Zamanda geriye doğru yolculuk yapmanın en kısa yolu tarih okumaktır

 

 

 

Kutsal Ruh

 

Yu.14: 15 "Beni seviyorsanız, buyruklarımı yerine getirirsiniz.

Yu.14: 1617 Ben de Baba'dan dileyeceğim. O sonsuza dek sizinle birlikte olsun
diye size başka bir Yardımcı*, Gerçeğin Ruhu'nu verecek. Dünya O'nu kabul
edemez. Çünkü O'nu ne görür, ne de tanır. Siz O'nu tanıyorsunuz. Çünkü O
aranızda yaşıyor ve içinizde olacaktır.

Yu.14: 18 Sizi öksüz bırakmayacağım, size geri döneceğim.

Yu.14: 19 Az sonra dünya artık beni görmeyecek, ama siz beni göreceksiniz. Ben
yaşadığım için siz de yaşayacaksınız.

Yu.14: 20 O gün anlayacaksınız ki, ben Babam'dayım, siz bendesiniz, ben de
sizdeyim.

Yu.14: 21 Kim buyruklarımı bilir ve yerine getirirse, işte beni seven odur. Beni
seveni Babam da sevecektir. Ben de onu seveceğim ve kendimi ona göstereceğim."

Yu.14: 22 Yahuda İskariot değil O'na, "Ya Rab, nasıl olur da kendini dünyaya
göstermeyip bize göstereceksin?" diye sordu.

Yu.14: 23 İsa ona şu karşılığı verdi: "Beni seven sözüme uyar, Babam da onu sever.
Biz de ona gelir, onunla birlikte yaşarız.

Yu.14: 24 Beni sevmeyen, sözlerime uymaz. İşittiğiniz söz benim değil, beni
gönderen Baba'nındır.

Yu.14: 25 "Ben daha aranızdayken size bunları söyledim.

Yu.14: 26 Ama Baba'nın benim adımla göndereceği Yardımcı, Kutsal Ruh, size her
şeyi öğretecek, bütün söylediklerimi size hatırlatacak.

Yu.14: 27 Size esenlik bırakıyorum, size kendi esenliğimi veriyorum. Ben size
dünyanın verdiği gibi vermiyorum. Yüreğiniz sıkılmasın ve korkmasın.

Yu.14: 28 Size, 'Gidiyorum, ama yanınıza döneceğim' dediğimi işittiniz. Beni
sevseydiniz, Baba'ya gideceğim için sevinirdiniz. Çünkü Baba benden üstündür.

Yu.14: 29 Bunları size şimdiden, her şey olup bitmeden önce söyledim. Öyle ki,
bunlar olunca inanasınız.

Yu.14: 30 Artık sizinle uzun uzun konuşmayacağım. Çünkü bu dünyanın egemeni*fx* geliyor. Onun benim üzerimde hiçbir yetkisi yoktur.

Yu.14: 31 Ama dünyanın, Baba'yı sevdiğimi ve Baba'nın bana buyurduğu her şeyi
yerine getirdiğimi anlamasını istiyorum. Haydi kalkın, buradan gidelim."

 

 

BÖLÜM 15

 

Asma ile Çubuklar

 

Yu.15: 1 "Ben gerçek asmayım ve Babam bağcıdır.

Yu.15: 2 Bende meyve vermeyen her çubuğu kesip atar, meyve veren her çubuğu ise
daha çok meyve versin diye budayıp temizler.

Yu.15: 3 Size söylediğim sözle siz şimdiden temizsiniz.

Yu.15: 4 Bende kalın, ben de sizde kalayım. Çubuk asmada kalmazsa kendiliğinden
meyve veremez. Bunun gibi, siz de bende kalmazsanız meyve veremezsiniz.

Yu.15: 5 Ben asmayım, siz çubuklarsınız. Bende kalan ve benim kendisinde kaldığım
kişi çok meyve verir. Bensiz hiçbir şey yapamazsınız.

Yu.15: 6 Bir kimse bende kalmazsa, çubuk gibi dışarı atılır ve kurur. Böylelerini
toplar, ateşe atıp yakarlar.

Yu.15: 7 Eğer bende kalırsanız ve sözlerim sizde kalırsa, ne isterseniz dileyin,
size verilecektir.

Yu.15: 8 Babam çok meyve vermenizle yüceltilir. Böylelikle öğrencilerim olursunuz.

Yu.15: 9 "Baba'nın beni sevdiği gibi, ben de sizi sevdim. Benim sevgimde kalın.

Yu.15: 10 Eğer buyruklarımı yerine getirirseniz sevgimde kalırsınız, tıpkı benim
de Babam'ın buyruklarını yerine getirdiğim ve sevgisinde kaldığım gibi...

Yu.15: 11 Bunları size, sevincim sizde olsun ve sevinciniz tamamlansın diye
söyledim.

Yu.15: 12 Benim buyruğum şudur: Sizi sevdiğim gibi birbirinizi sevin.

Yu.15: 13 Hiç kimsede, insanın, dostları uğruna canını vermesinden daha büyük bir
sevgi yoktur.

Yu.15: 14 Size buyurduklarımı yaparsanız, benim dostlarım olursunuz.

Yu.15: 15 Artık size kul demiyorum. Çünkü kul efendisinin ne yaptığını bilmez.
Size dost dedim. Çünkü Babam'dan bütün işittiklerimi size bildirdim.

Yu.15: 16 Siz beni seçmediniz, ben sizi seçtim. Gidip meyve veresiniz, meyveniz
de kalıcı olsun diye sizi ben atadım. Öyle ki, benim adımla Baba'dan ne
dilerseniz size versin.

Yu.15: 17 Size şu buyruğu veriyorum: Birbirinizi sevin!"

Dünyanın Nefreti

Yu.15: 18 "Dünya sizden nefret ederse, sizden önce benden nefret etmiş olduğunu
bilin.

Yu.15: 19 Dünyadan olsaydınız, dünya kendisine ait olanı severdi. Ne var ki,
dünyanın değilsiniz; ben sizi dünyadan seçtim. Bunun için dünya sizden nefret
ediyor.

Yu.15: 20 Size söylediğim sözü hatırlayın: 'Köle efendisinden üstün değildir.'
Bana zulmettilerse, size de zulmedecekler. Benim sözüme uydularsa, sizinkine
de uyacaklar.

Yu.15: 21 Bütün bunları size benim adımdan ötürü yapacaklar. Çünkü beni göndereni tanımıyorlar.

Yu.15: 22 Eğer gelmemiş ve onlara söylememiş olsaydım, günahları olmazdı; ama
şimdi günahları için özürleri yoktur.

Yu.15: 23 Benden nefret eden, Babam'dan da nefret eder.

Yu.15: 24 Başka hiç kimsenin yapmadığı işleri onların arasında yapmamış olsaydım,
günahları olmazdı. Şimdiyse yaptıklarımı gördükleri halde hem benden hem de
Babam'dan nefret ettiler.

Yu.15: 25 Bu, yasalarında yazılı, 'Yok yere benden nefret ettiler' sözü yerine
gelsin diye oldu.

Yu.15: 26 "Baba'dan size göndereceğim Yardımcı*, yani Baba'dan çıkan Gerçeğin Ruhu geldiği zaman, bana tanıklık edecek.

Yu.15: 27 Siz de tanıklık edeceksiniz. Çünkü başlangıçtan beri benimle
birliktesiniz.

 

 

BÖLÜM 16

 

Yu.16: 1 "Bunları size, sendeleyip düşmeyesiniz diye söyledim.

Yu.16: 2 Sizi havra dışı edecekler. Evet, öyle bir saat geliyor ki, sizi öldüren
herkes Tanrı'ya hizmet ettiğini sanacak.

Yu.16: 3 Bunları, Baba'yı ve beni tanımadıkları için yapacaklar.

Yu.16: 4 Bunları size şimdiden bildiriyorum. Öyle ki, saati gelince bunları size
söylediğimi hatırlayasınız. Başlangıçta bunları size söylemedim. Çünkü sizinle
birlikteydim."

Kutsal Ruh'un İşleyişi

Yu.16: 5 "Şimdiyse beni gönderenin yanına gidiyorum. Ne var ki, içinizden hiçbiri
bana, 'Nereye gidiyorsun?' diye sormuyor.

Yu.16: 6 Ama bunları söylediğim için yüreğiniz kederle doldu.

Yu.16: 7 Size gerçeği söylüyorum, benim gidişim sizin yararınızadır. Gitmezsem,
Yardımcı* size gelmez. Ama gidersem, O'nu size gönderirim.

Yu.16: 8 O gelince günah, doğruluk ve gelecek yargı konusunda dünyayı suçlu
olduğuna ikna edecektir:

Yu.16: 9 Günah konusunda, çünkü bana iman etmezler;

Yu.16: 10 doğruluk konusunda, çünkü Baba'ya gidiyorum, artık beni görmeyeceksiniz;

Yu.16: 11 yargı konusunda, çünkü bu dünyanın egemeni*fx* yargılanmış bulunuyor.

Yu.16: 12 "Size daha çok söyleyeceklerim var, ama şimdi bunlara dayanamazsınız.

Yu.16: 13 Ne var ki O, yani Gerçeğin Ruhu gelince, sizi tüm gerçeğe yöneltecek.
Çünkü kendiliğinden konuşmayacak, yalnız duyduklarını söyleyecek ve gelecekte
olacakları size bildirecek.

Yu.16: 14 O beni yüceltecek. Çünkü benim olandan alıp size bildirecek.

Yu.16: 15 Baba'nın nesi varsa benimdir. 'Benim olandan alıp size bildirecek'
dememin nedeni budur.

Yu.16: 16 "Kısa süre sonra beni artık görmeyeceksiniz; yine kısa süre sonra beni
göreceksiniz."

Kederiniz Sevince Dönüşecek

Yu.16: 17 Öğrencilerinden bazıları birbirlerine, "Ne demek istiyor?" diye
sordular. "'Kısa süre sonra beni görmeyeceksiniz; yine kısa süre sonra beni
göreceksiniz' diyor. Ayrıca, 'Çünkü Baba'ya gidiyorum' diyor."

Yu.16: 18 Onun için, "Bu 'kısa süre' dediği nedir? Söylediklerini anlamıyoruz"
deyip durdular.

Yu.16: 19 İsa kendisine soru sormak istediklerini anladı. Onlara dedi ki, "'Kısa
süre sonra beni görmeyeceksiniz; yine kısa süre sonra beni göreceksiniz'
dememi mi tartışıyorsunuz?

Yu.16: 20 Size doğrusunu söyleyeyim, siz ağlayıp yas tutacaksınız, dünya ise
sevinecektir. Kederleneceksiniz, ama kederiniz sevince dönüşecek.

Yu.16: 21 Kadın doğum yapacağı zaman ağrı çeker. Çünkü saati gelmiştir. Ama
doğurunca, dünyaya bir çocuk getirmenin sevinciyle çektiği acıyı unutur.

Yu.16: 22 Bunun gibi, siz de şimdi kederleniyorsunuz, ama sizi yine göreceğim. O
zaman yürekten sevineceksiniz. Sevincinizi kimse sizden alamaz.

Yu.16: 23 O gün bana hiçbir şey sormayacaksınız. Size doğrusunu söyleyeyim, benim adımla Baba'dan ne dilerseniz, size verecektir.

Yu.16: 24 Şimdiye dek benim adımla bir şey dilemediniz. Dileyin, alacaksınız. Öyle
ki, sevinciniz tam olsun.

Yu.16: 25 "Size bunları örneklerle anlattım. Öyle bir saat geliyor ki, artık
örneklerle konuşmayacağım; Baba'yı size açıkça tanıtacağım.

Yu.16: 26 O gün dileyeceğinizi benim adımla dileyeceksiniz. Sizin için Baba'dan
istekte bulunacağımı söylemiyorum.

Yu.16: 27 Çünkü beni sevdiğiniz ve Baba'dan çıkıp geldiğime iman ettiğiniz için
Baba'nın kendisi sizi seviyor.

Yu.16: 28 Ben Baba'dan çıkıp dünyaya geldim. Şimdi dünyayı bırakıp Baba'ya
dönüyorum."

Yu.16: 29 Öğrencileri, "İşte, şimdi açıkça konuşuyorsun, hiç örnek kullanmıyorsun"
dediler.

Yu.16: 30 "Şimdi senin her şeyi bildiğini anlıyoruz. Kimsenin sana soru sormasına
gerek yok. Tanrı'dan geldiğine bunun için iman ediyoruz."

Yu.16: 31 İsa onlara, "Şimdi iman ediyor musunuz?" diye karşılık verdi.

Yu.16: 32 "İşte, hepinizin evlerinize gitmek üzere dağılacağınız ve beni yalnız
bırakacağınız saat geliyor, geldi bile. Ama ben yalnız değilim, Baba benimle
birliktedir.

Yu.16: 33 Bunları size, bende esenliğiniz olsun diye söyledim. Dünyada sıkıntınız
olacak. Ama cesur olun, ben dünyayı yendim!"

 

 

BÖLÜM 17

 

İsa Dua Ediyor

 

Yu.17: 1 İsa bunları söyledikten sonra, gözlerini gökyüzüne kaldırıp şöyle dedi:
"Baba, saat geldi. Oğlun'u yücelt ki, Oğul da seni yüceltsin.

Yu.17: 2 Çünkü sen O'na bütün insanlık üzerinde yetki verdin. Öyle ki, O'na
verdiklerinin hepsine sonsuz yaşam versin.

Yu.17: 3 Sonsuz yaşam, tek gerçek Tanrı olan seni ve gönderdiğin İsa Mesih'i
tanımalarıdır.

Yu.17: 4 Yapmam için bana verdiğin işi tamamlamakla seni yeryüzünde yücelttim.

Yu.17: 5 Baba, dünya var olmadan önce ben senin yanındayken sahip olduğum
yücelikle şimdi beni yanında yücelt.

Yu.17: 6 "Dünyadan bana verdiğin insanlara senin adını açıkladım. Onlar
senindiler, bana verdin ve senin sözüne uydular.

Yu.17: 7 Bana verdiğin her şeyin senden olduğunu şimdi biliyorlar.

Yu.17: 8 Çünkü bana ilettiğin sözleri onlara ilettim, onlar da kabul ettiler.
Senden çıkıp geldiğimi gerçekten anladılar, beni senin gönderdiğine iman
ettiler.

Yu.17: 9 Onlar için istekte bulunuyorum. Dünya için değil, bana verdiğin kimseler
için istekte bulunuyorum. Çünkü onlar senindir.

Yu.17: 10 Benim olan her şey senindir, seninkiler de benimdir. Ben onlarda
yüceltildim.

Yu.17: 11 Ben artık dünyada değilim, ama onlar dünyadalar. Ben sana geliyorum.
Kutsal Baba, onları bana verdiğin kendi adınla koru ki, bizim gibi bir olsunlar.

Yu.17: 12 Kendileriyle birlikte olduğum sürece, bana verdiğin kendi adınla onları
esirgeyip korudum. Kutsal Yazı yerine gelsin diye, mahva giden adamdan*fx*
başka içlerinden hiçbiri mahvolmadı.

Yu.17: 13 "İşte şimdi sana geliyorum. Sevincimin onlarda tamamlanması için bunları
ben dünyadayken söylüyorum.

Yu.17: 14 Ben onlara senin sözünü ilettim, dünya ise onlardan nefret etti. Çünkü
ben dünyadan olmadığım gibi, onlar da dünyadan değiller.

Yu.17: 15 Onları dünyadan uzaklaştırmanı değil, kötü olandan* korumanı istiyorum.

Yu.17: 16 Ben dünyadan olmadığım gibi, onlar da dünyadan değiller.

Yu.17: 17 Onları gerçekle kutsal kıl. Senin sözün gerçektir.

Yu.17: 18 Sen beni dünyaya gönderdiğin gibi, ben de onları dünyaya gönderdim.

Yu.17: 19 Onlar da gerçekle kutsal kılınsınlar diye kendimi onların uğruna
adıyorum*fx*.

Yu.17: 2021 "Yalnız onlar için değil, onların sözüyle bana iman edenler için de
istekte bulunuyorum, hepsi bir olsunlar. Baba, senin bende olduğun ve benim
sende olduğum gibi, onlar da bizde olsunlar. Dünya da beni senin gönderdiğine
iman etsin.

Yu.17: 22 Bana verdiğin yüceliği onlara verdim. Öyle ki, bizim bir olduğumuz gibi
bir olsunlar.

Yu.17: 23 Ben onlarda, sen bende olmak üzere tam bir birlik içinde bulunsunlar ki,
dünya beni senin gönderdiğini, beni sevdiğin gibi onları da sevdiğini anlasın.

Yu.17: 24 Baba, bana verdiklerinin de bulunduğum yerde benimle birlikte olmalarını
ve benim yüceliğimi, bana verdiğin yüceliği görmelerini istiyorum. Çünkü
dünyanın kuruluşundan önce sen beni sevdin.

Yu.17: 25 Adil Baba, dünya seni tanımıyor, ama ben seni tanıyorum. Bunlar da beni
senin gönderdiğini biliyorlar.

Yu.17: 26 Bana beslediğin sevgi onlarda olsun, ben de onlarda olayım diye senin
adını onlara bildirdim ve bildirmeye devam edeceğim."

 

 

BÖLÜM 18

 

İsa Tutuklanıyor
(Mat.26:4756; Mar.14:4350; Luk.22:4753)

 

Yu.18: 1 İsa bu sözleri söyledikten sonra öğrencileriyle birlikte dışarı çıkıp
Kidron Vadisi'nin ötesine geçti. Orada bir bahçe vardı. İsa'yla öğrencileri
bu bahçeye girdiler.

Yu.18: 2 O'na ihanet eden Yahuda da burayı biliyordu. Çünkü İsa, öğrencileriyle
orada sık sık buluşurdu.

Yu.18: 3 Böylece Yahuda yanına bir bölük askerle başkâhinlerin ve Ferisiler'in*
gönderdiği görevlileri alarak oraya geldi. Onların ellerinde fenerler,
meşaleler ve silahlar vardı.

Yu.18: 4 İsa, başına geleceklerin hepsini biliyordu. Öne çıkıp onlara, "Kimi
arıyorsunuz?" diye sordu.

Yu.18: 5 "Nasıralı İsa'yı" diye karşılık verdiler.
İsa onlara, "Benim" dedi.
O'na ihanet eden Yahuda da onlarla birlikte duruyordu.

Yu.18: 6 İsa, "Benim" deyince gerileyip yere düştüler.

Yu.18: 7 Bunun üzerine İsa onlara yine, "Kimi arıyorsunuz?" diye sordu.
"Nasıralı İsa'yı" dediler.

Yu.18: 8 İsa, "Size söyledim, benim" dedi. "Eğer beni arıyorsanız, bunları bırakın
gitsinler."

Yu.18: 9 Kendisinin daha önce söylediği, "Senin bana verdiklerinden hiçbirini
yitirmedim" şeklindeki sözü yerine gelsin diye böyle konuştu.

Yu.18: 10 Simun Petrus yanında taşıdığı kılıcı çekti, başkâhinin Malkus adındaki
kölesine vurup sağ kulağını kopardı.

Yu.18: 11 İsa Petrus'a, "Kılıcını kınına koy! Baba'nın bana verdiği kâseden*
içmeyeyim mi?" dedi.

Yu.18: 12 Bunun üzerine komutanla buyruğundaki asker bölüğü ve Yahudi görevliler İsa'yı tutup bağladılar.

Yu.18: 13 O'nu önce, o yıl başkâhin olan Kayafa'nın kayınbabası Hanan'a
götürdüler.

Yu.18: 14 Halkın uğruna bir tek adamın ölmesinin daha uygun olacağını Yahudi
yetkililere telkin eden Kayafa idi.

Petrus'un İlk İnkârı
(Mat.26:6970; Mar.14:6668; Luk.22:5557)

Yu.18: 15 Simun Petrus'la başka bir öğrenci İsa'nın ardından gidiyorlardı. O
öğrenci başkâhinin tanıdığı olduğu için İsa'yla birlikte başkâhinin avlusuna
girdi.

Yu.18: 16 Petrus ise dışarıda, kapının yanında duruyordu. Başkâhinin tanıdığı
öğrenci dışarı çıkıp kapıcı kızla konuştu ve Petrus'u içeri getirdi.

Yu.18: 17 Kapıcı kız Petrus'a, "Sen de bu adamın öğrencilerinden değil misin?"
diye sordu.
Petrus, "Hayır, değilim" dedi.

Yu.18: 18 Hava soğuk olduğu için köleler ve nöbetçiler yaktıkları kömür ateşinin
çevresinde durmuş ısınıyorlardı. Petrus da onlarla birlikte ayakta ısınıyordu.

Başkâhinin Soruşturması
(Mat.26:5966; Mar.14:5564; Luk.22:6671)

Yu.18: 19 Başkâhin İsa'ya, öğrencileri ve öğretisiyle ilgili sorular sordu.

Yu.18: 20 İsa onu şöyle yanıtladı: "Ben söylediklerimi dünyaya açıkça söyledim.
Her zaman bütün Yahudiler'in toplandıkları havralarda ve tapınakta öğrettim.
Gizli hiçbir şey söylemedim.

Yu.18: 21 Beni neden sorguya çekiyorsun? Konuştuklarımı işitenlerden sor. Onlar
ne söylediğimi biliyorlar."

Yu.18: 22 İsa bunları söyleyince, yanında duran görevlilerden biri, "Başkâhine
nasıl böyle karşılık verirsin?" diyerek O'na bir tokat attı.

Yu.18: 23 İsa ona, "Eğer yanlış bir şey söyledimse, yanlışımı göster!" diye
yanıtladı. "Ama söylediklerim doğruysa, niçin bana vuruyorsun?"

Yu.18: 24 Bunun üzerine Hanan, O'nu bağlı olarak başkâhin Kayafa'ya gönderdi.

Petrus'un İkinci ve Üçüncü İnkârı
(Mat.26:7175; Mar.14:6972; Luk.22:5862)

Yu.18: 25 Simun Petrus hâlâ ateşin yanında durmuş ısınıyordu. O'na, "Sen de O'nun
öğrencilerinden değil misin?" dediler.
"Hayır, değilim" diyerek inkâr etti.

Yu.18: 26 Başkâhinin kölelerinden biri, Petrus'un, kulağını kestiği adamın
akrabasıydı. Bu köle Petrus'a, "Bahçede, seni O'nunla birlikte görmedim mi?"
diye sordu.

Yu.18: 27 Petrus yine inkâr etti ve tam o anda horoz öttü.

İsa, Vali Pilatus'un Önünde
(Mat.27:12,1131; Mar.15:120; Luk.23:15,1325)

Yu.18: 28 Sabah erkenden Yahudi yetkililer İsa'yı Kayafa'nın yanından alarak vali
konağına götürdüler. Dinsel kuralları bozmamak*fx* ve Fısıh* yemeğini
yiyebilmek için kendileri vali konağına girmediler.

Yu.18: 29 Bunun üzerine Pilatus dışarı çıkıp yanlarına geldi. "Bu adamı neyle
suçluyorsunuz?" diye sordu.

Yu.18: 30 Ona şu karşılığı verdiler: "Bu adam kötülük eden biri olmasaydı, O'nu
sana getirmezdik."

Yu.18: 31 Pilatus, "O'nu siz alın, kendi yasanıza göre yargılayın" dedi.
Yahudi yetkililer, "Bizim hiç kimseyi ölüm cezasına çarptırmaya yetkimiz yok"
dediler.

Yu.18: 32 Bu, İsa'nın nasıl öleceğini belirtmek için söylediği sözler yerine
gelsin diye oldu.

Yu.18: 33 Pilatus yine vali konağına girdi. İsa'yı çağırıp O'na, "Sen Yahudiler'in
Kralı mısın?" diye sordu.

Yu.18: 34 İsa şöyle karşılık verdi: "Bunu kendiliğinden mi söylüyorsun, yoksa
başkaları mı sana söyledi?"

Yu.18: 35 Pilatus, "Ben Yahudi miyim?" dedi. "Seni bana kendi ulusun ve
başkâhinlerin teslim ettiler. Ne yaptın?"

Yu.18: 36 İsa, "Benim krallığım bu dünyadan değildir" diye karşılık verdi.
"Krallığım bu dünyadan olsaydı, yandaşlarım, Yahudi yetkililere teslim
edilmemem için savaşırlardı. Oysa benim krallığım buradan değildir."

Yu.18: 37 Pilatus, "Demek sen bir kralsın, öyle mi?" dedi.
İsa, "Kral olduğumu sen söylüyorsun" karşılığını verdi. "Ben gerçeğe tanıklık
etmek için doğdum, bunun için dünyaya geldim. Gerçekten yana olan herkes benim
sesimi işitir."

Yu.18: 38 Pilatus O'na, "Gerçek nedir?" diye sordu.
Bunu söyledikten sonra Pilatus yine dışarıya, Yahudiler'in yanına çıktı.
Onlara, "Ben O'nda hiçbir suç görmüyorum" dedi.

Yu.18: 39 "Ama sizin bir geleneğiniz var, her Fısıh Bayramı'nda sizin için birini
salıveriyorum. Yahudiler'in Kralı'nı sizin için salıvermemi ister misiniz?"

Yu.18: 40 Onlar yine, "Bu adamı değil, Barabba'yı isteriz!" diye bağrıştılar. Oysa Barabba bir hayduttu.

 

 

BÖLÜM 19

 

İsa Ölüme Mahkûm Ediliyor

 

Yu.19: 1 O zaman Pilatus İsa'yı tutup kamçılattı.

Yu.19: 2 Askerler de dikenlerden bir taç örüp O'nun başına geçirdiler. Sonra O'na
mor bir kaftan giydirdiler.

Yu.19: 3 Önüne geliyor, "Selam, ey Yahudiler'in Kralı!" diyor, yüzüne tokat
atıyorlardı.

Yu.19: 4 Pilatus yine dışarı çıktı. Yahudiler'e, "İşte, O'nu dışarıya, size
getiriyorum. O'nda hiçbir suç bulmadığımı bilesiniz" dedi.

Yu.19: 5 Böylece İsa, başındaki dikenli taç ve üzerindeki mor kaftanla dışarı
çıktı. Pilatus onlara, "İşte o adam!" dedi.

Yu.19: 6 Başkâhinler ve görevliler İsa'yı görünce, "Çarmıha ger, çarmıha ger!"
diye bağrıştılar. Pilatus, "O'nu siz alıp çarmıha gerin!" dedi. "Ben O'nda bir suç bulamıyorum!"

Yu.19: 7 Yahudiler şu karşılığı verdiler: "Bizim bir yasamız var, bu yasaya göre
O'nun ölmesi gerekir. Çünkü kendisinin Tanrı Oğlu olduğunu ileri sürüyor."

Yu.19: 8 Pilatus bu sözü işitince daha çok korktu.

Yu.19: 9 Yine vali konağına girip İsa'ya, "Sen nereden geliyorsun?" diye sordu.
İsa ona yanıt vermedi.

Yu.19: 10 Pilatus, "Benimle konuşmayacak mısın?" dedi. "Seni salıvermeye de,
çarmıha germeye de yetkim olduğunu bilmiyor musun?"

Yu.19: 11 İsa, "Sana gökten verilmeseydi, benim üzerimde hiçbir yetkin olmazdı"
diye karşılık verdi. "Bu nedenle beni sana teslim edenin günahı daha büyüktür."

Yu.19: 12 Bunun üzerine Pilatus İsa'yı salıvermek istedi. Ama Yahudiler, "Bu adamı
salıverirsen, Sezar'ın* dostu değilsin!" diye bağrıştılar. "Kral olduğunu
ileri süren herkes Sezar'a karşı gelmiş olur."

Yu.19: 13 Pilatus bu sözleri işitince İsa'yı dışarı çıkardı. Taş Döşeme*fx*
İbranice'de* Gabbata denilen yerde yargı kürsüsüne oturdu.

Yu.19: 14 Fısıh Bayramı'na* Hazırlık Günü'ydü*. Saat* on iki sularıydı. Pilatus
Yahudiler'e, "İşte, sizin Kralınız!" dedi.

Yu.19: 15 Onlar, "Yok et O'nu! Yok et, çarmıha ger!" diye bağrıştılar.
Pilatus, "Kralınızı mı çarmıha gereyim?" diye sordu.
Başkâhinler, "Sezar'dan başka kralımız yok!" karşılığını verdiler.

Yu.19: 16 Bunun üzerine Pilatus İsa'yı, çarmıha gerilmek üzere onlara teslim etti.

İsa Çarmıha Geriliyor
(Mat.27:3244; Mar.15:2132; Luk.23:2643)

Yu.19: 17 Askerler İsa'yı alıp götürdüler. İsa çarmıhını kendisi taşıyıp Kafatası
İbranice'de* Golgota denilen yere çıktı.

Yu.19: 18 Orada O'nu ve iki kişiyi daha çarmıha gerdiler. Biri bir yanda, öbürü
öteki yanda, İsa ise ortadaydı.

Yu.19: 19 Pilatus bir de yafta yazıp çarmıhın üzerine astırdı. Yaftada şöyle
yazılıydı: NASIRALI İSA YAHUDİLER'İN KRALI

Yu.19: 20 İsa'nın çarmıha gerildiği yer kente yakındı. Böylece İbranice, Latince
ve Grekçe yazılan bu yaftayı Yahudiler'in birçoğu okudu.

Yu.19: 21 Bu yüzden Yahudi başkâhinler Pilatus'a, "'Yahudiler'in Kralı' diye
yazma" dediler. "Kendisi, 'Ben Yahudiler'in Kralı'yım dedi' diye yaz."

Yu.19: 22 Pilatus, "Ne yazdımsa yazdım" karşılığını verdi.

Yu.19: 23 Askerler İsa'yı çarmıha gerdikten sonra giysilerini alıp her birine
birer pay düşecek biçimde dört parçaya böldüler. Mintanını da aldılar. Mintan
boydan boya tek parça dikişsiz bir dokumaydı.

Yu.19: 24 Birbirlerine, "Bunu yırtmayalım" dediler, "Kime düşecek diye kura
çekelim." Bu olay, şu Kutsal Yazı yerine gelsin diye oldu:
"Giysilerimi aralarında paylaştılar, Elbisem üzerine kura çektiler." Bunları askerler yaptı.

Yu.19: 25 İsa'nın çarmıhının yanında ise annesi, teyzesi, Klopas'ın karısı Meryem ve Mecdelli Meryem duruyordu.

Yu.19: 26 İsa, annesiyle sevdiği öğrencinin yakınında durduğunu görünce annesine,
"Anne*fx*, işte oğlun!" dedi.

Yu.19: 27 Sonra öğrenciye, "İşte, annen!" dedi.
O andan itibaren bu öğrenci İsa'nın annesini kendi evine aldı.

 

İsa'nın Ölümü
(Mat.27:4556; Mar.15:3341; Luk.23:4449)

 

Yu.19: 28 Daha sonra İsa, her şeyin artık tamamlandığını bilerek Kutsal Yazı
yerine gelsin diye, "Susadım!" dedi.

Yu.19: 29 Orada ekşi şarap dolu bir kap vardı. Şaraba batırılmış bir süngeri
mercanköşk dalına takarak O'nun ağzına uzattılar.

Yu.19: 30 İsa şarabı tadınca, "Tamamlandı!" dedi ve başını eğerek ruhunu teslim
etti.

Yu.19: 31 Yahudi yetkililer Pilatus'tan çarmıha gerilenlerin bacaklarının
kırılmasını ve cesetlerin kaldırılmasını istediler. Hazırlık Günü* olduğundan,
cesetlerin Şabat Günü* çarmıhta kalmasını istemiyorlardı. Çünkü o Şabat Günü
büyük bayramdı.

Yu.19: 32 Bunun üzerine askerler gidip birinci adamın, sonra da İsa'yla birlikte
çarmıha gerilen öteki adamın bacaklarını kırdılar.

Yu.19: 33 İsa'ya gelince O'nun ölmüş olduğunu gördüler. Bu yüzden bacaklarını
kırmadılar.

Yu.19: 34 Ama askerlerden biri O'nun böğrünü mızrakla deldi. Böğründen hemen kan ve su aktı.

Yu.19: 35 Bunu gören adam tanıklık etmiştir ve tanıklığı doğrudur. Doğruyu
söylediğini bilir. Siz de iman edesiniz diye tanıklık etmiştir.

Yu.19: 36 Bunlar, "O'nun bir tek kemiği kırılmayacak" diyen Kutsal Yazı'nın yerine
gelmesi için oldu.

Yu.19: 37 Yine başka bir Yazı'da, "Bedenini deştiklerine bakacaklar" deniyor.

İsa'nın Gömülmesi
(Mat.27:5761; Mar.15:4247; Luk.23:5056)

Yu.19: 38 Bundan sonra Aramatyalı Yusuf, İsa'nın cesedini kaldırmak için Pilatus'a
başvurdu. Yusuf, İsa'nın öğrencisiydi, ama Yahudi yetkililerden korktuğundan
bunu gizli tutuyordu. Pilatus izin verince, Yusuf gelip İsa'nın cesedini kaldırdı.

Yu.19: 39 Daha önce geceleyin İsa'nın yanına gelen Nikodim de otuz litre*fx* kadar
karışık mür* ve sarısabır özü alarak geldi.

Yu.19: 40 İkisi, İsa'nın cesedini alıp Yahudiler'in gömme geleneğine uygun olarak
onu baharatla keten bezlere sardılar.

Yu.19: 41 İsa'nın çarmıha gerildiği yerde bir bahçe, bu bahçenin içinde de henüz
hiç kimsenin konulmadığı yeni bir mezar* vardı.

Yu.19: 42 O gün Yahudiler'in Hazırlık Günü'ydü*. Mezar da yakın olduğundan İsa'yı oraya koydular.

 

 

BÖLÜM 20

 

İsa'nın Dirilişi
(Mat.28:18; Mar.16:18; Luk.24:112)

 

7Yu.20: 1 Haftanın ilk günü* erkenden, ortalık daha karanlıkken Mecdelli Meryem
mezara gitti. Taşın mezarın girişinden kaldırılmış olduğunu gördü.

Yu.20: 2 Koşarak Simun Petrus'a ve İsa'nın sevdiği öbür öğrenciye geldi. "Rab'bi
mezardan almışlar, nereye koyduklarını da bilmiyoruz" dedi.

Yu.20: 3 Bunun üzerine Petrus'la öteki öğrenci dışarı çıkıp mezara yöneldiler.

Yu.20: 4 İkisi birlikte koşuyordu. Ama öteki öğrenci Petrus'tan daha hızlı koşarak
mezara önce vardı.

Yu.20: 5 Eğilip içeri baktı, keten bezleri orada serili gördü, ama içeri girmedi.

Yu.20: 67 Ardından Simun Petrus geldi ve mezara girdi. Orada serili duran bezleri
ve İsa'nın başına sarılmış olan peşkiri gördü. Peşkir keten bezlerle birlikte
değildi, ayrı bir yerde dürülmüş duruyordu.

Yu.20: 8 O zaman mezara ilk varan öteki öğrenci de içeri girdi. Olanları gördü ve
iman etti.

Yu.20: 9 İsa'nın ölümden dirilmesi gerektiğini belirten Kutsal Yazı'yı henüz
anlamamışlardı.

İsa, Mecdelli Meryem'e Görünüyor
(Mat.28:910; Mar.16:911)

Yu.20: 10 Bundan sonra öğrenciler yine evlerine döndüler.

Yu.20: 11 Meryem ise mezarın dışında durmuş ağlıyordu. Ağlarken eğilip mezarın
içine baktı.

Yu.20: 12 Beyazlara bürünmüş iki melek gördü; biri İsa'nın cesedinin yattığı yerin
başucunda, öteki ayakucunda oturuyordu.

Yu.20: 13 Meryem'e, "Kadın, niçin ağlıyorsun?" diye sordular.
Meryem, "Rabbim'i almışlar" dedi. "O'nu nereye koyduklarını bilmiyorum."

Yu.20: 14 Bunları söyledikten sonra arkasına döndü, İsa'nın orada, ayakta
durduğunu gördü. Ama O'nun İsa olduğunu anlamadı.

Yu.20: 15 İsa, "Kadın, niçin ağlıyorsun?" dedi. "Kimi arıyorsun?"
Meryem O'nu bahçıvan sanarak, "Efendim" dedi, "Eğer O'nu sen götürdünse,
nereye koyduğunu söyle de gidip O'nu alayım."

Yu.20: 16 İsa ona, "Meryem!" dedi.
O da döndü, İsa'ya İbranice*, "Rabbuni!" dedi. Rabbuni, öğretmenim demektir.

Yu.20: 17 İsa, "Bana dokunma!" dedi. "Çünkü daha Baba'nın yanına çıkmadım.
Kardeşlerime git ve onlara söyle, benim Babam'ın ve sizin Babanız'ın, benim
Tanrım'ın ve sizin Tanrınız'ın yanına çıkıyorum."

Yu.20: 18 Mecdelli Meryem öğrencilerin yanına gitti. Onlara, "Rab'bi gördüm!"
dedi. Sonra Rab'bin kendisine söylediklerini onlara anlattı.

İsa Öğrencilerine Görünüyor
(Mat.28:1620; Mar.16:1418; Luk.24:3649)

Yu.20: 19 Haftanın o ilk günü akşam olunca, öğrencilerin Yahudi yetkililerden
korkusu nedeniyle bulundukları yerin kapıları kapalıyken İsa geldi,
ortalarında durup, "Size esenlik olsun!" dedi.

Yu.20: 20 Bunu söyledikten sonra onlara ellerini ve böğrünü gösterdi. Öğrenciler
Rab'bi görünce sevindiler.

Yu.20: 21 İsa yine onlara, "Size esenlik olsun!" dedi. "Baba beni gönderdiği gibi,
ben de sizi gönderiyorum."

Yu.20: 22 Bunu söyledikten sonra onların üzerine üfleyerek, "Kutsal Ruh'u alın!"
dedi.

Yu.20: 23 "Kimin günahlarını bağışlarsanız, bağışlanmış olur; kimin günahlarını
bağışlamazsanız, bağışlanmamış kalır."

İsa Tomas'a Görünüyor

Yu.20: 24 Onikiler'den* biri, "İkiz*fx*" diye anılan Tomas, İsa geldiğinde onlarla
birlikte değildi.

Yu.20: 25 Öbür öğrenciler ona, "Biz Rab'bi gördük!" dediler.
Tomas ise, "O'nun ellerinde çivilerin izini görmedikçe, çivilerin izine
parmağımla dokunmadıkça ve elimi böğrüne sokmadıkça inanmam" dedi.

Yu.20: 26 Sekiz gün sonra İsa'nın öğrencileri yine evdeydiler. Tomas da onlarla
birlikteydi. Kapılar kapalıyken İsa gelip ortalarında durdu, "Size esenlik
olsun!" dedi.

Yu.20: 27 Sonra Tomas'a, "Parmağını uzat" dedi, "Ellerime bak, elini uzat, böğrüme
koy. İmansız olma, imanlı ol!"

Yu.20: 28 Tomas O'na, "Rabbim ve Tanrım!" diye yanıtladı.

Yu.20: 29 İsa, "Beni gördüğün için mi iman ettin?" dedi. "Görmeden iman edenlere
ne mutlu!"

Yu.20: 30 İsa, öğrencilerinin önünde, bu kitapta yazılı olmayan başka birçok
doğaüstü belirti gerçekleştirdi.

Yu.20: 31 Ne var ki yazılanlar, İsa'nın, Tanrı'nın Oğlu Mesih* olduğuna iman
edesiniz ve iman ederek O'nun adıyla yaşama kavuşasınız diye yazılmıştır.

 

 

BÖLÜM 21

 

İsa Göl Kenarında

 

Yu.21: 12 Bundan sonra İsa Taberiye Gölü'nün kenarında öğrencilerine yine
göründü. Bu da şöyle oldu: Simun Petrus, "İkiz*fx*" diye anılan Tomas,
Celile'nin Kana Köyü'nden Natanel, Zebedi'nin oğulları ve İsa'nın
öğrencilerinden iki kişi daha birlikte bulunuyorlardı.

Yu.21: 3 Simun Petrus ötekilere, "Ben balık tutmaya gidiyorum" dedi.
Onlar, "Biz de seninle geliyoruz" dediler.
Dışarı çıkıp tekneye bindiler. Ama o gece bir şey tutamadılar.

Yu.21: 4 Sabah olurken İsa kıyıda duruyordu. Ne var ki öğrenciler, O'nun İsa
olduğunu anlamadılar.

Yu.21: 5 İsa, "Çocuklar, balığınız yok mu?" diye sordu.
"Yok" dediler.

Yu.21: 6 İsa, "Ağı teknenin sağ yanına atın, tutarsınız" dedi.
Bunun üzerine ağı attılar. O kadar çok balık tuttular ki, artık ağı çekemez
olmuşlardı.

Yu.21: 7 İsa'nın sevdiği öğrenci, Petrus'a, "Bu Rab'dir!" dedi.
Simun Petrus O'nun Rab olduğunu işitince üzerinden çıkarmış olduğu üstlüğü
giyip göle atladı.

Yu.21: 8 Öbür öğrenciler balık dolu ağı çekerek tekneyle geldiler. Çünkü karadan
ancak iki yüz arşın*fx* kadar uzaktaydılar.

Yu.21: 9 Karaya çıkınca orada yanan bir kömür ateşi, ateşin üzerinde balık ve
ekmek gördüler.

Yu.21: 10 İsa onlara, "Şimdi tuttuğunuz balıklardan getirin" dedi.

Yu.21: 11 Simun Petrus tekneye atladı ve tam yüz elli üç iri balıkla yüklü ağı
karaya çekti. Bu kadar çok balık olduğu halde ağ yırtılmamıştı.

Yu.21: 12 İsa onlara, "Gelin, yemek yiyin" dedi.
Öğrencilerden hiçbiri O'na, "Sen kimsin?" diye sormaya cesaret edemedi. Çünkü
O'nun Rab olduğunu biliyorlardı.

Yu.21: 13 İsa gidip ekmeği aldı, onlara verdi. Aynı şekilde balıkları da verdi.

Yu.21: 14 İşte bu, İsa'nın ölümden dirildikten sonra öğrencilere üçüncü
görünüşüydü.

İsa ile Petrus

Yu.21: 15 Yemekten sonra İsa, Simun Petrus'a, "Yuhanna oğlu Simun, beni bunlardan daha çok seviyor musun?" diye sordu.
Petrus, "Evet, ya Rab" dedi, "Seni sevdiğimi bilirsin."
İsa ona, "Kuzularımı otlat" dedi.

Yu.21: 16 İkinci kez yine ona, "Yuhanna oğlu Simun, beni seviyor musun?" diye
sordu. O da, "Evet, ya Rab, seni sevdiğimi bilirsin" dedi.
İsa ona, "Koyunlarımı güt" dedi.

Yu.21: 17 Üçüncü kez ona, "Yuhanna oğlu Simun, beni seviyor musun?" diye sordu.
Petrus kendisine üçüncü kez, "Beni seviyor musun?" diye sormasına üzüldü. "Ya
Rab, sen her şeyi bilirsin, seni sevdiğimi de bilirsin" dedi.
İsa ona, "Koyunlarımı otlat" dedi.

Yu.21: 18 "Sana doğrusunu söyleyeyim, gençliğinde kendi kuşağını kendin bağlar,
istediğin yere giderdin. Ama yaşlanınca ellerini uzatacaksın, başkası seni
bağlayacak ve istemediğin yere götürecek."

Yu.21: 19 Bunu, Tanrı'yı ne tür bir ölümle yücelteceğini belirtmek için söyledi.
Sonra ona, "Ardımdan gel" dedi.

Yu.21: 20 Petrus arkasına döndü, İsa'nın sevdiği öğrencinin kendilerini izlediğini
gördü. Bu öğrenci, akşam yemeğinde İsa'nın göğsüne yaslanan ve, "Ya Rab, sana
kim ihanet edecek?" diye soran öğrencidir.

Yu.21: 21 Petrus onu görünce İsa'ya, "Ya Rab, ya bu ne olacak?" diye sordu.

Yu.21: 22 İsa, "Ben gelinceye dek onun yaşamasını istiyorsam, bundan sana ne?"
dedi. "Sen ardımdan gel!"

Yu.21: 23 Bu yüzden kardeşler arasında o öğrencinin ölmeyeceğine dair bir söylenti
çıktı. Ama İsa Petrus'a, "O ölmeyecek" dememişti. Sadece, "Ben gelinceye dek
onun yaşamasını istiyorsam, bundan sana ne?" demişti.

Yu.21: 24 Bütün bunlara tanıklık eden ve bunları yazan öğrenci budur. Onun
tanıklığının doğru olduğunu biliyoruz.

Yu.21: 25 İsa'nın yaptığı daha başka çok şey vardır. Bunlar tek tek yazılsaydı,
sanırım yazılan kitaplar dünyaya sığmazdı.

 

DİPNOTLAR:

1:1,2 "Tanrı'yla birlikteydi" ya da "Tanrı'daydı".
1:5 "Alt edemedi" ya da "Anlamadı".
1:14 "İnsan" ya da "Beden".
1:1920 "Yahudi yetkililer": Grekçe "Yahudiler". Yuhanna bu sözcüğü birçok yerde Yahudi yetkililer anlamında kullanıyor.
1:42 "Kaya": Grekçe "Petros".
2:4 "Anne": Grekçe "Kadın".
2:6 "Seksenle yüz yirmi litre": Grekçe "İki üç metritis" (bkz. Birimler Cetveli).
3:3 "Yeniden" ya da "Yukarıdan".
3:13 "Gökten inmiş olan": Bazı Grekçe elyazmalarında, "Gökten inmiş ve gökte
olan" diye geçer.
5:34 Birçok Grekçe elyazmasında ayet şöyle devam eder: "Havuzun çalkanmasını
beklerlerdi. Çünkü Rab'bin bir meleği zaman zaman havuzun içine iner, suyu
çalkardı. Suyun çalkanmasından sonra havuza ilk giren, tutulduğu herhangi bir
hastalıktan kurtulurdu."
6:19 "Üç mil kadar": Grekçe "Yirmi beş ile otuz stadion"
(bkz. Birimler Cetveli).
6:27 "Bu onayı vermiştir" ya da "Mühür basmıştır".
6:65 "Baba'nın bana yöneltmediği hiç kimse bana gelemez": Grekçe "Kendisine
Baba'dan verilmedikçe hiç kimse bana gelemez".
7:15 "Nasıl bu kadar bilgili olabilir?" ya da "Kutsal Yazılar'ı nasıl biliyor?"
7:21 "Mucize": Grekçe "İş" (bkz. Yu.5: 116).
8:11 Birçok Grekçe elyazmasında 7:538:11 ayetleri yoktur.
8:24 "Benim O olduğuma": Grekçe "Ben olduğuma"
(bkz. Çık.3:14). Aynı ifade 28. ve 58. ayetlerde de geçer.
8:44 "Yalan söylemesi doğaldır": Grekçe "Yalan söylediği zaman
kendininkilerden söyler".
9:24 "Tanrı hakkı için doğruyu söyle": Grekçe "Tanrı'ya yücelik ver". Bu
deyim, birine ant içirmek için kullanılırdı (bkz. Yşu.7:19).
11:16 "İkiz": Grekçe "Didimos".
11:18 "On beş ok atımı": Yaklaşık 2.8 km.
12:3 "Yarım litre kadar": Grekçe "Bir litra" (bkz. Birimler Cetveli).
12:25 "Canını gözden çıkaran": Grekçe "Canından nefret eden".
12:31 "Bu dünyanın egemeni": Şeytan.
13:18 "Bana ihanet etti": Grekçe "Bana karşı ökçesini kaldırdı".
13:19 "Benim O olduğuma": Grekçe "Ben olduğuma" (bkz. Çık.3:14).
14:30 "Bu dünyanın egemeni": Şeytan.
16:11 "Bu dünyanın egemeni": Şeytan.
17:12 "Mahva giden adamdan": Grekçe "Mahv oğlundan".
17:19 "Adıyorum" ya da "Kutsal kılıyorum".
18:28 "Dinsel kuralları bozmamak": Grekçe "Kirlenmemek". Yahudi olmayanlarla
yakın ilişkilerde bulunan Yahudiler dinsel açıdan kirli sayılır, kutsal Fısıh Bayramı'nı kutlayamazdı.
19:13 "Taş Döşeme": Yeruşalim'deki vali konağının taş döşenmiş avlusu.
19:26 "Anne": Grekçe "Kadın".
19:39 "Otuz litre": Grekçe "Yüz litra" (bkz. Birimler Cetveli).
20:24 "İkiz": Grekçe "Didimos".
21:12 "İkiz": Grekçe "Didimos".
21:8 "İki yüz arşın": Yaklaşık 105 m._

(kutsalkitap.tk)