|
|
|
|
Toplumsal ÖrgütlenmeBirimlerin tanımı“Yukarıda kabaca tanımlamaya çalıştığım toplumsal birim için kullanılan Kürtçe terim, Aşiret’tir. Aşiret terimi hem bir grup insan hem de bu grubun üzerinde yaşadığı toprakları tanımlar.* Dolayısıyla, haritadaki bir yer için Balik Bölgesi terimi kullanılabildiği gibi, aşiret üyeleri de kendilerini Balik olarak tanımlayabilmektedir. Aşiret birimi bir veya daha fazla klandan oluşabilir ve bu klanlardan her birine taifa denir. Aşiret ile taifa arasındaki en temel fark ise şudur: Aşiret özünde siyasal bir grubu tanımlarken, taifa akrabalık grubuna işaret eder. Balik bölgesinde genellikle Molla Şerifî, Şevdinî (ya da Şûyîzûrî) ve Şukrî olarak bilinen üç taifa vardır. ‘Soran’da ise öte yandan sadece Soran Beyzadeleri’nin kendi taifası bulunmaktadır. Şevdinî grubunun iki isminin olması hangi bağlamda bu gruba gönderme yapıldığına göre değişir. Şevdin, tüm Şevdinî taifası üyelerinin soylarını dayandırdığı ortak atanın ismidir, taifanın ‘kurucusu’dur, Şûyîzûr ise onun geldiği bölgenin adıdır. Benzer bir şekilde, Molla Şerifîler de soylarının Süleymaniye bölgesindeki Celali aşiretinin mensubu olduğu söylenen Molla Şerif’e dayandığını iddia eder. Taifa için genel eğilimin herhangi bir yer isminden ziyade kendilerini dayandırdıkları ortak atanın ismini almak olduğu söyleyebiliriz. Rayatlı Ali Ağa bana şeceresini anlatırken, Şevdin’in sekiz nesil önce yaşadığını, o zamanlar Şevdin’in ailesinin Büyük Zap nehrinin batısındaki Sûrçî Aşireti’ne mensup olduğunu ve daha verimli topraklar için doğuya göç ettiklerini anlatmıştı.** Ali Ağa’nın, kendi taifasının Balik Aşireti’nin bir bölümünü oluşturduğunu kabul etmekte isteksiz görünmesi kaydedilmesi gereken ilginç bir durumdur. Aşireti oluşturan bu üç taifayı birbirine bağlayan siyasal bağların zayıflamasıyla birlikte Ali Ağa, Şevdini grubunun kendi başına bir aşiret kurabileceğini umuyordu. Taifa da kendi içinde tira (kol) denilen altbölümlere ayrılır, ancak bu iki terimin birçok bağlamda birbirinin yerine kullanıldığı görülür. Daha önce birtakım göndermelerde bulunduğumuz Molla Şerifî taifası, her biri soy bağı itibariyle Molla Şerifîn oğullarından birine dayandığını iddia eden üç ayrı tiraya bölünür. Bu oğulların (isimlerine ulaşamadım) Merga, Celale ve Rast köylerine yerleşmiş oldukları söyleniyor. Bu köyler bugüne kadar söz konusu tiraların merkezleri olarak kalmışlardır. Bu yüzden, Rast Ağası, tiranın elideri olduğu için birçok köyün lideri konumundadır. Şevdinî taifası da benzer biçimde üç tiraya bölünmüştür –bu tiraların isimleri bana Xidir Ağa, Keka Hesenî ve Hamadî Bbabaxêr Ağa olarak verildi. Bu isimler, tahminen, farklı sülale gruplarının kurucusu olan ortak atalara ait. Öte yandan bazı kişiler, açık bir şekilde taifaların bu şekilde altbölümlere (tiralara) ayrılmasından haberdar bile değildi ve kendisine hangi tiraya üye oldukları sorulduğunda ‘Şevdîn’ cevabını veriyorlardı. Dahası, bana bilgi verenlerden biri, kendinden gayet emin bir şekilde, taifanın daha büyük olması dışında, taifa ile tira arasında herhangi bir fark olmadığını savunuyordu. Bu, bence de doğru bir tanımlamadır. Tira, antropologların çok sık karşılaştığı bir çeşit akrabalık grubudur. Sıklıkla sülale grubu*** olarak adlandırılan bu grup, bir klandan yalnızca büyüklük ve grup içi siyasal uyum bakımından farklıdır. Siyasal bağların zayıflamasıyla birlikte bu iki tür grup arasındaki farklar kaybolmaya başlar. Örneğin, Rast ağası, kendisiyle konuştuğumda, kendi taifasının lideri olduğu için Walaşlı Şeyh Muhammed Ağa ile aynı siyasal statüye sahip olduğunu iddia etmişti. Şeyh Muhammed kuşkusuz böyle bir iddiayı reddediyor ve Rast ağası Mir sadık’ın kendisine tâbi olduğunu ileri sürüyordu. Bu tanımlamalar ve alıntılandığını örneklerden açık bir şekilde görüldüğü gibi aşiret, taifa ve tira terimleri genel antropolojik sınıflandırmada kabile, klan ve soy terimlerine denk düşer. Bu genel sınıflandırmayla uyumlu olmayan tek şey, bu bölgedeki klanların, en azından büyük oranda, endogamik (topluluk içi evlilik temelli) olmasıdır.” * Ancak bu durum Dergela’yı merkez edinmiş Soranlar için tam olarak geçerli değildir. 18.yüzyılın ikinci yarısı boyunca Soran ismi, Rewanduz prenslerinin kurduğu, ancak ismen var olan bir prensliğin, kabaca Harita’deki A ve B alanlarına denk düşen toprakları ifade etmek için kullanılır. Dergela Ağası olan Hamid Emin Bey, soyunun doğrudan bu prenslere dayandığını iddia ediyor, hem kendisi hem de yakın akrabaları kendilerine Soran Beyzadeleri diyor. Bugün, Soran teriminin doğrudan bölgesel anlamı yoktur, fakat Harita 2’de Soran adıyla gösterilen bölge Dergelalı Hamid Emin Bey’in kontrolünde olan bölgedir. ** Bir karşılaştırma için şu nokta belirtilebilir: Hem molla Şerifi taifasının Ağası hem de Balik Aşireti’nin en önemli Ağası olan Walaşlı Şeyh Muhammed Ağa da soyunu sekiz nesil öncesine kadar takip edebiliyor, ancak bu dizide Molla Şerif ismine rastlanmıyor. ***Bkz. C. Daryll Forde, “Fission and Accretion in the Patrilineal Clans of semi-Bantu Community in Southern Nigeria” J.R.A.I. vol. 68; 314; R.Firth –We, the Tikopia, 370-1 Ancak şu da belirtilmelidir ki, orto-kuzen (sadece birinci dereceden olmayan kuzen) evliliği kuralı yüzünden Kürt tira ve taifa gruplarında egzogami (topluluk dışı evlilik) değil endogami (topluluk içi evlilik) hakimdir. (Rewanduz Kürtleri, Toplumsal ve İktisadi Örgütlenme, s.34, Edmund R. Leach, Aram Yayıncılık)
|