Zamanda geriye doğru yolculuk yapmanın en kısa yolu tarih okumaktır

 

 

 

Pavlus'tan ROMALILAR'A MEKTUP

 

BÖLÜM 1

 

Rom.1: 1 İsa Mesih'in kulu, Tanrı'nın Müjdesi'ni yaymak üzere seçilip elçi olmaya çağrılan ben Pavlus'tan selam!

Rom.1: 2-4 Tanrı, Oğlu Rabbimiz İsa Mesih'le ilgili bu Müjde'yi peygamberleri aracılığıyla Kutsal Yazılar'da önceden vaat etti. Rabbimiz İsa Mesih beden
açısından Davut'un soyundandır; kutsallık ruhu açısından ise ölümden dirilmekle Tanrı'nın Oğlu olduğu kudretle ilan edildi.

Rom.1: 5 Her ulustan insanın iman edip söz dinlemesini sağlamak için Mesih aracılığıyla ve O'nun adı uğruna Tanrı lütfuna ve elçilik görevine sahip olduk.

Rom.1: 6 İsa Mesih'in çağrılmışları olan sizler de bu uluslardansınız.

Rom.1: 7 Tanrı'nın Roma'da bulunan, kutsal olmaya çağrılan bütün sevdiklerine, Babamız Tanrı'dan ve Rab İsa Mesih'ten size lütuf ve esenlik olsun.

 

Pavlus'un Roma'ya Gitme Özlemi

 

Rom.1: 8 İlkin hepiniz için İsa Mesih aracılığıyla Tanrım'a şükrediyorum. Çünkü
imanınız bütün dünyada duyuruluyor.

Rom.1: 9-10 Oğlu'nun Müjdesi'ni yaymakta bütün varlığımla kulluk ettiğim Tanrı, sizi durmadan, her zaman dualarımda andığıma tanıktır. Tanrı'nın isteğiyle sonunda bir yol bulup yanınıza gelmek için dua ediyorum.

Rom.1: 11 Çünkü ruhça pekişmeniz için size ruhsal bir armağan ulaştırmak üzere sizi
görmeyi çok istiyorum.

Rom.1: 12 Yani, ben aranızdayken karşılıklı olarak birbirimizin imanıyla cesaret
buluruz demek istiyorum.

Rom.1: 13 Kardeşler, öteki uluslar arasında olduğu gibi, çalışmalarımın sizin
aranızda da ürün vermesi için yanınıza gelmeyi birçok kez amaçladığımı, ama
şimdiye dek hep engellendiğimi bilmenizi istiyorum.

Rom.1: 14 Grekler'e* ve Grek olmayanlara, bilgelere ve bilgisizlere karşı
sorumluluğum var.

Rom.1: 15 Bu nedenle Roma'da bulunan sizlere de Müjde'yi elimden geldiğince bildirmek için sabırsızlanıyorum.

Rom.1: 16 Çünkü Müjde'den utanmıyorum. Müjde iman eden herkesin -önce Yahudiler'in, sonra Yahudi olmayanların- kurtuluşu için Tanrı gücüdür.

Rom.1: 17 Tanrı'nın insanı akladığı*fx*, Müjde'de açıklanır. Aklanma yalnız imanla
olur. Yazılmış olduğu gibi, "İmanla aklanan yaşayacaktır*fx*."

 

Tanrı'ya İsyan

 

Rom.1: 18 Haksızlıkla gerçeğe engel olan insanların bütün tanrısızlığına ve
haksızlığına karşı Tanrı'nın gazabı gökten açıkça gösterilmektedir.

Rom.1: 19 Çünkü Tanrı'ya ilişkin bilinen ne varsa, gözlerinin önündedir; Tanrı
hepsini gözlerinin önüne sermiştir.

Rom.1: 20 Tanrı'nın görünmeyen nitelikleri -sonsuz gücü ve Tanrılığı- dünya
yaratılalı beri O'nun yaptıklarıyla anlaşılmakta, açıkça görülmektedir. Bu
nedenle özürleri yoktur.

Rom.1: 21 Tanrı'yı bildikleri halde O'nu Tanrı olarak yüceltmediler, O'na
şükretmediler. Tersine, düşüncelerinde budalalığa düştüler; anlayışsız
yüreklerini karanlık bürüdü.

Rom.1: 22 Akıllı olduklarını ileri sürerken akılsız olup çıktılar.

Rom.1: 23 Ölümsüz Tanrı'nın yüceliği yerine ölümlü insana, kuşlara, dört ayaklılara,
sürüngenlere benzeyen putları yeğlediler.

Rom.1: 24 Bu yüzden Tanrı, birbirlerinin bedenlerini aşağılasınlar diye, onları
yüreklerinin tutkuları içinde ahlaksızlığa teslim etti.

Rom.1: 25 Tanrı'yla ilgili gerçeğin yerine yalanı*fx* koydular. Yaradan'ın yerine
yaratığa tapıp kulluk ettiler. Oysa Tanrı sonsuza dek övülmeye layıktır! Amin.

Rom.1: 26 İşte böylece Tanrı onları utanç verici tutkulara teslim etti. Kadınları
bile doğal ilişki yerine doğal olmayanı yeğlediler.

Rom.1: 27 Aynı şekilde erkekler de kadınla doğal ilişkilerini bırakıp birbirleri için
şehvetle yanıp tutuştular. Erkekler erkeklerle utanç verici ilişkilere girdiler
ve kendi bedenlerinde sapıklıklarına yaraşan karşılığı aldılar.

Rom.1: 28 Tanrı'yı tanımakta yarar görmedikleri için Tanrı onları yararsız
düşüncelere, yakışıksız davranışlara teslim etti.

Rom.1: 29 Her türlü haksızlık, kötülük, açgözlülük ve kinle doldular. Kıskançlık,
öldürme hırsı, çekişme, hile, kötü niyetle doludurlar.

Rom.1: 30-31 Dedikoducu, yerici, Tanrı'dan nefret eden, küstah, kibirli, övüngen,
kötülük üreten, anne baba sözü dinlemeyen, anlayışsız, sözünde durmaz, sevgiden
yoksun, acımasız insanlardır.

Rom.1: 32 Böyle davrananların ölümü hak ettiğine ilişkin Tanrı buyruğunu bildikleri
halde, bunları yalnız yapmakla kalmaz, yapanları da onaylarlar.

 

 

BÖLÜM 2

 

Tanrı Ayrım Yapmaz

 

Rom.2: 1 Bu nedenle sen, ey başkasını yargılayan insan, kim olursan ol, özrün yoktur. Başkasını yargıladığın konuda kendini mahkûm ediyorsun. Çünkü ey yargılayan sen, aynı şeyleri yapıyorsun.

Rom.2: 2 Böyle davrananları Tanrı'nın haklı olarak yargıladığını biliriz.

Rom.2: 3 Bu gibi şeyleri yapanları yargılayan, ama aynısını yapan ey insan, Tanrı'nın
yargısından kaçabileceğini mi sanıyorsun?

Rom.2: 4 Tanrı'nın sınırsız iyiliğini, hoşgörüsünü, sabrını hor mu görüyorsun? O'nun
iyiliğinin seni tövbeye yönelttiğini bilmiyor musun?

Rom.2: 5 İnatçılığın ve tövbesiz yüreğin yüzünden Tanrı'nın adil yargısının
açıklanacağı gazap günü için kendine karşı gazap biriktiriyorsun.

Rom.2: 6 Tanrı "herkese, yaptıklarının karşılığını verecektir."

Rom.2: 7 Sürekli iyilik ederek yücelik, saygınlık, ölümsüzlük arayanlara sonsuz yaşam verecek.

Rom.2: 8 Bencillerin, gerçeğe uymayıp haksızlık peşinden gidenlerin üzerineyse gazap ve öfke yağdıracak.

Rom.2: 9-10 Kötülük eden herkese -önce Yahudi'ye, sonra Yahudi olmayana- sıkıntı ve elem verecek; iyilik eden herkese -yine önce Yahudi'ye, sonra Yahudi olmayana-
yücelik, saygınlık, esenlik verecektir.

Rom.2: 11 Çünkü Tanrı insanlar arasında ayrım yapmaz.

Rom.2: 12 Kutsal Yasa'yı* bilmeden günah işleyenler Yasa olmadan da mahvolacaklar. Yasa'yı bilerek günah işleyenlerse Yasa'yla yargılanacaklar.

Rom.2: 13 Çünkü Tanrı katında aklanacak olanlar Yasa'yı işitenler değil, yerine
getirenlerdir.

Rom.2: 14 Kutsal Yasa'dan yoksun uluslar Yasa'nın gereklerini kendiliklerinden
yaptıkça, Yasa'dan habersiz olsalar bile kendi yasalarını koymuş olurlar.

Rom.2: 15 Böylelikle Kutsal Yasa'nın gerektirdiklerinin yüreklerinde yazılı olduğunu
gösterirler. Vicdanları buna tanıklık eder. Düşünceleriyse onları ya suçlar ya da
savunur.

Rom.2: 16 Yaydığım Müjde'ye göre Tanrı'nın, insanları gizlice yaptıkları şeylerden
ötürü İsa Mesih aracılığıyla yargılayacağı gün böyle olacaktır.

 

Yahudiler ve Kutsal Yasa

 

Rom.2: 17 Ya sen? Kendine Yahudi diyor, Kutsal Yasa'ya dayanıp Tanrı'yla övünüyorsun.

Rom.2: 18 Tanrı'nın isteğini biliyorsun. En üstün değerleri ayırt etmeyi Yasa'dan
öğrenmişsin.

Rom.2: 19-20 Kutsal Yasa'da bilginin ve gerçeğin özüne kavuşmuş olarak körlerin
kılavuzu, karanlıkta kalanların ışığı, akılsızların eğiticisi, çocukların*fx*
öğretmeni olduğuna inanmışsın.

Rom.2: 21 Öyleyse başkasına öğretirken, kendine de öğretmez misin? Çalmamayı
öğütlerken, çalar mısın?

Rom.2: 22 "Zina etmeyin" derken, zina eder misin? Putlardan tiksinirken, tapınakları
yağmalar mısın?

Rom.2: 23 Kutsal Yasa'yla övünürken, Yasa'ya karşı gelerek Tanrı'yı aşağılar mısın?

Rom.2: 24 Nitekim şöyle yazılmıştır: "Sizin yüzünüzden uluslar arasında Tanrı'nın
adına küfrediliyor."

Rom.2: 25 Kutsal Yasa'yı yerine getirirsen, sünnetin elbet yararı vardır. Ama Yasa'ya
karşı gelirsen, sünnetli olmanın hiçbir anlamı kalmaz*fx*.

Rom.2: 26 Bu nedenle, sünnetsizler* Yasa'nın buyruklarına uyarsa, sünnetli
sayılmayacak mı?

Rom.2: 27 Sen Kutsal Yazılar'a ve sünnete sahip olduğun halde Yasa'yı çiğnersen,
bedence sünnetli olmayan ama Yasa'ya uyan kişi seni yargılamayacak mı?

Rom.2: 28 Çünkü ne dıştan Yahudi olan gerçek Yahudi'dir, ne de görünüşte, bedensel olan sünnet gerçek sünnettir.

Rom.2: 29 Ancak içten Yahudi olan Yahudi'dir. Sünnet de yürekle ilgilidir; yazılı
yasanın değil, Ruh'un işidir. İçten Yahudi olan kişi, insanların değil, Tanrı'nın
övgüsünü kazanır.

 

 

BÖLÜM 3

 

Tanrı'nın Güvenilirliği

 

Rom.3: 1 Öyleyse Yahudi'nin ne üstünlüğü var? Sünnetin yararı nedir?

Rom.3: 2 Her yönden çoktur. İlk olarak, Tanrı'nın sözleri Yahudiler'e emanet
edilmiştir.

Rom.3: 3 Peki, kimi Yahudiler güvenilmez çıkmışsa ne olur? Onların güvenilmezliği
Tanrı'nın güvenilirliğini ortadan kaldırır mı?

Rom.3: 4 Kesinlikle hayır! Herkes yalancı olsa bile, Tanrı'nın doğruyu söylediği
bilinmelidir. Yazılmış olduğu gibi:
"Öyle ki, sözlerinde doğru çıkasın
Ve yargılandığında davayı kazanasın."

Rom.3: 5 Ama bizim haksızlığımız Tanrı'nın adil olduğunu ortaya çıkarıyorsa, ne
diyelim? İnsanların diliyle konuşuyorum: Gazapla cezalandıran Tanrı haksız mı?

Rom.3: 6 Kesinlikle hayır! Öyle olsa Tanrı dünyayı nasıl yargılayacak?

Rom.3: 7 Ama Tanrı'nın her zaman doğruyu söylediği benim yalanımla yüceliği için daha açık şekilde ortaya çıkmışsa, ben niçin yine bir günahkâr olarak yargılanıyorum?

Rom.3: 8 Bazılarının bizi kötüleyerek, söylediğimizi ileri sürdüğü gibi niçin,

"Kötülük yapalım da bundan iyilik çıksın" demeyelim? Böylelerinin yargılanması yerindedir.

 

Doğru Olan Yok

 

Rom.3: 9 Şimdi ne diyelim? Biz Yahudiler öteki uluslardan üstün müyüz? Elbette
değiliz. İster Yahudi ister Grek* olsun, daha önce herkesi günahın denetiminde
olmakla suçladık.

Rom.3: 10 Yazılmış olduğu gibi:
"Doğru kimse yok, tek kişi bile yok.

Rom.3: 11 Anlayan kimse yok, Tanrı'yı arayan yok.

Rom.3: 12 Hepsi saptı, Tümü yararsız oldu.
İyilik eden yok, tek kişi bile!"

Rom.3: 13 "Ağızları açık birer mezardır.
Dilleriyle aldatırlar."
"Engerek zehiri var dudaklarının altında."

Rom.3: 14 "Ağızları lanet ve acı sözle doludur."

Rom.3: 15 "Ayakları kan dökmeye seğirtir.

Rom.3: 16 Yıkım ve dert var yollarında.

Rom.3: 17 Esenlik yolunu da bilmezler."

Rom.3: 18 "Tanrı korkusu yoktur onlarda."

Rom.3: 19 Kutsal Yasa'da söylenenlerin her ağız kapansın, bütün dünya Tanrı'ya hesap versin diye Yasa'nın yönetimi altındakilere söylendiğini biliyoruz.

Rom.3: 20 Bu nedenle Yasa'nın gereklerini yapmakla hiç kimse Tanrı katında
aklanmayacaktır. Çünkü Yasa sayesinde günahın bilincine varılır.

 

İmanla Aklanma

 

Rom.3: 21 Ama şimdi Yasa'dan bağımsız olarak Tanrı'nın insanı nasıl aklayacağı açıklandı. Yasa ve peygamberler buna tanıklık ediyor.

Rom.3: 22 Tanrı insanları İsa Mesih'e olan imanlarıyla*fx* aklar. Bunu, iman eden herkes için yapar. Hiç ayrım yoktur.

Rom.3: 23 Çünkü herkes günah işledi ve Tanrı'nın yüceliğinden yoksun kaldı.

Rom.3: 24 İnsanlar İsa Mesih'te olan kurtuluşla*fx*, Tanrı'nın lütfuyla, karşılıksız olarak aklanırlar.

Rom.3: 25-26 Tanrı Mesih'i, kanıyla günahları bağışlatan*fx* ve imanla benimsenen kurban olarak sundu. Böylece adaletini gösterdi. Çünkü sabredip daha önce işlenmiş günahları cezasız bıraktı. Bunu, adil kalmak ve İsa'ya iman edeni aklamak için şimdiki zamanda kendi adaletini göstermek amacıyla yaptı.

Rom.3: 27 Öyleyse neyle övünebiliriz? Hiçbir şeyle! Hangi ilkeye dayanarak? Yasa'yı yerine getirme ilkesine mi? Hayır, iman ilkesine.

Rom.3: 28 Çünkü insanın, Yasa'nın gereklerini yaparak değil, iman ederek aklandığı
kanısındayız.

Rom.3: 29 Yoksa Tanrı yalnız Yahudiler'in Tanrısı mı? Öteki ulusların da Tanrısı değil mi? Elbet öteki ulusların da Tanrısı'dır.

Rom.3: 30 Çünkü sünnetlileri* imanları sayesinde, sünnetsizleri* de aynı imanla aklayacak olan Tanrı tektir.

Rom.3: 31 Öyleyse biz iman aracılığıyla Kutsal Yasa'yı geçersiz mi kılıyoruz? Hayır, tam tersine, Yasa'yı doğruluyoruz.

 

 

BÖLÜM 4

 

İbrahim'in İmanı

 

Rom.4: 1 Şu halde soyumuzun atası İbrahim'in durumu için ne diyelim?

Rom.4: 2 Eğer İbrahim yaptığı iyi işlerden dolayı aklandıysa, övünmeye hakkı vardır; ama Tanrı'nın önünde değil.

Rom.4: 3 Kutsal Yazı ne diyor? "İbrahim Tanrı'ya iman etti, böylece aklanmış
sayıldı*fx*."

Rom.4: 4 Çalışana verilen ücret lütuf değil, hak sayılır.

Rom.4: 5 Ancak çalışmayan, ama tanrısızı aklayana iman eden kişi imanı sayesinde
aklanmış sayılır.

Rom.4: 6 Nitekim, iyi işlerine bakmaksızın Tanrı'nın aklanmış saydığı kişinin
mutluluğunu Davut da şöyle anlatır:

Rom.4: 7 "Ne mutlu suçları bağışlanmış,
 

Günahları örtülmüş olanlara!

 

Rom.4: 8 Günahı Rab tarafından sayılmayana ne mutlu!"

Rom.4: 9 Bu mutluluk yalnız sünnetliler* için mi, yoksa aynı zamanda sünnetsizler*
için midir? Diyoruz ki, "İbrahim, imanı sayesinde aklanmış sayıldı."

Rom.4: 10 Hangi durumda aklanmış sayıldı? Sünnet olduktan sonra mı, sünnetsizken mi? Sünnetliyken değil, sünnetsizken...

Rom.4: 11 İbrahim daha sünnetsizken imanla aklandığının kanıtı olarak sünnet
işaretini aldı. Öyle ki, sünnetsiz oldukları halde iman edenlerin hepsinin babası
olsun, böylece onlar da aklanmış sayılsın.

Rom.4: 12 Böylelikle atamız İbrahim, yalnız sünnetli olmakla kalmayan, ama kendisi
sünnetsizken sahip olduğu imanın izinden yürüyen sünnetlilerin de babası oldu.

Rom.4: 13 Çünkü İbrahim'e ve soyuna dünyanın mirasçısı olma vaadi Kutsal Yasa yoluyla değil, imandan gelen aklanma yoluyla verildi.

Rom.4: 14 Eğer Yasa'ya bağlı olanlar mirasçı olursa, iman boş ve vaat geçersizdir.

Rom.4: 15 Yasa, Tanrı'nın gazabına yol açar. Ama yasanın olmadığı yerde yasaya karşı gelmek de söz konusu değildir.

Rom.4: 16-17 Bu nedenle vaat, Tanrı'nın lütfuna dayanmak ve İbrahim'in bütün soyu
için güvence altına alınmak üzere imana bağlı kılınmıştır. İbrahim'in soyu yalnız
Kutsal Yasa'ya bağlı olanlar değil, aynı zamanda İbrahim'in imanına sahip
olanlardır. "Seni birçok ulusun babası yaptım" diye yazılmış olduğu gibi İbrahim,
iman ettiği Tanrı'nın -ölülere yaşam veren, var olmayanı buyruğuyla var eden
Tanrı'nın- gözünde hepimizin babasıdır.

Rom.4: 18 İbrahim umutsuz bir durumdayken birçok ulusun babası olacağına umutla iman etti. "Senin soyun böyle*fx* olacak" sözüne güveniyordu.

Rom.4: 19 Yüz yaşına yaklaşmışken, ölü denebilecek bedenini ve Sara'nın ölü rahmini düşündüğünde imanı zayıflamadı.

Rom.4: 20 İmansızlık edip Tanrı'nın vaadinden kuşkulanmadı; tersine, imanı güçlendi ve Tanrı'yı yüceltti.

Rom.4: 21 Tanrı'nın vaadini yerine getirecek güçte olduğuna tümüyle güvendi.

Rom.4: 22 Bunun için de aklanmış sayıldı.

Rom.4: 23-24 "Aklanmış sayıldı" sözü, yalnız onun için değil, aklanmış sayılacak olan bizler -Rabbimiz İsa'yı ölümden dirilten Tanrı'ya iman eden bizler- için de
yazıldı.

Rom.4: 25 İsa suçlarımız için ölüme teslim edildi ve aklanmamız için diriltildi.

 

 

BÖLÜM 5

 

Tanrı'yla Barışmak

 

Rom.5: 1 Böylece imanla aklandığımıza göre, Rabbimiz İsa Mesih sayesinde Tanrı'yla barışmış oluyoruz.

Rom.5: 2 İçinde bulunduğumuz bu lütfa Mesih aracılığıyla, imanla kavuştuk ve
Tanrı'nın yüceliğine erişmek umuduyla övünüyoruz.

Rom.5: 3-4 Yalnız bununla değil, sıkıntılarla da övünüyoruz. Çünkü biliyoruz ki,
sıkıntı dayanma gücünü, dayanma gücü Tanrı'nın beğenisini, Tanrı'nın beğenisi de
umudu yaratır.
Rom.5: 5 Umut düş kırıklığına uğratmaz. Çünkü bize verilen Kutsal Ruh aracılığıyla
Tanrı'nın sevgisi yüreklerimize dökülmüştür.

Rom.5: 6 Evet, biz daha çaresizken Mesih belirlenen zamanda tanrısızlar için öldü.

Rom.5: 7 Bir kimse doğru insan için güç ölür, ama iyi insan için belki biri ölmeyi
göze alabilir.

Rom.5: 8 Tanrı ise bizi sevdiğini şununla kanıtlıyor: Biz daha günahkârken, Mesih
bizim için öldü.

Rom.5: 9 Böylece şimdi O'nun kanıyla aklandığımıza göre, O'nun aracılığıyla Tanrı'nın gazabından kurtulacağımız çok daha kesindir.

Rom.5: 10 Çünkü biz Tanrı'nın düşmanlarıyken Oğlu'nun ölümü sayesinde O'nunla
barıştıksa, barışmış olarak Oğlu'nun yaşamıyla kurtulacağımız çok daha kesindir.

Rom.5: 11 Yalnız bu kadar da değil, bizi şimdi Tanrı'yla barıştırmış olan Rabbimiz
İsa Mesih aracılığıyla, Tanrı'nın kendisiyle de övünüyoruz.

 

Ölüm ve Yaşam

 

Rom.5: 12 Günah bir insan aracılığıyla, ölüm de günah aracılığıyla dünyaya girdi.
Böylece ölüm bütün insanlara yayıldı. Çünkü hepsi günah işledi.

Rom.5: 13 Kutsal Yasa'dan önce de dünyada günah vardı; ama yasa olmayınca günahın hesabı tutulmaz.

Rom.5: 14 Oysa ölüm Adem'den Musa'ya dek, gelecek Kişi'nin örneği olan Adem'in suçuna benzer bir günah işlememiş olanlar üzerinde de egemendi.

Rom.5: 15 Ne var ki, Tanrı'nın armağanı Adem'in suçu gibi değildir. Çünkü bir kişinin suçu yüzünden birçokları öldüyse, Tanrı'nın lütfu ve bir tek adamın, yani İsa
Mesih'in lütfuyla verilen bağış birçokları yararına daha da çoğaldı.

Rom.5: 16 Tanrı'nın bağışı o tek adamın günahının sonucu gibi değildir. Tek suçtan sonra verilen yargı mahkûmiyet getirdi; oysa birçok suçtan sonra verilen armağan aklanmayı sağladı.

Rom.5: 17 Çünkü ölüm bir tek adamın suçu yüzünden o tek adam aracılığıyla egemenlik sürdüyse, Tanrı'nın bol lütfunu ve aklanma bağışını alanların bir tek adam, yani İsa Mesih sayesinde yaşamda egemenlik sürecekleri çok daha kesindir.

Rom.5: 18 İşte, tek bir suçun bütün insanların mahkûmiyetine yol açtığı gibi, bir doğruluk eylemi de bütün insanlara yaşam veren aklanmayı sağladı.

Rom.5: 19 Çünkü bir adamın sözdinlemezliği yüzünden nasıl birçoğu günahkâr kılındıysa, bir adamın söz dinlemesiyle birçoğu da doğru kılınacaktır.

Rom.5: 20 Kutsal Yasa suç çoğalsın diye araya girdi; ama günahın çoğaldığı yerde Tanrı'nın lütfu daha da çoğaldı.

Rom.5: 21 Öyle ki, günah nasıl ölüm yoluyla egemenlik sürdüyse, Tanrı'nın lütfu da Rabbimiz İsa Mesih aracılığıyla sonsuz yaşam vermek üzere doğrulukla egemenlik sürsün.

 

 

BÖLÜM 6

 

Rom.6: 1 Öyleyse ne diyelim? Lütuf çoğalsın diye günah işlemeye devam mı edelim?

Rom.6: 2 Kesinlikle hayır! Günah karşısında ölmüş olan bizler artık nasıl günah içinde yaşarız?

Rom.6: 3 Mesih İsa'ya vaftiz* edildiğimizde, hepimizin O'nun ölümüne vaftiz edildiğimizi bilmez misiniz?

Rom.6: 4 Baba'nın yüceliği sayesinde Mesih nasıl ölümden dirildiyse, biz de yeni bir yaşam sürmek üzere vaftiz yoluyla O'nunla birlikte ölüme gömüldük.

Rom.6: 5 Eğer O'nunkine benzer bir ölümde O'nunla birleştiysek, O'nunkine benzer bir dirilişte de O'nunla birleşeceğiz.

Rom.6: 6 Artık günaha kölelik etmeyelim diye, günahlı varlığımızın ortadan kaldırılması için eski yaradılışımızın Mesih'le birlikte çarmıha gerildiğini biliriz.

Rom.6: 7 Çünkü ölmüş kişi günahtan özgür kılınmıştır.

Rom.6: 8 Mesih'le birlikte ölmüşsek, O'nunla birlikte yaşayacağımıza da inanıyoruz.

Rom.6: 9 Çünkü Mesih'in ölümden dirilmiş olduğunu ve bir daha ölmeyeceğini, ölümün artık O'nun üzerinde egemenlik sürmeyeceğini biliyoruz.

Rom.6: 10 O'nun ölümü günaha karşılık ilk ve son ölüm olmuştur. Sürmekte olduğu yaşamı ise Tanrı için sürmektedir.

Rom.6: 11 Siz de böylece kendinizi günah karşısında ölü, Mesih İsa'da Tanrı karşısında diri sayın.

Rom.6: 12 Bu nedenle bedenin tutkularına uymamak için günahın ölümlü bedenlerinizde egemenlik sürmesine izin vermeyin.

Rom.6: 13 Bedeninizin üyelerini haksızlığa araç ederek günaha sunmayın. Ölümden dirilenler gibi kendinizi Tanrı'ya adayın; bedeninizin üyelerini doğruluk araçları olarak Tanrı'ya sunun.

Rom.6: 14 Günah size egemen olmayacaktır. Çünkü Kutsal Yasa'nın yönetimi altında değil, Tanrı'nın lütfu altındasınız.

 

Doğruluğa Köle Olmak

 

Rom.6: 15 Öyleyse ne diyelim? Yasa'nın yönetimi altında değil de, Tanrı'nın lütfu altında olduğumuz için günah mı işleyelim? Kesinlikle hayır!

Rom.6: 16 Söz dinleyen köleler gibi kendinizi kime teslim ederseniz, sözünü dinlediğiniz kişinin köleleri olduğunuzu bilmez misiniz? Ya ölüme götüren günahın
ya da doğruluğa götüren sözdinlerliğin kölelerisiniz.

Rom.6: 17 Ama şükürler olsun Tanrı'ya! Eskiden günahın köleleri olan sizler, adandığınız öğretinin özüne yürekten bağlandınız.

Rom.6: 18 Günahtan özgür kılınarak doğruluğun köleleri oldunuz.

Rom.6: 19 Doğanızın güçsüzlüğü yüzünden insan ölçülerine göre konuşuyorum.
Bedeninizin üyelerini ahlaksızlığa ve kötülük yapmak üzere kötülüğe nasıl köle olarak sundunuzsa, şimdi de bu üyelerinizi kutsal olmak üzere doğruluğa köle olarak sunun.

Rom.6: 20 Sizler günahın kölesiyken doğruluktan özgürdünüz.

Rom.6: 21 Şimdi utandığınız şeylerden o zaman ne kazancınız oldu? Onların sonucu ölümdür.

Rom.6: 22 Ama şimdi günahtan özgür kılınıp Tanrı'nın kulları olduğunuza göre, kazancınız kutsallaşma ve bunun sonucu olan sonsuz yaşamdır.

Rom.6: 23 Çünkü günahın ücreti ölüm, Tanrı'nın armağanı ise Rabbimiz Mesih İsa'da sonsuz yaşamdır.

 

 

BÖLÜM 7

 

Yasa'dan Özgür Olmak

 

Rom.7: 1 Bilmez misiniz ki, ey kardeşler -Kutsal Yasa'yı bilenlere söylüyorum- Yasa
insana ancak yaşadığı sürece egemendir?

Rom.7: 2 Örneğin, evli kadın, kocası yaşadıkça yasayla ona bağlıdır; kocası ölürse,
onu kocasına bağlayan yasadan özgür olur.

Rom.7: 3 Buna göre kadın, kocası yaşarken başka bir erkekle ilişki kurarsa, zina
etmiş sayılır. Ama kocası ölürse, kadın yasadan özgür olur. Şöyle ki, başka bir
erkeğe varırsa, zina etmiş olmaz.

Rom.7: 4 Aynı şekilde kardeşlerim, siz de bir başkasına -ölümden dirilmiş olan
Mesih'e- varmak üzere Mesih'in bedeni aracılığıyla Kutsal Yasa karşısında
öldünüz. Bu da Tanrı'nın hizmetinde verimli olmamız içindir.

Rom.7: 5 Çünkü biz benliğin denetimindeyken, Yasa'nın kışkırttığı günah tutkuları
bedenimizin üyelerinde etkindi. Bunun sonucu olarak ölüme götüren meyveler
verdik.

Rom.7: 6 Şimdiyse biz, daha önce tutsağı olduğumuz Yasa karşısında öldüğümüz için Yasa'dan özgür kılındık. Öyle ki, yazılı yasanın eski yolunda değil, Ruh'un yeni
yolunda kulluk edelim.

 

Yasa ve Günah

 

Rom.7: 7 Öyleyse ne diyelim? Kutsal Yasa günah mı oldu? Kesinlikle hayır! Ama Yasa olmasaydı, günahın ne olduğunu bilemezdim. Yasa, "Göz dikmeyeceksin" demeseydi, başkasının malına göz dikmenin ne olduğunu bilemezdim.

Rom.7: 8 Ne var ki günah, bu buyruğun verdiği fırsatla içimde her türlü açgözlülüğü
üretti. Çünkü Kutsal Yasa olmadıkça günah ölüdür.

Rom.7: 9-10 Bir zamanlar, Yasa'nın bilincinde değilken diriydim. Ama buyruğun
bilincine vardığımda günah dirildi, bense öldüm. Buyruk da bana yaşam
getireceğine, ölüm getirdi.

Rom.7: 11 Çünkü günah buyruğun verdiği fırsatla beni aldattı, buyruk aracılığıyla
beni öldürdü.

Rom.7: 12 İşte böyle, Yasa gerçekten kutsaldır. Buyruk da kutsal, doğru ve iyidir.

Rom.7: 13 Öyleyse, iyi olan bana ölüm mü getirdi? Kesinlikle hayır! Ama günah, günah olarak tanınsın diye, iyi olanın aracılığıyla bana ölüm getiriyordu. Öyle ki,
buyruk aracılığıyla günahın ne denli günahlı olduğu anlaşılsın.

Rom.7: 14 Yasa'nın ruhsal olduğunu biliriz. Bense benliğin denetimindeyim, köle gibi günaha satılmışım.

Rom.7: 15 Ne yaptığımı anlamıyorum. Çünkü istediğimi yapmıyorum; nefret ettiğim ne ise, onu yapıyorum.

Rom.7: 16 Ama istemediğimi yaparsam, Yasa'nın iyi olduğunu kabul etmiş olurum.

Rom.7: 17 Öyleyse bunu artık ben değil, içimde yaşayan günah yapıyor.

Rom.7: 18 İçimde, yani benliğimde iyi bir şey bulunmadığını biliyorum. İçimde iyiyi
yapmaya istek var, ama güç yok.

Rom.7: 19 İstediğim iyi şeyi yapmıyorum, istemediğim kötü şeyi yapıyorum.

Rom.7: 20 İstemediğimi yapıyorsam, bunu yapan artık ben değil, içimde yaşayan
günahtır.

Rom.7: 21 Bundan şu kuralı çıkarıyorum: Ben iyi olanı yapmak isterken, karşımda hep kötülük vardır.

Rom.7: 22 İç varlığımda Tanrı'nın Yasası'ndan zevk alıyorum.

Rom.7: 23 Ama bedenimin üyelerinde bambaşka bir yasa görüyorum. Bu da aklımın
onayladığı yasaya karşı savaşıyor ve beni bedenimin üyelerindeki günah yasasına
tutsak ediyor.

Rom.7: 24 Ne zavallı insanım! Ölüme götüren bu bedenden beni kim kurtaracak?

Rom.7: 25 Rabbimiz İsa Mesih aracılığıyla Tanrı'ya şükürler olsun! Sonuç olarak ben aklımla Tanrı'nın Yasası'na, ama benliğimle günahın yasasına kulluk ediyorum.

 

 

BÖLÜM 8

 

Yaşam Veren Ruh

 

Rom.8: 1 Böylece Mesih İsa'ya ait olanlara artık hiçbir mahkûmiyet yoktur.

Rom.8: 2 Çünkü yaşam veren Ruh'un yasası, Mesih İsa sayesinde beni günahın ve ölümün yasasından özgür kıldı.

Rom.8: 3 İnsan benliğinden ötürü güçsüz olan Kutsal Yasa'nın yapamadığını Tanrı
yaptı. Öz Oğlu'nu günahlı insan benzerliğinde günah sunusu* olarak gönderip
günahı insan benliğinde*fx* yargıladı.

Rom.8: 4 Öyle ki, Yasa'nın gereği, benliğe göre değil, Ruh'a göre yaşayan bizlerde
yerine gelsin.

Rom.8: 5 Benliğe uyanlar benlikle ilgili, Ruh'a uyanlarsa Ruh'la ilgili işleri
düşünürler.

Rom.8: 6 Benliğe dayanan düşünce ölüm, Ruh'a dayanan düşünceyse yaşam ve esenliktir.

Rom.8: 7 Çünkü benliğe dayanan düşünce Tanrı'ya düşmandır; Tanrı'nın Yasası'na boyun eğmez, eğemez de...

Rom.8: 8 Benliğin denetiminde olanlar Tanrı'yı hoşnut edemezler.

Rom.8: 9 Ne var ki, Tanrı'nın Ruhu içinizde yaşıyorsa, benliğin değil, Ruh'un
denetimindesiniz. Ama içinde Mesih'in Ruhu olmayan kişi Mesih'in değildir.

Rom.8: 10 Eğer Mesih içinizdeyse, bedeniniz günah yüzünden ölü olmakla birlikte,
aklanmış olduğunuz için ruhunuz diridir.

Rom.8: 11 Mesih İsa'yı ölümden dirilten Tanrı'nın Ruhu içinizde yaşıyorsa, Mesih'i
ölümden dirilten Tanrı, içinizde yaşayan Ruhu'yla ölümlü bedenlerinize de yaşam
verecektir.

Rom.8: 12 Öyleyse kardeşlerim, borçluyuz ama, benliğe göre yaşamak için benliğe
borçlu değiliz.

Rom.8: 13 Çünkü benliğe göre yaşarsanız öleceksiniz; ama bedenin kötü işlerini Ruh'la öldürürseniz yaşayacaksınız.

Rom.8: 14 Tanrı'nın Ruhu'yla yönetilenlerin hepsi Tanrı'nın oğullarıdır.

Rom.8: 15 Çünkü sizi yeniden korkuya sürükleyecek kölelik ruhunu almadınız, oğulluk ruhunu aldınız. Bu ruhla, "Abba*fx*, Baba!" diye sesleniriz.

Rom.8: 16 Ruh'un kendisi, bizim ruhumuzla birlikte, Tanrı'nın çocukları olduğumuza
tanıklık eder.

Rom.8: 17 Eğer Tanrı'nın çocuklarıysak, aynı zamanda mirasçıyız. Mesih'le birlikte
yüceltilmek üzere Mesih'le birlikte acı çekiyorsak, Tanrı'nın mirasçılarıyız,
Mesih'le ortak mirasçılarız.

 

Görkemli Gelecek

 

Rom.8: 18 Kanım şu ki, bu anın acıları, gözümüzün önüne serilecek yücelikle
karşılaştırılmaya değmez.

Rom.8: 19 Yaratılış, Tanrı çocuklarının ortaya çıkmasını büyük özlemle bekliyor.

Rom.8: 20-21 Çünkü yaratılış amaçsızlığa teslim edildi. Bu da yaratılışın isteğiyle değil, onu amaçsızlığa teslim eden Tanrı'nın isteğiyle oldu. Çünkü yaratılışın, yozlaşmaya köle olmaktan kurtarılıp Tanrı çocuklarının yüce özgürlüğüne kavuşturulması umudu vardı.

Rom.8: 22 Bütün yaratılışın şu ana dek birlikte inleyip doğum ağrısı çektiğini biliyoruz.

Rom.8: 23 Yalnız yaratılış değil, biz de -evet Ruh'un turfandasına sahip olan bizler
de- evlatlığa alınmayı, yani bedenlerimizin kurtulmasını özlemle bekleyerek içimizden inliyoruz.

Rom.8: 24 Çünkü bu umutla kurtulduk. Ama görülen umut, umut değildir. Gördüğü şeyi kim umut eder?

Rom.8: 25 Oysa görmediğimize umut bağlarsak, sabırla bekleyebiliriz.

Rom.8: 26 Bunun gibi, Ruh da güçsüzlüğümüzde bize yardım eder. Ne için dua etmemiz gerektiğini bilmeyiz, ama Ruh'un kendisi, sözle anlatılamaz iniltilerle bizim için aracılık eder.

Rom.8: 27 Yürekleri araştıran Tanrı, Ruh'un düşüncesinin ne olduğunu bilir. Çünkü
Ruh, Tanrı'nın isteği uyarınca kutsallar için aracılık eder.

Rom.8: 28 Tanrı'nın, kendisini sevenlerle, amacı uyarınca çağrılmış olanlarla birlikte her durumda iyilik için etkin olduğunu biliriz*fx*.

Rom.8: 29 Çünkü Tanrı önceden bildiği kişileri Oğlu'nun benzerliğine dönüştürmek üzere önceden belirledi. Öyle ki, Oğul birçok kardeş arasında ilk doğan olsun.

Rom.8: 30 Tanrı önceden belirlediği kişileri çağırdı, çağırdıklarını akladı ve akladıklarını yüceltti.

Tanrı Sevgisi

Rom.8: 31 Öyleyse buna ne diyelim? Tanrı bizden yanaysa, kim bize karşı olabilir?

Rom.8: 32 Öz Oğlu'nu bile esirgemeyip O'nu hepimiz için ölüme teslim eden Tanrı,
O'nunla birlikte bize her şeyi bağışlamayacak mı?

Rom.8: 33 Tanrı'nın seçtiklerini kim suçlayacak? Onları aklayan Tanrı'dır.

Rom.8: 34 Kim suçlu çıkaracak? Ölmüş, üstelik dirilmiş olan Mesih İsa, Tanrı'nın sağındadır ve bizim için aracılık etmektedir.

Rom.8: 35 Mesih'in sevgisinden bizi kim ayırabilir? Sıkıntı mı, elem mi, zulüm mü, açlık mı, çıplaklık mı, tehlike mi, kılıç mı?

Rom.8: 36 Yazılmış olduğu gibi:
"Senin uğruna bütün gün öldürülüyoruz,
Kasaplık koyun sayılıyoruz."

Rom.8: 37 Ama bizi sevenin aracılığıyla bu durumların hepsinde galiplerden üstünüz.

Rom.8: 38-39 Eminim ki, ne ölüm, ne yaşam, ne melekler, ne yönetimler, ne şimdiki ne gelecek zaman, ne güçler, ne yükseklik, ne derinlik, ne de yaratılmış başka bir şey bizi Rabbimiz Mesih İsa'da olan Tanrı sevgisinden ayırmaya yetecektir.

(kutsalkitap.tk)