Zamanda geriye doğru yolculuk yapmanın en kısa yolu tarih okumaktır

 

 

BOLİVYA MASALLARI 

MOCENO ÇALMAK İSTEYEN TİLKİ

“Anlatılacak öykü, çok uzun zamandır unutulmaya yüz tutmuştu.

Tilkinin, bir defasında, genç zarif bir insan görüntüsüne girdiği anlatılır. Antuko adını taşıyan neşeli ve hareketli bir gezgin şarkıcı.

Bir gün, tilki olmasına rağmen, ne pahasına olursa olsun bir çoban kızın kalbini fethetmeye karar verdi. Güzel çoban kız, her gün keçilerini otlatmaya götürüyordu.

Genç kıza kendini sevdirmeye çalışan kurnaz aşığın, sürüde de gözü vardı. Ama, çok uyanık olan çoban kız, doğal olarak sahtekarlığın farkına vardı.

Kibarca, onunla buluşmayı kabul etti. Şahitleri ise yakındaki tarlası ile ünlü Antuko’nun bir bakışıyla ürken keçilerdi.

Tatlı bir gülümseyişle, çoban kız tilkiye şöyle dedi:

‘Görüyorsun, Antuko, eğer Mocenada çalarsan istediğini kabul edeceğim! Bu bizde bir gelenektir.’

Bu sözleri işiten tilki, sekiz günlük bir süre vermesi için sevgilisine yalvardı. Çoban kız nazikçe kabul etti.

Söylenen gün geldiğinde, kız büyükbabasının çalgılarını çayıra götürdü ve uyanık geçinen tilkiyi, Mocenada’yı bu kadar hoş kılan parçaları çalmaya davet etti.

Tilki, tabii ki, hiçbir sesi çıkaramıyordu; çalmayı başardığı tek şey ise, Salina, Rikintu, ya da Eraso’nun ritimlerine benzemekten çok uzaktı.

Parmaklarını doğru şekilde yerleştirmeyi bile başaramıyordu ve üflerken dilini çekince, sivri dişleri görünüyordu.

Tüm bunlar, çoban kızın şüphelerini doğruladı.. Hissettirmeksizin, geri geri çekilerek uzaklaştı ve kaçmadan önce bir kova su attı üzerine.

O anda, yakışıklı genç adam, hiçbir zaman bırakamadığı tilki haline döndü. Daha fazla beklemeksizin, giderayak bir kuzuyu kaparak kaçtı. Onu ininde parçalayıp yiyecekti.

Güzel çoban kız ile macerası böylece burada bitmişti. Kız, anne ve babasının ölümünden beri baktığı büyükbabasına, maceranın tamamını anlattı. Zira tilkiden farklı olarak, güzel olduğu kadar iyi bir insandı.”