Zamanda geriye doğru yolculuk yapmanın en kısa yolu tarih okumaktır

 

 

Kürdî Tekniklerin Toplumsal ve İktisadî Boyutları

Toplumsal incelemede teknolojinin yeri ve önemi

“Sadece belli halkların usul ve âdetlerini tarihsel olgular olarak kaydetmeyi amaçlayan erken dönem etnografi monografileri, teknolojik ayrıntıları tasvir etme konusunda son derece dikkatliydiler. Buna karşılık, içtenlikli bir sosyolojik özenle biçimlenen son dönem antropoloji çalışmalarının birçoğu teknolojik ayrıntıları tümden görmezden gelmiştir. İnsan davranışlarına ilişkin genel yasalara ulaşmayı amaçlayan bir bilim için, farklı kültürlerin kendine has özelliklerinden ziyade aralarındaki benzerliklerin üzerinde durmak daha öncelikli bir öneme sahiptir. Bu noktadan hareketle, genel sosyolojik ve ekonomik ilkelerin ortaya konulması, özel bir tekniğin yerel değişkenlerinin dikkatle incelenmesinden çok daha büyük bir öneme sahiptir. Bununla birlikte, bir halkın kullandığı teknikler sadece tarihsel bir önem taşımaz. Bu teknikler de, doğrudan işlevlerine bağlı bir esneklik taşır.

Sosyal antropologlar bir kültürün toplumsal biçimleri ile algılanabilir maddi görünümleri arasında bir çeşit karşılıklı ilişki olduğunu örtük olarak kabul eder, ama bu ilişkinin doğası, nadiren özel bir inceleme konusu olur. Antropolojik ilgi, o soyut toplumsal yapı kavramına (ve sadece ona) öylesine yoğunlaşmıştır ki, bazen bu toplumsal yapının formel bir maddi yapıyla birlikte varolduğu unutulur. Oysa toplumsal ve maddi biçim, insan topluluklarının verili iklim ve çevre koşullarına uyumunda, kesinlikle eşit öneme sahip iki görünümdür. Geçmişteki eğilim, maddi olguların yalnızca bir sahne, üzerinde toplumsal normların birbirine kenetlenmiş bütünlüğünün sergileneceği kaskatı bir sahne olarak kullanımsa yönündeydi. Ben kendi hesabıma, maddi tasvirlerin tamamını sona bırakmayı kasıtlı olarak tercih ettim, çünkü toplumsal ve maddi normlar arasında varolan yakın bağlantıyı ortaya koymanın, birisindeki değişikliğin ötekinde de dolaysız ve birbirine bağımlı bir değişiklik demek olduğunu göstermenin, bu şekilde daha kolay olacağını düşünüyorum. Bu bağlantının farkına varılması, kültürel bir değişim durumu söz konusu olduğunda özellikle önemlidir. Antropologların amacı değişimin yönünü ve gelişimini öngörmek olduğu sürece, kullanacağı yöntem, muhafazakar güçlerin ve direniş odaklarının kültürün farklı alanlarındaki izlerini sürmek ve değerlendirmek olmalıdır. Yalnızca toplumsal eğilimler temelinde yapılacak bir değerlendirmenin, kaçınılmaz olarak çarpıtma içereceğini öne sürüyorum. Bazı durumlarda toplumsal güçlerin üstün bir öneme sahip oldukları doğrudur, fakat, başka bazı durumlarda da, yeni bir toplumsal gelişmenin yönünü nihai olarak belirleyen teknik faktörler olur. Muhafazakarlık, son çözümlemede, toplumsal yükümlülüklerin, psikolojik gönülsüzlüğün ve değişimi etkileyecek fiili teknik yetersizliğin oldukça karmaşık bir alaşımdır. Bu sebeple, bir Kürt dağ köyünün toplumsal ve maddi görünümleri arasındaki doğrudan bağıntıyı incelemenin önemli olduğunu düşünüyorum.”

(Rewanduz Kürtleri, Toplumsal ve İktisadi Örgütlenme, s.81, Edmund R. Leach, Aram Yayıncılık)