki kısa olarak başka kaynaklara işaret, hususi
Avrupalı eserler veya daha ehemmiyetsiz olan kaynak rivayetleri ilavesi M : Bir boyun başlangıcının kaynaklarda ilk ve takribî
olarak tespiti D : Tenkit mahiyetinde düşünceler. * Eberhard Şı-veğleri Şı-veğ grubunda ve Moğollar’ın
ataları olarak kabul etmektedir. (W.Eberhard, Çin’in Şimal Komşuları, S.60) |