|
|
|
|
BOLİVYA MASALLARI KERTENKELE İLE ÇOBAN KIZ“Kertenkele,
her gün, ıssız Altiplano üzerinde sürüsünü gözlemeye giden kendi
halinde çoban kızını izliyordu. Kertenkele,
genç kızın güzelliğine hayranlığından, sonunda, bir sabah, yeşil bir
poncho ve illuche giyinmiş genç bir adama dönüştü. Çok
güzel Pinguillu çalarak, sevdiği kızın ilgisini çekmeye çalıştı. Böylece,
bir süre sonra, genç kızla adam ilk kez buluştu. Kurnaz genç, öksüz
kaderini anlatarak kendini o kadar çok acındırdı ki, kızın ailesi onu
evlerine davet etti ve hemen evlenmelerine izin verdi. Ertesi
sabah, aile babası, gelenek olduğu üzere, günlük işlerini her birine paylaştırdı.
Karısı semt pazarına gittiği sırada, kendisi de dağın öbür tarafındaki
tarlaya gitmek zorundaydı. Kız,
keçileriyle birlikte, babasını izleyecekti. Sözlüsüne gelince, onun da
uzak bir arazideki sert toprağı bellemesi gerekiyordu. Söylemek
gerekirse, bizim kertenkele, kaygısız ve rahat hayatını özlemekte
gecikmedi. Anne,
erzaklarla pazardan döndüğünde, öğlen henüz yeni olmuştu. İşlerin iyi
gitmesine katkıda bulunmak amacıyla kadın, damat adayına birkaç meyve ve
biraz yemek götürmüştü. Yerin boş ve tarlanın hâlâ bellenmemiş olduğunu
görünce şaşırmaz mı! Etrafı
incelerken, yeşil bir kertenkeleye ayağı takıldı. Onu yaralı görünce,
kadın, zavallı hayvana vurmak için bir taş aldı yerden. Ama
onu ezmeye hazırlandığı anda, bağırdığını duydu: ‘Mamita!
Neden beni öldürmeye çalışıyorsun, ben senin damadınım, kızına öylesine
çok âşık olan!’ Umutsuzluğa kapılan anne, evin yolunu tuttu böylece. Hayvanın yalanları ve sahtekarlığı burada biter! Artık hiçbir şey, korkunç şekilde hayal kırıklığına uğramış olan genç kızı utanç duymaktan alıkoyamıyordu!” |