Zamanda geriye doğru yolculuk yapmanın en kısa yolu tarih okumaktır

 

 

Mısırlı katibin ağzından zavallı köylüler...

“Ürünlerinin yarısını yılan götürmüş, diğer yarısını da suaygırı yemiş olan köylülerin vergi bildirimi sırasındaki durumlarını hatırlamıyor musun?

Tarlalar çekirge (işgali altında) ve fare kaynıyor. ‘Orada) küçükbaş hayvanlar otluyor ve kırlangıçlar üreticileri açlığa mahkum ediyor.

Dövülmek üzere tarlada kalan tahıllar ise yok oluyor ve hırsızları çekiyor (?). Hiçbir  değeri yok. İki öküz (tahıl) dövüp saban çekmek çekmekten öldü. Katip kıyıya tam bu anda çıktı.

Ürün bildirimlerini kaydetmek istiyordu. (Yanında) eli sopalı kapıcılar ve palmiye damarı taşıyan Nübyeliler vardı. (Nübye-Sudan, b.n.)

Onlar: ‘Buğdayı ver!’ Fakat yok. Onlar (onu) öldüresiye dövdüler. O sonra bağlandı ve kuyu (içine) atıldı. Başı aşağıda daldırıldı. Karısı gözlerinin önünde bağlandı ve çocukları bağlandı. Komşuları onları terk etti, kaçtılar ve buğday gitti (...)”

(Dominique Valbelle, Eski Mısır’da Yaşam, S.55-56)