Zamanda geriye doğru yolculuk yapmanın en kısa yolu tarih okumaktır

 

 

 

BÖLÜM 6

 

İsa Beş Bin Kişiyi Doyuruyor
(Mat.14:1321; Mar.6:3044; Luk.9:1017)

 

Yu.6: 1 Bundan sonra İsa, Celile Taberiye Gölü'nün karşı yakasına geçti.

Yu.6: 2 Ardından büyük bir kalabalık gidiyordu. Çünkü hastalar üzerinde yaptığı
mucizeleri görmüşlerdi.

Yu.6: 3 İsa dağa çıkıp orada öğrencileriyle birlikte oturdu.

Yu.6: 4 Yahudiler'in Fısıh Bayramı* yakındı.

Yu.6: 5 İsa başını kaldırıp büyük bir kalabalığın kendisine doğru geldiğini
görünce Filipus'a, "Bunları doyurmak için nereden ekmek alalım?" diye sordu.

Yu.6: 6 Bu sözü onu denemek için söyledi, aslında kendisi ne yapacağını
biliyordu.

Yu.6: 7 Filipus O'na şu yanıtı verdi: "Her birinin bir lokma yiyebilmesi için iki
yüz dinarlık ekmek bile yetmez."

Yu.6: 89 Öğrencilerinden biri, Simun Petrus'un kardeşi Andreas, İsa'ya dedi ki,
"Burada beş arpa ekmeğiyle iki balığı olan bir çocuk var. Ama bu kadar adam
için bunlar nedir ki?"

Yu.6: 10 İsa, "Halkı yere oturtun" dedi.
Orası çayırlıktı. Böylece halk yere oturdu. Yaklaşık beş bin erkek vardı.

Yu.6: 11 İsa ekmekleri aldı, şükrettikten sonra oturanlara dağıttı. Balıklardan
da istedikleri kadar verdi.

Yu.6: 12 Herkes doyunca İsa öğrencilerine, "Artakalan parçaları toplayın, hiçbir
şey ziyan olmasın" dedi.

Yu.6: 13 Onlar da topladılar. Yedikleri beş arpa ekmeğinden artakalan parçalarla
on iki sepet doldurdular.

Yu.6: 14 Halk, İsa'nın yaptığı mucizeyi görünce, "Gerçekten dünyaya gelecek olan
peygamber budur" dedi.

Yu.6: 15 İsa onların gelip kendisini kral yapmak üzere zorla götüreceklerini
bildiğinden tek başına yine dağa çekildi.

 

İsa Su Üstünde Yürüyor
(Mat.14:2233; Mar.6:4552)

 

Yu.6: 16 Akşam olunca öğrencileri göle indiler.

Yu.6: 17 Bir tekneye binerek gölün karşı yakasındaki Kefarnahum'a doğru yol
aldılar. Karanlık basmış, İsa henüz yanlarına gelmemişti.

Yu.6: 18 Güçlü bir rüzgar estiğinden göl kabarmaya başladı.

Yu.6: 19 Öğrenciler üç mil kadar*fx* kürek çektikten sonra, İsa'nın gölün üstünde
yürüyerek tekneye yaklaştığını görünce korktular.

Yu.6: 20 Ama İsa, "Korkmayın, benim!" dedi.

Yu.6: 21 Bunun üzerine O'nu tekneye almak istediler. O anda tekne gidecekleri
kıyıya ulaştı.

Yu.6: 22 Ertesi gün, gölün karşı yakasında kalan halk, önceden orada sadece bir
tek tekne bulunduğunu, İsa'nın kendi öğrencileriyle birlikte bu tekneye
binmediğini, öğrencilerinin yalnız gittiklerini anladı.

Yu.6: 23 Rab'bin şükretmesinden sonra halkın ekmek yediği yerin yakınına
Taberiye'den başka tekneler geldi.

Yu.6: 24 Halk, İsa'nın ve öğrencilerinin orada olmadığını görünce teknelere
binerek Kefarnahum'a, İsa'yı aramaya gitti.

Yu.6: 25 O'nu gölün karşı yakasında buldukları zaman, "Rabbî*, buraya ne zaman
geldin?" diye sordular.

Yaşam Ekmeği

Yu.6: 26 İsa şöyle yanıt verdi: "Size doğrusunu söyleyeyim, doğaüstü belirtiler
gördüğünüz için değil, ekmeklerden yiyip doyduğunuz için beni arıyorsunuz.

Yu.6: 27 Geçici yiyecek için değil, sonsuz yaşam boyunca kalıcı yiyecek için
çalışın. Bunu size İnsanoğlu* verecek. Çünkü Baba Tanrı O'na bu onayı
vermiştir*fx*."

Yu.6: 28 Onlar da şunu sordular: "Tanrı'nın istediği işleri yapmak için ne
yapmalıyız?"

Yu.6: 29 İsa, "Tanrı'nın işi O'nun gönderdiği kişiye iman etmenizdir" diye yanıt
verdi.

Yu.6: 30 Bunun üzerine, "Görüp sana iman etmemiz için nasıl bir belirti
gerçekleştireceksin? Ne yapacaksın?" dediler.

Yu.6: 31 "Atalarımız çölde man* yediler. Yazılmış olduğu gibi, 'Yemeleri için
onlara gökten ekmek verdi.'"

Yu.6: 32 İsa onlara dedi ki, "Size doğrusunu söyleyeyim, gökten ekmeği size Musa
vermedi, gökten size gerçek ekmeği Babam verir.

Yu.6: 33 Çünkü Tanrı'nın ekmeği, gökten inen ve dünyaya yaşam verendir."

Yu.6: 34 Onlar da, "Efendimiz, bizlere her zaman bu ekmeği ver!" dediler.

Yu.6: 35 İsa, "Yaşam ekmeği Ben'im. Bana gelen asla acıkmaz, bana iman eden
hiçbir zaman susamaz" dedi.

Yu.6: 36 "Ama ben size dedim ki, 'Beni gördünüz, yine de iman etmiyorsunuz.'

Yu.6: 37 Baba'nın bana verdiklerinin hepsi bana gelecek ve bana geleni asla
kovmam.

Yu.6: 38 Çünkü kendi isteğimi değil, beni gönderenin isteğini yerine getirmek
için gökten indim.

Yu.6: 39 Beni gönderenin isteği, bana verdiklerinden hiçbirini yitirmemem, son
gün hepsini diriltmemdir.

Yu.6: 40 Çünkü Babam'ın isteği, Oğul'u gören ve O'na iman eden herkesin sonsuz
yaşama kavuşmasıdır. Ben de böylelerini son günde dirilteceğim."

Yu.6: 41 "Gökten inmiş olan ekmek Ben'im" dediği için Yahudiler O'na karşı
söylenmeye başladılar.

Yu.6: 42 "Yusuf oğlu İsa değil mi bu?" diyorlardı. "Annesini de, babasını da
tanıyoruz. Şimdi nasıl oluyor da, 'Gökten indim' diyor?"

Yu.6: 43 İsa, "Aranızda söylenmeyin" dedi.

Yu.6: 44 "Beni gönderen Baba bir kimseyi bana çekmedikçe, o kimse bana gelemez.
Bana geleni de son günde dirilteceğim.

Yu.6: 45 Peygamberlerin yazdığı gibi, 'Tanrı onların hepsine kendi yollarını
öğretecektir.' Baba'yı işiten ve O'ndan öğrenen herkes bana gelir.

Yu.6: 46 Bu, bir kimsenin Baba'yı gördüğü anlamına gelmez. Baba'yı sadece
Tanrı'dan gelen görmüştür.

Yu.6: 47 Size doğrusunu söyleyeyim, iman edenin sonsuz yaşamı vardır.

Yu.6: 48 Yaşam ekmeği Ben'im.

Yu.6: 49 Atalarınız çölde man yediler, yine de öldüler.

Yu.6: 50 Gökten inen öyle bir ekmek var ki, ondan yiyen ölmeyecek.

Yu.6: 51 Gökten inmiş olan diri ekmek Ben'im. Bu ekmekten yiyen sonsuza dek
yaşayacak. Dünyanın yaşamı uğruna vereceğim ekmek de benim bedenimdir."

Yu.6: 52 Bunun üzerine Yahudiler, "Bu adam yememiz için bedenini bize nasıl
verebilir?" diyerek birbirleriyle çekişmeye başladılar.

Yu.6: 53 İsa onlara şöyle dedi: "Size doğrusunu söyleyeyim, İnsanoğlu'nun
bedenini yiyip kanını içmedikçe, sizde yaşam olmaz.

Yu.6: 54 Bedenimi yiyenin, kanımı içenin sonsuz yaşamı vardır ve ben onu son
günde dirilteceğim.

Yu.6: 55 Çünkü bedenim gerçek yiyecek, kanım gerçek içecektir.

Yu.6: 56 Bedenimi yiyip kanımı içen bende yaşar, ben de onda.

Yu.6: 57 Yaşayan Baba beni gönderdiği ve ben Baba'nın aracılığıyla yaşadığım
gibi, bedenimi yiyen de benim aracılığımla yaşayacak.

Yu.6: 58 İşte gökten inmiş olan ekmek budur. Atalarınızın yedikleri man gibi
değildir. Atalarınız öldüler. Oysa bu ekmeği yiyen sonsuza dek yaşar."

Yu.6: 59 İsa bu sözleri Kefarnahum'da havrada öğretirken söyledi.

Birçok Kişi İsa'yı Terk Ediyor

Yu.6: 60 Öğrencilerinin birçoğu bunu işitince, "Bu söz çok çetin, kim kabul
edebilir?" dediler.

Yu.6: 61 Öğrencilerinin buna karşı söylendiğini anlayan İsa, "Bu sizi şaşırtıyor
mu?" dedi.

Yu.6: 62 "Ya İnsanoğlu'nun* önceden bulunduğu yere yükseldiğini görürseniz...?

Yu.6: 63 Yaşam veren Ruh'tur. Beden bir yarar sağlamaz. Sizlere söylediğim sözler
ruhtur, yaşamdır.

Yu.6: 64 Yine de aranızda iman etmeyenler var." İsa iman etmeyenlerin ve
kendisine ihanet edecek kişinin kim olduğunu baştan beri biliyordu.

Yu.6: 65 "Sizlere, 'Baba'nın bana yöneltmediği hiç kimse bana gelemez'*fx*
dememin nedeni budur" dedi.

Yu.6: 66 Bunun üzerine öğrencilerinin birçoğu geri döndüler, artık O'nunla
dolaşmaz oldular.

Yu.6: 67 İsa o zaman Onikiler'e*, "Siz de mi ayrılmak istiyorsunuz?" diye sordu.

Yu.6: 68 Simun Petrus şu yanıtı verdi: "Rab, biz kime gidelim? Sonsuz yaşamın
sözleri sendedir.

Yu.6: 69 İman ediyor ve biliyoruz ki, sen Tanrı'nın Kutsalı'sın."

Yu.6: 70 İsa onlara şu karşılığı verdi: "Siz Onikiler'i seçen ben değil miyim?
Buna karşın içinizden biri iblistir."

Yu.6: 71 Simun İskariot'un oğlu Yahuda'dan söz ediyordu. Çünkü Yahuda
Onikiler'den biri olduğu halde İsa'ya ihanet edecekti.

 

 

BÖLÜM 7

 

İsa Yeruşalim'e Gidiyor

 

Yu.7: 1 Bundan sonra İsa Celile'de dolaşmaya başladı. Yahudi yetkililer O'nu
öldürmeyi amaçladıkları için Yahudiye'de dolaşmak istemiyordu.

Yu.7: 2 Yahudiler'in Çardak Bayramı* yaklaşmıştı.

Yu.7: 3 Bu nedenle İsa'nın kardeşleri O'na, "Buradan ayrıl, Yahudiye'ye git"
dediler, "Öğrencilerin de yaptığın işleri görsünler.

Yu.7: 4 Çünkü kendini açıkça tanıtmak isteyen bir kimse yaptıklarını gizlemez.
Mademki bu şeyleri yapıyorsun, kendini dünyaya göster!"

Yu.7: 5 Kardeşleri bile O'na iman etmiyorlardı.

Yu.7: 6 İsa onlara, "Benim zamanım daha gelmedi" dedi, "Oysa sizin için zaman hep
uygundur.

Yu.7: 7 Dünya sizden nefret edemez, ama benden nefret ediyor. Çünkü yaptıklarının
kötü olduğuna tanıklık ediyorum.

Yu.7: 8 Siz bu bayramı kutlamaya gidin. Ben şimdilik gitmeyeceğim. Çünkü benim
zamanım daha dolmadı."

Yu.7: 9 İsa bu sözleri söyleyip Celile'de kaldı.

Yu.7: 10 Ne var ki, kardeşleri bayramı kutlamaya gidince, kendisi de gitti. Ancak
açıktan açığa değil, gizlice gitti.

Yu.7: 11 Yahudi yetkililer O'nu bayram sırasında arıyor, "O nerede?" diye
soruyorlardı.

Yu.7: 12 Kalabalık arasında O'nunla ilgili bir sürü laf fısıldanıyordu. Bazıları,
"İyi adamdır", bazıları da, "Hayır, tam tersine, halkı saptırıyor" diyorlardı.

Yu.7: 13 Bununla birlikte yetkililerden korktukları için, hiç kimse O'ndan açıkça
söz etmiyordu.

Yu.7: 14 Bayramın yarısı geçmişti. İsa tapınağa gidip öğretmeye başladı.

Yu.7: 15 Yahudiler şaşırdılar. "Bu adam hiç öğrenim görmediği halde, nasıl bu
kadar bilgili olabilir*fx*?" dediler.

Yu.7: 16 İsa onlara, "Benim öğretim benim değil, beni gönderenindir" diye
karşılık verdi.

Yu.7: 17 "Eğer bir kimse Tanrı'nın isteğini yerine getirmek istiyorsa, bu
öğretinin Tanrı'dan mı olduğunu, yoksa kendiliğimden mi konuştuğumu
bilecektir.

Yu.7: 18 Kendiliğinden konuşan kendini yüceltmek ister, ama kendisini göndereni
yüceltmek isteyen doğrudur ve O'nda haksızlık yoktur.

Yu.7: 19 Musa size Kutsal Yasa'yı vermedi mi? Yine de hiçbiriniz Yasa'yı yerine
getirmiyor. Neden beni öldürmek istiyorsunuz?"

Yu.7: 20 Kalabalık, "Cin çarpmış seni!" dedi. "Seni öldürmek isteyen kim?"

Yu.7: 21 İsa, "Ben bir mucize*fx* yaptım, hepiniz şaşkına döndünüz" diye yanıt
verdi.

Yu.7: 22 "Musa size sünneti buyurduğu için aslında bu, Musa'dan değil,
atalarınızdan kalmadır Şabat Günü* birini sünnet edersiniz.

Yu.7: 23 Musa'nın Yasası bozulmasın diye Şabat Günü biri sünnet ediliyor da,
Şabat Günü bir adamı tamamen iyileştirdim diye bana neden kızıyorsunuz?

Yu.7: 24 Dış görünüşe göre yargılamayın, yargınız adil olsun."

İsa, Mesih Midir?

Yu.7: 25 Yeruşalimliler'in bazıları, "Öldürmek istedikleri adam bu değil mi?"
diyorlardı.

Yu.7: 26 "Bakın, açıkça konuşuyor, O'na bir şey demiyorlar. Yoksa önderler O'nun
Mesih* olduğunu gerçekten kabul ettiler mi?

Yu.7: 27 Ama biz bu adamın nereden geldiğini biliyoruz. Oysa Mesih geldiği zaman
O'nun nereden geldiğini kimse bilmeyecek."

Yu.7: 28 O sırada tapınakta öğreten İsa yüksek sesle şöyle dedi: "Hem beni
tanıyorsunuz, hem de nereden olduğumu biliyorsunuz! Ben kendiliğimden
gelmedim. Beni gönderen gerçektir. O'nu siz tanımıyorsunuz.

Yu.7: 29 Ben O'nu tanırım. Çünkü ben O'ndanım, beni O gönderdi."

Yu.7: 30 Bunun üzerine O'nu yakalamak istediler, ama kimse O'na el sürmedi. Çünkü O'nun saati henüz gelmemişti.

Yu.7: 31 Halktan birçok kişi ise O'na iman etti. "Mesih gelince, bunun
yaptıklarından daha mı çok mucize yapacak?" diyorlardı.

Yu.7: 32 Ferisiler* halkın İsa hakkında böyle fısıldaştığını duydular.
Başkâhinler ve Ferisiler O'nu yakalamak için görevliler gönderdiler.

Yu.7: 33 İsa, "Kısa bir süre daha sizinleyim" dedi, "Sonra beni gönderene
gideceğim.

Yu.7: 34 Beni arayacaksınız ama bulamayacaksınız. Ve benim bulunduğum yere siz
gelemezsiniz."

Yu.7: 35 Bunun üzerine Yahudiler birbirlerine, "Bu adam nereye gidecek de biz
O'nu bulamayacağız?" dediler. "Yoksa Grekler* arasında dağılmış olanlara gidip
Grekler'e mi öğretecek?

Yu.7: 36 'Beni arayacaksınız ama bulamayacaksınız. Ve benim bulunduğum yere siz
gelemezsiniz' diyor. Ne demek istiyor?"

Yu.7: 37 Bayramın son ve en önemli günü İsa ayağa kalktı, yüksek sesle şöyle
dedi: "Bir kimse susamışsa bana gelsin, içsin.

Yu.7: 38 Kutsal Yazı'da dendiği gibi, bana iman edenin 'içinden diri su ırmakları
akacaktır.'"

Yu.7: 39 Bunu, kendisine iman edenlerin alacağı Ruh'la ilgili olarak söylüyordu.
Ruh henüz verilmemişti. Çünkü İsa henüz yüceltilmemişti.

Yu.7: 40 Halktan bazıları bu sözleri işitince, "Gerçekten beklediğimiz peygamber
budur" dediler.

Yu.7: 41 Bazıları da, "Bu Mesih'tir" diyorlardı.
Başkaları ise, "Olamaz! Mesih Celile'den mi gelecek?" dediler.

Yu.7: 42 "Kutsal Yazı'da, 'Mesih, Davut'un soyundan, Davut'un yaşadığı Beytlehem Kenti'nden gelecek' denmemiş midir?"

Yu.7: 43 Böylece İsa'dan dolayı halk arasında ayrılık doğdu.

Yu.7: 44 Bazıları O'nu yakalamak istedilerse de, kimse O'na el sürmedi.

Yahudi Önderlerin İmansızlığı

Yu.7: 45 Görevliler geri dönünce, başkâhinlerle Ferisiler, "Niçin O'nu
getirmediniz?" diye sordular.

Yu.7: 46 Görevliler, "Hiç kimse hiçbir zaman bu adamın konuştuğu gibi
konuşmamıştır" karşılığını verdiler.

Yu.7: 47 Ferisiler, "Yoksa siz de mi aldandınız?" dediler.

Yu.7: 48 "Önderlerden ya da Ferisiler'den O'na iman eden oldu mu hiç?

Yu.7: 49 Kutsal Yasa'yı bilmeyen bu halk lanetlidir."

Yu.7: 5051 İçlerinden biri, daha önce İsa'ya gelen Nikodim, onlara şöyle dedi:
"Yasamıza göre, bir adamı dinlemeden, ne yaptığını öğrenmeden onu yargılamak
doğru mu?"

Yu.7: 52 Ona, "Yoksa sen de mi Celile'densin?" diye karşılık verdiler. "Araştır,
bak, Celile'den peygamber çıkmaz."

Zinada Yakalanan Kadın

Yu.7: 53 Bundan sonra herkes evine gitti.



 

BÖLÜM 8

 

Yu.8: 1 İsa ise Zeytin Dağı'na gitti.

Yu.8: 2 Ertesi sabah erkenden yine tapınağa döndü. Bütün halk O'nun yanına
geliyordu. O da oturup onlara öğretmeye başladı.

Yu.8: 34 Din bilginleri* ve Ferisiler*, zina ederken yakalanmış bir kadın
getirdiler. Kadını orta yere çıkararak İsa'ya, "Öğretmen, bu kadın tam zina
ederken yakalandı" dediler.

Yu.8: 5 "Musa, Yasa'da bize böyle kadınların taşlanmasını buyurdu, sen ne
dersin?"

Yu.8: 6 Bunları İsa'yı denemek amacıyla söylüyorlardı; O'nu suçlayabilmek için
bir neden arıyorlardı.
İsa eğilmiş, parmağıyla toprağa yazı yazıyordu.

Yu.8: 7 Durmadan aynı soruyu sormaları üzerine doğruldu ve, "İçinizde kim
günahsızsa, ilk taşı o atsın!" dedi.

Yu.8: 8 Sonra yine eğildi, toprağa yazmaya başladı.

Yu.8: 9 Bunu işittikleri zaman, başta yaşlılar olmak üzere, birer birer dışarı
çıkıp İsa'yı yalnız bıraktılar. Kadın ise orta yerde duruyordu.

Yu.8: 10 İsa doğrulup ona, "Kadın, nerede onlar? Hiçbiri seni yargılamadı mı?"
diye sordu.

Yu.8: 11 Kadın, "Hiçbiri, Efendim" dedi.
İsa, "Ben de seni yargılamıyorum" dedi. "Git, artık bundan sonra günah
işleme!"*fx*

Geçerli Tanıklık

Yu.8: 12 İsa yine halka seslenip şöyle dedi: "Ben dünyanın ışığıyım. Benim
ardımdan gelen, asla karanlıkta yürümez, yaşam ışığına sahip olur."

Yu.8: 13 Ferisiler, "Sen kendin için tanıklık ediyorsun, tanıklığın geçerli
değil" dediler.

Yu.8: 14 İsa onlara şu karşılığı verdi: "Kendim için tanıklık etsem bile
tanıklığım geçerlidir. Çünkü nereden geldiğimi ve nereye gideceğimi biliyorum.
Oysa siz nereden geldiğimi, nereye gideceğimi bilmiyorsunuz.

Yu.8: 15 Siz insan gözüyle yargılıyorsunuz. Ben kimseyi yargılamam.

Yu.8: 16 Yargılasam bile benim yargım doğrudur. Çünkü ben yalnız değilim, ben ve
beni gönderen Baba, birlikte yargılarız.

Yu.8: 17 Yasanızda da, 'İki kişinin tanıklığı geçerlidir' diye yazılmıştır.

Yu.8: 18 Kendim için tanıklık eden bir ben varım, bir de beni gönderen Baba benim
için tanıklık ediyor."

Yu.8: 19 O zaman O'na, "Baban nerede?" diye sordular.
İsa şu karşılığı verdi: "Siz ne beni tanırsınız, ne de Babam'ı. Beni
tanısaydınız, Babam'ı da tanırdınız."

Yu.8: 20 İsa bu sözleri tapınakta öğretirken, bağış toplanan yerde söyledi. Kimse
O'nu yakalamadı. Çünkü saati henüz gelmemişti.

Yu.8: 21 İsa yine onlara, "Ben gidiyorum. Beni arayacaksınız ve günahınızın
içinde öleceksiniz. Benim gideceğim yere siz gelemezsiniz" dedi.

Yu.8: 22 Yahudi yetkililer, "Yoksa kendini mi öldürecek?" dediler. "Çünkü, 'Benim
gideceğim yere siz gelemezsiniz' diyor."

Yu.8: 23 İsa onlara, "Siz aşağıdansınız, ben yukarıdanım" dedi. "Siz bu
dünyadansınız, ben bu dünyadan değilim.

Yu.8: 24 İşte bu nedenle size, 'Günahlarınızın içinde öleceksiniz' dedim. Benim
O olduğuma*fx* iman etmezseniz, günahlarınızın içinde öleceksiniz."

Yu.8: 25 O'na, "Sen kimsin?" diye sordular.
İsa, "Başlangıçtan beri size ne söyledimse, O'yum" dedi.

Yu.8: 26 "Sizinle ilgili söyleyecek ve sizleri yargılayacak çok şeyim var. Beni
gönderen gerçektir. Ben O'ndan işittiklerimi dünyaya bildiriyorum."

Yu.8: 27 İsa'nın kendilerine Baba'dan söz ettiğini anlamadılar.

Yu.8: 28 Bu nedenle İsa şöyle dedi: "İnsanoğlu'nu* yukarı kaldırdığınız zaman
benim O olduğumu, kendiliğimden hiçbir şey yapmadığımı, ama tıpkı Baba'nın
bana öğrettiği gibi konuştuğumu anlayacaksınız.

Yu.8: 29 Beni gönderen benimledir, O beni yalnız bırakmadı. Çünkü ben her zaman
O'nu hoşnut edeni yaparım."

Yu.8: 30 Bu sözler üzerine birçokları O'na iman etti.

İbrahim'in Çocukları, İblis'in Çocukları

Yu.8: 31- 32 İsa kendisine iman etmiş olan Yahudiler'e, "Eğer benim sözüme bağlı
kalırsanız, gerçekten öğrencilerim olursunuz. Gerçeği bileceksiniz ve gerçek
sizi özgür kılacak" dedi.

Yu.8: 33 "Biz İbrahim'in soyundanız" diye karşılık verdiler, "Hiçbir zaman
kimseye kölelik etmedik. Nasıl oluyor da sen, 'Özgür olacaksınız' diyorsun?"

Yu.8: 34 İsa, "Size doğrusunu söyleyeyim, günah işleyen herkes günahın kölesidir"
dedi.

Yu.8: 35 "Köle ev halkının sürekli bir üyesi değildir, ama oğul sürekli üyesidir.

Yu.8: 36 Bunun için, Oğul sizi özgür kılarsa, gerçekten özgür olursunuz.

Yu.8: 37 İbrahim'in soyundan olduğunuzu biliyorum. Yine de beni öldürmek
istiyorsunuz. Çünkü yüreğinizde sözüme yer vermiyorsunuz.

Yu.8: 38 Ben Babam'ın yanında gördüklerimi söylüyorum, siz de babanızdan
işittiklerinizi yapıyorsunuz."

Yu.8: 39 "Bizim babamız İbrahim'dir" diye karşılık verdiler.
İsa, "İbrahim'in çocukları olsaydınız, İbrahim'in yaptıklarını yapardınız"
dedi.

Yu.8: 40 "Ama şimdi beni Tanrı'dan işittiği gerçeği sizlere bildireni öldürmek
istiyorsunuz. İbrahim bunu yapmadı.

Yu.8: 41 Siz babanızın yaptıklarını yapıyorsunuz."
"Biz zinadan doğmadık. Bir tek Babamız var, o da Tanrı'dır" dediler.

Yu.8: 42 İsa, "Tanrı Babanız olsaydı, beni severdiniz" dedi. "Çünkü ben Tanrı'dan
çıkıp geldim. Kendiliğimden gelmedim, beni O gönderdi.

Yu.8: 43 Söylediklerimi neden anlamıyorsunuz? Benim sözümü dinlemeye
dayanamıyorsunuz da ondan.

Yu.8: 44 Siz babanız İblis'tensiniz ve babanızın arzularını yerine getirmek
istiyorsunuz. O başlangıçtan beri katildi. Gerçeğe bağlı kalmadı. Çünkü onda
gerçek yoktur. Yalan söylemesi doğaldır*fx*. Çünkü o yalancıdır ve yalanın
babasıdır.

Yu.8: 45 Ama ben gerçeği söylüyorum. İşte bunun için bana iman etmiyorsunuz.

Yu.8: 46 Hanginiz bana günahlı olduğumu kanıtlayabilir? Gerçeği söylüyorsam,
niçin bana iman etmiyorsunuz?

Yu.8: 47 Tanrı'dan olan, Tanrı'nın sözlerini dinler. İşte siz Tanrı'dan
olmadığınız için dinlemiyorsunuz."

İsa'nın Yüceliği

Yu.8: 48 Yahudiler O'na şu karşılığı verdiler: "'Sen, cin çarpmış bir
Samiriyeli'sin*' demekte haklı değil miyiz?"

Yu.8: 49 İsa, "Beni cin çarpmadı" dedi. "Ben Babam'ı onurlandırıyorum, ama siz
beni aşağılıyorsunuz.

Yu.8: 50 Ben kendimi yüceltmek istemiyorum, ama bunu isteyen ve yargılayan biri
vardır.

Yu.8: 51 Size doğrusunu söyleyeyim, bir kimse sözüme uyarsa, ölümü asla
görmeyecektir."

Yu.8: 52 Yahudiler, "Seni cin çarptığını şimdi anlıyoruz" dediler. "İbrahim öldü,
peygamberler de öldü. Oysa sen, 'Bir kimse sözüme uyarsa, ölümü asla
tatmayacaktır' diyorsun.

Yu.8: 53 Yoksa sen babamız İbrahim'den üstün müsün? O öldü, peygamberler de öldü. Sen kendini kim sanıyorsun?"

Yu.8: 54 İsa şu karşılığı verdi: "Eğer ben kendimi yüceltirsem, yüceliğim hiçtir.
Beni yücelten, 'Tanrımız' diye çağırdığınız Babam'dır.

Yu.8: 55 Siz O'nu tanımıyorsunuz, ama ben tanıyorum. O'nu tanımadığımı söylersem, sizin gibi yalancı olurum. Ama ben O'nu tanıyor ve sözüne uyuyorum.

Yu.8: 56 Babanız İbrahim günümü göreceği için sevinçle coşmuştu. Gördü ve
sevindi."

Yu.8: 57 Yahudiler, "Sen daha elli yaşında bile değilsin. İbrahim'i de mi
gördün?" dediler.

Yu.8: 58 İsa, "Size doğrusunu söyleyeyim, İbrahim doğmadan önce ben varım" dedi.

Yu.8: 59 O zaman İsa'yı taşlamak için yerden taş aldılar, ama O gizlenip
tapınaktan çıktı.

 

 

BÖLÜM 9

 

Kör Bir Adam İyileştiriliyor

 

Yu.9: 1 İsa yolda giderken doğuştan kör bir adam gördü.

Yu.9: 2 Öğrencileri İsa'ya, "Rabbî*, kim günah işledi de bu adam kör doğdu?
Kendisi mi, yoksa annesi babası mı?" diye sordular.

Yu.9: 3 İsa şu yanıtı verdi: "Ne kendisi, ne de annesi babası günah işledi.
Tanrı'nın işleri onun yaşamında görülsün diye kör doğdu.

Yu.9: 4 Beni gönderenin işlerini vakit daha gündüzken yapmalıyız. Gece geliyor,
o zaman kimse çalışamaz.

Yu.9: 5 Dünyada olduğum sürece dünyanın ışığı Ben'im."

Yu.9: 6 Bu sözleri söyledikten sonra yere tükürdü, tükürükle çamur yaptı ve
çamuru adamın gözlerine sürdü.

Yu.9: 7 Adama, "Git, Şiloah Havuzu'nda yıkan" dedi. Şiloah, gönderilmiş anlamına
gelir. Adam gidip yıkandı, gözleri açılmış olarak döndü.

Yu.9: 8 Komşuları ve onu daha önce dilenirken görenler, "Oturup dilenen adam
değil mi bu?" dediler.

Yu.9: 9 Kimi, "Evet, odur" dedi, kimi de "Hayır, ama ona benziyor" dedi.
Kendisi ise, "Ben oyum" dedi.

Yu.9: 10 "Öyleyse, gözlerin nasıl açıldı?" diye sordular.

Yu.9: 11 O da şöyle yanıt verdi: "İsa adındaki adam çamur yapıp gözlerime sürdü
ve bana, 'Şiloah'a git, yıkan' dedi. Ben de gidip yıkandım ve gözlerim açıldı."

Yu.9: 12 Ona, "Nerede O?" diye sordular.
"Bilmiyorum" dedi.

Ferisiler'in Soruşturması

Yu.9: 13 Eskiden kör olan adamı Ferisiler'in* yanına götürdüler.

Yu.9: 14 İsa'nın çamur yapıp adamın gözlerini açtığı gün Şabat Günü'ydü*.

Yu.9: 15 Bu nedenle Ferisiler de adama gözlerinin nasıl açıldığını sordular. O
da, "İsa gözlerime çamur sürdü, yıkandım ve şimdi görüyorum" dedi.

Yu.9: 16 Bunun üzerine Ferisiler'in bazıları, "Bu adam Tanrı'dan değildir"
dediler. "Çünkü Şabat Günü'nü tutmuyor."
Ama başkaları, "Günahkâr bir adam nasıl bu tür belirtiler gerçekleştirebilir?"
dediler. Böylece aralarında ayrılık doğdu.

Yu.9: 17 Eskiden kör olan adama yine sordular: "Senin gözlerini açtığına göre,
O'nun hakkında sen ne diyorsun?"
Adam, "O bir peygamberdir" dedi.

Yu.9: 18 Yahudi yetkililer, gözleri açılan adamın annesiyle babasını çağırmadan
onun daha önce kör olduğuna ve gözlerinin açıldığına inanmadılar.

Yu.9: 19 Onlara, "Kör doğdu dediğiniz oğlunuz bu mu? Peki, şimdi nasıl görüyor?"
diye sordular.

Yu.9: 20 Adamın annesiyle babası şu karşılığı verdiler: "Bunun bizim oğlumuz
olduğunu ve kör doğduğunu biliyoruz.

Yu.9: 21 Ama şimdi nasıl gördüğünü, gözlerini kimin açtığını bilmiyoruz, ona
sorun. Ergin yaştadır, kendisi için kendisi konuşsun."

Yu.9: 22 Yahudi yetkililerden korktukları için böyle konuştular. Çünkü
yetkililer, İsa'nın Mesih* olduğunu açıkça söyleyeni havra dışı etmek için
aralarında sözbirliği etmişlerdi.

Yu.9: 23 Bundan dolayı adamın annesiyle babası, "Ergin yaştadır, ona sorun"
dediler.

Yu.9: 24 Eskiden kör olan adamı ikinci kez çağırıp, "Tanrı hakkı için doğruyu
söyle"*fx* dediler, "Biz bu adamın günahkâr olduğunu biliyoruz."

Yu.9: 25 O da şöyle yanıt verdi: "O'nun günahkâr olup olmadığını bilmiyorum.
Bildiğim bir şey var, kördüm, şimdi görüyorum."

Yu.9: 26 O zaman ona, "Sana ne yaptı? Gözlerini nasıl açtı?" dediler.

Yu.9: 27 Onlara, "Size demin söyledim, ama dinlemediniz" dedi. "Niçin yeniden
işitmek istiyorsunuz? Yoksa siz de mi O'nun öğrencileri olmak niyetindesiniz?"

Yu.9: 28 Adama söverek, "O'nun öğrencisi sensin!" dediler. "Biz Musa'nın
öğrencileriyiz.

Yu.9: 29 Tanrı'nın Musa'yla konuştuğunu biliyoruz. Ama bu adamın nereden
geldiğini bilmiyoruz."

Yu.9: 30 Adam onlara şu karşılığı verdi: "Şaşılacak şey! O'nun nereden geldiğini
bilmiyorsunuz, ama gözlerimi O açtı.

Yu.9: 31 Tanrı'nın, günahkârları dinlemediğini biliriz. Ama Tanrı, kendisine
tapan ve isteğini yerine getiren kişiyi dinler.

Yu.9: 32 Dünya var olalı, bir kimsenin doğuştan kör olan birinin gözlerini açtığı
duyulmamıştır.

Yu.9: 33 Bu adam Tanrı'dan olmasaydı, hiçbir şey yapamazdı."

Yu.9: 34 Onlar buna karşılık, "Tamamen günah içinde doğdun, sen mi bize ders
vereceksin?" diyerek onu dışarı attılar.

Ruhsal Körlük

Yu.9: 35 İsa adamı kovduklarını duydu. Onu bularak, "Sen İnsanoğlu'na* iman
ediyor musun?" diye sordu.

Yu.9: 36 Adam şu yanıtı verdi: "Efendim, O kimdir? Söyle de kendisine iman
edeyim."

Yu.9: 37 İsa, "O'nu gördün. Şimdi seninle konuşan O'dur" dedi.

Yu.9: 38 Adam, "Rab, iman ediyorum!" diyerek İsa'ya tapındı.

Yu.9: 39 İsa, "Görmeyenler görsün, görenler kör olsun diye yargıçlık etmek üzere
bu dünyaya geldim" dedi.

Yu.9: 40 O'nun yanında bulunan bazı Ferisiler bu sözleri işitince, "Yoksa biz de
mi körüz?" diye sordular.

Yu.9: 41 İsa, "Kör olsaydınız günahınız olmazdı" dedi, "Ama şimdi, 'Görüyoruz'
dediğiniz için günahınız duruyor."

 

 

BÖLÜM 10

 

İyi Çoban

 

Yu.10: 1 "Size doğrusunu söyleyeyim, koyun ağılına kapıdan girmeyip başka yoldan
giren kişi hırsız ve hayduttur.

Yu.10: 2 Kapıdan giren ise koyunların çobanıdır.

Yu.10: 3 Kapıyı bekleyen ona kapıyı açar. Koyunlar çobanın sesini işitirler, o da
kendi koyunlarını adlarıyla çağırır ve onları dışarı götürür.

Yu.10: 4 Kendi koyunlarının hepsini dışarı çıkarınca önlerinden gider, koyunlar
da onu izler. Çünkü onun sesini tanırlar.

Yu.10: 5 Bir yabancının peşinden gitmezler, ondan kaçarlar. Çünkü yabancıların
sesini tanımazlar."

Yu.10: 6 İsa onlara bu örneği anlattıysa da, ne demek istediğini anlamadılar.

Yu.10: 7 Bunun için İsa yine, "Size doğrusunu söyleyeyim" dedi, "Ben koyunların
kapısıyım.

Yu.10: 8 Benden önce gelenlerin hepsi hırsız ve hayduttu, ama koyunlar onları
dinlemedi.

Yu.10: 9 Kapı Ben'im. Bir kimse benim aracılığımla içeri girerse kurtulur. Girer,
çıkar ve otlak bulur.

Yu.10: 10 Hırsız ancak çalıp öldürmek ve yok etmek için gelir. Bense insanlar
yaşama, bol yaşama sahip olsunlar diye geldim.

Yu.10: 11 Ben iyi çobanım. İyi çoban koyunları uğruna canını verir.

Yu.10: 12 Koyunların çobanı ve sahibi olmayan ücretli adam, kurdun geldiğini
görünce koyunları bırakıp kaçar. Kurt da onları kapar ve dağıtır.

Yu.10: 13 Adam kaçar. Çünkü ücretlidir ve koyunlar için kaygı duymaz.

Yu.10: 14-15 Ben iyi çobanım. Benimkileri tanırım. Baba beni tanıdığı, ben de
Baba'yı tanıdığım gibi, benimkiler de beni tanır. Ben koyunlarımın uğruna
canımı veririm.

Yu.10: 16 Bu ağıldan olmayan başka koyunlarım var. Onları da getirmeliyim. Benim
sesimi işitecekler ve tek sürü, tek çoban olacak.

Yu.10: 17 Canımı, tekrar geri almak üzere veririm. Bunun için Baba beni sever.

Yu.10: 18 Canımı kimse benden alamaz; ben onu kendiliğimden veririm. Onu vermeye de tekrar geri almaya da yetkim var. Bu buyruğu Babam'dan aldım."

Yu.10: 19 Bu sözlerden dolayı Yahudiler arasında yine ayrılık doğdu.

Yu.10: 20 Birçoğu, "O'nu cin çarpmış, delidir. Niçin O'nu dinliyorsunuz?" diyordu.

Yu.10: 21 Başkaları ise, "Bunlar, cin çarpmış bir adamın sözleri değil" dediler.
"Cin, körlerin gözlerini açabilir mi?"

İsa'ya Karşı Tepkiler Büyüyor

Yu.10: 22 O sırada Yeruşalim'de Tapınağın Açılışını Anma Bayramı* kutlanıyordu.
Mevsim kıştı.

Yu.10: 23 İsa tapınağın avlusunda, Süleyman'ın Eyvanı'nda yürüyordu.

Yu.10: 24 Yahudi yetkililer O'nun çevresini sararak, "Bizi daha ne kadar zaman
kuşkuda bırakacaksın?" dediler. "Eğer Mesih* isen, bize açıkça söyle."

Yu.10: 25 İsa onlara şu karşılığı verdi: "Size söyledim, ama iman etmiyorsunuz.
Babam'ın adıyla yaptığım işler bana tanıklık ediyor.

Yu.10: 26 Ama siz iman etmiyorsunuz. Çünkü benim koyunlarımdan değilsiniz.

Yu.10: 27 Koyunlarım sesimi işitir. Ben onları tanırım, onlar da beni izler.

Yu.10: 28 Onlara sonsuz yaşam veririm; asla mahvolmayacaklar. Onları hiç kimse
elimden kapamaz.

Yu.10: 29 Onları bana veren Babam her şeyden üstündür. Onları Baba'nın elinden
kapmaya kimsenin gücü yetmez.

Yu.10: 30 Ben ve Baba biriz."

Yu.10: 31 Yahudi yetkililer O'nu taşlamak için yerden yine taş aldılar.

Yu.10: 32 İsa onlara, "Size Baba'dan kaynaklanan birçok iyi işler gösterdim" dedi.
"Bu işlerden hangisi için beni taşlıyorsunuz?"

Yu.10: 33 Şöyle yanıt verdiler: "Seni iyi işlerden ötürü değil, küfür ettiğin için
taşlıyoruz. İnsan olduğun halde Tanrı olduğunu ileri sürüyorsun."

Yu.10: 34 İsa şu karşılığı verdi: "Yasanızda, 'Siz ilahlarsınız, dedim' diye
yazılı değil mi?

Yu.10: 35 Tanrı, kendilerine sözünü gönderdiği kimseleri ilahlar diye adlandırır.
Kutsal Yazı da geçerliliğini yitirmez.

Yu.10: 36 Baba beni kendine ayırıp dünyaya gönderdi. Öyleyse 'Tanrı'nın Oğlu'yum' dediğim için bana nasıl 'Küfür ediyorsun' dersiniz?

Yu.10: 37 Eğer Babam'ın işlerini yapmıyorsam, bana iman etmeyin.

Yu.10: 38 Ama yapıyorsam, bana iman etmeseniz bile, yaptığım işlere iman edin.
Öyle ki, Baba'nın bende, benim de Baba'da olduğumu bilesiniz ve anlayasınız."

Yu.10: 39 O'nu yine yakalamaya çalıştılarsa da, ellerinden sıyrılıp kurtuldu.

Yu.10: 40 Tekrar Şeria Irmağı'nın karşı yakasına, Yahya'nın başlangıçta vaftiz
ettiği yere gitti ve orada kaldı.

Yu.10: 41 Birçokları, "Yahya hiç mucize yapmadı, ama bu adam için söylediklerinin
hepsi doğru çıktı" diyerek İsa'ya geldiler.

Yu.10: 42 Ve orada birçokları O'na iman etti.

 

 

BÖLÜM 11

 

Lazar'ın Ölümü

 

Yu.11: 1 Meryem ile kızkardeşi Marta'nın köyü olan Beytanya'dan Lazar adında bir
adam hastalanmıştı.

Yu.11: 2 Meryem, Rab'be güzel kokulu yağ sürüp saçlarıyla O'nun ayaklarını silen
kadındı. Hasta Lazar ise Meryem'in kardeşiydi.

Yu.11: 3 İki kızkardeş İsa'ya, "Rab, sevdiğin kişi hasta" diye haber gönderdiler.

Yu.11: 4 İsa bunu işitince, "Bu hastalık ölümle sonuçlanmayacak; Tanrı'nın
yüceliğine, Tanrı Oğlu'nun yüceltilmesine hizmet edecek" dedi.

Yu.11: 5 İsa Marta'yı, kızkardeşini ve Lazar'ı severdi.

Yu.11: 67 Bu nedenle, Lazar'ın hasta olduğunu duyunca bulunduğu yerde iki gün
daha kaldıktan sonra öğrencilere, "Yahudiye'ye dönelim" dedi.

Yu.11: 8 Öğrenciler, "Rabbî*" dediler, "Yahudi yetkililer demin seni taşlamaya
kalkıştılar. Yine oraya mı gidiyorsun?"

Yu.11: 9 İsa şu karşılığı verdi: "Günün on iki saati yok mu? Gündüz yürüyen
sendelemez. Çünkü bu dünyanın ışığını görür.

Yu.11: 10 Oysa gece yürüyen sendeler. Çünkü kendisinde ışık yoktur."

Yu.11: 11 Bu sözleri söyledikten sonra, "Dostumuz Lazar uyudu" diye ekledi, "Onu
uyandırmaya gidiyorum."

Yu.11: 12 Öğrenciler, "Ya Rab" dediler, "Uyuduysa iyileşecektir."

Yu.11: 13 İsa Lazar'ın ölümünden söz ediyordu, ama onlar olağan uykudan söz
ettiğini sanmışlardı.

Yu.11: 14 Bunun üzerine İsa açıkça, "Lazar öldü" dedi.

Yu.11: 15 "İman edesiniz diye, orada bulunmadığıma sizin için seviniyorum. Şimdi
onun yanına gidelim."

Yu.11: 16 "İkiz*fx*" diye anılan Tomas öbür öğrencilere, "Biz de gidelim, O'nunla
birlikte ölelim!" dedi.

İsa Lazar'ı Diriltiyor

Yu.11: 17 İsa Beytanya'ya yaklaşınca Lazar'ın dört gündür mezarda olduğunu
öğrendi.

Yu.11: 18 Beytanya, Yeruşalim'e on beş ok atımı*fx* kadar uzaklıktaydı.

Yu.11: 19 Birçok Yahudi, kardeşlerini yitiren Marta'yla Meryem'i avutmaya
gelmişti.

Yu.11: 20 Marta İsa'nın geldiğini duyunca O'nu karşılamaya çıktı, Meryem ise evde
kaldı.

Yu.11: 21 Marta İsa'ya, "Ya Rab" dedi, "Burada olsaydın, kardeşim ölmezdi.

Yu.11: 22 Şimdi bile, Tanrı'dan ne dilersen Tanrı'nın onu sana vereceğini
biliyorum."

Yu.11: 23 İsa, "Kardeşin dirilecektir" dedi.

Yu.11: 24 Marta, "Son gün, diriliş günü onun dirileceğini biliyorum" dedi.

Yu.11: 25 İsa ona, "Diriliş ve yaşam Ben'im" dedi. "Bana iman eden kişi ölse de
yaşayacaktır.

Yu.11: 26 Yaşayan ve bana iman eden asla ölmeyecek. Buna iman ediyor musun?"

Yu.11: 27 Marta, "Evet, ya Rab" dedi. "Senin, dünyaya gelecek olan Tanrı'nın Oğlu
Mesih* olduğuna iman ettim."

Yu.11: 28 Bunu söyledikten sonra gidip kızkardeşi Meryem'i gizlice çağırdı.
"Öğretmen burada, seni çağırıyor" dedi.

Yu.11: 29 Meryem bunu işitince hemen kalkıp İsa'nın yanına gitti.

Yu.11: 30 İsa henüz köye varmamıştı, hâlâ Marta'nın kendisini karşıladığı
yerdeydi.

Yu.11: 31 Meryem'le birlikte evde bulunan ve kendisini teselli eden Yahudiler,
onun hızla kalkıp dışarı çıktığını gördüler. Ağlamak için mezara gittiğini
sanarak onu izlediler.

Yu.11: 32 Meryem İsa'nın bulunduğu yere vardı. O'nu görünce ayaklarına kapanarak, "Ya Rab" dedi, "Burada olsaydın, kardeşim ölmezdi."

Yu.11: 33 Meryem'in ve onunla gelen Yahudiler'in ağladığını gören İsa'nın ruhunu
hüzün kapladı, yüreği sızladı.

Yu.11: 34 "Onu nereye koydunuz?" diye sordu.
O'na, "Ya Rab, gel gör" dediler.

Yu.11: 35 İsa ağladı.

Yu.11: 36 Yahudiler, "Bakın, onu ne kadar seviyormuş!" dediler.

Yu.11: 37 Ama içlerinden bazıları, "Körün gözlerini açan bu kişi, Lazar'ın ölümünü
de önleyemez miydi?" dediler.

Yu.11: 38 İsa yine derinden hüzünlenerek mezara vardı. Mezar bir mağaraydı,
girişinde de bir taş duruyordu.

Yu.11: 39 İsa, "Taşı çekin!" dedi.
Ölenin kızkardeşi Marta, "Rab, o artık kokmuştur, öleli dört gün oldu" dedi.

Yu.11: 40 İsa ona, "Ben sana, 'İman edersen Tanrı'nın yüceliğini göreceksin'
demedim mi?" dedi.

Yu.11: 41 Bunun üzerine taşı çektiler. İsa gözlerini gökyüzüne kaldırarak şöyle
dedi: "Baba, beni işittiğin için sana şükrediyorum.

Yu.11: 42 Beni her zaman işittiğini biliyordum. Ama bunu, çevrede duran halk için,
beni senin gönderdiğine iman etsinler diye söyledim."

Yu.11: 43 Bunları söyledikten sonra yüksek sesle, "Lazar, dışarı çık!" diye
bağırdı.

Yu.11: 44 Ölü, elleri ayakları sargılarla bağlı, yüzü peşkirle sarılmış olarak
dışarı çıktı. İsa oradakilere, "Onu çözün, bırakın gitsin" dedi.

Yu.11: 45 O zaman, Meryem'e gelen ve İsa'nın yaptıklarını gören Yahudiler'in
birçoğu İsa'ya iman etti.

Yu.11: 46 Ama içlerinden bazıları Ferisiler'e* giderek İsa'nın yaptıklarını onlara
bildirdiler.

İsa'yı Öldürme Tasarısı
(Mat.26:15; Mar.14:12; Luk.22:12)

Yu.11: 47 Bunun üzerine başkâhinler ve Ferisiler, Yüksek Kurul'u* toplayıp dediler
ki, "Ne yapacağız? Bu adam birçok doğaüstü belirti gerçekleştiriyor.

Yu.11: 48 Böyle devam etmesine izin verirsek, herkes O'na iman edecek. Romalılar
da gelip kutsal yerimizi ve ulusumuzu ortadan kaldıracaklar."

Yu.11: 49 İçlerinden biri, o yıl başkâhin olan Kayafa, "Hiçbir şey bilmiyorsunuz"
dedi.

Yu.11: 50 "Bütün ulus yok olacağına, halk uğruna bir tek adamın ölmesi sizin için
daha uygun. Bunu anlamıyor musunuz?"

Yu.11: 5152 Bunu kendiliğinden söylemiyordu. O yılın başkâhini olarak İsa'nın,
ulusun uğruna, ve yalnız ulusun uğruna değil, Tanrı'nın dağılmış çocuklarını
toplayıp birleştirmek için de öleceğine ilişkin peygamberlikte bulunuyordu.

Yu.11: 53 Böylece o günden itibaren İsa'yı öldürmek için düzen kurmaya başladılar.

Yu.11: 54 Bu yüzden İsa artık Yahudiler arasında açıkça dolaşmaz oldu. Oradan
ayrılarak çöle yakın bir yere, Efrayim denilen kente gitti. Öğrencileriyle
birlikte orada kaldı.

Yu.11: 55 Yahudiler'in Fısıh Bayramı* yakındı. Taşradakilerin birçoğu bayramdan
önce arınmak için Yeruşalim'e gitti.

Yu.11: 56 Orada İsa'yı arayıp durdular. Tapınaktayken birbirlerine, "Ne dersiniz,
bayrama hiç gelmeyecek mi?" diye soruyorlardı.

Yu.11: 57 Başkâhinlerle Ferisiler O'nu yakalayabilmek için, yerini bilenlerin
haber vermesini buyurmuşlardı.

 

 

BÖLÜM 12

 

İsa Beytanya'da
(Mat.26:613; Mar.14:39)

 

Yu.12: 1 İsa, Fısıh Bayramı'ndan* altı gün önce, ölümden dirilttiği Lazar'ın
bulunduğu Beytanya'ya geldi.

Yu.12: 2 Orada kendisi için bir ziyafet düzenlediler. Marta hizmet ediyordu.
İsa'yla birlikte sofrada oturanlardan biri de Lazar'dı.

Yu.12: 3 Meryem, çok değerli saf hintsümbülü yağından yarım litre kadar*fx*
getirerek İsa'nın ayaklarına sürdü ve saçlarıyla ayaklarını sildi. Ev yağın
güzel kokusuyla doldu.

Yu.12: 45 Ama öğrencilerinden biri, İsa'ya sonradan ihanet eden Yahuda İskariot,
"Bu yağ neden üç yüz dinara satılıp parası yoksullara verilmedi?" dedi.

Yu.12: 6 Bunu, yoksullarla ilgilendiği için değil, hırsız olduğu için söylüyordu.
Ortak para kutusu ondaydı ve kutuya konulandan aşırıyordu.

Yu.12: 7 İsa, "Kadını rahat bırak" dedi. "Bunu benim gömüleceğim gün için
saklasın.

Yu.12: 8 Yoksullar her zaman aranızdadır, ama ben her zaman aranızda olmayacağım."

Yu.12: 9 Yahudiler'den büyük bir kalabalık İsa'nın Beytanya'da bulunduğunu öğrendi ve yalnız İsa için değil, O'nun ölümden dirilttiği Lazar'ı da görmek için
oraya geldi.

Yu.12: 10 Başkâhinler ise Lazar'ı da öldürmeyi tasarladılar.

Yu.12: 11 Çünkü onun yüzünden birçok Yahudi gidip İsa'ya iman ediyordu.

İsa'nın Yeruşalim'e Girişi
(Mat.21:111; Mar.11:111; Luk.19:2840)

Yu.12: 12 Ertesi gün, bayramı kutlamaya gelen büyük kalabalık İsa'nın Yeruşalim'e
gelmekte olduğunu duydu.

Yu.12: 13 Hurma dalları alarak O'nu karşılamaya çıktılar. "Hozana*! Rab'bin adıyla
gelene, İsrail'in Kralı'na övgüler olsun!" diye bağırıyorlardı.

Yu.12: 1415 İsa bir sıpa bulup üzerine bindi. Yazılmış olduğu gibi,
"Korkma, ey Siyon* kızı!
İşte, Kralın sıpaya binmiş geliyor."

Yu.12: 16 Öğrencileri ilkin bunları anlamadılar. Ama İsa yüceltildikten sonra bu
sözlerin O'nun hakkında yazıldığını, halkın bunları O'nun için yaptığını
hatırladılar.

Yu.12: 17 Lazar'ı mezardan çağırıp ölümden dirilttiği sırada İsa'yla birlikte
bulunan kalabalık buna tanıklık etti.

Yu.12: 18 İsa'nın bu doğaüstü belirtiyi gerçekleştirdiğini duyan halk O'nu
karşılamaya çıktı.

Yu.12: 19 Ferisiler* ise birbirlerine, "Görüyorsunuz, elinizden hiçbir şey
gelmiyor. Bütün dünya O'nun peşine takıldı" dediler.

İsa Öleceğini Önceden Bildiriyor

Yu.12: 20 Bayramda tapınmak üzere Yeruşalim'e gidenler arasında bazı Grekler*
vardı.

Yu.12: 21 Bunlar, Celile'nin Beytsayda Kenti'nden olan Filipus'a gelerek,
"Efendimiz, İsa'yı görmek istiyoruz" diye rica ettiler.

Yu.12: 22 Filipus gitti, bunu Andreas'a bildirdi. Andreas ve Filipus da gidip
İsa'ya haber verdiler.

Yu.12: 23 İsa, "İnsanoğlu'nun* yüceltileceği saat geldi" diye karşılık verdi.

Yu.12: 24 "Size doğrusunu söyleyeyim, buğday tanesi toprağa düşüp ölmedikçe yalnız kalır. Ama ölürse çok ürün verir.

Yu.12: 25 Canını seven onu yitirir. Ama bu dünyada canını gözden çıkaran*fx* onu
sonsuz yaşam için koruyacaktır.

Yu.12: 26 Bana hizmet etmek isteyen, ardımdan gelsin. Ben neredeysem bana hizmet
eden de orada olacak. Baba, bana hizmet edeni onurlandıracaktır.

Yu.12: 27 Şimdi yüreğim sıkılıyor, ne diyeyim? 'Baba, beni bu saatten kurtar' mı
diyeyim? Ama ben bu amaç için bu saate geldim.

Yu.12: 28 Baba, adını yücelt!"
Bunun üzerine gökten bir ses geldi: "Adımı yücelttim ve yine yücelteceğim."

Yu.12: 29 Orada duran ve bunu işiten kalabalık, "Gök gürledi" dedi.
Başkaları, "Bir melek O'nunla konuştu" dedi.

Yu.12: 30 İsa, "Bu ses benim için değil, sizin içindi" dedi.

Yu.12: 31 "Bu dünya şimdi yargılanıyor. Bu dünyanın egemeni*fx* şimdi dışarı
atılacak.

Yu.12: 32 Ben yerden yukarı kaldırıldığım zaman bütün insanları kendime
çekeceğim."

Yu.12: 33 İsa bunu, nasıl öleceğini belirtmek için söylüyordu.

Yu.12: 34 Kalabalık O'na şöyle karşılık verdi: "Kutsal Yasa'dan öğrendiğimize göre
Mesih* sonsuza dek kalacaktır. Nasıl oluyor da sen, 'İnsanoğlu yukarı
kaldırılmalıdır' diyorsun? Kimdir bu İnsanoğlu?"

Yu.12: 35 İsa, "Işık kısa bir süre daha aranızdadır" dedi. "Karanlıkta kalmamak
için ışığınız varken yürüyün. Karanlıkta yürüyen nereye gittiğini bilmez.

Yu.12: 36 Sizde ışık varken ışığa iman edin ki, ışık oğulları olasınız."
İsa bu sözleri söyledikten sonra uzaklaşıp onlardan gizlendi.

Halkın İnadı

Yu.12: 37 Gözleri önünde bunca doğaüstü belirti gerçekleştirdiği halde O'na iman
etmediler.

Yu.12: 38 Bütün bunlar Peygamber Yeşaya'nın söylediği şu söz yerine gelsin diye
oldu:
"Rab, verdiğimiz habere kim inandı?
Rab'bin gücü kime açıklandı?"

Yu.12: 3940 İşte bu yüzden iman edemiyorlardı. Nitekim Yeşaya başka bir yerde de
şöyle demişti:
"Tanrı onların gözlerini kör etti
Ve yüreklerini nasırlaştırdı.
Öyle ki, gözleri görmesin,
Yürekleri anlamasın
Ve bana dönmesinler.
Dönselerdi, onları iyileştirirdim."

Yu.12: 41 Bunları söyleyen Yeşaya, İsa'nın yüceliğini görmüş ve O'nun hakkında
konuşmuştu.

Yu.12: 42 Bununla birlikte, önderlerin bile birçoğu İsa'ya iman etti. Ama
Ferisiler* yüzünden, havra dışı edilmemek için iman ettiklerini açıkça
söylemediler.

Yu.12: 43 Çünkü insandan gelen övgüyü, Tanrı'dan gelen övgüden daha çok
seviyorlardı.

Yu.12: 44 İsa yüksek sesle, "Bana iman eden bana değil, beni gönderene iman etmiş
olur" dedi.

Yu.12: 45 "Beni gören beni göndereni de görür.

Yu.12: 46 Bana iman eden hiç kimse karanlıkta kalmasın diye, dünyaya ışık olarak
geldim.

Yu.12: 47 Sözlerimi işitip de onlara uymayanı ben yargılamam. Çünkü ben dünyayı
yargılamaya değil, dünyayı kurtarmaya geldim.

Yu.12: 48 Beni reddeden ve sözlerimi kabul etmeyen kişiyi yargılayacak biri var.
O kişiyi son günde yargılayacak olan, söylediğim sözdür.

Yu.12: 49 Çünkü ben kendiliğimden konuşmadım. Beni gönderen Baba'nın kendisi ne söylemem ve ne konuşmam gerektiğini bana buyurdu.

Yu.12: 50 O'nun buyruğunun sonsuz yaşam olduğunu biliyorum. Bunun için ne
söylüyorsam, Baba'nın bana söylediği gibi söylüyorum."

 

 

BÖLÜM 13

 

Alçakgönüllülük Örneği

 

Yu.13: 1 Fısıh Bayramı'ndan* önceydi. İsa, bu dünyadan ayrılıp Baba'ya gideceği
saatin geldiğini biliyordu. Dünyada kendisine ait olanları hep sevmişti;
sonuna kadar da sevdi.

Yu.13: 2 Akşam yemeği sırasında İblis, Simun İskariot'un oğlu Yahuda'nın yüreğine
İsa'ya ihanet etme isteğini koymuştu bile.

Yu.13: 3 İsa, Baba'nın her şeyi kendisine teslim ettiğini, kendisinin Tanrı'dan
çıkıp geldiğini ve Tanrı'ya döneceğini biliyordu.

Yu.13: 4 Yemekten kalktı, üstlüğünü bir yana koydu, bir havlu alıp beline doladı.

Yu.13: 5 Sonra bir leğene su doldurup öğrencilerin ayaklarını yıkamaya ve beline
doladığı havluyla kurulamaya başladı.

Yu.13: 6 İsa, Simun Petrus'a geldi. Simun, "Ya Rab, ayaklarımı sen mi
yıkayacaksın?" dedi.

Yu.13: 7 İsa ona şu yanıtı verdi: "Ne yaptığımı şimdi anlayamazsın, ama sonra
anlayacaksın."

Yu.13: 8 Petrus, "Benim ayaklarımı asla yıkamayacaksın!" dedi.
İsa, "Yıkamazsam yanımda yerin olmaz" diye yanıtladı.

Yu.13: 9 Simun Petrus, "Ya Rab, o halde yalnız ayaklarımı değil, ellerimi ve
başımı da yıka!" dedi.

Yu.13: 10 İsa ona dedi ki, "Yıkanmış olan tamamen temizdir; ayaklarının
yıkanmasından başka şeye ihtiyacı yoktur. Sizler temizsiniz, ama hepiniz
değil."

Yu.13: 11 İsa, kendisine kimin ihanet edeceğini biliyordu. Bu nedenle, "Hepiniz
temiz değilsiniz" demişti.

Yu.13: 12 Onların ayaklarını yıkadıktan sonra giyinip yine sofraya oturdu. "Size
ne yaptığımı anlıyor musunuz?" dedi.

Yu.13: 13 "Siz beni Öğretmen ve Rab diye çağırıyorsunuz. Doğru söylüyorsunuz,
öyleyim.

Yu.13: 14 Ben Rab ve Öğretmen olduğum halde ayaklarınızı yıkadım; öyleyse, sizler
de birbirinizin ayaklarını yıkamalısınız.

Yu.13: 15 Size yaptığımın aynısını yapmanız için bir örnek gösterdim.

Yu.13: 16 Size doğrusunu söyleyeyim, köle efendisinden, elçi de kendisini
gönderenden üstün değildir.

Yu.13: 17 Bildiğiniz bu şeyleri yaparsanız, ne mutlu size!"

İsa'ya İhanet
(Mat.26:2025; Mar.14:1721; Luk.22:2123)

Yu.13: 18 "Hepiniz için söylemiyorum, ben seçtiklerimi bilirim. Ama, 'Ekmeğimi
yiyen bana ihanet etti*fx*' diyen Kutsal Yazı'nın yerine gelmesi için böyle
olacak.

Yu.13: 19 Size şimdiden, bunlar olmadan önce söylüyorum ki, bunlar olunca, benim
O olduğuma*fx* inanasınız.

Yu.13: 20 Size doğrusunu söyleyeyim, benim gönderdiğim herhangi bir kimseyi kabul eden beni kabul etmiş olur. Beni kabul eden de beni göndereni kabul etmiş
olur."

Yu.13: 21 İsa bunları söyledikten sonra ruhunda derin bir sıkıntı duydu. Açıkça
konuşarak, "Size doğrusunu söyleyeyim, sizden biri bana ihanet edecek" dedi.

Yu.13: 22 Öğrenciler, kimden söz ettiğini merak ederek birbirlerine baktılar.

Yu.13: 23 Öğrencilerinden biri İsa'nın göğsüne yaslanmıştı. İsa onu severdi.

Yu.13: 24 Simun Petrus bu öğrenciye, kimden söz ettiğini İsa'ya sorması için
işaret etti.

Yu.13: 25 O da İsa'nın göğsüne yaslanmış durumda, "Ya Rab, kimdir o?" diye sordu.

Yu.13: 26 İsa, "Lokmayı sahana batırıp kime verirsem odur" diye yanıtladı. Sonra
lokmayı batırıp Simun İskariot'un oğlu Yahuda'ya verdi.

Yu.13: 27 Yahuda lokmayı alır almaz Şeytan onun içine girdi. İsa da ona,
"Yapacağını tez yap!" dedi.

Yu.13: 28 Sofrada oturanların hiçbiri, İsa'nın ona bu sözleri neden söylediğini
anlamadı.

Yu.13: 29 Para kutusu Yahuda'da olduğundan, bazıları İsa'nın ona, "Bayram için
bize gerekli şeyleri al" ya da, "Yoksullara bir şey ver" demek istediğini
sandılar.

Yu.13: 30 Yahuda lokmayı aldıktan hemen sonra dışarı çıktı. Gece olmuştu.
Birbirinizi Sevin

Yu.13: 31 Yahuda dışarı çıkınca İsa, "İnsanoğlu* şimdi yüceltildi" dedi. "Tanrı
da O'nda yüceltildi.

Yu.13: 32 Tanrı O'nda yüceltildiğine göre, Tanrı da O'nu kendinde yüceltecek. Hem
de hemen yüceltecektir.

Yu.13: 33 Çocuklar! Kısa bir süre daha sizinleyim. Beni arayacaksınız, ama
Yahudiler'e söylediğim gibi, şimdi size de söylüyorum, benim gideceğim yere
siz gelemezsiniz.

Yu.13: 34 Size yeni bir buyruk veriyorum: Birbirinizi sevin. Sizi sevdiğim gibi
siz de birbirinizi sevin.

Yu.13: 35 Birbirinize sevginiz olursa, herkes bununla benim öğrencilerim
olduğunuzu anlayacaktır."

Petrus, İsa'yı İnkâr Edecek
(Mat.26:3135; Mar.14:2731; Luk.22:3134)

Yu.13: 36 Simun Petrus O'na, "Ya Rab, nereye gidiyorsun?" diye sordu.
İsa, "Gideceğim yere şimdi ardımdan gelemezsin, ama sonra geleceksin" diye
yanıtladı.

Yu.13: 37 Petrus, "Ya Rab, neden şimdi senin ardından gelemeyeyim? Senin için
canımı veririm!" dedi.

Yu.13: 38 İsa şöyle yanıtladı: "Benim için canını mı vereceksin? Sana doğrusunu
söyleyeyim, horoz ötmeden beni üç kez inkâr edeceksin."

 

 

BÖLÜM 14

 

İsa Tanrı'ya Giden Yol

 

Yu.14: 1 "Yüreğiniz sıkılmasın. Tanrı'ya iman edin, bana da iman edin.

Yu.14: 2 Babam'ın evinde kalacak çok yer var. Öyle olmasa size söylerdim. Çünkü
size yer hazırlamaya gidiyorum.

Yu.14: 3 Gider ve size yer hazırlarsam, siz de benim bulunduğum yerde olasınız
diye yine gelip sizi yanıma alacağım.

Yu.14: 4 Benim gideceğim yerin yolunu biliyorsunuz."

Yu.14: 5 Tomas, "Ya Rab, senin nereye gideceğini bilmiyoruz, yolu nasıl
bilebiliriz?" dedi.

Yu.14: 6 İsa, "Yol, gerçek ve yaşam Ben'im" dedi. "Benim aracılığım olmadan
Baba'ya kimse gelemez.

Yu.14: 7 Beni tanısaydınız, Babam'ı da tanırdınız. Artık O'nu tanıyorsunuz, O'nu
gördünüz."

Yu.14: 8 Filipus, "Ya Rab, bize Baba'yı göster, bu bize yeter" dedi.

Yu.14: 9 İsa, "Filipus" dedi, "Bunca zamandır sizinle birlikteyim. Beni daha
tanımadın mı? Beni görmüş olan, Baba'yı görmüştür. Sen nasıl, 'Bize Baba'yı
göster' diyorsun?

Yu.14: 10 Benim Baba'da, Baba'nın da bende olduğuna inanmıyor musun? Size
söylediğim sözleri kendiliğimden söylemiyorum, ama bende yaşayan Baba kendi
işlerini yapıyor.

Yu.14: 11 Bana iman edin; ben Baba'dayım, Baba da bendedir. Hiç değilse bu
işlerden dolayı iman edin.

Yu.14: 12 Size doğrusunu söyleyeyim, benim yaptığım işleri, bana iman eden de
yapacak; hatta daha büyüklerini yapacaktır. Çünkü ben Baba'ya gidiyorum.

Yu.14: 13 Baba Oğul'da yüceltilsin diye, benim adımla dilediğiniz her şeyi
yapacağım.

Yu.14: 14 Benim adımla benden ne dilerseniz yapacağım."

(kutsalkitap.tk)