Zamanda geriye doğru yolculuk yapmanın en kısa yolu tarih okumaktır

 

 

 

 

BÖLÜM 15

 

Yeruşalim'deki Toplantı

 

Elç.15: 1 Yahudiye'den gelen bazı kişiler Antakya'daki kardeşlere, "Siz Musa'nın
töresi uyarınca sünnet olmadıkça kurtulamazsınız" diye öğretiyorlardı.

Elç.15: 2 Pavlus'la Barnaba bu adamlarla bir hayli çekişip tartıştılar. Sonunda
Pavlus'la Barnaba'nın, başka birkaç kardeşle birlikte Yeruşalim'e gidip bu sorunu
elçiler ve ihtiyarlarla* görüşmesi kararlaştırıldı.

Elç.15: 3 Böylece kilise* tarafından gönderilenler, öteki uluslardan* olanların
Tanrı'ya nasıl döndüğünü anlata anlata Fenike ve Samiriye bölgelerinden geçerek
bütün kardeşlere büyük sevinç verdiler.

Elç.15: 4 Yeruşalim'e geldiklerinde inanlılar topluluğu*, elçiler ve ihtiyarlarca iyi
karşılandılar. Tanrı'nın kendileri aracılığıyla yapmış olduğu her şeyi anlattılar.

Elç.15: 5 Ne var ki, Ferisi* mezhebinden bazı imanlılar kalkıp şöyle dediler: "Öteki
uluslardan olanları sünnet etmek ve onlara Musa'nın Yasası'na uymalarını buyurmak
gerekir."

Elç.15: 6 Elçilerle ihtiyarlar bu konuyu görüşmek için toplandılar.

Elç.15: 7 Uzunca bir tartışmadan sonra Petrus ayağa kalkıp onlara, "Kardeşler" dedi,
"Öteki uluslar Müjde'nin bildirisini benim ağzımdan duyup inansınlar diye
Tanrı'nın uzun zaman önce aranızdan beni seçtiğini biliyorsunuz.

Elç.15: 8 İnsanın yüreğini bilen Tanrı, Kutsal Ruh'u tıpkı bize verdiği gibi onlara da
vermekle, onları kabul ettiğini gösterdi.

Elç.15: 9 Onlarla bizim aramızda hiçbir ayrım yapmadı, iman etmeleri üzerine
yüreklerini arındırdı.

Elç.15: 10 Öyleyse, ne bizim ne de atalarımızın taşıyamadığı bir boyunduruğu
öğrencilerin boynuna geçirerek şimdi neden Tanrı'yı deniyorsunuz?

Elç.15: 11 Bizler, Rab İsa'nın lütfuyla kurtulduğumuza inanıyoruz; onlar da öyle."

Elç.15: 12 Bunun üzerine bütün topluluk sustu ve Barnaba'yla Pavlus'u dinlemeye
başladı. Barnaba'yla Pavlus, Tanrı'nın kendileri aracılığıyla öteki uluslar
arasında yaptığı harikalarla belirtileri tek tek anlattılar.

Elç.15: 13 Onlar konuşmalarını bitirince Yakup söz aldı: "Kardeşler, beni dinleyin"
dedi.

Elç.15: 14 "Simun, Tanrı'nın öteki uluslardan kendine ait olacak*fx* bir halk çıkarmak amacıyla onlara ilk kez nasıl yaklaştığını anlatmıştır.

Elç.15: 15-16 Peygamberlerin sözleri de bunu doğrulamaktadır. Yazılmış olduğu gibi:
'Bundan sonra ben geri dönüp,
Davut'un yıkık konutunu yeniden kuracağım.
Onun yıkıntılarını yeniden kurup
Onu tekrar ayağa kaldıracağım.

Elç.15: 17-18 Öyle ki, geriye kalan insanlar,
Bana ait olan*fx* bütün uluslar Rab'bi arasınlar.
Bunları ta başlangıçtan bildiren Rab,
İşte böyle diyor.'

Elç.15: 19 "Bu nedenle, kanımca öteki uluslardan Tanrı'ya dönenlere güçlük
çıkarmamalıyız.

Elç.15: 20 Ancak putlara sunulup murdar* hale gelen etlerden, fuhuştan, boğularak
öldürülen hayvanların etinden ve kandan sakınmaları gerektiğini onlara yazmalıyız.

Elç.15: 21 Çünkü çok eski zamanlardan beri Musa'nın sözleri her kentte duyurulmakta,
her Şabat Günü* havralarda okunmaktadır."
Öteki Uluslardan Olan İmanlılara Mektup

Elç.15: 22 Bunun üzerine bütün inanlılar topluluğuyla* elçiler ve ihtiyarlar*, kendi
aralarından seçtikleri adamları Pavlus ve Barnaba'yla birlikte Antakya'ya göndermeye karar verdiler. Kardeşlerin önde gelenlerinden Barsabba denilen Yahuda
ile Silas'ı seçtiler.

Elç.15: 23 Onların eliyle şu mektubu yolladılar:
"Kardeşleriniz olan biz elçilerle ihtiyarlardan, öteki uluslardan olup Antakya,
Suriye ve Kilikya'da bulunan siz kardeşlere selam!

Elç.15: 24 Bizden bazı kişilerin yanınıza geldiğini, sözleriyle sizi tedirgin edip
aklınızı karıştırdığını duyduk. Oysa onları biz göndermedik.

Elç.15: 25 Bu nedenle aramızdan seçtiğimiz bazı kişileri, sevgili kardeşlerimiz
Barnaba ve Pavlus'la birlikte size göndermeye oybirliğiyle karar verdik.

Elç.15: 26 Bu ikisi, Rabbimiz İsa Mesih'in adı uğruna canlarını gözden çıkarmış
kişilerdir.

Elç.15: 27 Kararımız uyarınca size Yahuda ile Silas'ı gönderiyoruz. Onlar aynı şeyleri sözlü olarak da aktaracaklar.

Elç.15: 28-29 Kutsal Ruh ve bizler, gerekli olan şu kuralların dışında size herhangi
bir şey yüklememeyi uygun gördük: Putlara sunulan kurbanların etinden, kandan,
boğularak öldürülen hayvanların etinden ve fuhuştan sakınmalısınız. Bunlardan
kaçınırsanız, iyi edersiniz. Esen kalın."

Elç.15: 30 Adamlar böylece yola koyulup Antakya'ya gittiler. Topluluğu bir araya
getirerek onlara mektubu verdiler.

Elç.15: 31 İmanlılar, mektuptaki yüreklendirici sözleri okuyunca sevindiler.

Elç.15: 32 Kendileri peygamber olan Yahuda ile Silas, birçok konuşmalar yaparak
kardeşleri yüreklendirip ruhça pekiştirdiler.

Elç.15: 33-34 Bir süre orada kaldıktan sonra, kendilerini göndermiş olanların yanına
dönmek üzere kardeşler tarafından esenlikle yolcu edildiler.*fx*

Elç.15: 35 Pavlus'la Barnaba ise Antakya'da kaldılar, birçoklarıyla birlikte öğretip
Rab'bin sözünü müjdelediler.

Pavlus'la Barnaba Arasında Anlaşmazlık

Elç.15: 36 Bundan bir süre sonra Pavlus Barnaba'ya, "Rab'bin sözünü duyurduğumuz bütün kentlere dönüp kardeşleri ziyaret edelim, nasıl olduklarını görelim" dedi.

Elç.15: 37 Barnaba, Markos denilen Yuhanna'yı da yanlarında götürmek istiyordu.

Elç.15: 38 Ama Pavlus, Pamfilya'da kendilerini yüzüstü bırakıp birlikte göreve devam etmeyen Markos'u yanlarında götürmeyi uygun görmedi.

Elç.15: 39 Aralarında öylesine keskin bir anlaşmazlık çıktı ki, birbirlerinden
ayrıldılar. Barnaba Markos'u alıp Kıbrıs'a doğru yelken açtı.

Elç.15: 40 Silas'ı seçen Pavlus ise, kardeşlerce Rab'bin lütfuna emanet edildikten
sonra yola çıktı.

Elç.15: 41 Suriye ve Kilikya bölgelerini dolaşarak inanlı topluluklarını* pekiştirdi.

 

 

BÖLÜM 16

 

Timoteos, Pavlus'la Silas'a Katılıyor

 

Elç.16: 1 Pavlus, Derbe ve Listra'ya da uğradı. Listra'da Timoteos adında bir İsa
öğrencisi vardı. Annesi imanlı bir Yahudi, babası ise Grek'ti*.

Elç.16: 2 Listra ve Konya'daki kardeşler ondan övgüyle söz ediyorlardı.

Elç.16: 3 Timoteos'u kendisiyle birlikte götürmek isteyen Pavlus, oralarda bulunan
Yahudiler yüzünden onu sünnet ettirdi. Çünkü hepsi, babasının Grek olduğunu
biliyordu.

Elç.16: 4 Kent kent dolaşarak Yeruşalim'deki elçilerle ihtiyarların* aldığı kararları
imanlılara iletiyor, bunlara uymalarını istiyorlardı.

Elç.16: 5 Böylelikle toplulukların* imanı güçleniyor ve sayıları günden güne
artıyordu.

Pavlus'un Makedonya'yla İlgili Görümü

Elç.16: 6 Kutsal Ruh'un, Tanrı sözünü Asya İli'nde* yaymalarını engellemesi üzerine
Pavlus'la arkadaşları Frikya ve Galatya bölgesinden geçtiler.

Elç.16: 7 Misya sınırına geldiklerinde Bitinya bölgesine geçmek istediler. Ama İsa'nın Ruhu onlara izin vermedi.

Elç.16: 8 Bunun üzerine Misya'dan geçip Troas Kenti'ne gittiler.

Elç.16: 9 O gece Pavlus bir görüm gördü. Önünde Makedonyalı bir adam durmuş, ona yalvarıyordu: "Makedonya'ya geçip bize yardım et" diyordu.

Elç.16: 10 Pavlus'un gördüğü bu görümden sonra hemen Makedonya'ya gitmenin bir yolunu aradık. Çünkü Tanrı'nın bizi, Müjde'yi oradakilere duyurmaya çağırdığı sonucuna varmıştık.

Lidya'nın İman Etmesi

Elç.16: 11 Troas'tan denize açılıp doğru Semadirek Adası'na, ertesi gün de Neapolis'e
gittik.

Elç.16: 12 Oradan da Filipi'ye geçtik. Burası bir Roma yerleşim merkezi ve
Makedonya'nın o bölgesinde önemli bir kentti. Birkaç gün bu kentte kaldık.

Elç.16: 13 Şabat Günü* kent kapısından çıkıp ırmak kıyısına gittik. Orada bir dua yeri olacağını düşünüyorduk. Oturduk, orada toplanmış kadınlarla konuşmaya başladık.

Elç.16: 14 Bizi dinleyenler arasında Tiyatira Kenti'nden Lidya adında bir kadın vardı.
Mor kumaş ticareti yapan Lidya, Tanrı'ya tapan biriydi. Pavlus'un söylediklerine
kulak vermesi için Rab onun yüreğini açtı.

Elç.16: 15 Lidya, ev halkıyla birlikte vaftiz* olduktan sonra bizi evine çağırdı.
"Beni Rab'bin bir inanlısı kabul ediyorsanız, gelin, evimde kalın" dedi ve bizi razıetti.

Pavlus'la Silas Hapiste

Elç.16: 16 Bir gün biz dua yerine giderken, karşımıza, falcılık ruhuna tutulmuş köle
bir kız çıktı. Bu kız, gelecekten haber vererek efendilerine bir hayli kazanç sağlıyordu.

Elç.16: 17 Pavlus'u ve bizleri izleyerek, "Bu adamlar yüce Tanrı'nın kullarıdır, size
kurtuluş yolunu bildiriyorlar!" diye bağırıp durdu.

Elç.16: 18 Ve günlerce sürdürdü bunu. Sonunda, bundan çok rahatsız olan Pavlus
arkasına dönerek ruha, "İsa Mesih'in adıyla, bu kızın içinden çıkmanı buyuruyorum" dedi. Ruh hemen kızın içinden çıktı.

Elç.16: 19 Kızın efendileri, kazanç umutlarının yok olduğunu görünce Pavlus'la Silas'ı yakalayıp çarşı meydanına, yetkililerin önüne sürüklediler.

Elç.16: 20-21 Onları yargıçların karşısına çıkartarak, "Bu adamlar Yahudi'dir"
dediler, "Kentimizi altüst ettiler. Biz Romalılar için benimsenmesi ve uygulanması yasak birtakım töreler yayıyorlar."

Elç.16: 22 Halk da Pavlus'la Silas'a yapılan saldırıya katıldı. Yargıçlar onların
giysilerini yırtıp sıyırarak değnekle dövülmeleri için buyruk verdi.

Elç.16: 23 Onları iyice dövdürdükten sonra hapse attılar. Zindancıya, onları sıkı
güvenlik altında tutmasını buyurdular.

Elç.16: 24 Bu buyruğu alan zindancı onları hapishanenin iç bölmesine atarak ayaklarını tomruğa vurdu.

Elç.16: 25 Gece yarısına doğru Pavlus'la Silas dua ediyor, Tanrı'yı ilahilerle
yüceltiyorlardı. Öbür tutuklular da onları dinliyordu.

Elç.16: 26 Birdenbire öyle şiddetli bir deprem oldu ki, tutukevi temelden sarsıldı.
Bir anda bütün kapılar açıldı, herkesin zincirleri çözüldü.

Elç.16: 27 Zindancı uyandı. Zindan kapılarını açık görünce kılıcını çekip canına
kıymak istedi. Çünkü tutukluların kaçtığını sanmıştı.

Elç.16: 28 Ama Pavlus yüksek sesle, "Canına kıyma, hepimiz buradayız!" diye seslendi.

Elç.16: 29 Zindancı ışık getirtip içeri daldı. Titreyerek Pavlus'la Silas'ın önünde
yere kapandı.

Elç.16: 30 Onları dışarı çıkararak, "Efendiler, kurtulmak için ne yapmam gerekir?"
diye sordu.

Elç.16: 31 Onlar, "Rab İsa'ya iman et, sen de ev halkın da kurtulursunuz" dediler.

Elç.16: 32 Sonra kendisine ve ev halkının hepsine Rab'bin sözünü bildirdiler.

Elç.16: 33 Gecenin o saatinde zindancı onları götürüp yaralarını yıkadı. Sonra hem
kendisi hem ev halkı hemen vaftiz* oldu.

Elç.16: 34 Pavlus'la Silas'ı evine götürerek sofra kurdu. Tanrı'ya inanmak, onu ve
evindekilerin hepsini sevince boğmuştu.

Elç.16: 35 Gün doğunca yargıçlar görevlileri göndererek, "O adamları serbest bırak"
dediler.

Elç.16: 36 Zindancı bu sözleri Pavlus'a iletti. "Yargıçlar serbest bırakılmanız için
haber gönderdi. Şimdi çıkabilirsiniz, esenlikle gidin" dedi.

Elç.16: 37 Ama Pavlus görevlilere şöyle dedi: "Roma vatandaşı* olduğumuz halde, bizi yargılamadan herkesin önünde dövüp hapse attılar. Şimdi bizi gizlice mi
kovacaklar? Olmaz böyle şey! Kendileri gelsinler, bizi alıp çıkarsınlar!"

Elç.16: 38 Görevliler bu sözleri yargıçlara iletti. Yargıçlar, Pavlus'la Silas'ın Roma
vatandaşı olduğunu duyunca korktular.

Elç.16: 39 Gelip özür dilediler. Sonra onları dışarı çıkararak kentten ayrılmalarını
rica ettiler.

Elç.16: 40 Pavlus'la Silas zindandan çıkınca Lidya'nın evine gittiler. Kardeşlerle
görüşüp onları yüreklendirdikten sonra oradan ayrıldılar.

 

 

BÖLÜM 17

 

Selanik'te

 

Elç.17: 1 Amfipolis ve Apollonya'dan geçerek Selanik'e geldiler. Burada Yahudiler'in bir havrası vardı.

Elç.17: 2 Pavlus, her zamanki gibi Yahudiler'e giderek art arda üç Şabat Günü* onlarla Kutsal Yazılar üzerinde tartıştı.

Elç.17: 3 Mesih'in* acı çekip ölümden dirilmesi gerektiğine dair açıklamalarda
bulunuyor, kanıtlar gösteriyordu. "Size duyurmakta olduğum bu İsa, Mesih'tir"
diyordu.

Elç.17: 4 Onlardan bazıları, Tanrı'ya tapan Grekler'den büyük bir topluluk ve ileri
gelen kadınların da birçoğu ikna olup Pavlus'la Silas'a katıldılar.

Elç.17: 5 Yahudiler bunu kıskandı. Çarşı pazardan topladıkları bazı kötü insanlardan
bir kalabalık oluşturup kentte kargaşalık çıkarttılar. Pavlus'la Silas'ı bulmak
ve halkın önünde yargılamak amacıyla Yason'un evine saldırdılar.

Elç.17: 6 Onları bulamayınca, Yason ile bazı kardeşleri kent yetkililerinin önüne
sürüklediler. "Dünyayı altüst eden o adamlar buraya da geldiler" diye bağırıyorlardı.

Elç.17: 7 "Yason onları evine aldı. Onların hepsi, İsa adında başka bir kral olduğunu
söyleyerek Sezar'ın* buyruklarına karşı geliyorlar."

Elç.17: 8 Bu sözleri işiten kalabalık ve kentin yetkilileri telaşa kapıldı.

Elç.17: 9 Sonunda yetkililer Yason ve öbürlerini kefaletle serbest bıraktılar.

Veriya'da

Elç.17: 10 Kardeşler hemen o gece Pavlus'la Silas'ı Veriya Kenti'ne gönderdiler. Onlar oraya varınca Yahudiler'in havrasına gittiler.

Elç.17: 11 Veriya'daki Yahudiler Selanik'tekilerden daha açık fikirliydi. Tanrı sözünü
büyük ilgiyle karşılayarak her gün Kutsal Yazılar'ı inceliyor, öğretilenlerin doğru olup olmadığını araştırıyorlardı.

Elç.17: 12 Böylelikle içlerinden birçokları ve çok sayıda saygın Grek kadın ve erkek
iman etti.

Elç.17: 13 Selanik'teki Yahudiler Pavlus'un Veriya'da da Tanrı'nın sözünü duyurduğunu öğrenince oraya gittiler, halkı kışkırtıp ayağa kaldırdılar.

Elç.17: 14 Bunun üzerine kardeşler Pavlus'u hemen deniz kıyısına yolladılar. Silas ile
Timoteos ise Veriya'da kaldılar.

Elç.17: 15 Pavlus'la birlikte gidenler onu Atina'ya kadar götürdüler. Sonra
Pavlus'tan, Silas'la Timoteos'un bir an önce kendisine yetişmeleri yolunda buyruk
alarak geri döndüler.

Atina'da

Elç.17: 16 Onları Atina'da bekleyen Pavlus, kenti putlarla dolu görünce yüreğinde
derin bir acı duydu.

Elç.17: 17 Bu nedenle, gerek havrada Yahudiler'le ve Tanrı'ya tapan yabancılarla,
gerek her gün çarşı meydanında karşılaştığı kişilerle tartışıp durdu.

Elç.17: 18 Epikürcü*fx* ve Stoacı*fx* bazı filozoflar onunla atışmaya başladılar.
Kimi, "Bu lafebesi ne demek istiyor?" derken, kimi de, "Galiba yabancı ilahların
haberciliğini yapıyor" diyordu. Çünkü Pavlus, İsa'yla ve dirilişle ilgili Müjde'yi duyuruyordu.

Elç.17: 19 Onlar Pavlus'u alıp Ares Tepesi Kurulu'na*fx* götürdüler. Ona, "Yaydığın bu yeni öğretinin ne olduğunu öğrenebilir miyiz?" dediler.

Elç.17: 20 "Kulağımıza yabancı gelen bazı konulardan söz ediyorsun. Bunların anlamını öğrenmek isteriz."

Elç.17: 21 Bütün Atinalılar ve kentte bulunan yabancılar, vakitlerini hep yeni
düşünceleri anlatarak ve dinleyerek geçirirlerdi.

Elç.17: 22 Pavlus, Ares Tepesi Kurulu'nun önüne çıkıp şunları söyledi: "Ey Atinalılar, sizin her bakımdan çok dindar olduğunuzu görüyorum.

Elç.17: 23 Ben çevrede dolaşırken, tapındığınız yerleri incelerken üzerinde,
BİLİNMEYEN TANRI'YA
diye yazılmış bir sunağa bile rastladım. Sizin bilmeden tapındığınız bu
Tanrı'yı ben size tanıtayım.

Elç.17: 24 "Dünyayı ve içindekilerin tümünü yaratan, yerin ve göğün Rabbi olan Tanrı, elle yapılmış tapınaklarda oturmaz.

Elç.17: 25 Herkese yaşam, soluk ve her şeyi veren kendisi olduğuna göre, bir şeye
gereksinmesi varmış gibi O'na insan eliyle hizmet edilmez. Tanrı, bütün ulusları
tek insandan türetti ve onları yeryüzünün dört bucağına yerleştirdi.

Elç.17: 26 Ulusların sürelerini ve yerleşecekleri bölgelerin sınırlarını önceden
saptadı.

Elç.17: 27 Bunu, kendisini arasınlar ve el yordamıyla da olsa bulabilsinler diye
yaptı. Aslında Tanrı hiçbirimizden uzak değildir.

Elç.17: 28 Nitekim, 'O'nda yaşıyor ve hareket ediyoruz; O'nda varız.' Bazı
ozanlarınızın belirttiği gibi, 'Biz de O'nun soyundanız.'

Elç.17: 29 "Tanrı'nın soyundan olduğumuza göre, tanrısal özün, insan düşüncesi ve
becerisiyle biçimlendirilmiş altın, gümüş ya da taştan bir nesneye benzediğini
düşünmemeliyiz.

Elç.17: 30 Tanrı, geçmiş dönemlerin bilgisizliğini görmezlikten geldi; ama şimdi her
yerde herkesin tövbe etmesini buyuruyor.

Elç.17: 31 Çünkü dünyayı, atadığı Kişi aracılığıyla adaletle yargılayacağı günü
saptamıştır. Bu Kişi'yi ölümden diriltmekle bunun güvencesini herkese vermiştir."

Elç.17: 32 Ölülerin dirilmesiyle ilgili sözleri duyunca kimi alay etti, kimi de, "Seni
bu konuda bir daha dinlemek isteriz" dedi.

Elç.17: 33 Bunun üzerine Pavlus aralarından çıkıp gitti.

Elç.17: 34 Birkaç kişi ona katılıp inandı. Bunların arasında kurul üyesi Dionisios,
Damaris adlı bir kadın ve birkaç kişi daha vardı.

 

 

BÖLÜM 18

 

Korint'te

 

Elç.18: 1 Bundan sonra Pavlus Atina'dan ayrılıp Korint'e gitti.

Elç.18: 2-3 Orada Pontus doğumlu, Akvila adında bir Yahudi ile karısı Priskilla'yı
buldu. Bunlar, Klavdius'un bütün Yahudiler'in Roma'yı terk etmesi yolundaki
buyruğu üzerine, kısa süre önce İtalya'dan gelmişlerdi. Akvila ile Priskilla'nın
yanına giden Pavlus, aynı meslekten olduğundan onlarla kalıp çalıştı. Çünkü
meslekleri çadırcılıktı.

Elç.18: 4 Pavlus, her Şabat Günü* havrada tartışarak hem Yahudiler'i hem Grekler'i
ikna etmeye çalışıyordu.

Elç.18: 5 Silas'la Timoteos Makedonya'dan gelince, Pavlus kendini tümüyle Tanrı sözünü yaymaya verdi. Yahudiler'e, İsa'nın Mesih* olduğuna dair tanıklık ediyordu.

Elç.18: 6 Ama Yahudiler karşı gelip ona sövmeye başlayınca Pavlus, giysilerini
silkerek, "Başınıza geleceklerin sorumlusu sizsiniz!" dedi. "Sorumluluk benden
gitti*fx*. Bundan böyle öteki uluslara gideceğim."

Elç.18: 7 Pavlus oradan çıktı, Tanrı'ya tapan Titius Yustus adlı birinin evine gitti.
Yustus'un evi havranın bitişiğindeydi.

Elç.18: 8 Havranın yöneticisi Krispus bütün ev halkıyla birlikte Rab'be inandı.
Pavlus'u dinleyen Korintliler'den birçoğu da inanıp vaftiz* oldu.

Elç.18: 9 Bir gece Rab bir görümde Pavlus'a, "Korkma" dedi, "Konuş, susma!

Elç.18: 10 Ben seninle birlikteyim; hiç kimse sana dokunmayacak, kötülük yapmayacak. Çünkü bu kentte benim halkım çoktur."

Elç.18: 11 Pavlus, orada bir buçuk yıl kaldı ve halka sürekli Tanrı'nın sözünü
öğretti.

Elç.18: 12 Gallio'nun Ahaya Valisi olduğu sıralarda, hep birlikte Pavlus'a karşı gelen
Yahudiler onu mahkemeye çıkardılar.

Elç.18: 13 "Bu adam Yasa'ya aykırı biçimde Tanrı'ya tapınmaları için insanları
kandırıyor" dediler.

Elç.18: 14 Pavlus tam söze başlayacakken Gallio Yahudiler'e şöyle dedi: "Ey Yahudiler, davanız bir haksızlık ya da ciddi bir suçla ilgili olsaydı, sizleri sabırla
dinlemem gerekirdi.

Elç.18: 15 Ama sorun bir öğreti, bazı adlar ve kendi yasanızla ilgili olduğuna göre,
bu davaya kendiniz bakın. Ben böyle şeylere yargıçlık etmek istemem."

Elç.18: 16 Sonra Gallio onları mahkemeden kovdu.

Elç.18: 17 Hep birlikte, havranın yöneticisi Sostenis'i yakalayıp mahkemenin önünde
dövdüler. Gallio ise olup bitenlere hiç aldırmadı.

Antakya'ya Dönüş

Elç.18: 18 Pavlus Korint'teki kardeşlerin yanında bir süre daha kaldı. Sonra onlarla
vedalaştı, Priskilla ve Akvila ile birlikte Suriye'ye gitmek üzere gemiyle yola
çıktı. Adakta bulunmuş olduğu için Kenhere'de saçlarını kestirmişti.

Elç.18: 19 Efes'e vardıkları zaman Priskilla ve Akvila'yı orada bıraktı. Kendisi
havraya giderek Yahudiler'le tartışmaya başladı.

Elç.18: 20 Bunlar daha uzun bir süre kalmasını istedilerse de, Pavlus kabul etmedi.

Elç.18: 21 Ama onlara veda ederken, "Tanrı dilerse yanınıza yine döneceğim" dedi.
Sonra Efes'ten denize açıldı.

Elç.18: 22 Sezariye'ye vardıktan sonra Yeruşalim'e gidip oradaki kiliseyi* ziyaret
etti, oradan da Antakya'ya geçti.

Elç.18: 23 Bir süre orada kaldıktan sonra yola çıktı; Galatya bölgesini ve Frikya'yı
dolaşarak bütün öğrencileri ruhça pekiştirdi.

Apollos

Elç.18: 24 Bu arada İskenderiye doğumlu Apollos adında bir Yahudi Efes'e geldi. Üstün bir konuşma yeteneği olan Apollos, Kutsal Yazılar'ı çok iyi biliyordu.

Elç.18: 25 Rab'bin yolunda eğitilmiş bir kişiydi. Ateşli bir ruhla konuşuyor ve sadece
Yahya'nın vaftizini* bildiği halde İsa'yla ilgili gerçekleri doğru öğretiyordu.

Elç.18: 26 Havrada cesaretle konuşmaya başladı. Kendisini dinleyen Priskilla ile
Akvila, onu yanlarına alarak Tanrı yolunu ona daha doğru biçimde açıkladılar.

Elç.18: 27 Apollos Ahaya'ya gitmek isteyince kardeşler onu cesaretlendirdiler. Onu iyi karşılamaları için oradaki öğrencilere mektup yazdılar. Apollos Ahaya'ya varınca
Tanrı'nın lütfuyla iman etmiş olanlara çok yardım etti.

Elç.18: 28 Şöyle ki Kutsal Yazılar'dan, İsa'nın Mesih* olduğunu kanıtlayarak
Yahudiler'in iddialarını açıkça ve güçlü bir şekilde çürüttü.

 

 

BÖLÜM 19

 

Pavlus Efes'te

 

Elç.19: 1-2 Apollos Korint'teyken Pavlus, iç bölgelerden geçerek Efes'e geldi. Orada
bazı öğrencileri bularak onlara, "İman ettiğiniz zaman Kutsal Ruh'u aldınız mı?"
diye sordu. "Kutsal Ruh'un varlığından haberimiz yok ki!" dediler.

Elç.19: 3 "Öyleyse neye dayanarak vaftiz* oldunuz?" diye sordu.
"Yahya'nın öğretisine dayanarak vaftiz olduk" dediler.

Elç.19: 4 Pavlus, "Yahya'nın yaptığı vaftiz, tövbeyle ilgili bir vaftizdi" dedi.
"Halka, kendisinden sonra gelecek Olan'a, yani İsa'ya inanmalarını söyledi."

Elç.19: 5 Onlar bunu duyunca, Rab İsa'nın adıyla vaftiz oldular.

Elç.19: 6 Pavlus ellerini onların üzerine koyunca Kutsal Ruh üzerlerine indi ve
bilmedikleri dillerle konuşup peygamberlik etmeye başladılar.

Elç.19: 7 Aşağı yukarı on iki kişiydiler.

Elç.19: 8 Havraya giren Pavlus cesaretle konuşmaya başladı. Üç ay boyunca oradakilerle tartışıp durdu, onları Tanrı'nın Egemenliği* konusunda ikna etmeye çalıştı.

Elç.19: 9 Ne var ki, bazıları sert bir tutum takınıp ikna olmamakta direndiler ve
İsa'nın yolunu halkın önünde kötülemeye başladılar. Bunun üzerine Pavlus onlardan
ayrıldı. Öğrencilerini de alıp götürdü ve Tiranus'un dershanesinde her gün
tartışmalarını sürdürdü.

Elç.19: 10 Bu durum iki yıl sürdü. Sonunda Yahudi olsun Grek* olsun, Asya İli'nde*
yaşayan herkes Rab'bin sözünü işitti.

Elç.19: 11 Tanrı, Pavlus'un eliyle olağanüstü mucizeler yaratıyordu.

Elç.19: 12 Şöyle ki, Pavlus'un bedenine değen peşkir ve peştamallar hasta olanlara
götürüldüğünde, hastalıkları yok oluyor, kötü ruhlar içlerinden çıkıyordu.

Elç.19: 13 Çevrede dolaşıp kötü ruhları kovmakla uğraşan bazı Yahudiler de kötü
ruhlara tutsak olanları Rab İsa'nın adını anarak kurtarmaya kalkıştılar.
"Pavlus'un tanıttığı İsa'nın adıyla size emrediyoruz!" diyorlardı.

Elç.19: 14 Bunu yapanlar arasında Skeva adlı bir Yahudi başkâhinin yedi oğlu da vardı.

Elç.19: 15 Kötü ruh ise onlara şöyle karşılık verdi: "İsa'yı biliyor, Pavlus'u da
tanıyorum, ama siz kimsiniz?"

Elç.19: 16 İçinde kötü ruh bulunan adam onlara saldırdı, hepsini alt ederek bozguna
uğrattı. Öyle ki, o evden çıplak ve yaralı olarak kaçtılar.

Elç.19: 17 Bu haber, Efes'te yaşayan bütün Yahudiler'le Grekler'e ulaştı. Hepsini bir
korku aldı ve Rab İsa'nın adı büyük bir saygınlık kazandı.

Elç.19: 18 İman edenlerin birçoğu geliyor, yaptıkları kötülükleri itiraf edip
anlatıyordu.

Elç.19: 19 Büyücülükle uğraşmış bir sürü kişi de kitaplarını toplayıp herkesin önünde
yaktılar. Kitapların değerini hesapladıklarında toplam elli bin gümüş tuttuğunu
gördüler.

Elç.19: 20 Böylelikle Rab'bin sözü güçlü biçimde yayılıp etkinlik kazanıyordu.

Elç.19: 21 Pavlus, bu olup bitenlerden sonra Makedonya ve Ahaya'dan geçip Yeruşalim'e gitmeye karar verdi. "Oraya gittikten sonra Roma'yı da görmem gerek" diyordu.

Elç.19: 22 Yardımcılarından ikisini, Timoteos ile Erastus'u Makedonya'ya göndererek kendisi bir süre daha Asya İli'nde kaldı.

Efes'teki Kargaşalık

Elç.19: 23 O sırada İsa'nın yoluna ilişkin büyük bir kargaşalık çıktı.

Elç.19: 24 Artemis*fx* Tapınağı'nın gümüşten maketlerini yapan Dimitrios adlı bir
kuyumcu, el sanatçılarına bir hayli iş sağlıyordu.

Elç.19: 25 Sanatçıları ve benzer işlerle uğraşanları bir araya toplayarak onlara şöyle
dedi: "Efendiler, bu işten büyük kazanç sağladığımızı biliyorsunuz.

Elç.19: 26 Ama Pavlus denen bu adamın, elle yapılan tanrıların gerçek tanrılar
olmadığını söyleyerek yalnız Efes'te değil, neredeyse bütün Asya İli'nde* çok
sayıda kişiyi kandırıp saptırdığını görüyor ve duyuyorsunuz.

Elç.19: 27 Hem bu sanatımız saygınlığını yitirmek tehlikesiyle karşı karşıyadır, hem
de ulu tanrıça Artemis'in Tapınağı'nın hiçe sayılması ve bütün Asya İli'yle bütün
dünyanın tapındığı tanrıçanın, ululuğundan yoksun kalması tehlikesi vardır."

Elç.19: 28 Oradakiler bunu duyunca öfkeyle doldular. "Efesliler'in Artemisi uludur!"
diye bağırmaya başladılar.

Elç.19: 29 Kent büsbütün karıştı. Halk, Pavlus'un yol arkadaşlarından Makedonyalı
Gayus ve Aristarhus'u yakalayıp sürükleyerek birlikte tiyatroya koşuştu.

Elç.19: 30 Pavlus halkın arasına girmek istediyse de, öğrenciler onu bırakmadı.

Elç.19: 31 Hatta, Pavlus'un dostu olan bazı Asya İli yöneticileri ona haber yollayarak
tiyatroda görünmemesi için yalvardılar.

Elç.19: 32 Tiyatrodaki topluluk karışıklık içindeydi. Her kafadan bir ses çıkıyordu.
Çoğu ne için toplandığını bile bilmiyordu.

Elç.19: 33 Yahudiler İskender'i öne çıkarınca kalabalıktan bazıları olayı ona bağladı.
Eliyle bir işaret yapan İskender, halka savunmasını yapmak istedi.

Elç.19: 34 Ama halk kendisinin Yahudi olduğunu anlayınca hep bir ağızdan yaklaşık iki saat boyunca, "Efesliler'in Artemisi uludur!" diye bağırıp durdu.

Elç.19: 35 Kalabalığı yatıştıran belediye yazmanı, "Ey Efesliler" dedi, "Efes
Kenti'nin, ulu Artemis Tapınağı'nın ve gökten düşen kutsal taşın bekçisi olduğunu
bilmeyen var mı?

Elç.19: 36 Bunları hiç kimse inkâr edemez. Bunun için sakin olmanız ve düşüncesiz bir şey yapmamanız gerekir.

Elç.19: 37 Buraya getirdiğiniz bu adamlar, ne tapınakları yağma ettiler, ne de
tanrıçamıza sövdüler.

Elç.19: 38 Dimitrios ve sanatçı arkadaşlarının herhangi birinden şikâyeti varsa,
mahkemeler açık, yargıçlar*fx* da var. Karşılıklı suçlamalarını orada yapsınlar.

Elç.19: 39 Soruşturacağınız başka bir durum varsa, bunun yasal bir toplantıda
çözümlenmesi gerekir.

Elç.19: 40 Bugünkü olaylardan ötürü ayaklanma suçundan yargılanmak tehlikesindeyiz. Hiçbir gerekçesi olmayan bu kargaşanın hesabını veremeyeceğiz."

Elç.19: 41 Bunları söyledikten sonra topluluğu dağıttı.

 

 

BÖLÜM 20

 

Pavlus Troas'ta

 

Elç.20: 1 Pavlus, kargaşalık yatıştıktan sonra öğrencileri çağırtıp onları yüreklendirdi. Sonra kendilerine veda ederek Makedonya'ya gitmek üzere yola
çıktı.

Elç.20: 2 O yöreleri dolaşarak imanlıları yüreklendiren birçok konuşmalar yaptıktan
sonra Yunanistan'a*fx* gitti.

Elç.20: 3 Orada üç ay kaldı. Suriye'ye deniz yoluyla gitmek üzereyken Yahudiler'in
kendisine karşı bir düzen kurması nedeniyle dönüşü Makedonya üzerinden yapmaya
karar verdi.

Elç.20: 4 Piros oğlu Veriyalı Sopater, Selanikliler'den Aristarhus ile Sekundus,
Derbeli Gayus, Timoteos ve Asya İli'nden* Tihikos ile Trofimos onunla birlikte
gittiler.

Elç.20: 5 Bunlar önden gidip bizi Troas'ta beklediler.

Elç.20: 6 Biz de Mayasız Ekmek Bayramı'ndan* sonra Filipi'den denize açılıp beş günde Troas'a gelerek onlarla buluştuk. Orada yedi gün kaldık.

Elç.20: 7 Haftanın ilk günü* ekmek bölmek için bir araya toplandığımızda Pavlus
imanlılara bir konuşma yaptı. Ertesi gün oradan ayrılacağı için konuşmasını gece
yarısına dek sürdürdü.

Elç.20: 8 Toplanmış olduğumuz üst kattaki odada birçok kandil yanıyordu.

Elç.20: 9 Eftihos adlı bir delikanlı pencerede oturuyordu. Pavlus konuşmasını
uzattıkça Eftihos'u uyku bastı. Uykuya dalınca da ikinci*fx* kattan aşağı düştü
ve yerden ölüsü kaldırıldı.

Elç.20: 10 Aşağı inen Pavlus delikanlının üzerine kapanıp onu kucakladı.
"Telaşlanmayın, yaşıyor!" dedi.

Elç.20: 11 Sonra yukarı çıkıp ekmek böldü ve yemek yedi. Gün doğuncaya dek onlarla uzun uzun konuştu, sonra oradan ayrıldı.

Elç.20: 12 Çocuğu diri olarak evine götüren imanlılar bu olaydan büyük cesaret
aldılar.

Elç.20: 13 Biz önden giderek gemiye bindik ve Assos'a hareket ettik. Pavlus'u oradan
alacaktık. Kendisi karadan gitmek istediği için bunu böyle düzenlemişti.

Elç.20: 14 Bizi Assos'ta karşılayınca onu gemiye alıp Midilli'ye geçtik.

Elç.20: 15 Oradan denize açılıp ertesi gün Sakız Adası'nın karşısına geldik. Üçüncü
gün Sisam'a uğradık ve bir gün sonra Milet'e vardık.

Elç.20: 16 Pavlus, Asya İli'nde vakit kaybetmemek için Efes'e uğramamaya karar
vermişti. Pentikost Günü Yeruşalim'de olabilmek umuduyla acele ediyordu.

Pavlus Efesli İhtiyarlara Veda Ediyor

Elç.20: 17 Pavlus, Milet'ten Efes'e haber yollayarak kilisenin ihtiyarlarını* yanına
çağırttı.

Elç.20: 18 Yanına geldikleri zaman onlara şöyle dedi: "Asya İli'ne* ayak bastığım ilk
günden beri, sizinle bulunduğum bütün süre boyunca, nasıl davrandığımı biliyorsunuz.

Elç.20: 19 Yahudiler'in kurduğu düzenlerden çektiğim sıkıntıların ortasında Rab'be tam bir alçakgönüllülükle, gözyaşları içinde kulluk ettim.

Elç.20: 20 Yararlı olan herhangi bir şeyi size duyurmaktan, gerek açıkta gerek evden
eve dolaşarak size öğretmekten çekinmedim.

Elç.20: 21 Hem Yahudiler'i hem de Grekler'i*, tövbe edip Tanrı'ya dönmeye ve Rabbimiz İsa'ya inanmaya çağırdım.

Elç.20: 22 "Şimdi de Ruh'a boyun eğerek Yeruşalim'e gidiyorum. Orada başıma neler geleceğini bilmiyorum.

Elç.20: 23 Ancak Kutsal Ruh, beni zincirler ve sıkıntıların beklediğine dair her
kentte beni uyarıyor.

Elç.20: 24 Canımı hiç önemsemiyorum, ona değer vermiyorum. Yeter ki yarışı bitireyim ve Rab İsa'dan aldığım görevi, Tanrı'nın lütfunu bildiren Müjde'ye tanıklık etme görevini tamamlayayım.

Elç.20: 25 "Şimdi aralarında dolaşıp Tanrı'nın Egemenliği'ni duyurduğum sizlerden
hiçbirinin yüzümü bir daha görmeyeceğini biliyorum.

Elç.20: 26 Bu yüzden bugün size şunu açıkça söyleyeyim: Ben kimsenin uğrayacağı
cezadan sorumlu değilim*fx*.

Elç.20: 27 Tanrı'nın isteğini size tam olarak bildirmekten çekinmedim.

Elç.20: 28 Kendinize ve Kutsal Ruh'un sizi gözetmen olarak görevlendirdiği bütün
sürüye göz kulak olun. Rab'bin kendi kanı pahasına sahip olduğu kiliseyi gütmek
üzere atandınız.

Elç.20: 29 Ben gittikten sonra sürüyü esirgemeyen yırtıcı kurtların aranıza gireceğini
biliyorum.

Elç.20: 30 Hatta öğrencileri kendi peşlerinden sürüklemek için sizin aranızdan da
sapık sözler söyleyen kişiler çıkacak.

Elç.20: 31 Bunun için uyanık durun. Üç yıl boyunca, aralıksız, gece gündüz demeden, gözyaşı dökerek her birinizi nasıl uyardığımı hatırlayın.

Elç.20: 32 "Şimdi sizi Tanrı'ya ve O'nun lütfunu bildiren söze emanet ediyorum. Bu
söz, sizi ruhça geliştirecek ve kutsal kılınmış olan bütün insanlar arasında mirasa kavuşturacak güçtedir.

Elç.20: 33 Ben hiç kimsenin altınına, gümüşüne ya da giysisine göz dikmedim.

Elç.20: 34 Siz de bilirsiniz ki, bu eller hem benim, hem de benimle birlikte olanların
gereksinmelerini karşılamak için hizmet etmiştir.

Elç.20: 35 Yaptığım her işte sizlere, böyle emek vererek güçsüzlere yardım etmemiz ve Rab İsa'nın, 'Vermek, almaktan daha büyük mutluluktur' diyen sözünü unutmamamız gerektiğini gösterdim."

Elç.20: 36 Pavlus bu sözleri söyledikten sonra diz çöküp onlarla birlikte dua etti.

Elç.20: 37 Sonra hepsi acı acı ağlayarak Pavlus'un boynuna sarıldılar, onu öptüler.

Elç.20: 38 Onları en çok üzen, "Yüzümü bir daha görmeyeceksiniz" demesi oldu. Sonra onu gemiye kadar geçirdiler.


(kutsalkitap.tk)