Zamanda geriye doğru yolculuk yapmanın en kısa yolu tarih okumaktır

 

 

Toprağın Sürülmesi

"Toprağı işlemek için kullanılan teknik araç gereç oldukça ilkeldir. Sürüm işleminde kullanılan temel araç olan saban, tasarımına dair küçük detaylar bir köyden öbürüne değişiklik gösterse de, her yerde mümkün olan en basit biçimde yapılır. Aşağıdaki tasvirin kaynağı Rayat yöresidir. Kullanılan aracın son derece hafif olması çiftçi için oldukça büyük bir avantajdır, araç birkaç dakika içinde kolaylıkla parçalara ayrılıp tek bir kişi tarafından taşınabilecek bir biçime sokulabilir. Bu son derece önemlidir, çünkü ekilecek tarlaların bazılarına ulaşmak için bir nehri geçmek ya da bir dağın yamaçlarına tırmanmak gerekebilir. Dolayısıyla, mevcut sabanın görünüşündeki tüm kabalığa rağmen, daha modern herhangi bir aracın böylesi çevresel koşulların gerektirdiklerini daha iyi yerine getirip getirmeyeceği şüphelidir. Ovalarda durum daha farklıdır. Buralardaki büyük buğday tarlalarında, geniş ölçekli bir mekanik ekipman için sermaye yatırmak kârlı bir iş olabilir.* Ancak dağlık alanlarda kişisel tarım arazileri öylesine küçük ve eğim öylesine diktir ki, küçük ve taşınabilir araç kullanmak zorunludur.

Dağlık alanlarda kullanılan mevcut sabanın en olumsuz yanı bezdirici ölçüde yavaş ilerlemesidir. Bunun başlıca nedeni, Avrupa’da kullanılan araçtan farklı olarak, aracın yalnızca dikey karıklar açması ve kavisli bir bıçağı olmadığı için toprağı ters yüz edecek bir mekanizmaya sahip olmamasıdır. Dolayısıyla, bu araçla arazide açılan her bir hattın, karığın genişliği, toprağı ters yüz edebilen bir sabanın eriştiği genişliğin yarısından bile daha azdır. Fakat, bu noktada da kısa vadede bir değişim gerçekleşmesi yine oldukça zor görünüyor. Avrupa türü sabanın verimli kullanılabilmesi için, toprak uzun dikdörtgen şeritlere bölünür, böylece sabancı bir kenarı boylu boyunca sürdükten sonra diğer kenardan geri dönebilir. Kürt Bölgesi’nde ise sabancı düz karıklar açan ilkel sabanıyla, aynı hattan geri dönmek zorundadır, bu yüzden her bir karığın uzunluğunun ne kadar olduğu da fark etmez.

Dolayısıyla farklı araçların kullanıldığı yerlerde ortaya çıkan tipik küçük tarla şekilleri de farklı olur. Avrupa türü saban kullanılan yerlerde ise, Fransa ve Almanya’da olduğu gibi uzun ve dar tarla parçalarına, daha ilkel bir sabanın kullanıldığı yerlerde ise neredeyse kare şeklinde tarla parçalarına rastlanır. Bugün, mevcut toprak tasarrufu biçimlerinde geniş ölçekli bir yeniden dağılıma gidilmedikçe mevcut Kürt sabanı kavisli bir bıçak taşıyacak biçimde geliştirilse bile muhtemelen çok fazla bir şey değişmeyecektir. Dolayısıyla da, her ne kadar eğitimli Kürtler, halklarının geri kalmışlığından duydukları üzüntüyü dile getirirken çoğunlukla mevcut ekipmanın ilkel ve verimsiz oluşundan yakınsalar da, mevcut saban tipinde herhangi bir ciddi değişim olması, en azından dağlık alanlar için, pek mümkün görünmemektedir.”

* Harman makinesi imalatçılarının Irak’ın varlığından hiç haberdar değilmiş gibi göründüklerini belirtmek, ilginç olabilir. Bu konuyu, Erbil’in yaklaşık 20 mil batısındaki Sadova Köyü’nün ağasıyla konuşmuştum. Kendisi zengin ve ileri görüşlere sahip bir kişiydi. Bana pulluk ve hasat makinesi almak için birkaç bin pound yatırım yapmaya hazır olduğunu, ama öğrenebildiği kadarıyla Bağdat’ta şubesi bulunan yalnızca tek bir makine fabrikası olduğunu ve onların da yedek parça getirtmediğini anlatmıştı.

(Rewanduz Kürtleri, Toplumsal ve İktisadi Örgütlenme, s.85, Edmund R. Leach, Aram Yayıncılık)