|
|
|
|
Tüccarlar“Oldukça farklı olan bir kesim ise, köy ile dış dünya arasındaki ilişkiyi sağlayan tüccarlardır. Bu tüccarlar, Kürtçe’de aldıkları isimlerle sınıflandırılırlar: mewêfroş, attar ve bezergan. Mewêfroş temel olarak seyyar meyve tüccarıdır, yaptığı ticaret yerel nitelikli olup tamamen takasa dayanır. Mewêfroş, aşiret bölgeleri arasında iletişimi sağlar. Walaş’tayken, Rast’tan aldığı meyveleri az miktarda buğday ve tütünle değişmek için gelmiş bu türden bir satıcıyla karşılaşmıştım. Attar, bir çeşit seyyar satıcı olarak tanımlanabilir. Kibrit, iğne. Sigara kağıdı, baharat, gazyağı, iplik, şeker, çay ve kahve satarak köy bakkalı işlevi görür. Mallarını kısmen parayla satar, kısmen ise başka mallarla takas eder. Ancak sattığı mallar küçük miktarlarla sınırlıdır –örneğin, Şeyh Muhammed gibi bir ağa hanesi şeker ihtiyacını attardan karşılamak yerine doğrudan Rewanduz’dan getirir. Kimi zaman attar bir köye kalıcı olarak yerleşir. Bu tip dükkanlara yalnızca bir kaçakçılık merkezi olan Xalan’da rastladım. Bezergan, Rewanduz ve Erbil gibi kasabalarda sahip olduğu yerleşik dükkanını işletir ve köylere sadece gezgin satıcılar gönderir. Bezergan yalnızca –giysi, patiska, çay, kahve, şeker gibi- üst kategoride birtakım mallar satar, dolayısıyla esas müşterileri ağalar arasındadır. Bezerganlar çoğunlukla Yahudi ya da Ermenidirler. Mallarını takas yoluyla değil parayla satarlar, ancak müşterilerine daima esnek kredi imkanları sunarlar. Tefecilik hemen hiçbir zaman söz konusu değildir –bugün yapılan 5 poundluk bir borç üç yıl sonrasına kadar da 5 pound olarak ödenebilir. Fakat muhtemelen bu sebeple fiyatları da fahiş düzeyde yüksektir. Bu kredili ticaret sisteminin Kürdistan’ın bu bölgesinde çok yakın bir geçmişte uygulanmaya başladığını düşünüyorum. Ancak sistemin zaman içinde ya ağaların ya da tüccarların iflas etmesine yol açacağı tahmin edilebilir –hangisinin olacağını bugünden kestirebilmek ise oldukça güç. Walaşlı Şeyh Muhammed’in oğlu Said, bana kişisel borcunun 300 poundu aştığını anlatmış ve çalışıp borcunu ödeyebilmek için benden kendisine Kerkük’teki petrol şirketinde bir iş bulmamı rica etmişti. Öte yandan Dergela’da rast geldiğim küçük bir tüccar vahim bir durumdaydı, 150 pound alacağı vardı ve bu miktarın bir bölümünün vadesi üç yılı geçmişti, borçlarını ödemeleri için bütün müşterilerini dolaşıp baskı yaptığı halde yalnızca 31 pound toplayabilmişti.” (Rewanduz Kürtleri, Toplumsal ve İktisadi Örgütlenme, s.75, Edmund R. Leach, Aram Yayıncılık)
|