Zamanda geriye doğru yolculuk yapmanın en kısa yolu tarih okumaktır

 

 

Olumlu katkı

“Öte yandan, olumlu tarafından bakıldığında, ‘Kürtler birinci dereceden kuzenleriyle evlenir’ gibi kuru genellemelerden kaçınmaya gayret ettim. Amacım kesinlikle Kürtler’in gelenek ve göreneklerini sıralamak değildi. Yapmayı amaçladığım şey, daha ziyade, çatışma ve birlik/bağlılık etkenlerine, Rewanduz bölgesinde yaşayan küçük bir insan grubundaki hayatları etkileyen bu iki çelişen etkene bir nebze ışık tutabilmekti. Eğer hikayemizin ahlaki bir derdi varsa, o da kültürel gruplara psikolojik etiketler yapıştırmanın boş, beyhude bir iş olduğu gerçeğini bir kez daha vurgulamaktır. Kürtler defalarca hilekar, kana susamış, tembel, şehvetli, aptal olmakla ve daha bir düzine benzer etiketle damgalanmışlardır, bu çalışma, en azından böylesi ucuz sınıflandırmaların bir anlam ifade etmediklerini gösterebilmiş olmalıdır. Toplumun yapısal örüntüsünün birey davranışları üzerinde standartlaştırıcı birtakım etkileri olduğu doğrudur, ancak bu yapısal örüntü, farklı bireylerin çıkarlarını birbirinden oldukça farklı biçimlerde etkiler, sonuçta ortaya çıkan tepkiler de bir o kadar çeşitlilik gösterir. Kültürel norma, yerleşik davranış kurallarına mutlak uyum hiçbir zaman mümkün değildir, zaten bu normun kendisi de, sadece farklılaşan tavırların ve çatışan çıkarların öneminin vurgulanması için vardır. Tüm kültürel gruplar, tarihin ışığında ne kadar durağan görünürlerse görünsünler, verili herhangi bir zamanda kendi içlerinde sürekli bir devinim ve potansiyel değişim halindedirler, denge hep kararsız hep sallantıdadır.

Dolayısıyla, Kültürel Temas şartlarında ortaya çıkan ve çoğunlukla şiddetli ve dağıtıcı bir etki yaratan değişimler, kültürel grubun, ‘doğal’ şartlar içinde, bu şartlar nasıl tanımlanırsa tanımlansın, yaşarken bile sürekli olarak geçirdiği küçük değişimlerden, nitelik değil yalnızca boyut itibariyle ayrılır. Kültürel değişimin mekanizmaları, bireylerin iktisadi ve siyasi çıkarlarındaki değişime verdikleri tepkide aranmalıdır. Bu noktadan bakıldığında, küçücük ve gözden uzak bir Kürt aşiretinin yaşadığı sorunlar bile, bizim kendi toplumumuzun şartlarına kadar ulaşan geniş ve genel bir sürecin anlaşılmasında işe yarayabilir. Değişim ve gelişme süreçlerinin incelenmesi, sosyologlar için son derece önemli bir sorundur. Bir antropolog olarak benim iddiam, bu süreçlerin en iyi şekilde, küçük ve nispeten izole yaşayan grupların mikro-kozmik koşullarında incelenebileceğidir, bireysel çıkarların sınırları bu gruplarda açıkça gözlemlenebilir. Ancak asıl sorun, genele uygulama sorunudur.

Sonuçta Kürtler’le ilgili olarak yalnızca bir dileğimi, bu çalışmanın daha yoğun araştırmalar sayesinde bir an önce eskimesi yolundaki ümidimi dile getirmekle yetineceğim.”

(Rewanduz Kürtleri, Toplumsal ve İktisadi Örgütlenme, s.102, Edmund R. Leach, Aram Yayıncılık)