|
|
|
|
Evlilik“Damat gelinin babasına başlık ödemekle yükümlüdür. Bana, gelinin kaçması ya da hatalı davranması durumunda damadın başlığın bir kısmını geri istemeye hakkı olduğu anlatılmıştı, ancak bunun sarih bir bilgi olmadığını eklemeliyim. Boşanma durumunda koca, boşandığını karısının en azından hamileliği boyunca ama genellikle daha uzun bir süre için geçimini sağlamakla yükümlüdür. Başlık parasının miktarı hakkında güvenilir rakamlar elde etmek oldukça güçtür. Hay, bu fiyatın zengin bir ağa için 500 pound dolaylarında olduğunu belirtiyor. Ama rakamların, kadını bir şekilde pohpohlamak ve parayı veren kişi üzerinde bir servet halesi yaratmak amacıyla genellikle abartıldığını biliyoruz. Aynı köyde, birbirlerine komşu evlerde oturan akrabalar arasındaki orto kuzen evliliklerinde ise, miktar ne olursa olsun başlık parasının göstermelik bir muamele olmanın ötesinde bir anlam ifade etmediğine dair inancımı belirttiğimde, bu kabul görmüştü. Yine de her kızın kendisine duyduğu saygı gereği, başlık parasının yüksek olmasını arzuladığı söylenmişti. Bir evlilik vesilesiyle köyde gerçekleşen maddi mübadelenin hakiki boyutlarını öğrenebilmek için, olayın tüm tarafları hakkında çok yakından birisiyle yapıldıysa, özellikle bir ağanın evliliği söz konusuysa (bu durumlarda bir abartma temayülü olmakla birlikte) durum biraz daha açıktır. Dikkate değer bir nokta, ağalar ve çocuklarının kasabalı/şehirli kızlarla evlenme sıklıklarıdır. Söz gelimi Walaşlı Şeyh Muhammed’in bir oğlu, Rewanduz eşrafından Mustafa Efendi’nin kızlarından biriyle evlenmişti. Dergelalı Mir Hamid Emin’in eşlerinden biri de yine bir şehir kızıydı. Şehir kızlarının kendileriyle birlikte sofistike ve kültürlü bir atmosfer getirdikleri düşünüldüğünde, bu tür evlilikler toplumsal kabul görür. Tersi, yani ağa kızlarının şehirli erkeklerle evlenmeleri ise son derece alışılmadık bir durumdur. Bunun ana nedeni, şehirlilerin aşiret kızlarını kaba ve uygarlaşmamış olarak görmeleridir. Alışverişin bu şekilde tek yönlü yürüyor olması, köyden kente periyodik bir nakit transferi, aşiret için, ödenen bedele denk bir dönüşü olmayan bir nakit kaybı anlamına gelir.** Evliliklerde söz konusu olan tek iktisadi alışverişin, gelin için ödenen başlık parası olduğu düşünülmemelidir. İki tarafın yakın akrabaları damada aynî ya da nakdî armağanlar yollar, önemli ağaların aileleri arasındaki evliliklerde bu armağanların değeri yüklü miktarlara ulaşır.” *Hay, (s.40) kocanın sorumluluğunun yalnızca boşanmadan sonraki ilk üç ay boyunca ya da eğer üç aydan daha uzun sürecekse hamilelik boyunca geçerli olduğunu ve bunun bir İslam Hukuku kuralı olduğunu belirtiyor. Çevirmenin de, hane halkının sayısını artırmak isteyen güçlü ağaların bazen bir beşincisini almak üzere karılarından birini boşadığını söylüyor, ama bu durumda boşanan kadın ağa hanesinin bir üyesi olarak kalıyor. Çevirmenim, söz konusu kadının bu durumdan bir tür metres konumuna düşüp düşmediğini belirtmedi. Ancak elimde somut örnek bulunmadığı için bu anlattığım varsayımsal bir durumdur. **Anlaşıldığı kadarıyla eskiden, köylüler için istenmeyen kızlarını şehirlilere satmak yaygın bir âdetmiş. Bu kızlar Kurdiya diye bilinirmiş. Yeni yetme çağları boyunca sahipleri için kızlar birer hizmetçi köle işlevi görür ama büyüdüklerinde oldukça saygın evlilikler yapabilirlermiş. Bu sistem Güney Çin’deki mui taai sistemiyle büyük bir benzerlik arz ediyor. (Rewanduz Kürtleri, Toplumsal ve İktisadi Örgütlenme, s.78, Edmund R. Leach, Aram Yayıncılık) |