Zamanda geriye doğru yolculuk yapmanın en kısa yolu tarih okumaktır

 

 

Savaş

“Günümüz koşullarında aşiretlerin savaş benzeri geniş ölçekli faaliyetlere girişmesi kesinlikle mümkün değildir, ama bundan hareketle savaş konusunun mevcut toplumsal durumla hiçbir ilişkisi olmadığını düşünmek de büyük hata olur. Geleneksel Kürt toplumsal örgütlenme biçimleri, tarihsel olarak, baskınlar, karşı baskınlar, savaş, yağma ve kan davasından oluşan bir ideolojiyle özdeşleşmiştir. Eski dönemlerde yaşayan sıradan bir Kürdün cinayete, şiddete ve yağmaya düşkünlüğü, eski yazarlar tarafından şüphesiz fazlaca abartılıyordu, ama bu gibi yargılarda bulunurken, nihayetinde, sadece Kürdün kendine dair değerlendirmelerini dikkate almış oluyordu. Kürtler’deki erkekçe davranış tarzı ideali, İngilizce’deki ‘Eşkıya’ (Brigand) kavramının içeriğine çok yakındır. Kürtler’in halk hikayeleri kan ve şiddetle doludur, sohbetlerinin de çok farklı olduğu söylenemez. Bu söylenenlerle şu anki durum arasında elbette bir bağlantı var. Ağa kendisini sıradan bir toprak ağası olarak değil bir askeri lider olarak görmeyi yeğler, komşularını ‘dost’ ve ‘düşman’ olarak sınıflandırır. Bu tavrın yol açtığı ciddi sonuçlar, burada inceleyemeyeceğimiz kadar kapsamlı ve karmaşıktır, ancak yine de, birbirinden tamamen farklı iki eğilime değinebileceğimizi  düşünüyorum. Bir yandan, komşu gruplar arası keskin düşmanlık, bugün bile, toplumsal kenetlenmeyi sağlayan bir güçtür, klan ya da aşiret mensupları, çoğunlukla bazı başka gruplara karşı besledikleri ortak düşmanlık duyguları sayesinde aralarındaki birlik beraberliği hisseder, cemaat birlikteliğini bu temelde algılarlar. Öte yandan, kolluk güçlerinin ve merkezi idarenin uyumu artırma yönündeki çabaları ve gitgide artan iktisadi ilişkiler, gruplar arasındaki güvensizliği azaltmayı başarabildiği kadar, söz konusu gruplar arasındaki toplumsal kenetlenmeyi zayıflatıcı bir etki de yaratmaktadır.

Bugün örgütlü bir baskın ya da savaş durumunun ortaya çıkması imkansız olsa da, kişisel kan davaları halen geçerliliğini sürdürüyor. Bu olgu biraz daha kapsamlı bir biçimde incelenebilir.”

(Rewanduz Kürtleri, Toplumsal ve İktisadi Örgütlenme, s.92, Edmund R. Leach, Aram Yayıncılık)