Zamanda geriye doğru yolculuk yapmanın en kısa yolu tarih okumaktır

 

 

 

ELÇİLERİN İŞLERİ


BÖLÜM 1

 

Elç.1: 1-2 Ey Teofilos,
İlk kitabımda*fx* İsa'nın yapıp öğretmeye başladığı her şeyi, seçmiş olduğu
elçilere Kutsal Ruh aracılığıyla buyruklar verip yukarı alındığı güne dek
olanları yazmıştım.

Elç.1: 3 İsa, ölüm acısını çektikten sonra birçok inandırıcı kanıtlarla elçilere
dirilmiş olduğunu gösterdi. Kırk gün süreyle onlara görünerek Tanrı'nın
Egemenliği* hakkında konuştu.

Elç.1: 4 Kendileriyle birlikteyken onlara şu buyruğu vermişti: "Yeruşalim'den*
ayrılmayın, Baba'nın verdiği ve benden duyduğunuz sözün gerçekleşmesini bekleyin.

Elç.1: 5 Şöyle ki, Yahya suyla vaftiz* etti, ama sizler birkaç güne kadar Kutsal
Ruh'la vaftiz edileceksiniz."

İsa Göğe Alınıyor

Elç.1: 6 Elçiler bir araya geldiklerinde İsa'ya şunu sordular: "Ya Rab, İsrail'e
egemenliği şimdi mi geri vereceksin?"

Elç.1: 7 İsa onlara, "Baba'nın kendi yetkisiyle belirlemiş olduğu zamanları ve
tarihleri bilmenize gerek yok" karşılığını verdi.

Elç.1: 8 "Ama Kutsal Ruh üzerinize inince güç alacaksınız. Yeruşalim'de, bütün
Yahudiye ve Samiriye'de ve dünyanın dört bucağında benim tanıklarım olacaksınız."

Elç.1: 9 İsa bunları söyledikten sonra, onların gözleri önünde yukarı alındı. Bir
bulut O'nu alıp gözlerinin önünden uzaklaştırdı.

Elç.1: 10 İsa giderken onlar gözlerini göğe dikmiş bakıyorlardı. Tam o sırada, beyaz
giysiler içinde iki adam yanlarında belirdi.

Elç.1: 11 "Ey Celileliler, neden göğe bakıp duruyorsunuz?" diye sordular. "Aranızdan göğe alınan İsa, göğe çıktığını nasıl gördünüzse, aynı şekilde geri gelecektir."

Mattiya, Yahuda'nın Yerine Seçiliyor

Elç.1: 12 Bundan sonra elçiler, Yeruşalim'den yaklaşık bir kilometre*fx* uzaklıktaki
Zeytin Dağı'ndan Yeruşalim'e döndüler.

Elç.1: 13 Kente girince kaldıkları evin üst katındaki odaya çıktılar. Petrus,
Yuhanna, Yakup, Andreas, Filipus, Tomas, Bartalmay, Matta, Alfay oğlu Yakup,
Yurtsever* Simun ve Yakup oğlu Yahuda oradaydı.

Elç.1: 14 Bunlar İsa'nın annesi Meryem, öbür kadınlar ve İsa'nın kardeşleriyle tam
bir birlik içinde sürekli dua ediyordu.

Elç.1: 15-16 O günlerde Petrus, yaklaşık yüz yirmi kardeşten oluşan bir topluluğun
ortasında ayağa kalkıp şöyle konuştu: "Kardeşler, Kutsal Ruh'un, İsa'yı tutuklayanlara kılavuzluk eden Yahuda ile ilgili olarak Davut'un ağzıyla önceden
bildirdiği Kutsal Yazı'nın yerine gelmesi gerekiyordu.

Elç.1: 17 Yahuda bizden biri sayılmış ve bu hizmette yerini almıştı."

Elç.1: 18 Bu adam, yaptığı kötülüğün karşılığında aldığı ücretle bir tarla satın
aldı. Sonra baş aşağı düştü, bedeni yarıldı ve bütün bağırsakları dışarı döküldü.

Elç.1: 19 Yeruşalim'de yaşayan herkes olayı duydu. Tarlaya kendi dillerinde Kan
Tarlası anlamına gelen Hakeldema adını verdiler.

Elç.1: 20 "Nitekim Mezmurlar Kitabı'nda şöyle yazılmıştır" dedi Petrus.
"'Onun konutu ıssız kalsın,
İçinde oturan olmasın.'
Ve, 'Onun görevini bir başkası üstlensin.'

Elç.1: 21-22 "Buna göre, Yahya'nın vaftiz* döneminden başlayarak Rab İsa'nın
aramızdan yukarı alındığı güne değin bizimle birlikte geçirdiği bütün süre
boyunca yanımızda bulunan adamlardan birinin, İsa'nın dirilişine tanıklık etmek
üzere bize katılması gerekir."

Elç.1: 23 Böylece iki kişiyi, Barsabba denilen ve Yustus diye de bilinen Yusuf ile
Mattiya'yı önerdiler.

Elç.1: 24-25 Sonra şöyle dua ettiler: "Ya Rab, sen herkesin yüreğini bilirsin.
Yahuda'nın, ait olduğu yere gitmek için bıraktığı bu hizmeti ve elçilik görevini
üstlenmek üzere bu iki kişiden hangisini seçtiğini göster bize."

Elç.1: 26 Ardından bu iki kişiye kura çektirdiler; kura Mattiya'ya düştü. Böylelikle
Mattiya on bir elçiye katıldı.

 

 

BÖLÜM 2

 

Kutsal Ruh'un Gelişi

 

Elç.2: 1 Pentikost Günü geldiğinde bütün imanlılar bir arada bulunuyordu.

Elç.2: 2 Ansızın gökten, güçlü bir rüzgarın esişini andıran bir ses geldi ve
bulundukları evi tümüyle doldurdu.

Elç.2: 3 Ateşten dillere benzer bir şeylerin dağılıp her birinin üzerine indiğini
gördüler.

Elç.2: 4 İmanlıların hepsi Kutsal Ruh'la doldular, Ruh'un onları konuşturduğu başka
dillerle konuşmaya başladılar.

Elç.2: 5 O sırada Yeruşalim'de, dünyanın her ülkesinden gelmiş dindar Yahudiler
bulunuyordu.

Elç.2: 6 Sesin duyulması üzerine büyük bir kalabalık toplandı. Herkes kendi dilinin
konuşulduğunu duyunca şaşakaldı.

Elç.2: 7 Hayret ve şaşkınlık içinde, "Bakın, bu konuşanların hepsi Celileli değil
mi?" diye sordular.

Elç.2: 8 "Nasıl oluyor da her birimiz kendi ana dilini işitiyor?

Elç.2: 9-11 Aramızda Partlar, Medler, Elamlılar var. Mezopotamya'da, Yahudiye ve
Kapadokya'da, Pontus ve Asya İli'nde*, Frikya ve Pamfilya'da, Mısır ve Libya'nın
Kirene'ye yakın bölgelerinde yaşayanlar var. Hem Yahudi hem de Yahudiliğe dönen
Romalı konuklar, Giritliler ve Araplar var aramızda. Ama her birimiz Tanrı'nın
büyük işlerinin kendi dilimizde konuşulduğunu işitiyoruz."

Elç.2: 12 Hepsi hayret ve şaşkınlık içinde birbirlerine, "Bunun anlamı ne?" diye
sordular.

Elç.2: 13 Başkalarıysa, "Bunlar taze şarabı fazla kaçırmış" diye alay ettiler.

Petrus'un Pentikost Günü Konuşması

Elç.2: 14-15 Bunun üzerine Onbirler'le birlikte öne çıkan Petrus yüksek sesle
kalabalığa şöyle seslendi: "Ey Yahudiler ve Yeruşalim'de bulunan herkes, bu
durumu size açıklayayım. Sözlerime kulak verin. Bu adamlar, sandığınız gibi
sarhoş değiller. Saat* daha sabahın dokuzu!

Elç.2: 16-17 Bu gördüğünüz, Peygamber Yoel aracılığıyla önceden bildirilen olaydır:
'Son günlerde, diyor Tanrı,
Bütün insanların üzerine Ruhum'u dökeceğim.
Oğullarınız, kızlarınız peygamberlikte bulunacaklar.
Gençleriniz görümler,
Yaşlılarınız düşler görecek.

Elç.2: 18 O günler kadın erkek
Kullarımın üzerine Ruhum'u dökeceğim,
Onlar da peygamberlik edecekler.

Elç.2: 19 Yukarıda, gökyüzünde harikalar yaratacağım.
Aşağıda, yeryüzünde belirtiler,
Kan, ateş ve duman bulutları görülecek.

Elç.2: 20 Rab'bin büyük ve görkemli günü gelmeden önce
Güneş kararacak,
Ay kan rengine dönecek.

Elç.2: 21 O zaman Rab'be yakaran*fx* herkes kurtulacak.'

Elç.2: 22 "Ey İsrailliler, şu sözleri dinleyin: Bildiğiniz gibi Nasıralı İsa,
Tanrı'nın, kendisi aracılığıyla aranızda yaptığı mucizeler, harikalar ve
belirtilerle kimliği kanıtlanmış bir kişidir.

Elç.2: 23 Tanrı'nın belirlenmiş amacı ve öngörüsü uyarınca elinize teslim edilen bu
adamı, yasa tanımaz kişilerin eliyle çarmıha çivileyip öldürdünüz.

Elç.2: 24 Tanrı ise, ölüm acılarına son vererek O'nu diriltti. Çünkü O'nun ölüme
tutsak kalması olanaksızdı.

Elç.2: 25 O'nunla ilgili olarak Davut şöyle der:
'Rab'bi her zaman önümde gördüm,
Sağımda durduğu için sarsılmam.

Elç.2: 26 Bu nedenle yüreğim mutlu, dilim sevinçlidir.
Dahası, bedenim de umut içinde yaşayacak.

Elç.2: 27 Çünkü sen canımı ölüler diyarına terk etmeyeceksin,
Kutsalının çürümesine izin vermeyeceksin.

Elç.2: 28 Yaşam yollarını bana bildirdin;
Varlığınla beni sevinçle dolduracaksın.'

Elç.2: 29 "Kardeşler, size açıkça söyleyebilirim ki, büyük atamız Davut öldü,
gömüldü, mezarı da bugüne dek yanıbaşımızda duruyor.

Elç.2: 30 Davut bir peygamberdi ve soyundan birini tahtına oturtacağına dair
Tanrı'nın kendisine ant içerek söz verdiğini biliyordu.

Elç.2: 31 Geleceği görerek Mesih'in* ölümden dirilişine ilişkin şunları söyledi: 'O,
ölüler diyarına terk edilmedi, bedeni çürümedi.'

Elç.2: 32 Tanrı, İsa'yı ölümden diriltti ve biz hepimiz bunun tanıklarıyız.

Elç.2: 33 O, Tanrı'nın sağına yüceltilmiş, vaat edilen Kutsal Ruh'u Baba'dan almış ve
şimdi gördüğünüz ve işittiğiniz gibi, bu Ruh'u üzerimize dökmüştür.

Elç.2: 34-35 Davut, kendisi göklere çıkmadığı halde şöyle der:
'Rab Rabbim'e dedi ki,
Ben düşmanlarını
Ayaklarının altına serinceye dek*fx*,
Sağımda otur.'

Elç.2: 36 "Böylelikle bütün İsrail halkı şunu kesinlikle bilsin: Tanrı, sizin çarmıha
gerdiğiniz İsa'yı hem Rab hem Mesih yapmıştır."

Elç.2: 37 Bu sözleri duyanlar, yüreklerine hançer saplanmış gibi oldular. Petrus ve
öbür elçilere, "Kardeşler, ne yapmalıyız?" diye sordular.

Elç.2: 38 Petrus onlara şu karşılığı verdi: "Tövbe edin, her biriniz İsa Mesih'in
adıyla vaftiz* olsun. Böylece günahlarınız bağışlanacak ve Kutsal Ruh armağanını
alacaksınız.

Elç.2: 39 Bu vaat sizler, çocuklarınız, uzaktakilerin hepsi için, Tanrımız Rab'bin
çağıracağı herkes için geçerlidir."

Elç.2: 40 Petrus daha birçok sözlerle onları uyardı. "Kendinizi bu sapık kuşaktan
kurtarın!" diye yalvardı.

Elç.2: 41 Onun sözünü benimseyenler vaftiz oldu. O gün yaklaşık üç bin kişi topluluğa katıldı.

Elç.2: 42 Bunlar kendilerini elçilerin öğretisine, paydaşlığa, ekmek bölmeye ve duaya adadılar.

İmanlılar Arasındaki Birlik

Elç.2: 43 Herkesi bir korku sarmıştı. Elçilerin aracılığıyla birçok belirtiler ve
harikalar yapılıyordu.

Elç.2: 44 İmanlıların tümü bir arada bulunuyor, her şeyi ortaklaşa kullanıyorlardı.

Elç.2: 45 Mallarını mülklerini satıyor ve bunun parasını herkese ihtiyacına göre
dağıtıyorlardı.

Elç.2: 46-47 Her gün tapınakta toplanmaya devam eden imanlılar, kendi evlerinde de
ekmek bölüp içten bir sevinç ve sadelikle yemek yiyor ve Tanrı'yı övüyorlardı.
Bütün halkın beğenisini kazanmışlardı. Rab de her gün yeni kurtulanları topluluğa
katıyordu.

 

 

BÖLÜM 3

 

Sakat Dilencinin İyileştirilmesi

 

Elç.3: 1 Bir gün Petrus'la Yuhanna, saat* üçte, dua vaktinde tapınağa çıkıyorlardı.

Elç.3: 2 O sırada, doğuştan kötürüm olan bir adam, tapınağın Güzel Kapı diye
adlandırılan kapısına getiriliyordu. Tapınağa girenlerden para dilenmesi için onu
her gün getirip oraya bırakırlardı.

Elç.3: 3 Tapınağa girmek üzere olan Petrus'la Yuhanna'yı gören adam, kendilerinden
sadaka istedi.

Elç.3: 4 Petrus'la Yuhanna ona dikkatle baktılar. Sonra Petrus, "Bize bak" dedi.

Elç.3: 5 Adam, onlardan bir şey alacağını umarak gözlerini onların üzerine dikti.

Elç.3: 6 Petrus, "Bende altın ve gümüş yok, ama bende olanı sana veriyorum" dedi.
"Nasıralı İsa Mesih'in adıyla, yürü!"

Elç.3: 7 Sonra onu sağ elinden kavrayıp kaldırdı. Adamın ayakları ve bilekleri o anda
sapasağlam oldu.

Elç.3: 8 Sıçrayıp ayağa kalktı, yürümeye başladı. Yürüyüp sıçrayarak, Tanrı'yı överek onlarla birlikte tapınağa girdi.

Elç.3: 9 Bütün halk, onun yürüyüp Tanrı'yı övdüğünü gördü.

Elç.3: 10 Onun, tapınağın Güzel Kapısı'nda oturup para dilenen kişi olduğunu
anlayınca ondaki değişiklik karşısında büyük bir hayret ve şaşkınlığa düştüler.

Petrus'un Tapınaktaki Konuşması

Elç.3: 11 Adam, Petrus'la Yuhanna'ya tutunuyordu. Bütün halk hayret içinde
Süleyman'ın Eyvanı denilen yerde onlara doğru koşuştu.

Elç.3: 12 Bunu gören Petrus halka şöyle seslendi: "Ey İsrailliler, buna neden
şaştınız? Neden gözlerinizi dikmiş bize bakıyorsunuz? Kendi gücümüz ya da
dindarlığımızla bu adamın yürümesini sağlamışız gibi...!

Elç.3: 13 İbrahim'in, İshak'ın ve Yakup'un Tanrısı, atalarımızın Tanrısı, Kulu İsa'yı
yüceltti. Siz O'nu ele verdiniz. Pilatus O'nu serbest bırakmaya karar verdiği
halde, siz O'nu Pilatus'un önünde reddettiniz.

Elç.3: 14 Kutsal ve adil Olan'ı reddedip bir katilin salıverilmesini istediniz.

Elç.3: 15 Siz Yaşam Önderi'ni öldürdünüz, ama Tanrı O'nu ölümden diriltti. Biz bunun tanıklarıyız.

Elç.3: 16 Gördüğünüz ve tanıdığınız bu adam, İsa'nın adı sayesinde, O'nun adına olan
imanla sapasağlam oldu. Hepinizin gözü önünde onu tam sağlığa kavuşturan, İsa'nın
aracılığıyla etkin olan*fx* imandır.

Elç.3: 17 "Şimdi ey kardeşler, yöneticileriniz gibi sizin de bilgisizlikten ötürü
böyle davrandığınızı biliyorum.

Elç.3: 18 Ama bütün peygamberlerin ağzından Mesihi'nin* acı çekeceğini önceden
bildiren Tanrı, sözünü bu şekilde yerine getirmiştir.

Elç.3: 19-20 Öyleyse, günahlarınızın silinmesi için tövbe edin ve Tanrı'ya dönün.
Öyle ki, Rab size yenilenme fırsatları versin ve sizin için önceden belirlenen
Mesih'i, yani İsa'yı göndersin.

Elç.3: 21 Tanrı'nın eski çağlardan beri kutsal peygamberlerinin ağzından bildirdiği
gibi, her şeyin yeniden düzenleneceği zamana dek İsa'nın gökte kalması gerekiyor.

Elç.3: 22 Musa şöyle demişti: 'Tanrınız Rab size, kendi kardeşlerinizin arasından
benim gibi bir peygamber çıkaracak. O'nun size söyleyeceği her sözü dinleyin.

Elç.3: 23 O peygamberi dinlemeyen herkes Tanrı'nın halkından koparılıp yok
edilecektir.'

Elç.3: 24 "Samuel ve ondan sonra konuşan peygamberlerin hepsi bu günleri duyurdu.

Elç.3: 25 Sizler peygamberlerin mirasçıları, Tanrı'nın atalarınızla yaptığı
antlaşmanın mirasçılarısınız. Nitekim Tanrı İbrahim'e şöyle demişti: 'Senin
soyunun aracılığıyla yeryüzündeki bütün halklar kutsanacak.'

Elç.3: 26 Tanrı, sizleri kötü yollarınızdan döndürüp kutsamak için Kulu'nu ortaya
çıkarıp önce size gönderdi."

 

 

BÖLÜM 4

 

Petrus'la Yuhanna Yüksek Kurul'un Önünde

 

Elç.4: 1 Kâhinler, tapınak koruyucularının komutanı ve Sadukiler*, halka seslenmekte olan Petrus'la Yuhanna'nın üzerine yürüdüler.

Elç.4: 2 Çünkü onların halka öğretmelerine ve İsa'yı örnek göstererek ölülerin
dirileceğini söylemelerine çok kızmışlardı.

Elç.4: 3 Onları yakaladılar, akşam olduğu için ertesi güne dek hapiste tuttular.

Elç.4: 4 Ne var ki, konuşmayı dinlemiş olanların birçoğu iman etti. Böylece imanlı
erkeklerin sayısı aşağı yukarı beş bine ulaştı.

Elç.4: 5 Ertesi gün Yahudiler'in yöneticileri, ileri gelenleri ve din bilginleri*
Yeruşalim'de toplandılar.

Elç.4: 6 Başkâhin Hanan'ın yanısıra, Kayafa, Yuhanna, İskender ve başkâhin soyundan gelen herkes oradaydı.

Elç.4: 7 Petrus'la Yuhanna'yı huzurlarına getirtip onlara, "Siz bunu hangi güçle ya
da kimin adına dayanarak yaptınız?" diye sordular.

Elç.4: 8 O zaman Kutsal Ruh'la dolan Petrus onlara şöyle dedi: "Halkın yöneticileri
ve ileri gelenler!

Elç.4: 9-10 Eğer bugün bir hastaya yapılan iyilik nedeniyle bizden hesap soruluyor ve bu adamın nasıl iyileştiği soruşturuluyorsa, hepiniz ve bütün İsrail halkı şunu
bilin: Bu adam, sizin çarmıha gerdiğiniz, ama Tanrı'nın ölümden dirilttiği
Nasıralı İsa Mesih'in adı sayesinde önünüzde sapasağlam duruyor.

Elç.4: 11 İsa,'Siz yapıcılar tarafından hiçe sayılan,
Ama köşenin baş taşı durumuna gelen taş'tır.

Elç.4: 12 Başka hiç kimsede kurtuluş yoktur. Bu göğün altında insanlara bağışlanmış,
bizi kurtarabilecek başka hiçbir ad yoktur."

Elç.4: 13 Kurul üyeleri, Petrus'la Yuhanna'nın yürekliliğini görüp de bunların eğitim
görmemiş, sıradan kişiler olduklarını anlayınca şaştılar ve onların İsa'yla
birlikte bulunduklarını farkettiler.

Elç.4: 14 İyileştirilen adam, Petrus ve Yuhanna'yla birlikte gözleri önünde
duruyordu; bunun için hiçbir karşılık veremediler.

Elç.4: 15 Kurul üyeleri onlara dışarı çıkmalarını buyurduktan sonra durumu kendi
aralarında tartışmaya başladılar.

Elç.4: 16 "Bu adamları ne yapacağız?" dediler. "Yeruşalim'de yaşayan herkes, bunların eliyle olağanüstü bir belirti gerçekleştirildiğini biliyor. Biz bunu inkâr
edemeyiz.

Elç.4: 17 Ama bu haberin halk arasında daha çok yayılmasını önlemek için onları
tehdit edelim ki, bundan böyle İsa'nın adından kimseye söz etmesinler."

Elç.4: 18 Böylece onları çağırdılar, İsa'nın adını hiç anmamalarını, o adı kullanarak
hiçbir şey öğretmemelerini buyurdular.

Elç.4: 19 Ama Petrus'la Yuhanna şöyle karşılık verdiler: "Tanrı'nın önünde, Tanrı'nın
sözünü değil de sizin sözünüzü dinlemek doğru mudur, kendiniz karar verin.

Elç.4: 20 Biz gördüklerimizi ve işittiklerimizi anlatmadan edemeyiz."

Elç.4: 21 Kurul üyeleri onları bir daha tehdit ettikten sonra serbest bıraktılar;
onları cezalandırmak için hiçbir gerekçe bulamamışlardı. Çünkü bütün halk, olup
bitenler için Tanrı'yı yüceltiyordu.

Elç.4: 22 Nitekim mucize sonucu iyileşen adamın yaşı kırkı geçmişti.

İmanlılar Cesaret için Dua Ediyor

Elç.4: 23 Serbest bırakılan Petrus'la Yuhanna, arkadaşlarının yanına dönerek
başkâhinlerle ileri gelenlerin kendilerine söylediği her şeyi bildirdiler.

Elç.4: 24 Arkadaşları bunu duyunca hep birlikte Tanrı'ya şöyle seslendiler: "Ey
Efendimiz! Yeri göğü, denizi ve onların içindekilerin tümünü yaratan sensin.

Elç.4: 25 Kutsal Ruh aracılığıyla kulun atamız Davut'un ağzından şöyle dedin:
'Uluslar neden hiddetlendi,
Halklar neden boş düzenler kurdu?

Elç.4: 26 Dünyanın kralları saf bağladı,
Hükümdarlar birleşti
Rab'be ve Mesihi'ne karşı.'

Elç.4: 27-28 "Gerçekten de Hirodes* ile Pontius Pilatus, bu kentte İsrail halkı ve
öteki uluslarla birlikte senin meshettiğin* kutsal Kulun İsa'ya karşı bir araya
geldiler. Senin kendi gücün*fx* ve isteğinle önceden kararlaştırdığın her şeyi
gerçekleştirdiler.

Elç.4: 29 Ve şimdi ya Rab, onların savurduğu tehditlere bak! Senin sözünü tam bir
yüreklilikle duyurmak için biz kullarına güç ver.

Elç.4: 30 Kutsal Kulun İsa'nın adıyla hastaları iyileştirmek için, belirtiler ve
harikalar yapmak için elini uzat."

Elç.4: 31 Duaları bitince toplandıkları yer sarsıldı. Hepsi Kutsal Ruh'la doldular ve
Tanrı'nın sözünü cesaretle duyurmaya devam ettiler.

İmanlılar Her Şeylerini Paylaşıyorlar

Elç.4: 32 İnananlar topluluğunun yüreği ve düşüncesi birdi. Hiç kimse sahip olduğu
herhangi bir şey için "Bu benimdir" demiyor, her şeylerini ortak kabul ediyorlardı.

Elç.4: 33 Elçiler, Rab İsa'nın ölümden dirildiğine çok etkili bir biçimde tanıklık
ediyorlardı. Tanrı'nın büyük lütfu hepsinin üzerindeydi.

Elç.4: 34-35 Aralarında yoksul olan yoktu. Çünkü toprak ya da ev sahibi olanlar
bunları satar, sattıklarının bedelini getirip elçilerin buyruğuna verirlerdi*fx*;
bu da herkese ihtiyacına göre dağıtılırdı.

Elç.4: 36-37 Örneğin, Kıbrıs doğumlu bir Levili olan ve elçilerin Barnaba, yani
Cesaret Verici diye adlandırdıkları Yusuf, sahip olduğu bir tarlayı sattı,
parasını getirip elçilerin buyruğuna verdi.

 

 

BÖLÜM 5

 

Hananya ile Safira

 

Elç.5: 1-2 Hananya adında bir adam, karısı Safira'nın onayıyla bir mülk sattı,
paranın bir kısmını kendine saklayarak gerisini getirip elçilerin buyruğuna
verdi. Karısının da olup bitenlerden haberi vardı.

Elç.5: 3 Petrus ona, "Hananya, nasıl oldu da Şeytan'a uydun*fx*, Kutsal Ruh'a yalan
söyleyip tarlanın parasının bir kısmını kendine sakladın?" dedi.

Elç.5: 4 "Tarla satılmadan önce sana ait değil miydi? Sen onu sattıktan sonra da
parayı dilediğin gibi kullanamaz mıydın? Neden yüreğinde böyle bir düzen kurdun?
Sen insanlara değil, Tanrı'ya yalan söylemiş oldun."

Elç.5: 5 Hananya bu sözleri işitince yere yıkılıp can verdi. Olanları duyan herkesi
büyük bir korku sardı.

Elç.5: 6 Gençler kalkıp Hananya'nın ölüsünü kefenlediler ve dışarı taşıyıp gömdüler.

Elç.5: 7 Bundan yaklaşık üç saat sonra Hananya'nın karısı, olanlardan habersiz içeri
girdi.

Elç.5: 8 Petrus, "Söyle bana, tarlayı bu fiyata mı sattınız?" diye sordu.
"Evet, bu fiyata" dedi Safira.

Elç.5: 9 Petrus ona şöyle dedi: "Rab'bin Ruhu'nu sınamak için nasıl oldu da
sözbirliği ettiniz? İşte, kocanı gömenlerin ayak sesleri kapıda, seni de dışarı
taşıyacaklar."

Elç.5: 10 Kadın o anda Petrus'un ayakları dibine yıkılıp can verdi. İçeri giren
gençler onu ölmüş buldular, onu da dışarı taşıyarak kocasının yanına gömdüler.

Elç.5: 11 İnanlılar topluluğunun* tümünü ve olayı duyanların hepsini büyük bir korku sardı.

Elçiler Birçok Kişiyi İyileştiriyor

Elç.5: 12 Elçilerin aracılığıyla halk arasında birçok belirtiler ve harikalar
yapılıyordu. İmanlıların hepsi Süleyman'ın Eyvanı'nda toplanıyordu.

Elç.5: 13 Halk onlara büyük saygı duyduğu halde, dışarıdan hiç kimse onlara katılmayı göze alamıyordu.

Elç.5: 14 Buna karşın, Rab'be inanıp topluluğa katılan erkek ve kadınların sayısı
giderek arttı.

Elç.5: 15 Bütün bunların sonucu, yoldan geçen Petrus'un hiç değilse gölgesi
bazılarının üzerine düşsün diye halk, hasta olanları caddelere çıkartıp şilteler
ve döşekler üzerine yatırır oldu.

Elç.5: 16 Yeruşalim'in çevresindeki kasabalardan da kalabalıklar geliyor, hastaları
ve kötü ruhlardan acı çekenleri getiriyorlardı. Bunların hepsi iyileştirildi.

Elçilere Yapılan Baskılar

Elç.5: 17-18 Bunun üzerine, kıskançlıkla dolan başkâhin ve yanındakilerin hepsi, yani Saduki* mezhebinden olanlar, elçileri yakalatıp devlet tutukevine attırdılar.

Elç.5: 19-20 Ama geceleyin Rab'bin bir meleği zindanın kapılarını açıp onları dışarı
çıkarttı. "Gidin! Tapınağa girip bu yeni yaşamla ilgili sözlerin hepsini halka
duyurun" dedi.

Elç.5: 21 Elçiler bu buyruğa uyarak gün doğarken tapınağa girip öğretmeye başladılar Başkâhin ve yanındakiler gelince Yüksek Kurul'u*, İsrail halkının bütün ileri gelenlerini toplantıya çağırdılar. Sonra elçileri getirtmek için tutukevine adam
yolladılar.

Elç.5: 22-23 Ne var ki, görevliler zindana vardıklarında elçileri bulamadılar. Geri
dönerek şu haberi ilettiler: "Tutukevini kilitli ve tam bir güvenlik altında,
nöbetçileri de kapılarda durur bulduk. Ama kapıları açtığımızda içerde kimseyi
bulamadık!"

Elç.5: 24 Bu sözleri işiten tapınak koruyucularının komutanıyla başkâhinler şaşkına
döndüler, bu işin sonunun nereye varacağını merak etmeye başladılar.

Elç.5: 25 O sırada yanlarına gelen biri, "Bakın, hapse attığınız adamlar tapınakta
dikilmiş, halka öğretiyor" diye haber getirdi.

Elç.5: 26 Bunun üzerine komutanla görevliler gidip elçileri getirdiler. Halkın
kendilerini taşlamasından korktukları için zor kullanmadılar.

Elç.5: 27-28 Elçileri getirip Yüksek Kurul'un önüne çıkardılar. Başkâhin onları
sorguya çekti: "Bu adı kullanarak öğretmeyin diye size kesin buyruk vermiştik"
dedi. "Ama siz öğretinizi Yeruşalim Kenti'nin her tarafına yaydınız. İlle de bizi
bu adamın kanını dökmekten sorumlu göstermek istiyorsunuz."

Elç.5: 29 Petrus ve öbür elçiler şöyle karşılık verdiler: "İnsanlardan çok, Tanrı'nın
sözünü dinlemek gerek.

Elç.5: 30 Atalarımızın Tanrısı, sizin çarmıha gererek öldürdüğünüz İsa'yı diriltti.

Elç.5: 31 İsrail'e, günahlarından tövbe etme ve bağışlanma fırsatını vermek için
Tanrı O'nu Önder ve Kurtarıcı olarak kendi sağına yükseltti.

Elç.5: 32 Biz, Tanrı'nın kendi sözünü dinleyenlere verdiği Kutsal Ruh'la birlikte bu
olayların tanıklarıyız."

Elç.5: 33 Kurul üyeleri bu sözleri işitince çok öfkelendiler ve elçileri yok etmek
istediler.

Elç.5: 34-35 Ama bütün halkın saygısını kazanmış bir Kutsal Yasa öğretmeni olan
Gamaliel adlı bir Ferisi*, Yüksek Kurul'da ayağa kalktı, elçilerin kısa bir süre
için dışarı çıkartılmasını buyurarak kurul üyelerine şunları söyledi: "Ey
İsrailliler, bu adamlara yapacağınızı iyi düşünün!

Elç.5: 36 Bir süre önce Tevdas da kendi kendisiyle ilgili büyük iddialarda bulunarak
başkaldırdı. Dört yüz kadar kişi de ona katıldı. Ama adam öldürüldü,
izleyicilerinin hepsi dağıtıldı, hareket yok oldu.

Elç.5: 37 Ondan sonra, sayım yapıldığı günlerde ortaya çıkan Celileli Yahuda, pek çok insanı ayartıp peşine taktı. Ama o da öldürüldü ve izleyicilerinin hepsi
darmadağın oldu.

Elç.5: 38 Şimdi size şunu söyleyeyim: Bu adamlarla uğraşmayın, onları rahat bırakın! Çünkü bu girişim, bu hareket insan işiyse, yok olup gidecektir.

Elç.5: 39 Yok eğer Tanrı'nın işiyse, bu adamları yok edemezsiniz. Hatta kendinizi
Tanrı'ya karşı savaşır durumda bulabilirsiniz."
Kurul üyeleri Gamaliel'in bu öğüdünü kabul ettiler.

Elç.5: 40 Elçileri içeri çağırtıp kamçılattılar ve İsa'nın adından söz etmemelerini
buyurduktan sonra salıverdiler.

Elç.5: 41 Elçiler İsa'nın adı uğruna hakarete layık görüldükleri için Yüksek Kurul'un
huzurundan sevinç içinde ayrıldılar.

Elç.5: 42 Her gün tapınakta ve evlerde öğretmekten ve Mesih İsa'yla ilgili Müjde'yi
yaymaktan geri kalmadılar.

 

 

BÖLÜM 6

 

Yedi Yardımcı

 

Elç.6: 1 İsa'nın öğrencilerinin sayıca çoğaldığı o günlerde, Grekçe konuşan
Yahudiler, günlük yardım dağıtımında kendi dullarına gereken ilginin gösterilmediğini ileri sürerek İbranice* konuşan Yahudiler'den yakınmaya
başladılar.

Elç.6: 2 Bunun üzerine Onikiler*, bütün öğrencileri bir araya toplayıp şöyle dediler:
"Tanrı'nın sözünü yayma işini bırakıp maddi işlerle uğraşmamız*fx* doğru olmaz.

Elç.6: 3 Bu nedenle, kardeşler, aranızdan Ruh'la ve bilgelikle dolu, yedi saygın kişi
seçin. Onları bu iş için görevlendirelim.

Elç.6: 4 Biz ise kendimizi duaya ve Tanrı sözünü yaymaya adayalım."

Elç.6: 5-6 Bu öneri bütün topluluğu hoşnut etti. Böylece, iman ve Kutsal Ruh'la dolu
biri olan İstefanos'un yanısıra Filipus, Prohoros, Nikanor, Timon, Parmenas ve
Yahudiliğe dönen Antakyalı Nikolas'ı seçip elçilerin önüne çıkardılar. Elçiler de
dua edip ellerini onların üzerine koydular.

Elç.6: 7 Böylece Tanrı'nın sözü yayılıyor, Yeruşalim'deki öğrencilerin sayısı
arttıkça artıyor, kâhinlerden birçoğu da iman çağrısına uyuyordu.

İstefanos Tutuklanıyor

Elç.6: 8 Tanrı'nın lütfuyla ve kudretle dolu olan İstefanos, halk arasında büyük
belirtiler ve harikalar yapıyordu.

Elç.6: 9 Ne var ki, Azatlılar Havrası diye bilinen havranın bazı üyeleri ve
Kirene'den, İskenderiye'den, Kilikya'dan ve Asya İli'nden* bazı kişiler
İstefanos'la çekişmeye başladılar.

Elç.6: 10 Ama İstefanos'un konuşmasındaki bilgeliğe ve Ruh'a karşı koyamadılar.

Elç.6: 11 Bunun üzerine birkaç kişiyi el altından ayartarak onlara, "Bu adamın
Musa'ya ve Tanrı'ya karşı küfür dolu sözler söylediğini duyduk" dedirttiler.

Elç.6: 12 Böylelikle halkı, ileri gelenleri ve din bilginlerini kışkırttılar. Gidip
İstefanos'u yakaladılar ve Yüksek Kurul'un* önüne çıkardılar.

Elç.6: 13 Getirdikleri yalancı tanıklar, "Bu adam durmadan bu kutsal yere ve Yasa'ya
karşı konuşuyor" dediler.

Elç.6: 14 "'Nasıralı İsa burayı yıkacak, Musa'nın bize emanet ettiği töreleri de
değiştirecek' dediğini duyduk."

Elç.6: 15 Kurul'da oturanların hepsi, İstefanos'a baktıklarında yüzünün bir melek
yüzüne benzediğini gördüler.

 

 

BÖLÜM 7

 

İstefanos'un Konuşması

 

Elç.7: 1 Başkâhin, "Bu iddialar doğru mu?" diye sordu.

Elç.7: 2-3 İstefanos şöyle karşılık verdi: "Kardeşler ve babalar, beni dinleyin.
Atamız İbrahim daha Mezopotamya'dayken, Harran'a yerleşmeden önce, yüce Tanrı ona görünüp şöyle dedi: 'Ülkeni, akrabalarını bırak, sana göstereceğim ülkeye git.'

Elç.7: 4 "Bunun üzerine İbrahim Kildaniler'in* ülkesini bırakıp Harran'a yerleşti.
Babasının ölümünden sonra da Tanrı onu oradan alıp şimdi sizin yaşadığınız bu
ülkeye getirdi.

Elç.7: 5 Burada ona herhangi bir miras, bir karış toprak bile vermemişti. Ama
İbrahim'in o sırada hiç çocuğu olmadığı halde, Tanrı bu ülkeyi mülk olarak ona ve
ondan sonra gelecek torunlarına vereceğini vaat etti.

Elç.7: 6 Tanrı şöyle dedi: 'Senin soyun yabancı bir ülkede, gurbette yaşayacak. Dört
yüz yıl köle olarak çalıştırılacak, baskı görecek.

Elç.7: 7 Ama ben kölelik edecekleri ulusu cezalandıracağım. Bundan sonra oradan
çıkacak ve bana bu yerde tapınacaklar.'

Elç.7: 8 Sonra Tanrı onunla, sünnete dayalı antlaşmayı yaptı. Böylelikle İbrahim,
İshak'ın babası oldu ve onu sekiz günlükken sünnet etti. Ve İshak Yakup'un, Yakup
da on iki büyük atamızın babası oldu.

Elç.7: 9-10 "Yusuf'u kıskanan atalarımız, onu köle olarak Mısır'a sattılar. Ama Tanrı
onunlaydı ve onu bütün sıkıntılarından kurtardı. Ona bilgelik vererek Mısır
Firavunu'nun gözüne girmesini sağladı. Firavun da onu Mısır ve bütün saray halkı
üzerine yönetici atadı.

Elç.7: 11 "Sonra bütün Mısır ve Kenan ülkesini kıtlık vurdu, büyük sıkıntılar
başladı. Atalarımız yiyecek bulamadılar.

Elç.7: 12 Mısır'da tahıl bulunduğunu duyan Yakup, atalarımızı oraya ilk
yolculuklarına gönderdi.

Elç.7: 13 Mısır'a ikinci gelişlerinde Yusuf kardeşlerine kimliğini açıkladı. Firavun
böylece Yusuf'un ailesini tanımış oldu.

Elç.7: 14 Yusuf haber yollayıp babası Yakup'u ve bütün akrabalarını, toplam yetmiş
beş kişiyi çağırttı.

Elç.7: 15 Böylece Yakup Mısır'a gitti. Kendisi de atalarımız da orada öldüler.

Elç.7: 16 Kemikleri sonra Şekem'e getirilerek İbrahim'in Şekem'de Hamor oğullarından bir miktar gümüş karşılığında satın almış olduğu mezara konuldu.

Elç.7: 17 "Tanrı'nın İbrahim'e verdiği sözün gerçekleşeceği zaman yaklaştığında,
Mısır'daki halkımızın nüfusu bir hayli çoğalmıştı.

Elç.7: 18 Sonunda Yusuf hakkında bilgisi olmayan yeni bir kral Mısır'da tahta çıktı.

Elç.7: 19 Bu adam, halkımıza karşı haince davrandı, atalarımıza kötülük etti. Onları,
yeni doğan çocuklarını açıkta bırakıp ölüme terk etmeye zorladı.

Elç.7: 20-21 "O sırada, son derece güzel bir çocuk olan Musa doğdu. Musa, üç ay
babasının evinde beslendikten sonra açıkta bırakıldı. Firavunun kızı onu bulup
evlat edindi ve kendi oğlu olarak yetiştirdi.

Elç.7: 22 Musa, Mısırlılar'ın bütün bilim dallarında eğitildi. Gerek sözde, gerek
eylemde güçlü biri oldu.

Elç.7: 23 "Kırk yaşını doldurunca Musa'nın yüreğinde öz kardeşleri İsrailoğulları'nın
durumunu yakından görme arzusu doğdu.

Elç.7: 24 Onlardan birine haksızlık edildiğini gören Musa, onu savundu. Haksızlığı
yapan Mısırlı'yı öldürerek ezilenin öcünü aldı.

Elç.7: 25 'Kardeşlerim Tanrı'nın benim aracılığımla kendilerini kurtaracağını
anlarlar' diye düşünüyordu. Ama onlar bunu anlamadılar.

Elç.7: 26 Ertesi gün Musa, kavga eden iki İbrani'yle karşılaşınca onları barıştırmak
istedi. 'Efendiler' dedi, 'Siz kardeşsiniz. Niye birbirinize haksızlık ediyorsunuz?'

Elç.7: 27 "Ne var ki, soydaşına haksızlık eden kişi Musa'yı yana iterek, 'Kim seni
başımıza yönetici ve yargıç atadı?' dedi.

Elç.7: 28 'Yoksa dün Mısırlı'yı öldürdüğün gibi beni de mi öldürmek istiyorsun?'

Elç.7: 29 Bu söz üzerine Musa Midyan ülkesine kaçtı. Orada gurbette yaşadı ve iki
oğul babası oldu.

Elç.7: 30 "Kırk yıl geçtikten sonra Musa'ya, Sina Dağı'nın yakınlarındaki çölde,
yanan bir çalının alevleri içinde bir melek göründü.

Elç.7: 31-32 Musa gördüklerine şaştı. Daha yakından bakmak için yaklaştığında, Rab
ona şöyle seslendi: 'Senin atalarının Tanrısı, İbrahim'in, İshak'ın ve Yakup'un
Tanrısı benim.' Korkuyla titreyen Musa bakmaya cesaret edemedi.

Elç.7: 33 "Sonra Rab, 'Çarıklarını çıkar! Çünkü bastığın yer kutsal topraktır' dedi.

Elç.7: 34 'Mısır'da halkıma yapılan baskıyı yakından gördüm, iniltilerini duydum ve
onları kurtarmaya geldim. Şimdi gel, seni Mısır'a göndereceğim.'

Elç.7: 35 "Bu Musa, 'Kim seni yönetici ve yargıç atadı?' diye reddettikleri Musa'ydı.
Tanrı onu, çalıda kendisine görünen meleğin aracılığıyla yönetici ve kurtarıcı
olarak gönderdi.

Elç.7: 36 Halkı Mısır'dan çıkaran, orada, Kızıldeniz'de* ve kırk yıl boyunca çölde
belirtiler ve harikalar yapan oydu.

Elç.7: 37 İsrailoğulları'na, 'Tanrı size kendi kardeşlerinizin arasından benim gibi
bir peygamber çıkaracak' diyen Musa odur.

Elç.7: 38 Çöldeki topluluğun arasında yaşamış, Sina Dağı'nda kendisiyle konuşan
melekle ve atalarımızla birlikte bulunmuş olan odur. Bize iletmek üzere yaşam
dolu sözler aldı.

Elç.7: 39 "Ne var ki, atalarımız onun sözünü dinlemek istemediler. Onu reddettiler,
Mısır'a dönmeyi özler oldular.

Elç.7: 40 Harun'a, 'Bize öncülük edecek ilahlar yap' dediler. 'Çünkü bizi Mısır'dan
çıkaran o Musa'ya ne oldu bilmiyoruz!'

Elç.7: 41 Ve o günlerde buzağı biçiminde bir put yapıp ona kurban sundular. Kendi
elleriyle yaptıkları bu put için bir şenlik düzenlediler.

Elç.7: 42 Bu yüzden Tanrı onlardan yüz çevirip onları göksel cisimlere kulluk etmeye terk etti. Peygamberlerin kitabında yazılmış olduğu gibi:
'Ey İsrail halkı,
Çölde kırk yıl boyunca
Bana mı sunular, kurbanlar sundunuz?

Elç.7: 43 Siz Molek'in* çadırını
Ve ilahınız Refan'ın*fx* yıldızını taşıdınız.
Tapınmak için yaptığınız putlardı bunlar.
Bu yüzden sizi Babil'in ötesine süreceğim.'

Elç.7: 44 "Çölde atalarımızın Tanıklık Çadırı*fx* vardı. Musa bunu, kendisiyle
konuşan Tanrı'nın buyurduğu gibi, gördüğü örneğe göre yapmıştı.

Elç.7: 45 Tanıklık Çadırı'nı önceki kuşaktan teslim alan atalarımız, Yeşu'nun
önderliğinde öteki ulusların topraklarını ele geçirdikleri zaman, çadırı
yanlarında getirdiler. Ulusları atalarımızın önünden kovan, Tanrı'nın kendisiydi.
Çadır Davut'un zamanına dek kaldı.

Elç.7: 46 Tanrı'nın beğenisini kazanmış olan Davut, Yakup'un Tanrısı için bir konut
yapmaya izin istedi.

Elç.7: 47 Oysa Tanrı için bir ev yapan Süleyman oldu.

Elç.7: 48-50 "Ne var ki, en yüce Olan, elle yapılmış konutlarda oturmaz. Peygamberin belirttiği gibi,
'Gök tahtım,
Yeryüzü ayaklarımın taburesidir.
Benim için nasıl bir ev yapacaksınız?
Ya da, neresi dinleneceğim yer?
Bütün bunları yapan elim değil mi? diyor Rab.'

Elç.7: 51 "Ey dik kafalılar, yürekleri ve kulakları sünnet edilmemiş olanlar*fx*! Siz
tıpkı atalarınıza benziyorsunuz, her zaman Kutsal Ruh'a karşı direniyorsunuz.

Elç.7: 52-53 Atalarınız peygamberlerin hangisine zulmetmediler ki? Adil Olan'ın
geleceğini önceden bildirenleri de öldürdüler. Melekler aracılığıyla buyrulan
Yasa'yı alıp da buna uymayan sizler, şimdi de Adil Olan'a ihanet edip O'nu
katlettiniz!"

İstefanos'un Taşlanıp Öldürülmesi

Elç.7: 54 Kurul üyeleri bu sözleri duyunca öfkeden kudurdular, İstefanos'a karşı
dişlerini gıcırdattılar.

Elç.7: 55 Kutsal Ruh'la dolu olan İstefanos ise, gözlerini göğe dikip Tanrı'nın
görkemini ve Tanrı'nın sağında duran İsa'yı gördü.

Elç.7: 56 "Bakın" dedi, "Göklerin açıldığını ve İnsanoğlu'nun* Tanrı'nın sağında
durmakta olduğunu görüyorum."

Elç.7: 57 Bunun üzerine kulaklarını tıkayıp çığlıklar atarak hep birlikte İstefanos'a
saldırdılar.

Elç.7: 58 Onu kentten dışarı atıp taşa tuttular. İstefanos'a karşı tanıklık etmiş
olanlar, kaftanlarını Saul adlı bir gencin ayaklarının dibine bıraktılar.

Elç.7: 59 İstefanos taş yağmuru altında, "Rab İsa, ruhumu al!" diye yakarıyordu.

Elç.7: 60 Sonra diz çökerek yüksek sesle şöyle dedi: "Ya Rab, bu günahı onlara
yükleme!" Bunu söyledikten sonra gözlerini yaşama kapadı.

(kutsalkitap.tk)